Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Anasayfa Haber Arsivi Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Forum anasayfasında, sayfanın en altında en son gönderilen mesajlar linki olduğunu gördünüz mü?
+  Tosya.Gen.TR
|-+  Diğer Konular
| |-+  Dini Yazılar
| | |-+  NOEL VE MİLADİ YILBAŞI
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: NOEL VE MİLADİ YILBAŞI  (Okunma Sayısı 16574 defa)
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« : »

MALUMUNUZ ÜZRE BİR TAKVİM BİTİYOR DİGER BİR TAKVİM BAŞLIYOR YANİ ÖMÜR TÜKENİYOR EBEDİ İSTİRAHATGAHIMIZA HER AN BİRAZ DAHA YAKLAŞIYORUZ.

YAKLAŞIRKENDE YOLLAR DA BİR TAKIM MAYINLAR OLDUGUNDAN BU MAYINLARA BASIP DA EBEDİ İSTİRAHAT EDECEGİMİZ YERİMİZİ TAHRİP ETMEDEN O MAYINLARA BASMADAN DİKKATLE GEÇİP GİTMEMİZ LAZIM İŞDE BUNUN İÇİN AMAN DİKKAT!!!!!!!!








وَتَعَاوَنُواْ عَلَى الْبرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُواْ عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

“Ey iman edenler! İyilik ve takva üzerinde (Allah’ın nehiylerinden ve şüphelilerinden sakınma hususunda) yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”









NOEL VE MİLADİ YILBAŞI







Ezelden ebede kadar insanlığın felahı ve kurtuluşunu hedef alan ve bunun dayandığı umdeleri bir bir açıklayan yegane müessese İslam Dini’dir.

Yüce Rabbimiz en üstün bir din olarak İslam Dinini göndermiştir. Bu yüce dinimiz, kendine has hükümleriyle, tazeliğini kıyamet sabahına kadar muhafaza edecek güzellikleriyle ve pırıl pırıl insanlığa ışık saçan hakikatleriyle ondört asırdan beri ayaktadır ve kıyamete kadar da ayakta kalacaktır. İşte mensubu olmakla şeref duyduğumuz yüce dinimiz, kendi müeyyidelerini tahrif edecek müdahalelere ve beşeri düşünceleri ona karıştırmayı hedef alan her türlü teşebbüse karşı uyanık olmamızı biz mü’minlerden istemiş, ibadetlerde ve adetlerde firenk mukallidliğinden şiddetle kaçınmamızı emretmiştir.

Milletler; dini esaslara bağlılıkla ve milli hasletlerini korumakla ayakta kalmışlardır. İslamiyyete bağlılığı gevşeyen ve milli mefahirini inkar eden milletler ise taklitçisi olduğu topluluğun uydusu haline gelmişlerdir.

Peygamberimiz Efendimizde bir Hadis-i Şeriflerinde :

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

“Kim bir kavme benzemeye özenirse, o da onlardandır.”

 buyurmuşlar ve bu suretle, kof hıristiyanlık ve kokuşmuş yehudilik adetlerine özenti duymaya set çekmiş, taklitçiliği adet haline getirenlerin milli ruhunu kaybedip, özendiği o topluluğun mahiyet ve karakterini elde edeceğine işaret buyurmuşlardır.







Yüce dinimiz, biz mü’minlere dini esaslara bağlı kalıp, mukaddesatımıza sahip çıkıp, hiç bir zaman için bizim inançlarımıza ters düşen her türlü hal ve harekata meyl etmememizi emretmiştir.

Hal böyleyken, malesef yüce dinimizin mensubu olduğunu ve müslümanca yaşamaya çalıştığını söyleyen nice insanların müslümanlarla alakası olmayıp temamen başka dinlere mensup insanların adeti olan NOEL, PASKALYA ve benzeri adetlere kendilerini kaptırıp büyük günah bataklıklarına düştükleri bir hakikattir. İşte yukarıda bahsi geçen adetlerden biriside, birkaç gün sonra bütün hıristiyan alemince ve memleketimizde de birçok gafil insan tarafından kutlanacak olan noel ve miladi yılbaşı eğlenceleri-dir.

O noel ve yılbaşı ki; Müslümanlıkla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayıp bilakis hıristiyanlığın küfür kokan bir adeti olduğu için hem dinimize hemde özünü dinimizden alan örf ve adetlerimize zıttır.
   
Noel ve yılbaşı; içki ve fuhşu teşvik edip, yeşeren küçük çam fidanlarının yok edilmesine sebebiyet verdiği, insanları rezalete, sefalete, cinnete ve cinayete teşvik ettiği, israfın ve iflasın amili olduğu için, insanı insanlık tahtından indirip hayvani bir seviyeye düşürdüğü ve süfli bir hayatın zebunu kıldığı için, insanı mümtaz vasıflardan ayırıp Hakk’ın ve halkın nazarında kötü kıldığı için, yine içkinin kontrolü altına giren insana herkesin gözü önünde hertürlü bayağılığı işlettiği, edep ve haya duygularının yok olmasına, birçok fazilet müesseselerinin yıkılmasına sebebiyet verdiği için ve daha bizim bildiğimiz bilmediğimiz nice nice rezaletin işlendiği bir gece olması hasebiyle yüce dinimizin esaslarına, ictimai hayata, akla ve mantığa, edep haya ve ahlak müesseselerine tamamen zıttır.


İşte böyle bir gece, biz mü’minlere duvara astığımız takvimin tükenip bir yenisinin konulacağını hatırlatmaktan başka hiçbir şeyi ihtar etmemelidir. Bir mü’minin bu gece niyyetiyle normal günlük yaşayışına ilaveten en küçük bir değişik davranışta bulunması iman, inanç ve i’tikad noktasından büyük tehlike arz etmektedir. Bu sebeple şuurlu mü’mine bu gecede düşen vazife; yemesinde içmesinde, giyim ve kuşamında en küçük bir değişiklik yapmayıp, sadece Ümmet-i Muhammedin bu gecenin şerrinden, zulmetinden emin olmaları ve hakiki iman ve hidayet üzere hayatlarını tamamlamaları için Cenab-ı Hakk’a çokca dua ve iltica etmektir.

 Ayet-i kerimenin meali . “Bırak onları(kendi hallerine) yesinler, eğlensinler! Onları (boş bir) emel oyalaya dursun. Yakında bilecekler onlar.”   












http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
Karacemal
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 129


En büyük adalet viçdandır.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : »

 
   Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”
   Bu kadar korku ve şiddeti öne çıkarıp dini vecibeleri yerine getirmek pek dogru bir davranış degildir.Sanki islam korku ve dehşet üzerine bina edilmiş gibi bir mana var.
  Zebaniler,kıl köprüleri,dev ateşler,koca koca kaynar kazanlar,kızgın güneşler.İslam bu kelimerle sevdirilmez.
   İslamın dayanışma anlayışı,yardımseverlik anlayışı,komşuluk dostluk anlayışiları ön plana çıkarılmalı diye düşünüyorum.
    Din işleri ile devlet işleride birbirinden ayrılmalı yoksa çıkmaz sokaklarda kalınır.
Logged

En büyük adalet viçdandır.
 şu hayatta her lafa vardır bir cevabım ama bır lafa bakarım laf mı dıye bırde söyleyene bakarım adammı  diye!!
yalkılıcaga
Yeni Forumcu
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : »

Noeli kutlamak asla caiz değildir. Fakat, Noel ile ilgisi olmayan yılbaşında bir Müslümana tebrik kartı yazıp, yeni bir yılın insanlık için, Müslümanlar için hayırlı olmasını dilemek günah değildir. Yahut, (yeni yılın kutlu olsun) diyene, (seninki de kutlu olsun) demek günah olmaz. Bu inceliği anlamalıdır!
Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalı! Sanki mübarek geceymiş gibi mevlid okutmak, sohbetler düzenlemek de uygun değildir.
Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır!
Logged

"BİZ TÜRK'ÜZ BİD'AT NEDİR BİLMEYİZ ONUN İÇİN ALLAH-Ü TEALA BİZİ AZİZ KILDI" Sultan Alparslan
jasmine777
GOLD ÜYE
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1647



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : »

kesinlikle katılıyorum yavaş yavaş bizliğimizi kaybediyoruz aman dikkat Huh?
Logged

önce rengarenk hayallerim vardı şimdi siyah beyaz rüyalarım var!...
neminarin
GOLD ÜYE - MÜDAVİM
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2077


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : »

 
   Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”
   Bu kadar korku ve şiddeti öne çıkarıp dini vecibeleri yerine getirmek pek dogru bir davranış degildir.Sanki islam korku ve dehşet üzerine bina edilmiş gibi bir mana var.
  Zebaniler,kıl köprüleri,dev ateşler,koca koca kaynar kazanlar,kızgın güneşler.İslam bu kelimerle sevdirilmez.
   İslamın dayanışma anlayışı,yardımseverlik anlayışı,komşuluk dostluk anlayışiları ön plana çıkarılmalı diye düşünüyorum.
    Din işleri ile devlet işleride birbirinden ayrılmalı yoksa çıkmaz sokaklarda kalınır.

"Din işleri ile devlet işleride birbirinden ayrılmalı yoksa çıkmaz sokaklarda kalınır." bu sözü, buranın altında niye sarf ettiğinizi anlamadım. bu konuda size katılamıycam. din herşeye karışır tabi inanan insan için. din işi diye bir kavramın neleri kapsadığını bilmek lazım ilk başta. devlet işleri denilen kavramıda aynı şekilde bilmeli. Dinimizde devletimizde insanlar için belli kurallar içinde yaşamyı belirliyor. bu yüzden iki işin ortak elemanı zaten var. bunu ayıramazsın.
Logged
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : »


=Karacemal link=topic=2208.msg13201#msg13201 date=1199037658]
 
   Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”
   Bu kadar korku ve şiddeti öne çıkarıp dini vecibeleri yerine getirmek pek dogru bir davranış degildir.Sanki islam korku ve dehşet üzerine bina edilmiş gibi bir mana var.
  Zebaniler,kıl köprüleri,dev ateşler,koca koca kaynar kazanlar,kızgın güneşler.İslam bu kelimerle sevdirilmez.
   İslamın dayanışma anlayışı,yardımseverlik anlayışı,komşuluk dostluk anlayışiları ön plana çıkarılmalı diye düşünüyorum.
    Din işleri ile devlet işleride birbirinden ayrılmalı yoksa çıkmaz sokaklarda kalınır.


: Karacemal Huh?

SİZİN NE DEMEK İSTEDİĞİNİZİ ANLAMIŞ DEGİLİM NE ALAKASI VAR .ALLAH,A İMAN MESELESİ! BENİM YAZIM, KAFADAN DEĞİL CENABI HAKKIN AYETİ KERİMESİ İNANIP İNANMAMAK KİŞİNİN KENDİNE KALMIŞ BİR ŞEY KALDIKİ AYETİ KERİME .BU DA AYETİ KERİME [DİNDE ZORLAMA YOK] İSTEYEN İSTEDİĞİ GİBİ YAŞAR KİMSE KARIŞAMAZ BİR ŞEY YAZARKEN İYİ TETKİK ETMEK LAZIM  DERİM.

AYETİ KERİME LER !AŞŞAGIDA  OKUMASINI BİLİRSENİZ OKUR SUNUZ ZATEN MEALLERİDE MEVCUD





"Din işleri ile devlet işleride birbirinden ayrılmalı yoksa çıkmaz sokaklarda kalınır." bu sözü, buranın altında niye sarf ettiğinizi anlamadım. bu konuda size katılamıycam. din herşeye karışır tabi inanan insan için. din işi diye bir kavramın neleri kapsadığını bilmek lazım ilk başta. devlet işleri denilen kavramıda aynı şekilde bilmeli. Dinimizde devletimizde insanlar için belli kurallar içinde yaşamyı belirliyor. bu yüzden iki işin ortak elemanı zaten var. bunu ayıramazsın.


: yalkılıcaga

: jasmine777


: neminarin

HEPİNİZİN AYRI AYRI İLGİ VE ALAKASINA TEŞEKKÜR EDER MEVLAM RAZI OLSUN DERİM.




Bir insanın mümin sayılabilmesi, önce Allah'ın varlığına ve birliğine inanmasıyla gerçekleşir. Kısaca "La ilâhe illallah * Muhammedün Resulullah" kelime-i tevhid*ini (birleme cümlesini) diliyle söyleyip kalbiyle buna inanan İslâm'a ilk adımını atmış olur. Ancak hemen belirtelim ki bu cümle ile bütün iman esasları özlü ve toplu bir şekilde ifade edilmiş olur. Allah'ı yegane ilâh tanıyan ve Hz. Muhammed'i O'nun elçisi (peygamberi) kabul eden kişi, Hz. Muhammed'in Allah tarafından getirdiği hükümlerin ve esasların tamamını toptan kabullenmiş ve benimsemiş demektir.


Demek ki mümin sayılabilmek için sadece Allah'a inanmak yetmiyor. Allah'a inanmakla beraber Hz. Muhammed'in O'nun peygamberi olduğuna ilâhi emir ve yasakların insanlar arasında uygulanmasının lüzumuna inanmak gerekiyor.


Hafife almak ve Alay etme duygusu insanlarda, kendini büyük görmeyle başlar; daha sonra karşısındaki insanı hiçe sayıp, ona tepeden bakmaya kadar gider. Neticede bu duygu insanları alaya aldırır, şeytanı Rabb'ine isyan ettiren böbürlenerek Hakkı kabûl etmemek ve insanları hor görmek şeklinde tezahür eden kibir ve gurur hastalığını ortaya çıkarır .


İmanın üçüncü şartı, kitaplara imandır. Amentü’deki, (Ve kütübihi) ifadesi, Allahü teâlânın kitaplarına inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.


İmanın beşinci şartı, Ahiret gününe imandır. Amentü’deki "Vel yevmil ahiri...vel-ba’sü badelmevti hakkun" ifadesi, ahirete, öldükten sonra dirilmeye iman etmeyi bildirmektedir.


بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
 
 
 
1. الَرَ تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْآنٍ مُّبِينٍ      
 
1 - Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir.

2. رُّبَمَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ كَانُواْ مُسْلِمِينَ      

 2 - Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
 
3. ذَرْهُمْ يَأْكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلْهِهِمُ الأَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ     

3 - Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.
 
4. وَمَا أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلاَّ وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ     
 
4 - Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.

5. مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ     
 
5 - Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.

6. وَقَالُواْ يَا أَيُّهَا الَّذِي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ     
 
6 - Dediler ki: "Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun."

7. لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِالْمَلائِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ     
 
7 - "Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin."

8. مَا نُنَزِّلُ الْمَلائِكَةَ إِلاَّ بِالحَقِّ وَمَا كَانُواْ إِذاً مُّنظَرِينَ     
 
8 - Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.

9. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ      
 
9 - Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.

10. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِي شِيَعِ الأَوَّلِينَ       
 
10 - Andolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.

11. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلاَّ كَانُواْ بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ      
 
11 - Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.

12. كَذَلِكَ نَسْلُكُهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ

12 - Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.


13. لاَ يُؤْمِنُونَ بِهِ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الأَوَّلِينَ


13 - Kur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.

15 nci cüz -Hicr   Sûresi- الحجر










http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/

 


Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
M.SÖYLEMİŞ
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 200


"HER ŞEY GÜZEL KÖYÜMÜZ GÖKÇEÖZ İÇİN"


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : »































http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/

[/center]
[/quote]
« Son Düzenleme: Gönderen: m.söylemiş » Logged

"İNSANLARI KİTAPLAR GİBİ DÜŞÜNÜN VE KAPAKLARINA BAKIP ALDANMAYIN. OKUMAYA BAŞLAYINCA DEĞERLERİNİ VE KİŞİLİKLERİNİ ANLARSINIZ...!!!!"
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
AsİrÜzGaR
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : »

Cümlemizin ali kardeşim.
Logged
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
AsİrÜzGaR
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : »

İmza yazının inanın çok güzel ben teşekkür ederim ali kardeşim.

iyi geceler.
Logged
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : »











Peygamberimiz Efendimizde bir Hadis-i Şeriflerinde :

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

“Kim bir kavme benzemeye özenirse, o da onlardandır.”

 buyurmuşlar




O noel ve yılbaşı ki; Müslümanlıkla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayıp bilakis hıristiyanlığın küfür kokan bir adeti olduğu için hem dinimize hemde özünü dinimizden alan örf ve adetlerimize zıttır.


Hal böyleyken, malesef yüce dinimizin mensubu olduğunu ve müslümanca yaşamaya çalıştığını söyleyen nice insanların müslümanlarla alakası olmayıp temamen başka dinlere mensup insanların adeti olan NOEL, PASKALYA ve benzeri adetlere kendilerini kaptırıp büyük günah bataklıklarına düştükleri bir hakikattir.


Tarihi kaynaklar incelendiğinde Hz. İsa'nın doğum tarihine dair kesin bir bilgiye rastlanılmamaktadır. Bu konuda, farklı rivayetler olup, Hıristiyan kaynaklarında da farklı tarihler yer almaktadır.

Hz. İsa’nın doğum tarihinin yıl olarak milattan önce dört ile altı yıl evvel olduğu, doğum günü olarak da Batı'da bulunan kiliseler 25 Aralık gününü doğum tarihi olarak kabul edip kutlarlarken, Doğu kiliseleri ise bu tarihi 6 Ocak olarak kabul etmektedir.

Hz. İsa’nın doğum tarihindeki bu ihtilafların sebebini ise Meydan Larousse ‘Noel’ maddesinde şu şekilde açıklanmaktadır:

 Milattan önce güneşe tapan putperestler, tanrı saydıkları Güneş’in her gün biraz daha erken kendilerini terk etmesine üzülürlerdi. 25 Aralık’ta günler tekrar uzamaya başlayınca, Güneşin kendileri ile kalmaya razı olduğuna sevinerek kutlamalar yaparlardı.

Bu kutlamalar sırasında dans ederler, içki içerler ve ışıklandırma yaparlardı. O günde hindi kesme, domuz başı, kaz kızartması yemeyi ve birbirlerine çeşitli hediyeler vermeyi gelenek haline getirmişlerdi.

Ayrıca Güneşe tapan ve kurtarıcı tanrılarının kış başlangıcında doğduğuna inanan diğer putperest milletler de vardı. Bunlar da Julian takvimine göre kış başlangıcı olarak kabul edilen 25 Aralık’ta özel kutlama törenleri yaparlardı.

Yeni Rehber Ansiklopedisi’nde ise konuyla ilgili olarak şunlar anlatılır: O dönemde Hz. İsa’nın doğum günü kesin olarak bilinmediği için ilk Hıristiyanların Hz. İsa’nın doğumu için kutladıkları özel bir gün yoktu. Bu sırada Roma İmparatorluğunun her yerinde Güneşe ve putlara tapılıyordu.

Roma İmparatoru Büyük Konstantin, putperest iken miladın 313 senesinde Hıristiyanlığı kabul etti. Putperestlikten birçok şeyleri de Hıristiyanlığa soktu. Güneş tanrısının doğum günü kabul edilen 25 Aralık’ı yılbaşı kabul etti. Hz. İsa’nın kurtarıcı tanrı olduğuna inanan Hıristiyanlar da, Hz. İsa’nın 25 Aralık’ta doğduğunu kabul ettiler? Sonunda bu geceyi miladi yılbaşı ve Noel olarak her sene kutlamaya başladılar.

İşte 25 Aralık–1 Ocak arası bu sebeple eğlence günleri ve tatil olarak kabul edilmiştir.

Bütün bu anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere İmparator Konstantin mağlûp edilemeyen güneş kültüyle Mitra kültünü Hıristiyanlık’la birleştirmiş, böylece onun zamanında Noel ortaya çıkmıştır. İmparator Aurelion’dan itibaren güneş kültü Hıristiyanlık inançlarıyla bir sentez oluşturmuştur. Böylece Noel, Roma Katolikleri tarafından Hıristiyanlığa adapte edilmiştir ve onlar da bunu eski pagan geleneğinden almışlardır.

Tüm bu bilgiler ışığında şunları söyleyebiliriz ki; aslında yılbaşının Hıristiyanlıkla ve Hz. İsa ile hiçbir alakası yoktur. Katolik dünyası sadece 25 Aralık gecesini kiliselerde ayinler yaparak geçirmektedirler. Fakat 31 Aralık’ta yılbaşı geceleri ise kiliselerde ne ayinler yapılmakta ne de o gece bir takdis havası içinde kutlanmaktadır. Papazlar da o akşam onlarca küp kutsanmış şaraplarını içmekte ve içip içip sızmaktadırlar. O halde burada şunu sormak gerekiyor; Peygamberlerin en fakirlerinden biri olarak yaşadığı Hıristiyanlarca da ifade edilen Hz. İsa ile bu gecenin sefahatinin, israfının ve çılgınlığının ne alakası olabilir? Hem Hz. İsa (hâşâ) çam kesmeyi, içki içmeyi, domuz yemeyi veya fuhuş yapmayı mı emretti?

Türkiye’de ise daha yakın zamana kadar çok fazla itibar görmeyen yılbaşı kutlamaları popülaritesini televizyon ile kazandı. Özellikle kendilerine sosyete denilen bir kesim, televizyonun oluşturduğu bu şaşalı havaya uyarak ihdas edilen yılbaşı haftasını 25 Aralık'ta kutlamaya başlamaktadırlar. Nefsine hoş gelen her şeyin peşinden koşmaya alışmış olan şuursuz veya kendilerini şuurlu zannettikleri halde nefislerinin esaretinden kurtulamayan gafletteki Müslümanlar ise karnavala dönüştürülmek istenen bu kutlamalara 31 Aralık günü iştirak ediyor.

Nasıl iştirak edildiğini merak edenlere o günlerde yapılan hazırlıklardan örnekler vermemiz yeterli olacağı kanaatindeyim.

 Hıristiyan Batı dünyasında olduğu gibi ülkemizde de Aralık’ın son günleri yaklaştıkça mağazaların vitrinleri süslenir, özel hediyelik yılbaşı sepetleri hazırlanır, bu arada işyerlerinin sunduğu çeşitli eşantiyonlar, takvimler, vb. piyasayı hareketlendirir. Çam ağacı satanlar, yılbaşına has hindi sürüleri ortaya çıkar.

31 Aralık'ta doruk noktasına ulaşan hazırlıklar resmî ve özel televizyon kanallarının sunduğu ucube programlarda şehvet ve arzularının esirleri olan insanlarda hayâ duygusunun nasılda yok olduğunu görebilmek mümkündür. Kendilerince sanat icra eden insanların durumu böyleyken, peki onları izleyenler ne haldedir?

İşte kendini bu çarkın içerisine bırakmış insanımızda o akşam için hazırladığı kuruyemiş, meyve ve en önemlisi belki sene içerisinde hiç aklına gelmediği halde o gün satın aldığı hindi ve yaş pastasıyla kendilerince masumane hazırlıklar yaparlar. Kimileri bu hazırlıklara çam ağacını da ekler.

Ayrıca içki müptelası olmuş kimseler için 31 Aralık tarihi eşi bulunmaz bir gecedir. Çünkü yılbaşı geceleri içki satışının ve kullanımının had safhaya yükseldiği bu gecede devlet sarhoş vatandaşlarına yardımcı olmak için seferber olmaktadır. Sabaha kadar devam eden televizyon yayınları ve eğlenceler günün ilk ışıkları ile yerini derin bir sessizlik ve yorgunluğa bırakır ve Türkiye’de yeni yıl yani 1 Ocak, öğleden sonra başlar.

Efendimiz (s.a.v.): “Kim bir kavme benzerse, o onlardandır” (Ebû Davud, H. no: 4031) buyurarak davranışlarımızda, hal ve hareketlerimizde, Yahudi ve Hıristiyanlara, müşriklere benzememizi yasaklamıştır. Kaldı ki; Yılbaşı ve Noel eğlenceleri Hıristiyanlık geleneğinden bile gelmemekte, Romalıların güneş tanrısına taptıkları putperestlik döneminden kalma bir gelenektir.

 Müşrik bir toplumdan kalan bu geleneğe mâsumâne de olsa bir nebze uymak imanlarımıza ne kadar zarar verebileceğini vicdanlarımıza havale ederek sormak lazım. Zira İbn-i Ömer (r.a.) teşebbüh hakkında şöyle buyururlar: “Bir kimse müşriklerin arzına ev bina edip, onların bayramlarına katılmak sûretiyle onlara benzerse, o kimse kıyâmet günü onlarla berâber haşrolunur.” (Feyzü’l-Kadir, 104)














http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=439.0


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


1http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : »






AMAN DİKKAT !














EHL-İ KÜFRE BENZEMEKTEN SAKINMAK



Bebzemek! Teşebbüh; taklit etmek, benzemek mânâlarına gelir. Bu benzeme, inanç ve îtikâdî esaslarda olacağı gibi, fikir, söz ve fiilde de olabilir. Benzeme, küfre olursa, küfür; mâsiyete olursa, mâsiyet; hayra ve güzelliğe olursa makbul ve muteberdir. (Avnul-Mâbûd Şerh-i Sünen-i Ebû Dâvûd, 11/95)




يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ



Cenâb-ı Hakk Kurân-ı Kerîminde meâlen şöyle buyurur: Ey îmân edenler. Yehûd ile Nasârâyı dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin (Yahûdiler, yahûdilerin, Hiristiyanlar hiristiyanların) yârânıdırlar ve siz müminlerden her kim, onları dost tanır, velî tutarsa, şübhe yok ki o da onlardandır. (Onlara temessül etmiş, onların huyunu kapmıştır. O artık Hakka değil onlara ve hevâsına hizmet eder. Netîce îtibâriyle onlardan sayılır. Âhirette onlarla berâber haşrolunur...) (Mâide, 51 Elmalılı, 3/1712),




YİNE AYETİ KERİMEDE





لَا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ



 Müminler, müminleri bırakıpta kâfirleri evliya ittihaz etmesin (dost edinmesin)... (Al-i İmrân, 28 )





Peygamberimiz Efendimizde bir Hadis-i Şeriflerinde :

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

“Kim bir kavme benzemeye özenirse, o da onlardandır.”

 buyurmuşlar











http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=439.0


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/




Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : »








AMAN DİKKAT !




















Peygamberimiz Efendimizde bir Hadis-i Şeriflerinde :

وعن ابن عمر - رضي الله عنهما - قال: قال رسول الله -صلى الله عليه وعلى آله وسلم-:  {من تشبه بقوم فهو منهم } أخرجه أبو داود وصححه ابن حبان.

“Kim bir kavme benzemeye özenirse, o da onlardandır.”

 buyurmuşlar










http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=439.0


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/




« Son Düzenleme: Gönderen: ali_ » Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  



', $txt['smf52'], '
'; } // Don't show a login box, just a break. else echo '
'; // Show the "Powered by" and "Valid" logos, as well as the copyright. Remember, the copyright must be somewhere! ?>
Pagerank
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com