Hemen her işimize bir kuyruğa gireriz. En arkadan başlamak biraz hüzün, biraz bıkkınlık verse de yine de başlamak bitirmenin yarısıdır deriz çoğu zaman. Doygunluk için yemek kuyruğunun en sonuna geçeriz, azmedersek doyarız. Beynimizi doyurmak için kitap okuma kuyruğuna gireriz, sebat ederek kitabı bitirebilirsek kuyruğun başındaki doygunluk bizimdir. Okul kuyruğuna daha ilk sınıflarından başlarız. Sabır gösteremeyenler ilk yıllardan ayrılır gider. Başlangıçta bir kazancı yok gibidir bu kuyruğa girme sürecinin. Ama zamanla, belirli bir düzeye vardığımızı görünce, artık bu işten zevk almaya, kuyruktan girmiş olduğumuz işi sona erdirme mutluluğunu tatmaya başlarız. "Satışta ve Başarıda Lider Olun" kitabında Brian Tracy, "Sıraya bir defa girdikten sonra, hayat büfesinin ön sıralarına ulaşmanın yolu sırada kalmaktır!" diyor.
Herkes başarmak istiyor ama nedense sebatsızlık, sabırsızlık, aşırı kolaya kaçma isteği başarmanın önündeki en büyük engel olarak karşımızda abideleşiyor. Başarının ucundaki fenere ulaşmaya çalışan birçok insan daha yolun başındayken kuyruktan düşüyor. Çok az insan başladığı işin sonuna varabiliyor. Bir kısım insanlar ise kuyruğun başına kaynak yapmanın yollarını arıyor. Ama maalesef sabredenler safına nail olamadıkları için kuyruğun yavaş ama sağlam ilerlemesinden nasiplerini alamıyorlar. Aslında o kuyrukta geçen her an bekleyenler için bir temel olmakta ve onları hedefledikleri iş için pişirmektedir.
Düşünün ki, meslek kazandıran bir okula başladınız. Yani kuyruğun en sonundasınız. Önünüzde koskoca bir dört yıl var. Ve her şey aleyhinize. Sınavlar, para harcamalar, zaman harcamalar, sıkıcı anlar, üzüntü veren kasavetli durumlar ardı ardına sizi karşılıyor. Tüm bunlara katlanıyorsunuz. Neden? Biliyorsunuz ki bu kuyruk zamanla ilerleyecek ve başarı birkaç yıl ilerinizde sizi bekliyor. Harcadıklarınızı aklınıza bile getirmeyeceğiniz zamanlar çok yakında gelecek. Şu an geleceğe sağlam bir yatırım yaptığınızın farkındasınız. Emin adımlarla geleceği kucaklamaya hazırsınız. Bir de bakmışsınız ki artık hedefiniz için birkaç adım kalmış. Görüyorsunuz yıllardır özlemle beklediğiniz şeyi. Kaygılarınız olabildiğince azalmış, yüzünüzdeki acıyı ifade eden çizgiler yılların verdiği tecrübe, birikim ve gülümseme çizgileriyle yer değiştiriyor. Artık başarıyorsunuz.
Uzun bir sancılı zamandan sonra gelen başarının tadı başka nerde vardır bilmiyorum. Dişinizle, tırnağınızla elde ettiğiniz başarının kıymeti de elbette başka olur. Bu sancıyı çekmeye aday olmadıkça, başarmanın tadını ruhumuzla hissetmekte oldukça zor. Hayata direnci sağlayan zorluklar, başarıyı kolaylaştırıyor. Her aşılan zorluk, başarının ışıltılarını bize sunuyor.