Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

tombak

( çıplak şapkasız baş )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Davut ZAT arrow İnsanımız Değerli mi?
İnsanımız Değerli mi? Yazdır E-posta
Thursday, 04 November 2010

Active Image

 

  Davut Zat
davutzat@gmail.com


İnsana değer vermek nedir, değersizlik nedir, gerçek anlamıyla sorguluyor muyuz; bilip bilmediğimizi ya da önem verip vermediğimizi düşünerek? Neden değer verdiğimizi hep lafla söyleriz de, değerli olduklarını göstermeyiz karşımızdakilere…

Bir sorunu görmezden gelerek, yok sayarak ya da öteleyerek onu bertaraf edebilir miyiz? Sorun dediğimiz şeyleri, ancak üzerine giderek ve gerçekten çözmek isteyerek giderebileceğimiz bir hakikat değil midir? 

Diyelim ki, Tosya Aşağıdikmen köylüsünün yaşadığı sağlık sorununun kaynağı, kanalizasyon değil! Sormak isterim; yıllardır akmaya devam eden kanalizasyon da mı bir sorun değil? Bence başlı başına bir sorun. Doğru mudur görmezden gelmek, ötelemek ve yok saymaya çalışmak.  Acaba bu soruna çözüm üretmek için insanların ölmesi mi beklenmektedir. 25 yıldır yok sayılan insan sağlığı, mağduriyetler ve insanlık gururunun incinmesi, bundan böyle de sürecek midir? İnsanlar bugün hastalıkla atlatmaya çalışıyor olsalar da, yarınlar açısından can kaygısına yönelik risk, Devrez köylüsünü beklemiyor mu? 

Bir hasta için helikopter kaldıran anlayışı, insana verilen değer açısından gerçekten takdire şayan buluyorum. Ancak aynı anlayışı, bir köyün toptan imhasına yol açabilecek bir nokta olan kanalizasyon sorunun çözümünde neden göremiyoruz?  İfadelerimizden çok abartı gösterdiğimizi söyleyenleri şimdiden duyar gibiyim!

Ancak konu insan sağlığıdır beyler. Ve insan da yeryüzündeki yaratılmış en şerefli  canlı çeşididir. Çünkü hepimiz insanız! Birazcık empati yapacak olursak bu bölgede yaşayan vatandaşlarımızı anlayabileceğimizi sanıyorum...  Sorumluluk konumunda olan ve Tosya’nın kaderinde 25 yıl boyunca görev almış bulunan değerli büyüklerimiz, bir Pazar günün hiç Devrez köprüsünden geçtiler mi acaba? Devrez çayından sulanan çeltik göllerinde üretim yapmak zorunda kaldılar mı? Kanalizasyonun akıtıldığı bir suyla, ürünlerine can vermek durumunda bırakıldılar mı?  Ya da bu ürünleri tüketmekle karşı karşıya kaldılar mı hiç?

Hatta pazara giden Devrez köylüsünün; “bu sebze veya meyve, pis su ile sulanan bir ürün müdür” haklı sorusuna muhatap oldular mı? Büyük kentlere götürülen Tosya pirincini pazarlarken; “bu pirinç Tosya kanalizasyonu ile sulanan tarlaların bir mahsulü mü” diye kendilerine herhangi bir soru yöneltildi mi? Kanalizasyonu hiçbir filtrelemeye tabi tutmadan Devrez’e akıtanlar, paçalarını bir kez olsun sıvayıp, çayın bir kıyısından diğer kıyısına geçmek cüretini gösterebilirler mi? Ya da böyle bir yörede ve bu sorunla iç içe yaşamayı bir anlık olsun tercih ederler miydi? Sormak isterim; hastaneye taşınan 50 kişi den bir tanesinin de kendileri veya aile bireylerinden birisi olmasını dileyebilirler miydi?  Hiçbir vicdan buna razı olamayacağına göre; öyleyse 25 yıldır bu suskunluk niye? Yöre insanının suçu nedir? Masum insanları kanalizasyonla baş başa yaşatmak, bir kader mi olmalıydı…

Kısacası sorun çok yönlüdür beyler. Geç kalmış hiçbir şey, daha fazla ertelenemez. Kanalizasyona arıtma tesisi bir zorunluluktur.  En azından çökertme ya da filtreleme sistemi ile asıl tesis yapılana kadar,  geçici çözüm yollarına başvurmak bir aciliyettir. Aksi halde; göz göre göre geliyorum diyen bir bela ile hepimiz karşı karşıya kalabiliriz.  Bu durum sonunda altından kalkamayacağımız boyutlara gelebilir bizden söylemesi...

Peki, bugüne kadar neden çözülemediğini sorgularsak; gecikmenin temelini ben, bakış açımızdaki değer-takdir ölçüsüyle bağdaştırıyorum.  Galiba sorun; hizmeti, biraz da toplumsal çoğunluğun beklentilerini karşılarken, diğerleri sanılan azınlık topluluğunu ve zayıf kitleleri, vicdanımızın bir değeri olarak görememekte yatıyor.

Eee, ne diyelim!

Görüldüğü gibi herkes, yapamadıklarıyla değil, biraz da yaptıklarıyla anılıyor!  
Görüntüleme sayısı: 1443

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım