Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

neydiviyon

( ne yapıyorsun? )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Davut ZAT arrow Tosya Terminali Neden Depo
Tosya Terminali Neden Depo Yazdır E-posta
Monday, 02 March 2009

Active Image

 

 

Davut Zat


Bir yöreye ait iç piyasadaki hareketliliğin, o yöreden gelip geçen insan sayısı ile doğrudan orantılı olduğu hepimizin de bildiği bir gerçektir. Ne kadar insan sirkülâsyonu var, o kadar da canlılık söz konusu olacaktır hiç şüphesiz. Bunun gerçeklemesindeki ana unsur ise; insanı oraya taşıyacak yol güzergâhı ve sosyal tesisler ile yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin varlığı nedeniyle olduğu, hepinizin de bildiği bir realitedir. Buradan hareketle bu yazımda; Tosya terminalinin yıllardır atıl durumuna dikkat çekmek istiyorum.

Yapıldığı o şaşalı günlerden bu güne kadar geçen zaman zarfında; 20 yıla yaklaşan bir yaşam serüveni vardır Tosya terminalinin. O günden buyana da bir türlü işlerlik kazandırılamayan duruşuyla adeta küskünleri oynayan bir görünümdedir. Zira; hepimizin hatırlayacağı gibi büyük bir özen ve heyecanla Amasya terminalinin planı taklit edilerek yapılmıştı terminalimiz. Uluslararası D–100 Karayolunun ilçemizden geçişi bize eski İpek Yolunu çağrıştırmış ve tekrar İlçemizin o güzel günlere açılım yapabileceği ümidi yeşermişti. Fakat aradan geçen onca zaman zarfında ne o ümitler çiçek açtı ne de terminal işletmeciliğe açılabildi. Dış otobüs firmalarının girmesine izin verilmeyen terminal şimdilerde bir iç giyim firmasının imalathanesi ve deposu olarak kullanılmaktadır. 

Eğer bir memleketin yöneticileri risk alacak kadar cesaret sahibi değillerse oranın yeniden dünya şartlarına uyum sağlayabilmesi de adeta imkânsız derecesinde zordur. Nitekim güzel bir mimariyle yapılmış olan bina; dünya da bir örneğine daha rastlayamayacağınız biçimde terminal işletmeciliği yerine, yapılış amacından başka birçok alana hizmet etmektedir! Kim bilir beklide; Tosya’nın kalkınmasına bu suretle katkı sağlanılacağı düşünülmüştür! Ya da İlçemize ait tek otobüs firmasının yıllardır insanlarımıza verdiği hizmetlerin zarar görebileceği düşünülmüş veya bizim bilmediğimiz, kendilerince daha farklı ve haklı sebepleri de olabilir…

Sebep ne olursa olsun zannımca; İlçemiz, devekuşu misali dünya gerçeklerine bu örnekte de görüleceği üzere bir kez daha sırtını dönmüştür. Tabiri caizse; kendi çalmış,  kendi oynamıştır. Halbuki, terminal dış firmalara açılmış olsaydı; gelen-giden yolcular kendi ihtiyaçlarını gidererek, dünya kadar alış veriş yapacaklardı. Birçok yazıhane kiraya verilecek ve şuan ki haliyle alınan kiradan daha çok gelir elde edilebilecekti. Ayrıca, birçok dükkânla birlikte yöresel ürünlerimizin pazarlanmasına da imkân sağlanmış olacaktı. Bu da; iş istihdamı, mobilite, para akarı ve canlı bir iç piyasayı Tosya’mıza hediye edecekti.  Bu hareketliliğin nihai getirisi olarak da dünya kadar insanımız ekmek yiyebilecekti. Şayet ilçemizden geçen seyahat firmalarına Tosya terminalinden yazıhane açma imkânı verilseydi… Yine, yolcularımız canı pahasına yol kenarlarında ve benzinliklerde otobüs beklemeyecek, valizi elinde bir yük olmayacak ve terminalimizin makûs talihine isyanlar göndermeyecekti…
 
Haksız mı söylemekteyim? Lütfen yetkili ve etkili olanlar beni aydınlatsınlar. Gelen yolcuların yapacağı alış verişlerle sadece mâli anlamda değil, kültürel anlamda da insanlar arası bir alış-veriş ve kaynaşma mümkün olmaz mıydı? Yol kenarlarında ki pirinç tüccarlarımız, kulübeler yerine daha lüks, donanımlı ve bir o kadar da Tosya’mızın görünümüne ve pirincimizin şanına yakışır alış veriş ortamına kavuşamaz mıydı? Çakı-bıçak ve kese-kuşak sanayii ile tatlı, şeker ve helva sektörü şubeler açar, seracılık dahi bu günkü bulunduğu noktadan çok daha farklı yerlerde olurdu kanaatindeyim.  Hatta bu yolcular, araçlarının kalkış saatine kadar Tosya’nın içine düzenlenecek servis hizmetleriyle; çarşıya davet edilir ve zamanlarını tarihi ve turistik yerlerimizi ve şehrimizi gezerek doldurabilirlerdi. Böylelikle sosyal tesislerimiz ayrı bir önem kazanır ve canlanırdı. İç turizme katkı sağlanır, doğan talebi karışlamaya yönelik iç üretimde böylece hissedilir derecede bir artış gözlemlemek mümkün olabilirdi. El çakıları, bıçkı, kemer, kıstı, pirinç, kese, kuşak ve tela gibi ürettiğimiz her ne varsa sergilenir ve esnafımız belki de bugün can çekişme durumunda olmaya bilirdi.

Bir başka açıdan ise terminalin dış otobüs firmalarına açılmış olması demek, İstanbul ve Ankara arasında yolcu taşımanın ötesine geçerek, şartların zorlanması anlamına da gelecektir. Bu husus ise yeni saha arayışı ile dışa açılma imkân ve cesaretinin de bir bakıma habercisi niteliğinde değil midir?   Nasıl ki, bir zamanlar karayolu ile hac yolcusu taşıdıkları veya kamyonlarımızın İran ve Irak gibi ülkelere yük taşıması örneğinde olduğu gibi…

Evet bundan böyle; “Tosya ya başka firmalar girerse, taşımacılık zarar görür mü veya ölür mü” demek, Tosya halkına da Tosya’nın taşıma firmalarına da yapılabilecek bir haksızlık demektir. Önümüzdeki yıllarda Tosya yolcu taşımacılığının, küçük minibüsler eliyle gerçekleştirilmesine elbette gönlümüz razı olmaz. Fakat insanlarımızın özel araçlarının git gide çoğaldığı bir dönemde, tercihlerini kendi araçlarından yana kullandıkları da bir gerçektir.  Geriye ise terminalimizin açılmadığıyla kaldığı da... Zararın neresinden dönülürse kârdır.  Bu nedenle Tosya’nın, bir an evvel terminalini dış işletmelere açması ve kendisini de dışa açılma kompleksinden kurtarması gerekmektedir. Böylelikle hem yapılış amacına uygun bir işletmecilik gerçekleşir, hem de maksimum düzeyde fayda elde edilir düşüncesindeyim.  

Eski ipek yolu üzerinde olmanın avantajlarını halkımız daha evvel nasıl kullanmışsa,  bu günde terminal işletmeciliği vasıtasıyla transit yoldan, arabaların transit bir şekilde geçmesi yerine; kısa süreliğine de olsa bir mola verme ve dinlenme merkezi yaparak tekrar kullanabilir. Fakat bu ve buna benzer projeleri hayata geçirmek için sanıyorum Tosya’nın birazda düşünsel bir değişime ihtiyacı olduğu fikrini benimsemekteyim. Türk siyasetinin genel-geçer kuralı halini almış sancılı yönetim anlayışından, Tosya’mızda maalesef zaman zaman nasibini almıştır. Alınan kararlar ve yürütülen projelerden bazıları, İlçenin kaderinde bir takım olumsuz sonuçlara sebebiyet vermiştir. Oysa Ülkemizin başka il ve ilçelerinde görüldüğü üzere yeraltı ve yer üstü zenginlikleri ile akarsu ve yol güzergâhında bulunmanın ne gibi menfaatler sağladığına hep birlikte şahit olmaktayız. Kaldı ki, Tosya arabaları sadece Ankara ve İstanbul’a yolcu götürmektedirler. Yine bu yapı bir şekilde korunmak suretiyle; yıllardır Tosya’nın yükünü çeken firmamızın milli bir anlayışla sahiplenilmesi olmazsa olmazlarımızdandır. Aksi halde küçük minibüslerle yolculuk yapmak kaçınılmazdır. Fakat bu yapının muhafaza edilmesiyle birlikte D–100 karayolunun imkânları da muhakkak kullanılmalıdır. 

Ellerindeki imkânları iyi kullanan yörelerin kalkınmışlık düzeyine yaptığı katkıları bizim yöremizde de görebilmek talebi, sanıyorum bizimde hakkımızdır. Bu haklı talep, bundan sonra olsun Tosyalı için de geliştirilir ve daha başka projelerle birlikte desteklenerek Tosya’mız için faydalı hale dönüştürülebilir ümidini hep taşımaktayım.

Yaklaşan seçimleri de vesile bilerek, sorumluluk almaya talip olanların cesur kararlara imza atmasını ve güzel Tosya’mızın kalkınmasına katkı sağlayacak projeleri gerçekleştirmesini diliyorum.


Görüntüleme sayısı: 3933

  Yorumlar (2)
Yazan hbenek, 07-03-2009 12:42
DAVUT GARDAŞIM, yıllıardır biz sanayimizi koruduk gümrük duvarlarıyla doğru bir şeydi ama yanlış kullanıldı. doğruydu yerli müteşepbisler sanayiyi geliştireceklerdi. ama birde baktıkki bu korumalardan yararlananlar buzdolabını bize o kadar çok pahalalı satmışlar ettikleri karlarla yeni yatırım yapaçaklarına yeni yatlar villalar, lüx araçlar almışlar. çok kar edince çocuklarına da aldılar. hızlarını alamayanlar ingiltereden malikane,filoridadan daire vs... devam ettiler. bunların aracılıgından bıkan uluslurarası firmalar direk kendileri girdiler ülkemiz piyasasına ve saltanat bitti kirizler dönemi başladı. ama biz yine uyanmadık. aynı durumun küçük ölçeklisi tosyada devam ediyor ne zamana kadar, hava taşımacılığından bunalan büyük firmalar buraya girinceye kadar ne kadar sürer kanatimce az zaman kaldı biz tosyalılar çözmezsek bu sorunu adamın biri gelir sorunlarımızdan kendine pay cıkararak kendi çıkarları doğrultusunda çözer. halının altına süpürülen çöp yarının çöpüyle birleşince, o gün kaldırmadığımız çöp, bugünkü yarınki ile birleşerek daha çok çöpü daha çok zahmetle kaldırmak zorunda kalıyoruz. HERHALDE GERİ KALMAMIZIN NEDENİ BU OLSA GEREK.. ELİNE DÜŞÜNCENE SAĞLIK....
Yazan neminarin, 13-04-2009 14:35
otogar ve dinlenme tesisi olarak çifte hizmet vermesini isterdim bende. istanbul'dan karadenize giden kişiler bolu'da ufak bir dinlenme yapıyor ve sonra tosya'ya gelinceye kadar başka bir yer bulamıyor. eğer tosya'da, kaliteden kaçınmadan hizmet verecek böyle bir yer olursa, otogar onca yıllık kaybı 3-4 yılda amorti edebilir.  
 
fikirlerinizide çok beğendim Davut Abi.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım