Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

küpür

( kalınca toz kırıntı )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Davut ZAT arrow Bir Eylül Daha Geride Kalırken...
Bir Eylül Daha Geride Kalırken... Yazdır E-posta
Tuesday, 28 September 2010

Eylül, mevsimsel açıdan sonbahara merhaba demek. Eylül, yarım kalan yaşanmışlıkların hüzünlü hatıralarını içinde barındırmak. Eylül, kimisinde hasat zamanıdır, ömrün meyvelerinin toplandığı. Bir ömre sığdırdığınız nice güzellikler, tıpkı bir sezon boyunca ekim-dikim yapan çiftçilerin mahsullerini toplayarak ambarlara koyduğu örnekle eş değer...

Eylül ayının insanlarda yaptığı çağırışımlar da farklı farklı olmuyor mu, yaşantıların ve düşüncelerin çeşitliliği adedince.

Şayet hazırlıksız yakalanmışsanız ömrün eylüllerine iklimde yaşanan dengesizlikler misali; terletir, üşütür, hasta eder, savurur insanı bu kasvetli zaman dilimleri.

Çünkü eylül, duygularda da eylüldür! Bir ayrılık vaktidir bu zamanlar. Doğanın büründüğü bahar ve yaz sezonunun rengârenk atmosferinin ardından, o güzel manzaranın terk etmeye yüz tuttuğu hazandır eylül. Kim bilir insan ömrünün eylülleri de aynıdır belki de. Gerçekleşemeyen hayaller, yarım kalan aşklar, terk edilmiş sevgiler ve sevgililer, hayatın acımasızlığında hoyratça kopartılmış taze duyguları hatırladır hep eylül akşamları.

Gün batımında havanın kızıllığa büründüğü anda yere akseden manzara, sararmaya başlayan yapraklarla hüzünlü bir uyum bırakır belleklerde. Vakit, terk zamanıdır dercesine…  

Tek tesellisi insanın, tekrarlanıyor olmasıdır mevsimin. Belki de örnektir bize, ibrettir dönen dünyanın tekrarlanan devri daimleri de. Niye mi? Çünkü mevsimlerde ki gibidir insan hayatları da. Terk edilmişseniz şayet, mevsim yeniden gelecektir sizin içinde! Sararmışsa yapraklarınız, belki de bir başka aydınlanma gelecektir sonrasında. Yorulmuşsa bedeniniz, dinlenecektir başka bir yerde, başka bir zaman ve mekânda...

Nitekim bükülen beliniz, kaybolan feriniz ve titreyen eliniz, başka âlemlerde yeni bir doğuşa hazırlandığınızın habercisi değil midir? Geçenlerde küçük kızım bile; “baba sonbahar, ihtiyar insanları hatırlatıyor bana” diyordu. Çocukların bile farkında olduğu bir dönemeçte, insanoğlu nasıl telaşa kapılmasın ki? Şayet yaklaşan acı gerçeği fark edebilmişsek!

Böyledir bizde eylülün iz düşümleri!  Bir dahaki eylüle ulaşabilecek miyiz, bilemiyoruz. Ulaştık diyelim hadi! Geçen eylülde bıraktıklarımız olduğu gibi duracak mıdır hep öylece? Evet, eylülün duygularda bıraktığı hüzün bir başkadır…

Öyleyse; eylüller kaçınılmazdır mademki, o zaman yaşanılan her anın kıymetini bilmek gerekmez mi? Eylüllere gelinceye dek geçen zamana kadar ve eylül’ün içindeyken, zamanı güzelliklerle geçirmenin yolları aranmaz mı hiç? Peki, hiç düşünmeden kaçırdığımız bahar ve yazların bizi nerelere taşıyacağını, eylül olmadan anlayamayacak mıyız daha?

Bizi bekleyen kaçınılmaz son’la yüzleşme zamanını hatırlatan eylüllerin, yüzünüzde hep tebessümler açtırması temennilerimle…

Hayatınız boyunca mutlu ve esenlik dolu bir ömür diliyorum.  


Görüntüleme sayısı: 1383

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım