Davut Zat
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
İşlem hacmi düşük dar ekonomilerin kaderidir yeni iş, istihdam ve gelir kaynakları araştırmaya yönelmek. Küçük denemelerle başlayan işler ve günü kurtarmaya yönelik para kazanma çabaları. Tosya gibi nüfusun kendi kendine yetmeye çalıştığı ekonomilerde gelir arayışlarının bir ürünü de seracılık olmuştur hiç şüphesiz. Halkın, ihtiyaçlarını bizzat kendi üretimiyle karşılamaya çalıştığı ilçemizde, belli teşviklerle gelişme imkânı bulan ve birçok ailenin gelir kapısı olmaya adaydır seracılık. Ama desteklenmek kaydıyla…
İklim şartlarının henüz elverişsiz olduğu bir zamanda, daha erken vakitte ürün elde imkânını sağlayan bir sektördür sera yetiştiriciliği.Yine bu üretim, daha az ekim alanı kullanmak suretiyle daha fazla ürün elde imkânını da sağlaması nedeniyle büyük bir kolaylıktır üreticisi açısından. Son on yıllık bir dönemdir Tosya ekonomisinde yer edinme ve iktisadi bir sektör olma çabası olarak göze çarpmaktadır sera yetiştiriciliği. İlçe Tarım ve Özel İdare Müdürlüklerinin ilgi fonlar aracılığı ve üretici iş birliği ile yürütülen toplam 250 adet serada; özellikle salatalık üretimi başta olmak üzere, domates, biber, kavun ve kısmi olarak da marul vb. ürünlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Çeşitli tiplerdeki yüksek tünel seralarda yürütülen örtü altı sebze yetiştiriciliğinin yanı sıra, açık alanlarda da sebze üretimi yapan çiftçilerimiz mevcut olup, tüketimin bir kısmı da bu şekilde karşılanmaktadır. İlçemiz ve civar köylerinde açık alanda yürütülen ekim alanı, serayla yapılan üretim alanın yaklaşık 10 katı ve daha üzerinde olmasına rağmen, üretim miktarı olarak çıktı değerleri bu orana tam tezat teşkil edecek şekildedir ve seraya göre 3 de bir miktarına isabet edecek kadar da düşüktür.
Tosya ve civar köylerinde yüksek tünellerde yapılan turfanda sebzeciliğin ekim alanları ve verim göstergelerine bir göz atacak olursak;
15 dönümlük bir alan salatalık ekimine ayrılmış olup bunun karşılığında; 230 ton, Domates 5 dönümlük bir alanda; 47 ton,
Biber 2 dönümlük bir alanda; 11 ton,
Diğer ürünlerde ise 2,5 dönümlük bir alanda; 15 ton,
Toplamda ise; 25 dönümlük bir alanda uygulanan ekimle yaklaşık; 300 tonluk bir hasat üretimi sağlanmaktadır.
Peki, seracılığın ilçemiz açısından 250 aileye gelir kapısı olmaktan başka ne gibi faydası olmuştur derseniz; öncelikle yöre halkının “çıtır çıtır” diye tarif edilebileceğimiz taze ve doğal ürünlerle buluşarak sofralarını lezzetlendirmelerine imkân sağlanmıştır. Birde yakın tarihe göz atanlar hatırlayacaklardır. Tosya’ya her pazartesi günü dışarıdan kamyon kamyon sebze ve meyve gelmekteydi. Yerli üreticinin haklı olarak tepkiyle karşıladığı bu olay, belediye görevlilerince idari işlemlere tabi tutulmakta ve bir takım olumsuzlar yaşanması da kaçınılmaz olmaktaydı. Zira, istisnasız her hafta Tosya dışından ithal edilen ürünler yerli üretimin elde kalmasına sebep olmaktaydı. Şimdi ise sera yetiştiriciliğiyle artan ürün arzı, iç piyasadaki taleple eş değer hale geldiğinden artık piyasa doyuma ulaşmakta ve dışarıdan ithal sebze gelmemektedir. İşte bu sebebe dayalı yaşanan kavgalar ve olumsuzluklarda böylelikle kendiliğinden son bulmaktadır. Bu durum sevindirici bir gelişme olmakla birlikte tabiî ki yeterli de değildir. Çünkü önceleri az sayıda olan seralar, talebe göre sayısal artışını sürdürmüş ve hali hazırdaki tüketimle mukayese edildiğinde, üretimde zirve yapmış durumdadır. Bundan daha fazla yapılacak bir üretim genişlemesinin piyasayı yeniden şişirmeye sebep olacağı bir hakikattir. Bunun tabi bir soncu olarak üretici olan çiftçilerimiz ekmek paralarını temin ederek ailelerinin geçimlerini sağladığı ve tamamen alın terinin bir meyvesi olan bu mahsüllerinin ellerinde kalacağı kaçınılmazdır. Pirinç, şekerpancarı ve diğer tahıl ürünleri ile hayvancılıkta yaşanan gerilemenin oluşturduğu maddi kayıpları sebzecilikle ikame etmeye çalışan halkımızın, geçim sıkıntısı yine devam edecektir. Zaten Tosya’mızda, seracılıktan zengin olan bir kimseye de rastlanılmadığı da bir yöre hakikatidir...
Evet, mademki bölgemizde mevsim, iklim, topraklarımız ve şartlar bu işi yapmaya uygundur ve üretmek mecburiyetinde olan çalışkan iş gücü imkânımız da mevcuttur, o zaman ne yapmamız gerekmektedir? Benim ve sizinde tespit etmekte zorlanmayacağınız akla gelen en önemli sorunun dış pazar bulmak konusu olduğudur. Şayet dış talep doğuracak bir pazar imkânıyla üreticiyi buluşturabilirsek, buna bağlı olarak çiftçilerimiz sera sayısını artırarak üretimini geliştirecek ve Tosya adı yeniden duyulmaya başlayacaktır. İlçemiz ekonomisine sağlanan bu girdi ile iç piyasada da iktisadi açıdan kombine bir hareketlilik gözle görülür şekilde hissedilecektir.Evet, acilen bunun çalışmaları yapılmalıdır. Tosya sera üretimi olan ürünlerini dışarıya pazarlayabilir mi? Yöneticiler can çekişen Tosya ekonomisine böyle bir imkânı armağan edebilirler mi? Üretimin pazarlanmasıyla çiftçinin cebine giren sıcak para, tüketim noktasında şehir esnafına kasasını rahatlatabilir mi… Hiç şüphesiz Tosya’ya yapılacak en faydalı icraatlardan birisi bu olacaktır. Şayet bunlar sağlanabilirse Tosya ekonomisi biraz daha diri ve kemikli bir hal alabilecek, iş yerlerimiz bir bir kapanmayacak ve esnafın market ve bakkallardaki ürünlerinin son kullanma tarihleri geçmeyecektir!
Son dönemin gözde bir tarım faaliyetli olan seracılığın Ülkemizin diğer illerinde yapıldığı gibi İlçemizde de profesyonel bir şekilde yapılabileceğinden hiç kuşkum yoktur. Acilen pazar bulunmaması halinde ise, diğer üretimler gibi sera yetiştiriciliğinin de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı kaçınılmazdır. Zira artan sera sayısı, tüketici sayısındaki artışla paralellik sergileyemeyeceğinden, satış payını düşürecek ve bu sektörde kendine yetemez hale gelecektir. Zaten bunu bilmek için kâhin olmaya da gerek yoktur...
Hâlbuki siyasetçiler ve yerel yöneticiler başta olmak üzere, odalar ve birliklerin değerli yetkilileri bir araya gelerek dışa açılım noktasında bir çaba sarf edip,piyasa olanaklarını çiftçimize sunabilseler, halkı kendi kaderleriyle baş başa bırakmasalar, halk da kendi emeğine sahip çıkar ve Tosya dışına yapılacak bir sevkıyat bizim bölgemizi de adından söz ettirmeye yeterli hale getirir. Çünkü bizim halkımızın çalışkanlığından hiçbirimizin şüphesi olacağını sanmıyorum. Tosya’mız, bu veya buna benzer açılımlar yapılabilirse, çitçimizde, şehir esnafı da, diğer sektörlerde çalışan halkımızda ekonomik olarak gelişir, hatta modern üretime geçer, cebine daha fazla para girer ve bunun olumlu katkısı olarak dışa göç olayları da bu düzeyde gerçekleşmez düşüncesindeyim.
Şuan ki tıkanmış bir piyasa ve ekonomik şartlar itibariyle İlçe ve köylerimizin bu şekilde daha fazla gidemeyeceği, sadece benim değil, herkesin şikâyet ettiği ve dikkat çekmek istediği bir konudur. Bu nedenle illa ki Tosya’nın önünün açılması gereklidir. İlla ki atılım ve açılım yapılmalıdır. Gerek Ilgaz dağlarından öteye geçerek Kastamonu ve daha ötesiyle, gerekse İn dağını aşarak Çankırı ve daha ilerisiyle buluşmamız olmazsa olmazlarımızdandır…
Ancak bu itibarla insanımızın gözü ve gönlü dışa açılabilir, yeni sektörlerle tanışma imkânı elde edebilir. Kısacası, Tosya ekonomisi kendi kabuğunu kırar ve kendine yeter hale gelebilir…
Görüntüleme sayısı: 1669
Yorumlar (3)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.