Online Sayaci 25
Serdar Elektronik - elektronik37.com - Kastamonu D-Smart Bayi

Üyelik Paneli







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 24 misafir bağlı

Çok Okunan Haberler

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

gönüllenmek

( beğenmemek iğrenmek )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz

RSS - Güncel Haber

mutlugelin.com - evlilik hakkinda online kaynak
Anasayfa
Ramazan Ayı Bir Fırsattır Yazdır E-posta
Çarşamba, 03 Eylül 2008

Active Image

 

 

Davut Zat
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Ramazan ayı üç ayların sonuncusu olarak kapımızı çalmış ve hanelerimize misafir olmuş bulunmaktadır. Hayır, rahmet ve bereketin insanlığın üzerine sağanak halinde indiği kıymetli zaman dilimlerinden olan ramazanı şerif, birçok fazilet ve güzelliği de içine alan ve dolu dolu geçirilmesi gereken bir öneme haizdir. Bu kadar önemli ve değerli olmasının sebebi, Kuran-ı Kerim'in ramazan ayı içinde insanlara bir hidayet kaynağı olarak gönderilmiş olmasındandır. Peygamber Efendimiz (sav) ramazanla ilgili; "Eğer kullar ramazan ayındaki üstünlükleri bilselerdi bütün senenin ramazan olmasını isterlerdi" buyurmak suretiyle bizlere konunun önemini vurgulamaktadır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah (cc); "Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı." diye emrederek ramazan orucunun farziyetini bizlere bildirmektedir.

Ramazan ayının önemini artıran bir diğer husus da "Kadir Gecesi"nin ramazan ayı içerisinde yer almasıdır. İşte, taşıdığı bu önem nedeniyle ramazan ayı "onbir ayın sultanı" unvanı ile anılmıştır. Bu unvanı almasındaki gerçek pay, içinde kadir gecesinin bulunması olduğu kadar, insanlığa hayat nizamının ölçülerini anlatan ve istikametimizi belirleyen yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'in kadir gecesinde indirilmiş olmasındandır.
  
Ramazan, hayatımızda ilahi rüzgârların esmesine vesile olmakla kalmayıp, aynı zamanda sabrımızın da test edildiği, testi geçebildiğimiz de ise karşılığının cennet olduğu kaçırılmaması gereken ilahi bir fırsattır. Ramazanda Allah'ın (cc) kullarına karşı sonsuz bir merhameti vardır. İnsanlara yağdırdığı nimet ve bereketle rızıklarımız artar, hatalarımıza duyulan pişmanlıklarla ayıplarımız örtülerek affedilir. Ramazan ayı gerçekten Allah nezdinde çok kıymetli ve şerefli bir ay olduğundan bu kıymetli zamanlarda yapılan dualar da kabule şayandır. Ameli hayatımıza yönelik hatalarımıza yapacağımız nedamet tevbeleri, ayların sultanında tertemiz hale gelebilmemiz için gidilecek en kestirme yoldur…
  
Ramazan ve bu günlerde tuttuğumuz oruçlar hürmetine Allah'a (cc) tevbe edenlerin günahlarını, bağışlanma dileyenlerin affını, dua edenlerin duasını kabul etmekte ve taleplerini yerine getirmektedir. Her konuda olduğu gibi ramazanın ihyası noktasında da hayatın yorucu ve boğucu temposuna kapılarak iş, güç vs. gibi konuların kıskacına düşmekten dolayı hakkı ile ramazanı yaşayamamaktayız. Halbuki, bu ramazanın bizim son ramazanımız olabileceğini hiç aklımıza getirmiyoruz..! O yüzden ramazanı bir fırsat bilerek bu günlerin ihyası için sağlığımız ve şartlarımız da elvermişken tefekkürle ve güzel amellerle değerlendirerek imanımızı kuvvetlendirmeliyiz. Yaptığımız amellerin meyvesi olarak da ahlakımızı güzelleştirip nefs terbiyesi ve kalp hastalıklarımızın tedavisi noktasında mücadele ve gayret içinde olmalıyız.
  
Ramazan ayının ifa edilmesinde en önemli mükellefiyetlerimizden birisi oruç ibadetidir. Çünkü; ramazan ayı, aynı zamanda oruç ayıdır, Kur'an ayıdır. Ramazan dışında yapılan ibadetlere nispetle, bu ayda yapılan ibadetlere 70 kat daha fazla sevap verildiği İslam alimlerince rivayet edilmektedir.   Ramazan ayının getirdiği bereket ve kazandırdığı güzel ahlak ile kulluğumuza daha bir özen gelir, ruh ve gönül dünyamız coşku, heyecan ve manevi zevklere kavuşur. Katılaşmış gönüller, ramazan sayesinde yumuşar ve düşküne, fakire, yetime, ihtiyaç sahibine, hasta ve yakınlara karşı daha müşfik ve daha duyarlı hale gelir.
 
O halde, tutulan oruçlarla ve yapılan nefs mücadelesi ile oluşan düzen ve disiplin, nefsin manevra alanını kısıtlamakta ve bu kutsal ay’ın manevi bereketinden aldığımız mücadele gücü ile daha olgun insan olma yolunda kazanımlar ve güçlü olma imkânını da elde etmiş oluruz.
   
Bu nedenlerledir ki, ramazan ayı kutlu zaman dilimlerinin en baştâcı edilmesi gerekenlerindendir. Bu günlerde insanlardaki rikkat düzeyi daha da derinleşmektedir. Gönüller Allah'ın nuru ile bezenmekte, feyz ve bereket sağanak sağanak kalplerin derinliklerine inmektedir. Böylelikle inkişaf eden bir gönül zenginliğini, ramazan ayı her geçen gün daha da büyütmektedir. Maneviyat adına gerek fert gerekse toplumsal olarak da büyük mesafeler kaydedilmektedir. Kadir gecesinde yapılan final ile ramazanın da sonuna yaklaşılmaktadır. Arefe günü ve bayram gecesinin nihayetinde ise; onbir ayın sultanında Allah'ın istediği gibi bir kul olma azminde verilen mücadelenin bir meyvesi olarak bayram etmeye hak kazanılmış olunmaktadır.
  
Ramazanda oruç tutmak ve teravih namazı kılmanın yanı sıra oruçluları iftar ettirmek, tövbe, istiğfar ve tefekkür etmek, fakir ve düşkünlere sadaka vermek, yakın akrabayı ziyaret, küçüklere şefkat, büyüklere saygı, dili, gözü ve diğer azaları haram olan şeylerden korumak, namaz vakitlerini cemaat ile kılmak, nafile ibadetler yapmak, güzel ahlakın üzerimizde sıfatlaşması için mücadele etmek, başkalarının yapacağı kötülükleri önlemeye çalışmak, yetimlere ikramlarda bulunmak… kısacası, bu ayın gündüz ve gecelerini dolu dolu geçirmek dünya ve ahiret menfaatimiz açısından oldukça elzemdir.
  
Herhangi bir mazereti nedeniyle oruç tutamayanlar da teravih namazlarını kılmalı ki, böylelikle ramazanın ruhundan uzaklaşılmamış olsun.   Bütün bunlara ilave olarak azalarımızı Allah'a (cc) isyandan muhafaza etmek, tartışma ve malayani sözlerden kendimizi korumak, sabırlı olmak, doğru insanlarla arkadaşlık etmek, yalan, iftira, boş söz, kötü zan ve gıybet gibi olumsuz davranışlardan kaçınmak geçmişlerimizin ruhlarına Kur'an-ı Kerim okuyarak hediyeler göndermek, ramazanın içinde kadir gecesini aramak ve Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı içinde kadir gecesi olmayan bin aydan daha hayırlı olan bu geceye mahsus, özel itina göstermek, sahura kalkmak ve iftar etmek maneviyatımıza önemli kazanımlar sağlayacaktır. İşte yapılacak bu ameller sayesinde kazanılan güzel ahlakın bir getirisi olarak, iradeler güç ve kuvvet bulacak ferdi ve sosyal hayatımıza da denge ve istikamet bulacaktır.
   
Öyleyse, bu ay, gün ve gecelerin her zaman ele geçen fırsatlardan olmadığının idraki içinde olalım. Ramazan ayını değerlendirmek suretiyle faziletlerini de elde etme bilinci içinde elimizden geleni yapalım.
  
Bu vesile ile ramazan ayının ve kadir gecesinin tüm İslam alemine hayır ve güzellik getirmesini, yaptığımız amellerin ve tuttuğumuz oruçların da Cenabı Mevla'mızın (cc) katında kabule şayan olmasını niyaz ederim.


Görüntüleme sayısı: 1506

  Yorumlar (2)
Çok güzel bir yazı
Yazan s_candan, 03-09-2008 17:00
Ramazana dair kaleme alınmış yazınızı çok beğenerek okuduk ve istifade ettik. Doyurucu bir yazı olmuş davut bey. Konuya dair aydınlatıcı her türlü bilgiyi bulmak mümkün yazınızda. Kaleminize sağlık. Yeni yazılarınızdanda yararlanmak isterim. Sizinde Ramazanınız kutlu olsun. Herkesin oruçları makbül olsun
Eline sağlık
Yazan tombul, 17-09-2008 23:24
Maşallah Dâvut gardaşım günün mânâ ve ehemmiyetine uygun güzel bir yazı kaleme almışsın. Yazılanları sonuna kadar okuduktan sonra etkilenmemek mümkün değil. Hatta bu güzel yazının etkisiyle ramazan ayını daha iyi idrâk ederek en güzel şekilde yaşamaya gayret edeceğim. Bu vesile ile cümle ümmet-i Muhammedin Ramazanı mübarek olsun. Tekrar eline ve o engin yüreğine sağlık. Allah'a emanet ol.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2012 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım