Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

gıyırdama

( sallanma, oyalanma. )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Enver EROĞLU arrow Keneler ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi [KKKA]
Keneler ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi [KKKA] Yazdır E-posta
Thursday, 19 July 2007

Active Image

 

 

Enver Eroğlu
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Keneler tarih boyunca birtakım hastalıkların bulaşmasında rol oynamış, günümüzdede Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığına yol açması ile gündemdeki yerini almıştır. Tosya İlçemiz dede yaygın olan bağcılık sayesinde temasın kolaylaştığını düşünürsek kenelerle ve KKKA hastalığı ile bilgilerimizin artması ayrıca önem arz etmektedir.

Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6–8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.

Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

KKKA ilk olarak 1944 yılında Kırım da görülmüş ve Kırım Kanamalı Ateşi olarak tanımlanmıştır.1956 yılında Kongo da saptanan hastalığında, daha sonra Kırım Kanamalı Ateşi ile aynı olduğunun fark edilmesi ile Kırım Kongo Kanamalı Ateşi adı verilmiştir. Sağlık bakanlığının yaptığı çalışmalar sonucu hastalık Türkiye de ağustos 2003 de tanınmıştır. Hastalığın 12. yüzyılda da bilindiğine ait kayıtlar vardır.

Etken bir virüstür.( Bunyaviridae ailesinden Nairovirüs)

Hastalık hayvanlarda, insanlara nazaran daha yaygın görülür. Ancak genelde bulgusuz seyreder.

Kene tarafından ısırılması ile virüs alınır. Kuluçka 1-3 gündür. En fazla 9 güne uzar. Sırasıyla,
— Ateş,
—Kırıklık,
—Baş ağrısı,
—Halsizlik,
—Kas ve eklemlerde ağrı,
—İştahsızlık,
—Kusma, karın ağrısı, ishal ile şikâyetler başlar. Ciltte ve göz akında kanama ile burun kanaması mide, barsak ve idrar yolu kanaması görülür. Ciddi olgularda hastalığın 5.gününden itibaren karaciğer böbrek ve akciğerde yetersizlik gözükür. Hastalığın seyrinde ölüm oranı % 30’ları bulur ve genelde 5. - 14. günler arasına tekabül eder.

Hastalık daha çok hayvancılıkla uğraşanlar, mezbaha çalışanları ve kırsal alanda yaşayanlarda görülür. Enfekte hayvanların kan ve dokuları ile temas sonucunda geçiş olabilir. Ayrıca hastane enfeksiyonu riski de vardır.

Tanıda hastalıkta oluşan antikorlar en hızlı ELİSA yöntemi ile saptanır. İg G ve İg M hastalığın 6. gününden itibaren saptanır. İlk 5 gün kan ve dokulardan virüs izolasyonu, hücre kültürleri, EİA, İmmunfloresans yöntemi ile yapılabilir.

Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmaktadır. Bu nedenle hastalığın kontrol altına alınabilmesinde dikkat edilecek hususlar ayrıca ehemmiyete sahiptir.

Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.

NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.

2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak ya da kısa giysiler ile gidilmemelidir.

3. Bu alanlara av ya da görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları gerekir.

4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.

5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)

6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.

7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.

8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur. Hastanemizde çıkarılan keneler ilgili çalışmalar yapılsın diye İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesine gönderilmektedir.

9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilinir.

Sağlıklı günler dilerim.


Görüntüleme sayısı: 2807

  Yorumlar (2)
Keneler ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi [K
Yazan coskun, 16-08-2007 09:06
Kaleminize sağlık hocam, bölgemiz için çok önemli bir konuya değinerek bizi aydınlatmışsınız.
SELAMIN ALEYKÜM
Yazan gokceozlu, 06-07-2008 17:32
SAYIN HOCAM BÖYLEKİ FAYDALI BİLGİLER İLE BİZLERİ HEP FAYDALANDIRIN Kİ BİZDE KENDİ BAŞIMAZA KENDİMİZİN DOKTORU OLABİLELİM. ALLAH SİZEDE KOLAYLIK VERSİN DİYORUM.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım