İhmallerle dolu bir ülkedeyiz maalesef. Bir kaza ve içine istiap haddinden fazla tıkıştırılan ilköğretim öğrencisinden onlarcasına mezar olan otobüs. Bir çukur ve içine düşerek canından olan bir başka yavru ve hemen ardından olay mahalline konulan uyarı levhaları. Nasrettin hoca merhumun ibretli düşünmeye sevk eden nüktesi aklıma geliyor bunları gördükçe.
Hoca merhum çocuğuna testiyi uzatıp:
-"Al çocuğum bunu ve şu çeşmeden su doldur da getiriver." diyor ve ardından çocuğun kulakları dibine okkalı bir tokat patlatıyor.
Hayretler içinde kalan komşular koşa koşa geliyorlar ve meraklı gözleri yuvalarından fırlamışken soruyorlar:
- " Hocam bu nedir?"
Hoca cevap verir:
- "ırmasın testiyi onun için vurdum peşinen." diyor.
- "Ama hocam kırmadı ki daha yeni verdin testiyi".
Hocamızın cevabı meydanlara altın yaldızlarla asılacak cinsten:
- "İyi ama testi kırıldıktan sonra vurulan tokadın ne ehemmiyeti var komşular!"
Tedbir alma gibi bir alışkanlığımız yok. Hasta olmadan doktora gitmeyiz bu yüzden. Arabamızın bakımı ancak bir arıza vaki olduğunda yapılır. Çocuğun karnesinde zayıfı gördüğümüzde bağırıp çağırırız. Sair zamanlarda okuldaki durumunu inceleyeyim demeye vakit ayıramayız. Çünkü çok daha önemli işlerimiz vardır hep. Hep çocuklarımızın geleceği için günlük para kazandığımız mesleğimizi icra ederken, onların nerelerde nasıl nefes aldıklarını pek umursamayız.
Hiç bir kötü sonuç bizi bulmaz mantığıyla hareket ediyoruz nedense. Bizim evimize hırsız girmez. Bu içtiğim sigara bu kadar insan varken beni mi kanser yapacak? Bizim arabamız çalınmaz gibi daha birçok durum bize çok uzaktır. Ta ki bir gün bunlardan biriyle yüzleşene kadar. Kötü bir durum için önceden tedbir almak bir yana o kötülüğü bir kez yaşamaya başlamışsak kendimizi durduramıyoruz bile. Sigara demişken sigara yüzünden kademeli olarak önce ayak parmaklarını, sonra bileğinden ayağını, sonra da dizinden bacağını kaybeden ve hala sigara içmeye devam edenleri tanıyoruz. "Bir musibet bin nasihatten evlâdır" sözü geçerliliğini yitiriyor bu insanlarımız için. Kesilen uzuvları dahi döndüremiyor güzel memleketimin güzel insanlarını içine düştükleri kötü durumdan. Geç kalınmış olsa bile sigaranın zararlarını anlatan yazılar güzel bir uygulama olarak sonunda paketlerin üzerine yazılmaya başlandı.
Öğrenmeyi meraktan ve ilgiden değil daha çok problemlerden gerçekleştiriyoruz. Eğitim amaçlı problem çözme becerimizi gerçek yaşantımızda da uygulamaya çalışıyoruz. Birçok işe girip de ayrılan yakınlarımız olmuştur. Bana göre problem çözmeyi uzaklaşmak olarak algılayan genç neslin özellikle iş yerindeki sebatsızlığı ve tatminsizliği bu yüzden. Kendi beyninde çalıştığı yere odaklanmak ve problemleri daha çıkmadan önceden tahmin edip hazırlıklı olmak çözümü hazırlar. Hazırlıksız yakalanmak paniğe neden olur. Geri dönüşü olmayan yollara girmeye sebep olur.
Tedbir ihmali önler, hayata daha geniş açıdan bakışı sağlar. Bu da ancak işleri ve hayatı doğru planlamayla olur.