Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

noot

( leblebi ve nohuta denir. )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Haber Arşivi arrow Tosya TSO Tanıtım Kitabı Eleştirildi...
Tosya TSO Tanıtım Kitabı Eleştirildi... Yazdır E-posta
Friday, 16 October 2009
 Diyanet Aylık Dergi Yayın Koordinatörü Mustafa BEKTAŞOĞLU, Tosya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yayınlanan kitap için hatalarla dolu dedi. İşte Eleştiriler...

Tosya Ticaret ve Sanayi Odası kültür ve tanıtım hizmeti amacıyla Tosya kitabını yayımladı. Son derece basit kaynaklardan yararlanılarak amatörce hazırlanan bu kitabın Tosya’ya yakışır bir eser olmadığını belirtmek isterim. Her eserin bir yaratıcısı, meydana getireni olduğu gibi kitabı kitap haline getiren de onu yazan müellifidir. Yani bu eserin yazarına, imzasına rastlayamadım. Birbirinden kopuk ve ilgisiz konular, kitabın yarısı hacminde reklamlara boğulmuş bir eser. 68 sayfa reklamlara ayrılan bu eserde tarihi şahsiyetlere sadece iki sayfa ayrılmış. Böyle olunca insanın aklına bu eser reklam kitabı mı yoksa Tosya kültürünü tanıtan bir kitap mı? Merak edenler alsın, baksın, okusun, kararı siz verin.

    Bir yayıncı ve araştırmacı yazar gözüyle hataların düzeltilmesi açısından yapıcı tenkitlerimi kaleme almak üzerime düşen bir görevdir diye düşünüyorum. Yapıcı tenkitler aklıselim sahibi olan herkesi doğruya, başarıya götürür, hataların telafisi için gereklidir, elzemdir; egosuna, benliğine mağlup olanlar için de tahammül edilemeyecek bir külfettir, nefsine ağır gelir maalesef.

    Kitapta gördüğüm, olması gereken ya da olmaması gerekenleri şöyle sıralamak mümkün:

    Kimlik sayfasının en üstünde eseri çıkaran kurumun/kuruluşun logosu yani Tosya Ticaret ve Sanayi Odası’nın logosu bulunması gerekirken ajansın logosu bulunmaktadır. Hâlbuki ajansa ait bilgiler en altta yer almalıdır. Ayrıca musahhih/düzeltmen ismini göremedim. Her şeyden önce kitap, dergi, makale gibi bir yayın söz konusu olduğu zaman konusunda uzman bir edebiyatçıya okutturulmalı, kelimelerin doğru yazılıp yazılmadığından emin olunmalıdır. Musahhih/düzeltmen okumadığı için de kitapta birçok tashih hataları mevcuttur. Bir makale veya kitapta birkaç tashih hatası var ise o makale veya kitap bence güvenirliğini yitirmiş demektir. İleride bu hatalardan bazı örnekler vereceğim.

             Eserin profesyonel bir ekip tarafından hazırlanması en uygun ve doğru olanıdır. Ama bu yola başvurulmamıştır. Eseri hazırlayan Ticaret ve Sanayi Odası olmasına rağmen, Oda başkanının biyografisindeki yüklemler yanlış kullanılmıştır. Örnek olarak: “1969 yılında Tosya’da doğdum” değil “Tosya’da doğdu” vd. gibi…

              Her ne kadar eserin hazırlanma aşamasında belgelerin titizlikle incelendiği, belgeye dayanmayan bilgilere yer verilmediği, araştırmacılara ışık tutacak (!) arşiv belgelerinin olduğu kaydı var ise de herhangi bir kaynağa ve arşiv belgesine rastlayamadığımı da belirtmek isterim.

              Araştırmacılara ışık tutacak bu kitapta (!) her nedense sayfa numaralarına yer verilmediği için görebildiğim bazı yanlış bilgileri ve tashih hatalarını (nokta, virgül, küçük harf, büyük harf hataları çok olduğu için bunları hariç tutuyorum) dikkatinize sunuyorum:

    1- Antik çağda DOKEİA ifadesi yanlış olup, Bizanslılar döneminde DOCEİA olmalıdır.

    2- Paflogonya değil, Paflagonya.

    3- Eğitim bölümünde fotoğraf ters konmuş.

    4- Paragraf girintileri standart değil.

    5- Abdurrahman Paşa Camii konusu içinde;

    Adide ilçenin değil, nadide ilçenin

    Mukarras değil, mukarnas

    kavsar değil, kavsara

    hitabe değil, kitabe

    Abdurrahman Paşa ol âli hiymen değil, Abdurrahman Paşa ol âli-i himem

    Ruhuna verdi fethi zafer değil, Ruhuna versin Hüda feth-i zafer

    Lam lafzı sadr-ı safa ayn-i hayır değil, Lam lafzı sadr-ı safa ayn-i haber

    Kazasker Mustafa İzzet Efendi ile ilgili hatalar:

    Avamil Mu’ribi değil, Avamil-i Muarrebi

    Destan azade değil, Destanağazade

    Çelih değil, Celî

    6- Tarihi şahsiyetlerdeki isimlerin bazısı küçük harfle bazısı büyük harfle yazılmış. Celalzade Mustafa Çelebi’nin ismine renk verilmemiş.

    Müz-i kanun değil, Müftî-i kanun

    tühmim (?) bu kelimeyi yeni duyuyorum.

Hümayum değil Hümayun

His-i inkılap değil Hiss-i İnkılap

Ümet-ul halayık değil Umdetü’l-Hakayık

Reşit Saffet Atabinenin mezarı Kara Mustafa Paşa Camiindeki Zümbül-i asithanesinin şehlerinden üç haşimlerin türbesindedir değil Kocamustafapaşa’daki Sümbül Efendi Camii avlusundaki Haşim Efendi türbesindedir olmalıdır.

    Celalzade Mustafa’nın 11 adet eseri varken yanlışlıkla Tosyalı şair Küçük Mustafa Çelebi’ye ait iki eserin ismi verilmiştir. Ahlâku’s-Sultan (Ahlaku’s Saltana) adlı eser Celalzade Mustafa Çelebiye ait değil, Şair olan (Küçük) Mustafa Çelebi’ye aittir. Ayrıca Selciye Manzumesi de bu şairindir.

    7- Türbeler bahsinde Mecit Efendi’nin “Kenzü’l-Fedaid” değil “Kenzü’l-Fevâid” olacaktır. Mecid Efendi’nin 37 adet eserinden sadece ikisinin ismi zikredilmiştir.

    8- Şıpka Kahramanı Müşir Süleyman Paşa’nın ismine renk verilmediği için sanki Şeyh İsmail Rumi’nin biyografisinin devamı gibi görülmektedir. Müşiir mi müşür mü karar verilmeli. Eser isimleri yine yanlış yazılmış.

    9- Dr. Rıfat Osman’ın biyografisinde 189’da değil, 1898’de olmalıdır. Alman prof Rider değil, Rieder olmalıdır. Birçok eserinden sadece ikisi verilmiştir. Kasıraları değil kasırları olmalıdır.

    10- Kapakta Tosya başlığının altındaki “Tosya Ticaret ve Sanayi Odasının Kültür ve Tanıtım Hizmetidir” ibaresi kitabın alt kısmında olması gerekir. Ayrıca kitabın sırtındaki aynı ibarenin sırtta yer alması teamüle uygun değildir. Onun yerine kitabın isminin yazılması en doğru olanıdır. Kapağın altındaki ajans logosu da kaldırılmalıdır. Kitabın içeriği reklamların gölgesinde kalmamalıdır.

    Değerli okuyucularım, iki sayfada tespit edebildiğim hatalar bunlardan ibaret. Sözün özü ne demek istediğimi vereceğim şu misalle noktalamak istiyorum:

    Bir medrese öğrencisi diğer mezun olmaya aday bütün öğrencilerin yaptığı gibi risalesini hazırlar ve hocasına takdim eder. Mezuniyet tezi anlamına gelen bu tür çalışmalarda karşılaşılan hatalar zamanın müderrisleri tarafından, hatanın yapıldığı kısma mum damlatılarak belirtilmektedir. Aradan uzun zaman geçer. Molla hocasından olumlu ya da olumsuz hiçbir yorum alamamış, çalışmasıyla ilgili değerlendirme yapılmamıştır. Sonunda bütün cesaretini toplar ve hocasına risalesinin akıbetini sorar. Hoca da risaleyi çıkarır ve öğrencisine verir. Öğrenci sayfaları heyecanla çevirir. Hayretler içinde kalır; çünkü tek bir mum damlasına rastlamaz. Hocam da benim ne derecede ilmimin olduğunu anlamış deyip hocasına döner: ``Hocam! Bir tane bile mi hata yok?`` der. ``Bir mum damlasına bile rastlamadım.`` Hocası da şu cevabı verir: ``Evladım sen onu mum kazanına sok, çıkar.``

 Kastamonu Postası

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım