Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

şuah

( şuna bak )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Bünyamin Sönmez arrow Tosya'dan Sevilla'ya-2
Tosya'dan Sevilla'ya-2 Yazdır E-posta
Wednesday, 17 September 2008

 

Active Image

 

 

Bünyamin Sönmez


Sevilla'ya ilk vardığımız gün mihmandarımız bizi, karmaşık ve dar sokaklardan geçirip bir apart otele götürdü. Rehberliğimizi yapan bayan elindeki haritadan buldu kalacağımız yeri. "Bir gün önceden insan gidilecek yeri öğrenmez mi?" diye düşünmeden de edemedim. Birinci sınıf bir apart oteldi kalacağımız yer. Eşyalarımızı yerleştirir yerleştirmez küçük bir şehir turu da yapmayı ihmal etmedik. En azından bu karmaşık sokaklarda kaybolmamak için birkaç köşe başı belirledik. Sonradan öğrendik ki her şey haritadan ibaretmiş. Adamlar tüm şehrin sokak sokak haritasını çıkarmışlar. Elinizde bir harita varsa kesinlikle kaybolmuyorsunuz. Sokakları gezdiğinizde çok tarihi bir şehir içinde gezdiğinizi düşünüyorsunuz. Ne kadar gezerseniz gezin hemen her sokakta sizi karşılayan ilgi çekici yapıyla karşılaşıyorsunuz. Yeni yapılar da şehrin dokusunu bozmayacak şekilde yapılıyor. Sıra sıra sizi karşılayan evlerin birçoğunda kapıdan girilir girilmez bir dört köşe avlu yer almakta. Avlu, fıskiyeli havuzu ve etrafındaki yeşillikleriyle huzur veren bir görüntü oluşturuyor. Üst üste binen taş binaların yeşille buluşmasını sağlıyor. Sokaklar ancak bir arabanın geçebileceği kadar genişlikte. Biraz daha geniş sokakların kaldırım olarak ayrılan bölümlerine sakinlerin arabaları park edilmiş durumda. Park vaziyetindeki bu araçların yol tarafında kalan kısımlarının boydan boya çizik ve kırılan dikiz aynalarının koli bantlarıyla yapıştırılmış olduğu da dikkatimizden kaçmadı. Şehir, ispanya'nın genelinde olduğu gibi dümdüz bir arazi üzerinde. Dağları arasanız da bulamazsınız çünkü ülkenin kuzey kısımlarında bulunuyor. Madrid-Sevilla arasını geçerken de dağları bulunmayan bir ülkeden geçtiğinizi anlıyorsunuz. İspanyollar bu düzlükten istifade edip bisiklet yollarını tüm ana caddelere, parklara yaymışlar. Kent belediyesi ara ara yerlere bisiklet durakları yapmış. İnsanlar 1 Avro atıp bisikleti alıyorlar ve ulaşacağı yerde bulunan bisiklet durağına bırakıyorlar.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Sevilla şehrinin ortasından Guadalquivir nehri geçiyor. Adı "Büyük Nehir" anlamına gelen ve arapça "Kebir" kelimesinden dönüşme Guadalquivir nehrinin kenarları bar ve diskolara ayrılmış. Daha iç kısımlarda da aynı tür eğlence yerleri de var ama manzara bakımından daha tatmin edici bu kıyılar. Buralarda bulunan işletmeler sabaha kadar faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bu kıyıyı ilk gezdiğimizde, genzimizi yakan bir koku oldukça rahatsız etti. O kokunun domuz eti ziyafeti veren eğlence mekânlarından geldiğini sonradan öğrendik. Alkollü içkinin sudan ucuz olduğunu rahtlıkla söyleyebilirim. Zaten işten çıkanlar soluğu her köşe başında bulunan barlarda almaktalar. Hem de üç yaşındaki çocuğunu bile yanlarında götürmekte sakınca görmemekteler. Özellikle belirtmeliyim ki genci – yaşlısı, erkeği – bayanı herkesin tükettiği alkollü içkiler nedense onları taşkınlığa sevk etmiyor. Sudan daha fazla ve ulu orta tüketilen bu zararlı içeceklerden sonra hiçbir kavga gürültü ortamına rastlamadık. Sanırım özellikle Türk erkeğine bu tür içecekler fazla yaramıyor.
 

 
Şehirde dolaşırken pek çok milliyetten insana rastlayabiliyorsunuz. Zencisi, beyazı, çekik gözlüsü, daha çekik gözlüsü, melezi ya turist ya sakin olarak bulunmakta Sevilla'da. Bizde olduğu gibi her köşe başında bir benzin istasyonu da yok. Ülkemizde kilometre başı görmeye alıştığımız büyük marka benzinliklerin hiç birine rastlamadık. Koskoca Endüdülüs'ün başkentinde birkaç yerde apartmanların altında marketimsi benzinliklere gözümüz çarptı. Çok çok büyük marketler de yok. Vitrininde domuz etini sallandıran mahalle bakkalları oldukça fazla. Turistik bir şehir olduğu için genellikle hediyelik eşya satan esnaf şehrin merkezi sayılan tarihi katedral mevkiine konuşlanmışlar. Aynı ürünü oradaki bir satıcıdan almayıp iki sokak dış kısımdaki bir satıcıdan alırsanız iki kat daha az ödersiniz. İspanya para birimi olarak Avro'ya geçtikten sonra her şeyin fiyatı artmış. Sanırım gözü açık esnaf 1 pesetadan satılan ürünü 1 Euro olarak değiştirivermiş. 
 

 

 

 

 

 


Görüntüleme sayısı: 5229

  Yorumlar (5)
Yazan LRM56, 30-10-2008 23:31
Valla bravo hocam... 
Böyle bir ortamda böyle g 
zel şeylere imza atmanın ne güzel birşey olduğunu görüyor ve yaşıyor olmalısın.Kıskandım açıkcası :)
bravo hocam
Yazan ultrafort, 11-11-2008 18:31
yaziniz icin tesekkur ederim hocam,ancak siz yazabilirsiniz bu guzel yazilari bence selamlar ediyorum,fransadan ismail GUCU
Yazan resultopcu, 22-11-2008 17:14
:( :upset :eek :eek :eek :eek :eek
Yazan nida37, 02-04-2009 15:03
Çok hoş bir yazı olmuş..Öyle içten anlatmışsınız ki, bu güzel anlatımınızla gitmiş kadar olduk Sevilla'ya.. =) 
 
Yüreğinize ve kaleminize sağlık.. Munish
Yazan ROKET154, 05-04-2009 18:16
BENDE BEĞENDİM. YALNIZ ORASININ ENDÜLÜS DEVLETİNDEN KALMA TARİHİ ESERLERİNDEN FAZ LA BAHSETMEMİŞSİNİZ. GÖREMEDİNİZMİ. TAHRİBATA MI UĞRAMIŞ. YOKSA RESTORASYONLARLA DEĞİŞTİRİLMİŞLERMİ.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım