Hülya Çemçem
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Son bir yolum kaldı, kapanmak üzere olan. Yetişmek için tabanlarımı parçalıyorum. Zaman hiç bu kadar değerli olmamıştı. Öylesi telaşlıyım ki bazen bacaklarım birbirine dolanıyor koşarken, düşüyorum. Yalnızım. Elimden tutup kaldıracak bir el yok, aldırmıyorum. Açık kapı kapanmak üzere hareketleniyor, kalkıyorum. Daha çok hırsla koşuyor, koşuyorum. Yolun sonunda sen olmalısın, en çok kavuşmayı arzuladığım. Yoksan ne diyebilirim ki sana? Gidene kal demedim hiçbir zaman. Seni bulamazsam o sonda senin seçimindir bu. Ben varmak için sana parçalıyorum kendimi.
"Şu çobanın dağları dururken yollara düşüpte ağlar mı? Hani yollara düşerde geriye dönüpte bakar mı?" Ne çok şarkı yapıyorlar beni anlatan. Yollara düşen çoban ben, geriye bakmayı bile düşünmeyen ben… Ne çok yoruldum, ne çok yol katettim. Dahasına gücüm yok, ne olur dur orda. Bana doğru bir adım atmasanda dur orada. Korkuyorum anlıyor musun? Seni bulamamaktan, yeniden yollara düşmekten ya da bulduğumda "geç kaldın" demenden.. Kim kurtaracak beni bu korkularımdan? Zaman her şeyin ilacıymış. Neden benim aleyhime işliyor, neden beni sevmiyor bu zaman?
Merak ediyorum, merak ettiğin oldu mu beni? Yollara baktın mı nerde kaldı diye? Ümitsizliğe düşüp yüreğin burkuldu mu? Yoksa çoktan vazgeçip beklemekten, başka yağmurlarda ıslanmaya yelken açtın mı? Sorular kemiriyor beynimi. Olmama ihtimalini düşünmek istemiyorum. Bekle beni, geliyorum.
Geliyorum dedim sana. Hasret kamçılamaz mı sevdayı? Sevgiliye kavuşma umudu tomurcuk tomurcuk çiçek açtırmaz mı insanın yüreğinde? Bu gece nöbet tut. Sabaha karşı uykuya teslim olduğunda bedenin, ordayım. Bekle beni, geliyorum...
Görüntüleme sayısı: 1237
Yorumlar (1)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.