Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

zoba

( soba )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow YAZARLAR arrow Davut ZAT arrow Tosya'nın Değişim İhtiyacı
Tosya'nın Değişim İhtiyacı Yazdır E-posta
Monday, 23 March 2009

Active Image

 

 

Davut Zat


Değişim dünyanın kaçamadığı bir dönüşüm, yenilenme veya gelişim hareketine verilen tanımlamanın adı. Hangi zaman dilimine ait olursa olsun kaçılamayan bir realite. Ve baş döndürücü bir hızlılıkta ilerleyen bir yapılanma. Hiç kuşkusuz, günümüz ilkel kabileleri bile, dünyanın değişen şartları karşısında nasiplenmekten kendilerini kurtaramamakta. Yani değişimin yetişilemeyen hızı ve cazibesi karşısında, olanlar dahi değişmekten kendini alıkoyamamaktadırlar. Değişim olmasaydı şayet, insanlık bugün bile ilk çağların şartlarında yaşıyor olmaya devam edecek, belki de kendilerini böyle mutlu hissedeceklerdi. Ama değişim kaçınılmaz bir olgu. Taş devrinden bu zamana kadar insanlık nice değişim süreçleri yaşayarak, bir birikimi günümüze taşıdılar. Böylelikle her alanda tecrübî bir kültür oluştu ve değişmek hayatın bir parçası halini aldı.

Mademki değişmekten kaçış sözkonusu değil, öyleyse değişirken nelere dikkat edileceği esas olandır.  Toplumsal kural ve altyapıya uygun bir değişimin, sancısız bir yenilenme olduğu düşüncesindeyim. Aksi halde bocalama kaçınılmazdır. Değişim bir vazgeçiş olmayıp,  uyum ve bütünleşme sürecinin tâ kendisidir. Değişirken özü korumak, asla sadık kalmak, değer ve kıymetlerimizi göz önünde bulundurarak değişim binasını inşa etmek, deprem vari gelen gelişmeler karşısında sarsılmamanın da temel şartıdır. Gelişerek değişimi yakalamak için başta değişime inanmak lazımdır!  Öyle olmadığı zaman değişime direnirsiniz ki, oda sizi toplumun ve diğer gelişmiş memleketlerin gerisinde bırakmaya yeter de artar bile. Evet değişime öyle bir inanırsınız ki, hem aslı korumak için geçmişinize sarılır, hem de doğruluğu test edilmiş ve genel-geçer kabul görmüş evrensel gelişmelerden de yararlanırsınız.  Sevgiyle ve heyecanla inanmışsanız bir takım şeyleri değiştirmeye ve bu değişimi destekleyecek bir ekip de oluşturabilmişseniz şayet, işte o zaman birçok örneğini gördüğümüz memleketlerdeki gibi; siz de değişir ve şehrinizin şekil ve şemailini de değiştiririsiniz. İşte Çorum, işte Kayseri, işte Safranbolu, işte Beypazarı işte Osmancık sadece ilk etapta akla gelen en yakın örneklerdir. Bir mühendis bile ürettiği bir tohum ırkına “Osmancık–97” adını vererek, nasıl ülke gündemine ismini yazdırdı ve Tosya pirincini alaşağı ediverdi. Hem de pirinç, Tosya da ekilip biçildiği halde Osmancık ismiyle satıldı ve satılmaya devam etmekte. Osmancıklılarda o mühendislerini baş tacı edip, yöneticileri yapmakta gecikmediler! Evet, benim değişimden kastettiğim gelişimdir. Yozlaşma, çözülme veya bir erime değildir.  Yenilenme ise zamanın şartlarına uyum sağlamaktır. Yoksa değişiyoruz derken, hiçbir şeye benzememekte var..! Kastım bu tür bir değişme değildir elbette. 

Evet değerli Tosyalılar ve İlçemizi yönetmeye talip olanlar; artık, güzel Tosya’mızı olduğu gibi kabul ederek yönetmek yerine, memleket sevgisini ön plana çıkartmalısınız. Bu sevginin ispatı da Tosya’nın kalkınmasını ve açılımını sağlayacak projelerle olmalıdır. Bu projelerin neler olduğu ve nasıl uygulanacağı sizlerin işidir. Zira bunca gerileme, göç nedeniyle boşalan köylerin durumu, daralan ekonomimiz gibi başlıca sorunlar, ilk önce ilçemizi yönetmeye talip olanları rahatsız etmesi gerektiği düşüncesindeyim.  Koltuk sevgisinin ötesine geçerek, hizmet sevgisinin verdiği huzur ile mutlu olma zamanı daha gelmedi mi? Tosya’mız nasıl kalkınabilir, işsizlerimiz nasıl istihdam edilebilir, göç nasıl önlenebilir, okumuş akademisyen sayımız nasıl artırılabilir ve bürokrasideki hemşerilerimiz nasıl terfi ettirilebilir? Ancak bu sorulara cevap bulduğunuzda ve bunların gerekleri yapıldığında kalkınmak mümkündür. Siyasetçi bahse konu sorunlara kafa yormalı ki, projelerini hayata geçirebilsin! Gerçekleştiremediğinde ise karınca misali o uğurda değer kazansın. Zira yönünün ne tarafta olduğu ve safının istikameti belli olsun. Yani Tosya’nın safında ve insanımızın yanında yer aldığını yaptıklarıyla göstermeli ki,  İlçenin kalkınmasına imza atanlar listesine adını yazdırabilsinler. Çünkü “ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”  atasözü hakikati ispata yeterli…

İşte değişim tam da bu noktada başlıyor demektir. Bu niyetle yola girdiğinizde tek siz değişmekle kalmaz, aynı zamanda idealiniz istikametinde memleketiniz de değişim ve gelişimin kapılarını aralar. Memleketiniz için değişmeyi göze alamamışsanız şayet, o zaman memleketiniz de değişemez, sizin sevginizde sorgulanmaya müsait hale gelir. Çünkü bu ve benzeri tabloları gerek ilçemiz gerekse ülkemiz, hem olumlu hem de olumsuz örnekleriyle geçmişte de yaşadı, gelecekte de yaşamaya devam edecektir hiç kuşkusuz.

Şayet sizde böyle bir sahiplenmeyle geçerseniz işin başına; halkımızda sizi yürekli insanlar ve idareciler sınıfından sayacaktır. Siz de yüreğinizi koyduğunuz halkınız için geliştirici projeler ortaya koymakla yetinmez, seçeceğiniz hünerli insanlar eliyle bunları hayata geçirirsiniz. Ve bunlarla da yetinmeyerek yeni keşifler ortaya çıkarır ve memleketinizin ihyası için elinizden geleni yaparsınız... Sonuçta hem hizmet ettiğinize gerçekten inanır, hem de yeni ve faydalı bir şeyler yapmanın farkını görerek, yöneticiliğinde tadına varırsınız.  Nitekim, Kastamonu’nun kalkınmasına imza atan birçok başarılı belediye başkanı ve bürokrat gelip geçti yılların süzgecinden. Bunların çoğu hala, Kastamonu da yaptıklarıyla yaşamaktadırlar. Hem de kendileri hayatta olmadıkları halde! Hatta bu yürekli insanların birçoğu da Kastamonulu bile değillerdi. Fakat Kastamonu da marka olmayı başardılar. Bugün kimisinin ismi hastaneye, kimisinin ki caddelere, kimilerininki de sokak vb. yerlere verilmiş olup, başarılarıyla içimizde yaşamaktadırlar. Demek ki isteyince ve sevince olabiliyor. Parklara, sosyal donatılara,  hastanelere, okullara ve yapıtlara isimleri verilebiliyor. Bugün aramızda olmasalar bile hizmetleri; arkalarından konuşuyor ve konuşturuyor, kendilerini anma ve rahmet okunma vesilesi olabiliyor. Çünkü onlar memleketlerini ve insanlarını seviyorlardı, çünkü üretiyorlardı. Tüketen değil üreten olabiliyorsanız, sizde başarabilirsiniz. Fakat üretmeden tüketenlerden olursanız, tükettiklerinizin arasına bir gün kendi isminizi de eklersiniz de haberiniz bile olmaz...

Evet, onlar değişeme inanmışlardı, değişerek ve değiştirerek yenilenmeyi, vitrin modeller oluşturmayı başarabilmişlerdi. Tosya için umudumuz da, seçilecek yeni kadroların örneklerde anlatıldığı gibi kalkınmaya inanmış, gönüllü kadrolar olmasıdır. Ancak hedefleri olan kadrolar, Tosya’nın çehresini değiştirecek ekonomik, sosyal, kültürel ve tanıtım açısından olduğu kadar, diğer sahalarda da hak ettiği yere gelmesini sağlayabileceklerdir. İşte yeni bir fırsat! Gerek yönetmeye talip olanlar açısından, gerekse yöneticilerini seçecek olan hemşerilerimiz açısından. İşte samimiyetin test edileceği yeni süreç, yeni bir dönem! Buna önce Tosyalının kendisi inanmalıdır. Halk ve yönetim birlikteliğiyle oluşacak güçlü bir yapılanmanın gerçekleştiremeyeceği hiçbir başarı sözkonusu olamaz!
 
Sonuç olarak diyorum ki, Tosya kabuğunu kırmalı ve zihniyetini değiştirmelidir. Zira Tosya insanı dürüst çalışkan ve çalıştığıyla yetinmeyecek kadar azimli ve gayretlidir de. Yeter ki elinden tutulsun, yeter ki teşvik edilsin...

Seçimlerin, ülkemiz başta olmak üzere, İlimiz ve güzel Tosya’mıza hayırlı olmasını ve Tosya’nın kalkınması noktasında önemli hizmetler üretilmesine vesile olacak kadroları iş başına getirecek sonuçlar vermesini dilerim.

Tercihlerinizin neticesinin de; beklentilerinize cevap aldığınız bir hizmet kalitesi ve anlayışını sizlere armağan etmesini…


Görüntüleme sayısı: 2318

  Yorumlar (4)
Yazan osmanlı, 23-03-2009 14:52
kalemine yüreğine sağlık davut abi, değişim şart ama dediğin gibi illa isimlerin değişmeside gerekmiyor.. ama gerekiyorsada isimlerde değişmeli...  
Sıkıntıları aşılan bir hayat sıkıntısız hayattan daha güzeldir[B][/B][U][/U]
Yazan hbenek, 24-03-2009 09:26
DEGİŞİM KAÇINILMAZ DAVUT GARDAŞ BURASI TAMAM AMA KONTROLLÜ OLMALI DİYE DÜŞÜNÜYORUM. Evet, benim değişimden kastettiğim gelişimdir. Yozlaşma, çözülme veya bir erime değildir. Yenilenme ise zamanın şartlarına uyum sağlamaktır. Yoksa değişiyoruz derken, hiçbir şeye benzememekte var..! Kastım bu tür bir değişme değildir elbette. BU CÜMLE BENİM KONROLLÜ DEGİŞİME CEVAP OLDU. DEGŞİM DEYİNCE GELENEK DE TEKNOLOJİDE NASİBİNİ ALIYOR. AMA BİZ BİZ KALARAK DEGİŞMELİYİZ. DEGİŞİM BİZİ DEGİŞTİRİRKEN BİZ OLMAKTAN ÇIKARMAMLI AMA GÜNÜMÜZE UYUMLU HALE GETİRMELİ KONU GÜZEL SİZDE İYİ İFADE ETMİŞSİN DÜŞÜNCENE ELİNE SAĞLIK&
Yazan neminarin, 13-04-2009 14:36
değişim olabilmesi için gereken temel şart bence, birleşimdir. Birliktelik olmadan değişim ise, ülkemizde "deli işi" diye adlandırılır. Tosya'da gelişimi engelleyen ya da değişim-gelişim'in yavaş ilerlemesine neden olan şey; birlikteliğin sadece sözde olmasıdır.  
 
Eğerki, sanayicilerimiz; bakın arkadaşlar, biz böyle gidersek teker teker çürüyeceğiz, gelin beraber daha yeni teknolojiyle donatılmış kapı sanayii, tuğla sanayii, x,y,z sanayii açalım. iso belgelerimizi alalım, Türkiye'de ya da yurt dışında fuarlara katılalalım. İhracat yapalım.  
 
Eğer bunlar olursa, değişim ve gelişimde kendiliğinden olacaktır. 
 
d
Yazan mfsolakoglu, 20-04-2009 12:56
Davut Abi ellerine sağlık. Dediklerine katılmamak mümkün değil. Değişim makro alemden mikro aleme kadar her yerde. Fakat neminarin arkadaşımın dediği gibi değişime de birlikte yürümek gerekiyor. Bana tosyalı hemşehrilerimin 2-3 tanesinin birleşerek bir ticari faaliyet gerçekleştirdiği kaç tane örnek gösterebilirsiniz.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım