Davut Zat
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Alimler bir beldenin nurlu kandilleridir. Onların aramızdan ayrılışı ve kendileri açısından da vuslata ermelerinin ardından, o beldeyi aydınlatan kandillerden birisinin daha sönmüş olacağı bir gerçektir. Fakat, manevi feyzleri ve yetiştirdikleri talebeleri kanalıyla bıraktıkları miraslarının devam etmesi hali, bu durumun tek istisnasıdır. Hakka hizmet etme noktasında öncü olmuş ve hakkın kullarına faydalı olma şerefine ermiş büyük zatlar, eserleriyle yaşarlar. Hiç şüphesiz ki, eserlerinin en önemlisi de yerlerine bıraktıkları yetişkin insanlardır. İşte farklılıkları da bu özelliklerindendir. Onlar Sadece hoca ya da sakallı bir hacı amca olmayıp, ilim ve tasarruflarıyla her boyutta çepeçevre kuşatabilen “mürşid-i kamil” olma vasfına ulaşmış donanımlı insanlardır, yani “veli”lerdir.
Dünyamızın ihtiyarladığı, vaktin iyice daraldığı, karaların, denizlerin ve ülke coğrafyalarının bile kirlendiği bir zamanda; etrafına güzellik tohumları ekmekten başka bir şeyle meşgul olmayan bir büyük insandı, Hacı Recep Efendi. İnsanlardan binlercesinin günah bataklığından kurtuluşuna vesile olup, onların aydınlık ve güzellikler iklimine yelken açmalarını sağlamış bir büyük Zat’tı O. Yine bir büyük silsilenin günümüzdeki temsilcisi ve manevi dünyamızın temel yapı taşlarından biriydi... Büyük bir zat ve tevazu bir insandı. Yapıcı sohbetleri, maneviyat aşkı, sevgi kaynaklarına muhabbeti, bütün talebelerine karşı merhametiyle bilinen bir sevgi sultanıydı... Gönüllere misafir olmuş, o gönüllerde yer tutmuş, ilim ve feyzleriyle yöremizi bereketlendiren bir gönül eri... Ömrünü ilim öğretmeye ve insanların güzel ahlaklı olmalarına adamıştı. Böyle büyük bir gönül sultanını anlatmak elbetteki benim kapasitemi aşan bir husustur. Bu konuda acizliğimi ve haddimi bilerek sadece duygularımı sizlerle paylaşmak istedim.
Dünya denilen şu koca handa, en güzel yatırımın insana yönelik olduğunun farkında olarak hizmet ettiler. İnsana hizmette, insanlık kalitesinin zirvesine ulaşarak, Hz. İnsan ve Allah (cc) dostluğu gibi bir rütbenin sancaktarlarındandı, Recep Efendimiz. Mümtaz değerlerimizden olan Recep Efendi’yi, Tosya ilçemiz başta olmak üzere, Kastamonu, Çankırı, Çorum, Ankara ve diğer İl ve İlçelerimizden de birçok insan ziyaret etmekteydi...
Elbette Allah dostları, hayatı temiz ve güzel yaşarlar. O yüzden de temiz bir ölümleri olur. Geride güzellikler ve kutlu izler bırakıp öylece giderler... “Hacı Baba” namıyla tanınan Recep Efendi de izi takip edilecek kutlu önderlerden biri olarak, Allah’ın (cc) rahmet kapısında umut bekleyen talebeler yetiştirdiler. O talebeleri, büyük Allah dostunun gönül ikliminde buluşarak, dertlerine ve sancılarına çözüm aradılar. Dara düşmüş gönüllerini alimleri vesile tutarak tevbe pınarında yıkadılar. Ne mutlu bir defacık olsun elini öpebilene... Müjdeler olsun, onun cennet kokuları saçan atmosferinde bulunup, izinden yürüyenlere. Ne mutlu... Evet Allah dostu veliler; “Peygamberlerin gerçek varisleridir.” ve “Onların ölümü âlemin ölümüdür.” Onlar için bela, mihnet ve yük olan bu dünya, sadece hizmet kapısıdır. Kendisinden önce gelen ve hizmetini tamamlayanlar gibi, Recep Efendi de imtihan dünyasındaki 74 yıllık hayat sınavını tamamlayarak 03.01.2008 tarihinde, Tosya'daki ikametgahında sonsuzluk kervanına katıldılar... Böylece ilçemizin maneviyat semasındaki bir büyük yıldız sonsuzluk ülkesine kaymış oldu..! Geçici olan bu diyardaki vazifesini tamamlayan maneviyat büyüğümüzün, Allah'ın rahmetine kavuşmuş olması, elbetteki bizim için büyük bir kayıptır.
Çünkü; Tosyamızın manevi dinamiklerindendi ve aramızdan ayrılarak hasretini duyduğu sevdiklerine kavuştu. Ayrılışlarının ardından peşlerinde sadece Tosya değil, onun gönül ikliminde buluşan bir çok insan, son vazife için cenazesine yetişmek üzere, tıpkı maneviyatından yayılan nur gibi, bembeyaz karlarla örtülmüş bir kış sabahında Tosya’ya koştu... Haberdar olan ve yetişebilen tüm sevenlerinin sükunetle akan göz yaşları ve mahzun gönüllerden taşan dualarla son yolculuğuna uğurlandı.
Büyük ilim ve irfan insanı, iman ve ahlak kahramanı, dava adamı ve gönül sultanlarından Hacı Recep Efendinin, Hakk'ın rahmetine kavuşmasından sonra, sevenlerinin uğrak mekanı artık, Asri Mezarlık’da bulunan aile kabristanlığıdır.. Vefatı, onu tanıyanları ve bağlılık duyanları olduğu kadar, onu uzaktan sevenleri de derinden üzüntüye boğmuştur..
Ümidimiz o ki, manevi mirasını devam ettirecek, kendisinden sonra zincirine eklenen yeni halkalar bırakmış olmasıdır... Talebelerinden istirhamımız ise; O’nun örnek hayatını ve yaşantısını anlatan, bizlere ışık tutacak eserle rkaleme almaları, sohbetlerini derlemeleri ve bu çalışmalarıyla sevenlerini buluşturmalarıdır. Yine, her yıl Recep Efendi'yi ve onun misyonunu hatırlatan “anma günleri” düzenleyecek çalışmalar içerisinde olmalarıdır…
Ülkemizin içinden geçmekte olduğu bu zor dönemde, birlik ve beraberliğe daha da çok ihtiyaç duyduğumuz bir hakikattir. İşte bu birlik yapısının harcı ve çimentosu konumunda olan manevi liderler, her zaman vazgeçilmezlerimiz arasında yer alacak ve arkalarında hep büyük bir boşluk bırakacaklardır. Üstad Necip Fazıl bu durumu; “Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti, İyi insanlar iyi atlara binip gitti.” şeklinde ifade ederek, böyle büyük değerlerin yerlerinin öyle kolay kolay doldurulamayacağına dikkat çekmiştir. Evet, onlar sevdiklerine kavuştular. İnşallah bizde onları hakkıyla sevenlerden olur ve öbür alemde onlarla komşuluk hakkı kazanırız.
Bundan sonra Hacı Recep Efendi hakkında; kendisini tanıyanlarca, hep onun kemalinden, sevgisinden, Allah aşkından, Peygamber hasretinden bahsedilecekdir. Yeni yetişen nesil ise, onun zamanına yetişememiş olmaktan üzüntü duyacaktır. Tosya, bir daha böyle büyük değerler yetiştirebilecek midir bilinmez, ama... O da bir nasip, gayret ve layık olma işi…
Bizim tek tesellimiz ise, manevi tasarruflarının hep üzerimizde devam edecek olmasıdır. Yine büyük fikir adamı Seyyid Şenel İlhan’ın ifade ettikleri; “Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, kıyamete kadar bu yol, yolcularını mütemadiyen Allah'a ve Resulüne taşıyacak ve daha nice veliler, Allah dostları ve gözü yaşlı aşıklar yetiştirecektir.” sözlerinde karşılığını bulan ümitlerimizdir.
Manevi mirasının devam edeceği beklentisi ve duası ile kendilerine Allah(c.c.)’dan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun.
Yakınları başta olmak üzere, tüm sevenleri ve Tosya halkımızın da tekrarbaşı sağ olsun...
Görüntüleme sayısı: 3546
Yorumlar (3)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.