Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

keşkek

( mahalli bir yemek )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Davut ZAT arrow Beyaz'ın Hayattaki Hüküm Süresi
Beyaz'ın Hayattaki Hüküm Süresi Yazdır E-posta
Sunday, 24 January 2010

Active Image

 

  Davut Zat
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Tabiat, beyaz karlarla bezendiğinde ne kadar temiz oluyor değil mi? Temiz olduğu için mi severiz kar güzeli manzaraları, yoksa zaten güzeldir de o yüzden mi? Bu sabah kalktığımızda ortalığın karla örtülü bembeyaz olduğuna şahitlik ettik. Mevsimin ilk kar yağışı; lekesiz bir güzellik, zarif bir masumiyet ifadesi ile karşıladı bizleri. Çok sürmeyecek fakat bu manzara! Beyaz doku, çok değil insanların uyanıp sokağa adım atmasıyla birlikte kaybolup gidecek, lekelenecek bir anda...

Beyaz güzeldir, güzel olmasına da! Onu koruması oldukça zor değil mi? Dünya, insana ilk teslim edildiğinde de böyle kar beyazdı. Koruyamadık! Çocuklarımız ilk doğduğunda da bembeyazdı, onları da koruyamadık! Neleri kirletmedik ki? Bir temiz Devrez'imiz vardı mesela. İçimizde hep uhde kaldı onun kirletilmesi. Hayallerimiz vardı hayata dair yaşanılası. Bembeyazdı, onları da kirlettik… Evlenirken gelinlere giydirilen gelinliğin rengi de beyazdır, bir temiz başlangıç nişanesi olarak. Sonra o beyazlık da yara alır; bencillik, hoşgörüsüzlük, iletişimsizlik ve kırılmalar sonucunda… Evet her ortam, zaman, mekan, organizasyon ya da oluşumda tıpkı böyle olmuyor mu?

Bin bir ümit, tertemiz duygu ve düşüncelerle yola çıkılmıyor mu tâ baştan… O temiz duygu, düşünce ve niyetlere daha sonra neler oluyor? Beyaz umutlar, güzel hizmetlere ve başarılı çalışmalara imza attırmışken, niye sonuçta sapmalar meydana geliyor. Çünkü, sonrasında ölçüsü bozuluyor insanın da ondan! Beyazken değişime uğramış ve kendini koruyamamış duygu ve düşünceler, insanların davranışlarına yansıyor. İşte o zaman,  her şeyin tadı da bozulmuş olmuyor mu?

Gün olmuş, güvene bağlı yönetim yetkisi verilmiştir, bazı insanlara. Kendisine emanet edilmiştir bir koltuk, ya da kurum ve kuruluş.  Birtakım iyi roller yüklenmiştir, yürütmesi için. Başlangıçta kendileri de bu görevi, iyi niyetlerle yerine getirmek üzere almıştır uhdesine. Lakin zaman içinde durum değişir, her nedense! Sonrasında zaafiyetleri çıkar ortaya, insanoğlunun. Bencilliği, çıkarcılığı ve zamanında karşılanmayan beklentilerinin verdiği tatminsizlik, sabırsızlıkla birleşince; emanet sorumluluğu askıya alınır bir daha geri dönmemek üzere... Başlangıçtaki temiz niyetler mi? Onlar, bir beyaz tüy gibi havalanıp uçup gitmiştir yapılan yanlışlıklarla!  Siz bu durumun adını ne koyarsanız koyun, dokuyu bozduğunu ve kendisiyle birlikte etrafını da yıprattığını görürsünüz böyle tiplerin. Beyaza leke düşmüştür bir kere... Bu örnekler, her ortamda meydan getirilen suni olumsuzluklar nedeniyle oluşan, hedef sapmalarının canlı bir resmi değil midir?

Nerede görülmüştür ki, beyaz düşlerle yola çıkıldığı halde; beyazı lekeledikten sonra onun tekrar bembeyaz hale getirilebildiği... Yani olumsuz yaklaşım ve menfiliklerle hiçbir hedefe varamazsınız! Yanlışı, bir başka yanlışla da düzeltemezseniz! Hatta, doğru bir hedefe; bozuk bir düşünce ve yanlış bir yöntemle de ulaşamazsınız! Evet,  büyüklerin ifadesiyle; "eğri ok, hedef tutmaz!" Bu haliyle insan, olsa olsa ancak, rengini bulaştırdığı ortamlara kötü iz bırakır. O yüzden bir an evvel her insan kendini sorgulamalı ve hayattaki varlık sebebini hatırlamalıdır.  Hatırlamalı ki, kar beyaz umutlara zarar vermemelidir. Uyumluluk gösterirken de; yanlışa yanlış diyerek medenice tavır koymasını bilmeli, fakat bunu yaparken amacından da sapmamalıdır.  Çünkü doğanın tabiatı kadar, insanın tabiatı da olumluyu, pozitif aktarımı ve iyi niyeti her zaman bilir ve ayırt eder…

İlçemize yağan bu sabah ki, ilk kar yağışının bende yaptığı çağrışımlardır bunlar. Karla donanmış örtülü beyazlığın, çevre ve sosyal hayatla benzerlikleri… Kar beyaz gelinlik örtüsünün akıbetiyle, insan ilişkilerindeki akıbetin paralelliği, aynı kaderi paylaşmaları… Kıssadan hisse! Allah mevsimleri boş yaratmamış elbette ki. Her mevsim kendince özel ve hikmetli, her birinin vazifesi de bir o kadar ayrı… Önemli olan ise mevsimlerden yola çıkarak, kulağımıza fısıldadığı manaya karşı uygun şekil alabilmektir...  

İnsanoğlu, kendi iç dünyasındaki mevsimlerini bilmeli, değişen duygusal ve düşünsel dünyasının altında ezilip, kalmamalıdır. İçindeki duygusal inkisar ya da firiksel bulanıklıklarla baş edebilecek bir duruşu kendine sağlayabilmelidir... Zira, akıl da bunu söyler, tecrübe de… Öyleyse her şey, sizin istediğiniz şekilde gidecek diye bir kural olamayacağına göre, hiçbir kimse de bire bir, sizin gibi düşünmeyecektir. Düşünce duygu ve niyetlerinizin kar beyaz güzelliğinde olması için, onların ilk günkü gibi hep korunması ve kirlenmemesi için gayret gösterilmelidir. Çünkü elde olanı muhafaza etmek ve gereklilikleri dozunca kullanabilmek, bir yeterlilik göstergesi değilse ya nedir..?

Gerek özel, gerekse sosyal hayatınızdaki iş ve iletişimleriniz güzelliklerle dolsun. Çıktığınız yolculuklar, ilk niyetin berraklığındaki saflığı ile tertemiz ve pırıl pırıl kalsın!

Umutlarınıza ait beyaz düşleriniz ise hiç bozulmasın.    


Görüntüleme sayısı: 1894

  Yorumlar (1)
Yazan hbenek, 28-01-2010 20:10
beyaz güzeldir, üstelik özlersek dahada bir güzelleşir. bu sene beyaz bizi bekletti ve özledik. kışın beyazdan top yapıp oynadık, kayık yapı üzerinde kaydık. uzun gecelerde mahalleye(misafirlik)gittik. beyaz bizim için güzeldi bitkilerimiz ve toprak içinde iyiydi. bu kişisel ilişkilerimizde de beyaz sayfalardan ve temiz kişilerden bahsetmezmiyiz. Lakin zaman içinde durum değişir, her nedense! '''Sonrasında zaafiyetleri çıkar ortaya, insanoğlunun. Bencilliği, çıkarcılığı ve zamanında karşılanmayan beklentilerinin verdiği tatminsizlik, sabırsızlıkla birleşince; emanet sorumluluğu askıya alınır bir daha geri dönmemek üzere.''' ama her zaman hayat istenilen şekilde olmuyor arada nasıl çürük elmalar çıkarsa, nasıl ayrık otu diğer yararlı bitkilere zarar verirse bizim işimizde çürükleri ayırarak ve ayrıkları temizleyerek beyaz sayfalara ve temizliğin simgesi olan beyazın hayatın etkin rengi hale getirmektir. bizde olumlu ve olumsuz etkileri aynı anda yaşatan bu yazın için teşekkürler.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım