Enver Eroğlu
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Diyabet, vücudunuzunda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve kan şekeri yükselir (hiperglisemi).
Yediğimiz besinlerin özellikle karbonhidrat içeren besinlerin çoğu vücutta enerji için kullanılmak üzere glukoza dönüştürülür. Midenin arka yüzeyinde yerleşik bir organ olan pankreas, kaslarımızın ve diğer dokuların kandan glukozu alıp enerji olarak kullanmalarını sağlayan "insülin" adı verilen bir hormon üretir. Besinlerle kana geçen glukoz, insülin hormonu aracılığı ile hücrelere girer. Hücreler glukozu yakıt olarak kullanır. Eğer glukoz miktarı vücudun yakıt ihtiyacından fazla ise karaciğerde, yağ dokusunda depolanır.
Bir kişinin diyabetli olup olmadığı Açlık Kan Şekeri (AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker (pre-diyabet) sinyalidir. AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması diyabetin varlığını gösterir.
OGTT?de glikozdan zengin sıvı aldıktan 2 saat sonraki kan şekeri değeri önemlidir. İkinci saat kan şekeri ölçümü 140?199 mg/dl ise gizli şeker, 200 mg/dl veya daha yüksek ise diyabet tanısı konulur.
Aşağıdaki risklerden bir ya da daha fazlasının olduğu kişilerde, diyabet taraması yapılmalıdır:
?45 yaş ve üzeri ?hareketsiz yaşam tarzı ?1.dereceden akrabalarda diyabet öyküsü ?4 kilonun üzerinde bebek doğurma ?daha önceden gebelik diyabet hikâyesi ?daha önceden tanımlanan bozulmuş glikoz toleransı ?fazla kilo ?polikistik over sendromu ?hipertansiyon ?vasküler hastalık öyküsü ?HDL kolesterol 35 mg dan av ve/veya trigliseridler 250 mg dan fazla ise
Diyabetin Tipleri
Tip 1 Diyabet
Tip 1 diyabetli kişilerde yeterli insülin üretimi yoktur ya da çok azdır. Tip 1 diyabetliler yaşam için elzem olan ancak kendi vücutları tarafından üretilmeyen insülini, insülin enjeksiyonu, insülin kalemi veya insülin pompası yolu ile vücuda vermek zorundadırlar. Diyabetli kişilerin % 5-10''u Tip 1 diyabetlidir.
Tip 1 diyabet, çoğunlukla çocuklar ve ergenlik çağındakilerde gelişir fakat yetişkinlerde de görülebilir. Çocuklukta en sık görülen kronik hastalıklardan birisidir. Tip 1 diyabet için risk faktörleri iyi tanımlanmamıştır. Ancak tip 1 diyabetiklerin birinci derece akrabalarında genetik ve çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği gösterilmiştir.
Tip 2 Diyabet
Tip 2 diyabetli kişilerin pankreası insülin üretir fakat üretilen insulin hedef dokularda etkili olarak kullanamazlar. Tip 2 diyabeti, Tip 1 diyabete kıyasla daha sık görülür. Diyabetli kişilerin %90''ı Tip 2 diyabetlidir.
Tip 2 diyabet, esas olarak yetişkinlerde görülmekteyse de dünyanın birçok yerinde ergenlik çağındaki grup için hızla büyük bir sorun olmaya başlamıştır. Tip 2 için risk faktörleri yaşın artışı, şişmanlık (obezite), ailede diyabet öyküsü, gebelikte iri bebek ya da diyabet öyküsü, fiziksel aktivite azlığı, bozulmuş glukoz toleransı ve ırk/etnik gruptur.
Gestasyonel Diyabet
Gebelik, her kadının metabolizmasına ayrı bir yük getirir. Gebeliğin getirdiği bu yük sonucunda, gebelik esnasında özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra kan şekeri yükselebilmekte ve doğum sonrasında tekrar normal düzeyine dönmektedir.
Gebelik esnasında diyabetin ortaya çıkması durumuna gestasyonel diyabet denir. Gebe kadınların yaklaşık %3?ünde gestasyonel diyabet ortaya çıkar.
Pre-diyabet
Eğer bir kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse bu durumda kişi pre-diabetik (gizli şeker hastası) olarak tanımlanır.
Diyabetin Belirtileri Nelerdir?
Aşırı susama, sık idrara çıkma, yorgunluk ve açıklanamayan kilo kaybı, sık görülen belirtiler olmakla birlikte hiçbir açık belirti de olmayabilir. Yukarıdaki belirtilerden biri veya birkaçı var ise vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna giderek danışınız.
Tip 1 diyabetin ortaya çıkışı genelde ani ve dramatik olur aşırı susama, sık idrara çıkma, yorgunluk, beklenmeyen kilo kaybı ve tekrarlayan enfeksiyonlar gibi belirtiler olabilir.
Tip 1 diyabetin belirtileri daha az sıklıkta ama aynı biçimde Tip 2 diyabetli kişilerde de olabilir. Tip 2 diyabetin ortaya çıkışı daha yavaştır ve bu yüzden tespiti de daha zordur. Bazı Tip 2 diyabetli kişilerde hiç bir erken belirti görülmez ve başlangıçtan bir kaç yıl sonra diyabetin çeşitli komplikasyonlarının varlığıyla diyabet teşhis edilir.
Diyabetli olabileceklerini düşünen riskli kişiler (Diyabet Riskinizi Test Edin), tanı için bir sağlık kurumuna danışmalıdır.
Diyabette Kan Şekeri Ayarı Neden Önemlidir?
Diyabet hayat boyunca süren bir durumdur. Uygun medikal beslenme tedavisi, medikal tedavi, egzersiz ve eğitim olarak tanımlanan tedavi kriterleri olmazsa, kan şekeri kontrol altına alınamaz bunun sonucunda da komplikasyonlar (kalp ve böbrek hastalığı, körlük, iktidarsızlık ve bacakların amputasyonu) gelişir. Ancak önerilen tedaviye uygun davrananlar hiç sorunsuz, komplikasyonsuz, normal günlük yaşantılarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilirler.
Diyabette Şifa Var mıdır?
Şimdilik hayır. Ancak pankreas nakli / insulin üreten beta hücrelerinin nakli üzerinde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Diyabette etkili tedavi yöntemleri vardır. Eğer hekim, diyetisyen ve hemşireden oluşan sağlık ekibinizden alacağınız iyi bir tıbbi desteğe bağlı olarak kendinize iyi bakmayı bilirseniz diyabetik olmayanlar gibi aktif ve sağlıklı bir hayat sürdürebilirsiniz.
Görüntüleme sayısı: 2507
Yorumlar (9)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.