Online Sayaci 1







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 1 misafir bağlı

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

zabah

( sabah )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Çeltik Tohumu Islahı Yazdır E-posta
Wednesday, 02 March 2011

Active Image

 

  Davut Zat
davutzat@gmail.com


Meşhur Tosya Pirincimizin hammaddesi bilineceği üzere çeltik bitkisidir. Ancak atasözlerine konu olmuş bu güzide ürünümüzün can çekiştiği de bir gerçektir. Çünkü konuyla yakından ilgili olanlarında bildiği gibi memleket toprağı artık verimli bir pirinç yetişmesini sağlayamıyor. Ne eski günlerin toprak verimi var, ne de fabrikalardaki kalite verimi yüz güldürüyor. Kimisi su yetersizliğine bağlıyor bunun nedenini, kimisi hava sıcaklıklarının çeltiği zorladığına. Bazıları ise toprağın artık çeltik yetiştiremeyecek kadar yapısal değişikliğe uğradığına…

Geçtiğimiz günlerde değerli bir büyüğümle Tosya pirinci ile ilgili konuşurken, marketlerin birinde yaşadıklarından bahsetti. Bu konuyu tekrar dile getirmenin Kastamonu ve Tosya’mız için bir borç olduğunu ifade ettiler. Bizim görevimiz gündeme taşımak, Kastamonulu yöneticilerin, yetkililerin ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının görevi de gerekli çalışmaları yapmak!

Bu yüzden geçmiş tecrübelerin bize ışık tutacağını düşünüyorum. Bundan yaklaşık 40-50 yıl önce de çeltik yetiştiricilerinin benzer bir sorunla karşılaştıklarını büyüklerimizden dinlemekteyiz. Atasözlerine girecek bir şöhrete ulaşmış pirincimizin kurtuluşu için verilen bu örnek çalışmanın, emsal alınması son derece önemlidir. Hiç şüphe yok ki, Tosya çeltiği açısından geçmişteki bu tohum ıslah çalışması, dikkate değer önemli bir tecrübedir. 

Toprağın çoraklaştığı, verimin kaybolduğu ve ekilen çeltiğin başak haline gelemediği bir zaman yaşanmış o vakitlerde de. Tıpkı şimdiki zamanda yaşanmaya başladığı gibi. İnsanlar kıtlıktan kırılırken bir mühendisin yaptığı pilot çalışma; kaybolan çeltikçiliğe yeniden hayat vermiş. Aşağıdikmen köyünün girişindeki tarlaların birinde oluşturulan küçük gölcüklere dünyanın çeşitli yerlerinden getirtilen çeltik tohumları ayrı ayrı ekilmiş. Yürütülen bu özel çalışma ile o günden bu güne kadar yaşama imkânı bulan; sarıkılçık, maratelli, yaşar ve akçeltik gibi ırklar böylelikle elde edilmiş. Toprağın, havanın ve coğrafyanın imkânlarıyla uyumluluk gösteren bu ırklar, “Tosya Pirinci” adını yaşatarak günümüze kadar gelebilmiş.

Ancak dünya dengelerinde yaşanan değişimler, teknolojik gelişmelerin zararları, kimyasal atıklar, kanalizasyon atıkları, küresel ısınma ve ozon tabakasının tahribatı gibi birçok sebepten dolayı, çeltik bitkisi de artık yaşayamamaktadır. Henüz olgunlaşamadan -suyun içinde olmasına rağmen- yanık hastalığına yakalanmaktadır. Olgunlaşma fırsatı elde eden başaklar ise fabrikada kırığa ve kepeğe çıkmakta, kalan özü ise tencerede dağılıp gitmektedir.

Hele bununla da kalmayıp, marketlerde üzerine Tosya pirinci etiketi yapıştırıldığı halde içindeki mahsulün Tosya pirinci ile alakasızlığı eklenince; pirincimiz tarihin derinliklerinde kaybolmaya hazırlanıyor.  “Köylü milletin efendisidir” sözü ise zaten nostalji olmuş, çiftçinin sahipsizliği ise bir kader olmaktan kurtulamamıştır.  Bu denenle; acil tedbir, pirincimiz için olmazsa olmazlardandır. Aksi halde; Kastamonu’nun “Neyi meşhur?” sorusu karşısında sıraladığımız; tarihi binalar, kalemiz, saat kulesi, kese, kuşak, tela, elma, ormanlarımız, denizimiz, çekme helvamız, sarımsağımız vb. sıralamasında pirincimize yer bulamayacaktır. İşte o zaman ancak “Bir zamanlar pirincimiz vardı” diyebiliriz! 

Öyle ise geçmiş yıllarda yapılan çalışma gibi benzer bir tohum ıslahı çalışmasının, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarca yerine getirilmesi kaçınılmazdır. Hem de çok acil tarafından…  Sıkı bir takip ile kayıt kütüklerinin oluşturulması,  örnek çeltik göllerinin numaralandırılması ve her göldeki çeltik ırkı için defter tutularak günlük gelişimlerinin kayıt altına alınması yürütülecek çalışmanın evreleri olabilir.
Evet, yapılacak bu çalışma sayesinde favori ırklar yeniden tespit edilebilir ve pirincin şöhretinin devam etmesi sağlanabilir. Sizce de böyle bir faaliyet, pirincimize gösterilecek vefanın da tâ kendisi değil midir?

Peki, bu görev kimlerin omuzlarındadır? Çiftçi köylünün mü? İlçe Tarım Müdürlüğü veya Enstitülerin mi, Ya da Ziraat Okullarının mı? Yoksa Tarım ve Kredi Kooperatifleri veya Ziraat Odası gibi meslek kuruluşlarının mı?  Elbette bu konuda yetkili ve etkili olan herkese görev düşmektedir. Başta da Tarım Bakanlığı ve Ziraat Odası gibi öncü kuruluşlar olmak üzere…

Görevi kim üstlenirse üstlensin, ya da kim görevden kaçınırsa kaçınsın, ortada bir vakıa var ki, o da; çeltik için acil tohum ıslah çalışması yapılması gerçeğidir. 

Çeşitli yayın organlarında yayımlanmış daha önceki yazılarımda bu öncülüğün ilgili resmi ve sivil toplum kuruluşlarınca daha belirgin bir düzeye getirilmesine dikkat çekmiştim!

Zira gerek Tarım Müdürlüklerinin görev ve yetkileri ile ilgili Kanunda, gerekse Ziraat Odalarının tüzükleri ile kuruluş amaçlarının belirtildiği hükümlerde bu sorumluluğun kendilerine ait olduğu açıkça ortadadır!

Çeltiğin imdadına yetişecek sorumluluk sahibi kurumsal veya kamusal vicdanın konuya sahip çıkmasının sadece bir beklenti olarak kalmamasını diliyorum.

Bu çağrımıza, kendine mesul hisseden birilerinin kulak vereceği ümidi ile tüm okurlara sağlık ve esenlikler diliyorum.   


Görüntüleme sayısı: 5555

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2017 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım