Online Sayaci 1







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 1 misafir bağlı

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

bekitmek

( korumak için kapatmak )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa
Aşağıdikmenli'nin Mağdurluğu ve Sahiplik Üzerine Yazdır E-posta
Wednesday, 20 October 2010

Active Image

 

  Davut Zat
davutzat@gmail.com


 

Öncelikli olarak tüm hemşerilerime geçirdikleri toplu salgın hastalık nedeniyle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Köyümüz Aşağıdikmen, gerçekten zor bir süreçten geçiyor. Henüz adı bile konulmamış bir hastalıkla pençeleşip duruyor. Kimisi hastanelerde yatmaya devam ederken, kimisinin de ayaktan tedavileri yapılıyor.  Olayın içme suyundan kaynaklandığı şüphesi azalmış olsa da ihtimal halen devam etmekte. Aradan geçen 20 günlük hastalık sürecine rağmen, henüz resmi açıklama yapılabilmiş değil. Uygulanan tedavinin de bu nedenle koruyucu tedavi olduğunu öğrendik. Bu denli hayati bir konuda nasıl olur da teşhis gecikir, resmi birimlerimiz bir köyün toptan komplikasyon yaşadığı bir durumda ve hastalığın bulguları ortada iken, teşhis koyamazlar doğrusu düşündürücü. Demek ki hastalık virütük bir özellik taşıyor olmalı. Zira Ankara ve Kastamonu’da aynı şikâyetlerden yatan hastalarımız için de benzer bir sonuçla karşı karşıyayız…

 

Konu sağlık konusudur ve işin ucunda insan unsuru vardır. Sağlıklı bir yaşam için sorunun kaynağı her neyse, buna acilen inilmelidir. Teşhis konulmalı, hastalığa sebep olan önlemlerle birlikte ilave tedbirler alınmalı, bir daha böyle ciddi sorunlarla karşılaşılmasının önüne geçilmelidir.

 

Köylülerimiz ise birlik ve beraberliği koruyarak her konuda olduğu gibi sağlıklı yaşam konusunda da dayanışma içine girmelidirler.  Zira bu türlü büyük sorunlar, hep birlik ve güç olmakla aşılabilir.  Öyleyse zaman birlikte hareket etme ve hep bir ağızdan aynı talebi yenileme ve hastalık sebepleri karşısında aynı isyanı haykırma zamanıdır...

 

Aslında son yıllarda toplumsal yapıda görüldüğü gibi, köylerin birlik yapısında da eskiye oranla bir çözülme görülmekte. Söz konusu tespit, Aşağıdikmen için de geçerliydi maalesef. Ümidim odur ki, bu türlü zorluk ve felaketler, birlik olmayı kamçılayan faktörler olur da böylelikle olumsuz bir tablo, olumluya kanalize edilebilir.  

 

Konuyla ilgili çalışma yürütülürken ve yorumlar yapılırken sağduyulu davranılmalıdır.  Köylüler açısından da sükûnetin korunması ve dikkatli bir yöntem takip edilmesini önemsiyorum. Yapıcı olunmalı ve yetkililer nezdinde sonuca gidebilmek için ısrarlı bir talepkârlık içinde davranılmalıdır.  Çözüme katkı sunacak formüller illaki bulunmalı diye düşünüyorum. Zira hastalıklı bir şekilde veya hastalık riski ile yaşamak insanların bir kaderi haline gelmemelidir.  Bunun sağlanmasının tek başına olmayacağı da aşikârdır. Birinci önceliğimiz, köyün toptan hastalanmasına yol açan temel etken neyse o bulunmalıdır. Köylü niye hasta oldu? Kuyu suyunun depoya verilmesinden mi kaynaklandı, yoksa dağdan gelen suyla ilgili mikrobik bir durum mu yaşandı. Bundan sonra da gerekli tedbirler alınarak havuzun güvenliği artırılmalı ve dönemsel klorlamaları yapılmalı…

 

Şayet Devrez çayına akıtılan kanalizasyon nedeniyle böyle bir durum yaşanmışsa bunun da el birliği ile giderilmesi için, yetkili mercilerde daha baskın bir girişim başlatılmalıdır. Kısır siyasi polemiklere girmek yerine, köyün menfaatini düşünen siyaset üstü yaklaşımlar sergilenmelidir. Particilik yerine köyün gelişimini sağlayacak ve birlik dokusunu koruyacak çalışmalar yürütülmesi olmazsa olmazımız olmalıdır.

 

Kısacası köyün sağlık ve huzurunun korunması şarttır. Bunun sağlanması için elden gelen yapılmalı, seviye korunmalı ve güven atmosferi hiçbir şekilde kaybedilmemelidir.

 

Biz, ilçemizi ve köylerimizi dışarıdan gözlemleyen insanlarız. Kısa süreliğine gelip gidiyoruz. Belki de yöremizle ilgili huzursuzluklardan en az etkilenen insanlarız. Ancak köklerimiz bu memlekettedir. Şehrimize, köyümüze ve Aşağıdikmen’e bağlıdır. Bu nedenle insanların sağlık gibi, kanalizasyon gibi, kum ocakları ve maden gibi hayati önem arzeden konularında kafa yormamız, memleket sevgimizin ve borcumuzun bir gereğidir…

 

Devrez kumu'nun özel şirketlere verilmesi, suyunun kanalizasyonla heder edilmesi ve dağlarında maden araması yapılması karşısında; köylünün bundan hiç haberinin olmaması ve olayların akışına etki yapamaması bir gerçek ise de; köyümüzden başka gidebilecek bir köyümüz daha yoktur.

 

En azından şimdilik bu böyle!  

 

Birlik ve beraberlik içinde, sağlık ve huzurla nice güzel günleri bir arada yaşayabilmeyi diliyorum. 


Görüntüleme sayısı: 1370

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım