Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

dingildeme

( kıpırdama )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Bünyamin Sönmez arrow Beni Cepten Ara
Beni Cepten Ara Yazdır E-posta
Monday, 18 December 2006

Active Image

 

 

Bünyamin Sönmez
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Mektubun kokusunu duymayalı ne kadar oldu? Ya da hiç duydunuz mu? Bayramlarda, özel günlerde atılan "Bayramınızı en içten duygularla" kutlayan tebrik kartları nerede? Artık özlemler azaldı galiba. İnsanlar birbirlerini çok fazla özlemiyor özleyemiyor. Şimdi bir arkadaşa mektup yazılmak istendiğinde, "seni çoook özledim" duygularımız riyakârlık olacak nerdeyse. "Merhaba kardeşim, bir sesini duymak istedim" türünden özlem belirtileri yok artık. Her yerde onların sesini duymak mümkün. Toplum içinde uyarı levhalarına yenileri eklendi. "Tiyatromuzda kabuklu yemişler yemek ve cep telefonunu açık bulundurmak yasaktır!", veya "Lütfen camiye girerken cep telefonunuzu kapatınız" diye. Ya imam efendinin telefonu açıksa!...

"İnsanlar konuşa konuşa" demişler ama biz biraz abarttık galiba. Bu atasözünü söyleyen atalarımız gelecekte böyle bir durumun ortaya çıkacağını bilselerdi, "İnsanlar konuşa konuşa velakin elindeki ne idüğü belürsüz kutuya doğru değil!" derlerdi herhalde. Karşılıklı doğru dürüst iki üç kelime konuşmayı beceremiyoruz ama telefon elimizden düşmüyor. Ne zaman bedava kontör alacağımızı çok iyi biliyoruz. Bu bedavacılık hakkımızı en kısa sürede bitirip yeni bedavaları beklemeye başlıyoruz da. Bizim çocukluk zamanlarımızda -ki pek çok fazla zaman geçmedi o tarihlerden bu yana- bir araya geldiğimizde yeni öğrendiğimiz fıkraları paylaşırdık, "teslim alma oyunu" oynardık elimizdeki silaha benzettiğimiz çubuklarla, sobeleme yapardık birbirimizi. Toprak üzerine kendi açtığımız yollarda araba yarıştırırdık. Zaman yeni oyunlar kattı aramıza. Çocuklarımız internet kahvelerinde araba yarıştırıyorlar. Gençlerimiz cep telefonlarının özelliklerini birbirleriyle çarpıştırıyorlar.

En son ne zaman mektup zarfı zamkının tadına baktınız. Yine en son ne zaman bir zarf açtınız okumak için. Çok oldu değil mi? Bana sorarsanız mektup zamkının tadını unutalı çok oldu da, mektup açıyorum hala. Gözlerim o zarfı yırtarken merakla acaba haber nedir? diye fal taşı gibi açılıyor meraktan. Merak ettiniz söyleyim. Bankalarımızla münasebetlerimiz oldukça iyi. Her biri sağ olsun tüm detaylarına kadar halimizi hatırımızı soruyorlar. Tabi biz de onları ihmal etmiyoruz...

Şu çağda da mektup mu kaldı? Diyenleri duyuyor gibiyim. Haklılar birkaç tık ile mektup yollamak varken neden o kadar zahmete girelim. Hatta birkaç saniye sonra cevap bile geliyor yazdığımız mektuba. Belki de, mektubun büyüsü zamanın aralıklı olmasındandı. Beklemekti onu güzel yapan. Araya özlemin girmesiydi belki. Gerçi bu telefonlaşma, elektronik olarak posta yollamak ta bir gün gelecek tarih olacak. İleriki tarihte bunları da özleyeceğiz kim bilir. Filmlerden izlediklerimiz yanımızda oluyor birkaç yıl sonra nasılsa. Işınlanma da çıkar, bugünkü yazılanlar da tarih olur!

Teknolojinin nimetlerinden faydalanmak çok güzeldir. Her an bir yerlere, bir şeylere ulaşmak çok güzel. Ama yerini ve zamanını bilmek lazım yapılan işlerimizin. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak içindir. Hiç bir zaman hayatımızın amacı değildir. Bir arabaya sahip olmak, bir cep telefonumuzun olması, bilgisayar almak bir amaç değildir. Bu nimetler, o araçlardan faydalanıp hayatımızı kolaylaştırmak içindir.

Öğrencilerin cep telefonu kullanması veya kullanmaması çok ta önemli değil. Onu doğru dürüst kullanabilecek duruma gelinmesi önemli. Her şeyden önce cep telefonu bir iletişim aracıdır. Makul ihtiyaç durumlarında kullanmak içindir. Televizyonlardan izlediğimiz kadarıyla biz bu aracı kullanmayı bilmiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı cep telefonunun okulda kullanılmaması ile ilgili çalışmalar başlattı. Hepimiz televizyonlardan cep telefonunun zararlarını gördük. Acaba öyle mi? Aslında gördüğümüz şey cep telefonunun bir faydasıydı. Eğitimin büyük şehirlerde ne durumda olduğunun fotoğrafıydı. Tüm ülkenin gençlerinin bu kötü görüntüleri örnek alacağını ve biz de bunu yapalım diyeceğini düşünmüyorum. Çünkü bizim gençlerimiz akıllıdır ve mantıklıdır. İyiyi kötüden ayırt etmeyi gayet iyi bilir. Cep telefonları için başlatılan bunca çalışma bana, Osmanlı devletinde yapılan ıslahat çalışmalarını hatırlattı. Cep telefonu ile ilgili yapılacak ıslahat çalışmalarından öteye gitmeyecektir. Önemli olan fotoğrafın düzeltilmesidir. Cep telefonu kaldırılsa ne olur kaldırılmasa ne olur? Eğitimcilere düşen çok önemli bir iş var. REHBERLİK. Her eğitimci bilir ki, rehberlik faaliyetleri yerinde yapılırsa ve "öğretmen duruşu" bozulmazsa bu tür problemler yaşanmaz.

En son ne zaman bir kart attık. En yakınımızda olsa bile birine bir kart atın bugün. İlla ki, önemli bir gün olması gerekmez bu günün. Bugünü yaşıyoruz. Bir "Merhaba arkadaşım, bugün nasılsın? Seninle yazışmak çok güzel. İyi ki varsın." kartı gönderelim sevdiklerimize. Tıklayarak yolladıklarımız uçup gidiyor. Sizin elinizden çıkan bir hatıra olsun arkadaşlarınıza.

"Sevgili arkadaşım, Orada havalar nasıl? İyi mi?..."


Görüntüleme sayısı: 2804

  Yorumlar (2)
Beni Cepten Ara
Yazan erkaragulle_37, 19-12-2006 12:22
merhabalar sayın hocam, 
 
yazınızı beğeniyle okudum ve okumaya devam edeceğim.Gerçekten önemli bi konuya degindiniz mektuplar artık gümüzde yok denecek akdar azaldı ancak asker mektupları var.Dostlar,arkadaşlar arasında teknolpji aldı başını gitti.sizin de dediğiniz gibi hemencecik yani bugün mektup yollayalım eşimize sevdiğimize... 
 
Çalışmalarınızda başarılar dilerim...Saygılarımla...
Özlemek güzeldir Hasret sadakatı ölçer
Yazan Mesut34, 30-12-2007 01:35

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım