Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

sündük

( alıştırılmış yüzsüz ekti )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Endülüs'e Merhaba: Tarihin Şehre Sinen İzleri Yazdır E-posta
Wednesday, 29 April 2009

 

Active Image

 

 

Bünyamin Sönmez


Sevilla sokaklarında, caddelerinde dolaşmaya çıktığımızda “insana saygı” kavramının somut olarak karşımıza çıktığını gördük. Yayaların arabalardan daha öncelikli olduğunu öğrendik. Teorikte biliyorduk böyle olduğunu ama uygulamayla teorinin at başı gittiğine şahit olmak mutlu ediyor insanı. Korna sesinden uzak bir trafikte seyir halinde olmanın hazzını yaşadık. Yaya olarak geçmek için hamle yaptığımız altı şeritli yoldaki tüm araçların tek kişi bile olsa aniden durmasını izledik. Kuralsız davranışın azınlıkta kalışını gördük. Uzun bir kuyruktayken,  sanki orda vakit geçirmeye gelmişçesine halinden memnun bekleşen, sinirleri alınmış insan manzaralarını seyre daldık. Banka, postane, tren garı, hava alanı gibi sıra ile işlemlerin yapılacağı yerlerde işini yapmak için acele etmeyen, ağırdan alan görevliler için bile herhangi bir asabiyet ortamının oluşmadığını gördük. Alkolün su misali tüketilmesine rağmen aşırılığa kaçılmadan eğlenen insan topluluklarıyla karşılaştık. Sevilla’da hayatın olduğu tüm alanlarda insana saygı hep birincil önceliğe sahip ve bu saygı bilinci, yediden yetmişe insanların yaşamlarına yerleşmiş.  

Az katlı yapılardan müteşekkil bir şehir Sevilla. Binaların duvarlarında, tarihten gelen bir estetik kokusu var. Bu yönüyle dünyanın ender turizm cazibesine sahip memleketlerden biri olmayı hak ediyor gerçekten. Yeni yapılarda da beton yığını bir çirkinlik yok. Tarihle yaşam iç içe girmiş. Yıllara inat ayakta duran duvarların, sizinle birlikte nefes aldıklarını duyabiliyorsunuz. Yüz yıllık binalardan sevdiklerine kart atmak ya da teknoloji çağı öncesinde yaşamış insanların inşa ettiği bir binadan banka havalesi kuyruğuna girmek ironik bir haz veriyor. Tarık Bin Ziyad gemileri yakarak aslında İspanya’ya derin bir mimari neşter izi bırakmış. Kurtuba deyince aklıma çok sütunlu bir cami gelirdi hep. Kurtuba (Cordoba) Sevilla’ya yaklaşık 120 KM uzaklıkta. Her iki şehrin de mimari görüntüsü genel olarak birbirine benziyor. İspanyollar Endülüs’e hâkim olduklarında bu Kurtuba Camiini kilise haline dönüştürmüşler. Ancak, yine de camiden çıkarmış oldukları işlemeli ahşap kapı ve pencere parçalarının muhafaza etmişler. Ahşap parçalardaki muhteşem işlemelerden yüzyılların sesini duymak mümkün. Diğer bir şehirde ise, El Hamra Sarayı ziyaretçilerini ilk günkü tazeliğiyle ağırlamakta. Gırnatanın nazlı sarayı dünyanın her yerinden gelen misafirlerine nakışlarını göstermekte.

ÖZÜRLÜLERİN SIRTINI DAYADIĞI GÜÇLER ve SEVILLA’DA ÖZÜRLÜ OLMAK

Sevilla’da “Özürlülerin Mesleki Eğitiminin İncelenmesi” konulu proje kapsamında, Kastamonu’nun Tosya ilçesinden altı kişilik ekiple teknik ziyarette bulunduk. Mithat Boyner Ticaret Meslek Lisesi adına hazırladığımız proje ile ilk olarak, görme özürlüler için hizmet veren bir organizasyon olan ONCE (Organizacıón Nacional De Ciegos De Andalucía) ‘yi gezdik. 70 yıllık mazisi bulunan bu kurum görme özürlülerin normal hayata adapte olabilmeleri için gerekli eğitim ve terapi hizmetlerini veriyor. Belli bir yaşta iken görme özürlü hale gelen insanların öncelikle içinde bulundukları şoktan kurtulabilmeleri için bir psikolojik destek eğitimi yürütülüyor. Sonra normal hayata adapte olup farklı teknolojik aletlerle hayatı kolaylaştırma eğitimlerine tabi tutuluyorlar. Ardında mesleki anlamda ekonomik hayata katkı sağlayıcı bir meslek edinmeleri için gerekli eğitim veriliyor. Körler için hazırlanmış olan altı noktadan oluşan Braille alfabesi öğretiliyor. Özürlüler için özel olarak üretilmiş teknolojik cihazlar, bilgisayarlar, yazıcılar ve bilgisayar programları ile eğitimler veriliyor. ONCE organizasyonunun tüm ülke genelinde piyango, loto bilet satış gişeleri var. Bu gişelerde kurum tarafından eğitilmiş görme özürlü kişiler çalışmakta ve aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.

Gezdiğimiz diğer bir kurum da CAILU (Centro Andaluz de Integration Laboral Unificada) idi. Bu kurum, eşleri veya aileleri tarafından şiddete maruz kalmış ve engelli hale gelmiş kadınların eğitim aldıkları aynı zamanda meslek öğrendikleri bir yerdi. Şiddet gören kadınlar kuruma ilk geldiklerinde psikolojik tedavi sürecinden geçiyorlar, daha sonra diğer kendileri için uygulanacak mesleki eğitimler ve sosyal hayata adaptasyon faaliyetlerine katılıyorlar. Şirkette, promosyon baskılar, dijital aletler üzerine logo baskıları, tişört baskıları, çanta, ajanda, eşantiyon baskıları gibi ürünler buradaki özürlü hale gelmiş kadınlar tarafından işleniyor.

ATUREM adındaki özürlülere mesleki eğitim veren kuruluş ise, 18 yaşın altındaki zihinsel engellilere yönelik olarak hizmet yürütülüyor. Burası engellilerin bizzat eğitildikleri bir okuldu. Zihinsel engellilerin kişisel bakım eğitimleri verilmekle birlikte iş hayatına uyum sağlamaları için gerekli teorik ve uygulamalı dersler de aktarılmakta. Zihinsel engellileri iki grup halinde eğitmekteler.

· Kişisel bakım (öz bakım) eğitimi almak için bulunan grup

· İş hayatına adaptasyon sağlamak için kurumda bulunan grup

Engelli kişilerin kuruma maliyetlerinin %75’i devlet, diğer kısmı da aileler tarafından karşılanmakta olduğunu öğrendik. Kuruma, girdiğimizde kırık dökük bir ortamla karşılaşmıştık. Yarısı badana, boya yapılmış odalar, inşaat sahası haline getirilmiş odalar, ahşap parçalarının düzensizce atılmış olduğu mekânları gördüğümüzde şaşkınlığımızı gizleyemediğimizi söyleyebilirim. Sonradan öğrendik ki bu odalar öğrencilerin uygulamalı olarak eğitim gördükleri odalarmış. Kendi odaları kendileri boyayıp, ahşap işleri ile de uygulama yapıyorlarmış. Alt kata indiğimizde bir grup engelli öğrenci “sağlığa uygun eldiven” paketliyorlardı. Zihinsel engelli öğrenciler büyükçe bir masanın etrafına toplanmışlar ve önceden hazırlanmış karton paketlerin içine sekizer adet eldiven koyuyorlardı. Sekize kadar saymayı bilmeleri yetiyordu bunun için. Hiç sayamayacak kadar ileri düzeyde olan engelliler için sekiz gözlü ahşap bir kutu yapılmıştı. Engelli kişi, bu kutunun her gözüne bir eldiven koyuyor sonra da bunları karton paketlere koyuyordu. Öğrencilerden bir kısmı eldiven paketlerini ayarlıyor, diğer bir kısmı paketleri eldivenle dolduruyor ve bir kısmı da onarlı paketleri şeffaf jelatinle sarıp büyük kutuların içine koyuyor ve üst üste istifliyorlardı. Bir başka atölyede zihinsel engellilerce karmaşık metal parçalar, uygun şekilde birleştirilip kutulanıyordu.

Sevilla’da gezmiş olduğumuz diğer bir kurum olan Fundacion Auxilia Sevilla’nın amacının ise, engelli insanlara dikkat çekip onların iş yaşamına katılımının kolaylaştırılması olduğunu öğreniyoruz. Burası da engellilerin bire bir eğitim alabildikleri bir kurumdu. Kurumda, öğrenciler gruplar halinde bulunmakta fakat eğitim bireysel sürdürülmekte. Öğrenciler kuruma herhangi bir ücret ödemiyor. Öğreticilerin uyguladıkları eğitim planları genel taslaklar halinde hazırlanıyor sonra eğitimci ve kurum tarafından özelleştirilerek kullanılıyor. Kurum yetkililerinden minik öğrenciler için bir de anasınıfının bulunduğunu öğreniyoruz. 

Endülüs bölgesinin en büyük fiziksel ve organik engelliler için kurulmuş olan organizasyonlarından olan CANF (Cocemfe Andalucia) ‘ı ziyaret ettiğimizde yetkililer bizi oldukça sıcak karşıladılar. Bize ilk gittiğimizde kurum hakkında sunum yapıldı. Kurumun amacının, toplumdaki engelli insanların iş ve sosyal yaşamdaki sorunlarının kökünden çözülmesi olduğunu öğreniyoruz. CANF, yoğun şekilde sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunuyor. Diğer taraftan toplumsal kaynaşmayı gerçekleştirmek için faaliyetler düzenliyor. Engelli kişilerin meslek edinme, iş bulma ve sosyal hayata alışmaları için gerekli faaliyetlerin koordinasyonunu yapıyor. Süreli yayınlar ve internet sitesi yardımıyla toplumun engellilere dikkatini çekmeye çalışıyorlar. Endülüs bölgesinde temsil ettikleri alt eğitim kurumlarıyla birlikte 700 bin kişi ile ilgileniyorlar. Yürüttükleri zor çalışma içerisinde ilgilendikleri engellilerin %70 fiziksel ve %30 zihinsel engellilerden oluşuyor. Genel faaliyet alanları;

· Her bölgede iş organizasyonları yapmak,

· Avrupa sosyal fonu ve Endülüs işverenleri tarafından destek alarak faaliyetler planlamak,

· Engellilerin sosyal hayata uyum sürecinde kişisel bakım ve tedavi sunmak,

· Engellilerin seviyelerine uygun programları tasarlamak,

· Engellerin seviye, cinsiyet ve engellilik durumlarına göre ayrı ayrı programlar hazırlanması ve verilmesi,

olarak özetleniyor.

Eğer Sevilla’ya yolunuz düşerse Fundacion Tres Culturas kurumunu mutlaka ziyaret etmelisiniz. Dünya çapındaki özellikle üç dinin ( İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik ) diyalog noktası olarak inşa edilen bu yapıda çok farklı din, dil, ırk ve etnik kökenden insanlar kendilerini ifade imkânı buluyorlar. Kurumda, sürekli olarak ulusal ve uluslar arası seminerler, konferanslar, toplantılar düzenleniyor. Modern mimari ile klasik mimari tarzlarının birleşimi ile yapılmış olan bu yapı diyalog ortamının yeşerdiği bir yer olarak karşımıza çıkmakta. Kurum kütüphanesinde Avrupa’nın birçok ülkesinden gönderilmiş kitaplar, okuma sevenlerin hizmetine sunulmaktadır. Şunu da üzülerek ifade edelim ki, Türkiye’den az sayıda kitap bulunmakta kütüphane raflarında. Sadece birkaç farklı yerden kitap gönderilmiş.

Sonuç olarak, Sevilla’da özürlüler için gerekli alt yapı hazırlanmış. Özürlüler, arkalarında büyük ve güçlü bir sistemin varlığını hissediyorlar. Psikolojik, teknolojik ve sosyal anlamda kesinlikle yalnız değiller. Yaşamın ayak sesleri özürlülerin bakışlarından hissedilebiliyor.

*Proje gezisi AB LDV programları çerçevesinde 15-22 Haziran 2008 tarihinde İspanya’da uygulanmış olan “Engellilerin Mesleki Eğitimi” konulu bir projedir.

 


Görüntüleme sayısı: 7312

  Yorumlar (2)
Yazan zeynep sıla, 03-07-2009 08:29
yazınızı daha öncede okumuştum yorum yapmak istediğimde üyelik formu vs çıkınca kaldı aslında ilk okuduğumda daha net yorm yapmak içimden geldiği gibi yazmak istedim olmadı yazınızı tekrar okumak için bol bir vakit aradım oraları gezerken not tutmuş bizlerle paylaşmış bizlerin bilgilenmesine faydası olmuş kalemimize bir teşekkürü çok görmeyelim dedim teşekkürler
Yazan Mehmet ULGUNAR, 04-07-2009 13:25
SA.Sevilla denince Endulus bolgesine yaptigim gezinin hatiralari gozlerimin onunden gecti.Tadat sirasina dizilmis gibi zeytin agaclari, yerlesimyerlerinin tek tipligi' Elhamra sarayi vb.. Insan anlayisindaki farkliliklar aklima geldi. Konunuzla da ilgili oldugu icin bir hatirayi eklemek istiyorum:Ilk aksam Malagada bir otelde kaldik.Bizden ayri gelen arkadaslar Sevilladan taksi kiralamislar ve otele gelmisler. Onunde ENGELLILER levhasi bulunan yere burasi bos diye taksiyi park etmisler.Gecenin 23.00 de taksiyi cikarmak istedigimizde onune baska bir taksi cekmisler. Cikarmak mumkun degil arayip taksinin sahibini bulduk. Arabasini cekmesini soyledik,Tam yarim saat bizi engelledi. Yari Ingilizce yari Ispanyolca anlatmaya calisiyoruz. Araba sahibi bize sadce ENGELLILER tevlasini gosteriyor. Bu yanlisi yapmayacaktiniz' diyor. Baska bir sey soylemiyor. Otelin resepsiyonundakilerden yardim istedik. onlarda bu yanlisi yapmayacaktiniz diyorlar.Yarim saat dil doktuk' oylece arabamizi cikara bildik. Kurallara cok baglilar.Selamlar.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2017 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım