Online Sayaci 1







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 1 misafir bağlı

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

gındap

( ince kendir iplik sicim )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Bünyamin Sönmez arrow Zamana Kanat Çırpmak
Zamana Kanat Çırpmak Yazdır E-posta
Thursday, 09 August 2007

Active Image

 

 

Bünyamin Sönmez
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


 
Minik bir tırtıl vardı. Hayali kelebek olup kanat çırpmak ve alabildiğine baharı hissetmekti. Ne kadar çabuk büyür, olgunlaşırsa o kadar çabuk uçabilecekti. Dut yapraklarını yiyip bitirmesi bu yüzdendi. İnsanlar onun daha çabuk büyüyebilmesi, yeterli beslenebilmesi için seferber oluyor, özel bir bahçede dut ağaçlarını sırf onun için suluyorlardı. Yapraklar, at arabalarıyla veya komşudan aldıkları traktörlerle akın akın bahçeden tırtılın ve diğer hemcinslerinin oldukları bölgeye taşınıyordu. Zaman zaman yaprakların sert sapları, öğütme problemi çıkarsa da O, minik tırtıl, hiç bıkmadan yiyip duruyordu önüne gelenleri. Daha çok yemesi gerekiyordu çünkü, diğer arkadaşları büyük bir hızla tüm yiyecekleri tüketiyorlardı. Bu yarışta geri kalması demek, onun sonu demekti. Kanat çırpabilmenin ve özgürce dolaşabilmenin büyüsü, alabildiğine tırtıl ailesini kaplamış görünüyordu.

Miniklikten normal tırtıllığa terfi etmişti bizim tırtıl da. Büyüdükçe daha çok yaprak ister hale gelmişti. Bu ortama oldukça alışmıştı da. Haftalar birbirini kovalamış, sonunda koza zamanı gelmiş çatmıştı. Artık, kozasını örüp, kilometrelerce ipeğini oluşturup, kristalleşmek ve ardından da kanatlanmak vardı sırada. Bakıcıları diyebileceğimiz insanlar, kozalarını oluşturabilecekleri mekanları yapay yuva diyebileceğimiz örgü çalılarla kaplamışlardı. Zaten bunu bekleyen tırtıl ailesi, yuvalara tırmanmaya başlamışlardı. Eski minik tırtıl da kendine güzel bir yuva belirlemiş ve kozasını örmeye başlamıştı. Sahiplerine kilometrelerce uzunluğunda ipek iplikler hediye etmişti bu arada. Kozanın içerisinde kristalleşip sonraki hayatı için zamanı dondurmuştu kendince.

Ayşe henüz üç dört yaşlarında bir kız çocuğu. Anne babasıyla birlikte kuşların seslerinden oluşan bir koroyu dinliyor ırmak başındaki evlerinde yaşarken. Fareden arınmış evin kedisiyle oynarken kahkahaları çınlıyor evin duvarlarında. Anne babası küçük kızlarının bu sevincine gülen gözlerle katılmaktalar. Aile reisleri evlerinin alt katında oluşturdukları tırtıl ordusu için yuva teslimi yapalı epey bir zaman olmuştu. Artık kozaları toplamak zamanı gelip çattı. Hazırlanan şilte çuvallara birikim başladı. Ayşecik de yardım ediyordu anne babasına. Uzun uğraşların ve ter dökmelerin yaşandığı günlerden sonra binlerce koza binlerce tırtılı temsilen ağzı dikkatle bağlanan çuvallardaydı. Kamyonlara yüklerken çuvalları, "ne kadar da hafifmişler" dedi baba. Alım yapan kooperatifin yolunu tutarken Ayşe haftalarca evlerini süsleyen tırtılların paketlerine el sallıyordu.

Kozaların büyük kısmı açılmıştı. Açılmayan ve tohumluk olarak kenara ayrılan pek az koza kalmıştı. Zaman ve kader bizim tırtılın lehinde işliyordu. Çünkü ayrılanlardan biri de oydu ve zaman kanat çırpma zamanıydı. İlk kanat çırpışını biraz ürkek, biraz heyecanla yaptı. En yavaş esen meltemin dahi rahatsız edeceği kadar nazik kanatlarını bir kez daha çırptı. Yeniden doğuşun kutlarcasına bir kez daha bir kez daha çırptı. Kimsenin onu görmesi veya gözetlemesine aldırmadan bir anda yükseliverdi. Bir ev boyu gökyüzüne daha yakındı yerden şimdi. Ağaçların yeşilliklerine doğru yönelmek geldi içinden ve de öyle yaptı. Konduğu bilmem kaçıncı ağaçtan sonra karanlık basmıştı. Kanatlarını dinlendirmek ve yeni güne taze heyecanlarla başlamak için bir ağacın uzak dalları arasında uykuya daldı. Sabahın yelleri kanatlarındaki tozları uçurmaya başlarken uyandı. Kanatlarını iyice gerdi. Bacaklarına verdiği kuvvetle çiçeklere misafir olmaya karar verdi. Günün ortalarına kadar hayatı dolu dolu yaşamıştı.

Son nefesini huzurla verirken geride koskoca bir zaman dilimi muhteşem şekilde yaşanmıştı. Haftalar süren tırtıllık dönemindeki sürünmelerden sonra bir günlük hayatı kanat çırpmalarıyla ağaçlara dokunan rüzgar sesleriyle başlamış, ardından bir çiçeğin kollarında son bulmuştu.



Görüntüleme sayısı: 2411

  Yorumlar (4)
Re: YAŞLI KADINI DOLANDIRDILAR
Yazan seckin, 17-03-2005 15:02
böyle asaf ve elem verici olayları kınıyorum. uaşlı insanlara sahip cıkmamiz gerekir onlar eli öpülesi çilekeş büyüklerimizdir..
Re: YAŞLI KADINI DOLANDIRDILAR
Yazan coskun website, 18-03-2005 21:47
Dolandırıcılık pisliğinin Tosya gibi kapalı toplumlarda görülmesi dünya düzeninin ne denli bozulduğunun apaçık bir göstergesi. Zaten büyük şehir insanları bıkmış durumda. Büyük şehir insanları, iki ayaklı hayvan korkusundan paranoyak duruma geldi. Yüz bin milyon haram olsun, vicdansız dolandırıcıların ceplerine girenler.
Zamana Kanat Çırpmak
Yazan sevilay, 12-08-2007 19:24
....:) güzel yazı.....teşekkür ederiz:)
Zamana Kanat Çırpmak
Yazan Misafir, 16-08-2007 15:03
hocam yazınızı çok begendim gerçekten size ait oldugu belli oluyo

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım