Hülya Çemçem
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu kez işleyeceğim konu çevremizi kuşatan, son yıllarda çoğalan, yaşayan kişi ve kişileri derinden yaralayan boşanma konusu... Çevremde yaşanan bu olaylardan etkilenerek yaşanmışlığı dile getirmeye çalışacağım.
"Yüzüme öyle bakma", "Benimle böyle konuşma"... Nasıl bakacağıma, nasıl yürüyeceğime, nasıl konuşacağıma senin karar vermenden bıktım. Hayatıma çizdiğin sınırlara uyarak yaşamaktan kendimi unuttum. Sahi nasıldım ben? Seni nasıl etkilemiştim? Ve seni etkileyen yanlarımı bile nasıl değiştirdin sen? Kırdım dizimi oturuyorum. Pencereler önünde tik takları sayıyorum. Bazen güneş yüzünü göstermeye niyetlendiğinde ancak uykuya dalıyorum, gelmeyeceğini anlayarak. Bazen de sabaha yakın sessiz gelişlerini dinliyorum aynı sessizlikte.
Biri var. Biliyorum. Ama soramıyorum. Çünkü doğru cevabı duymaktan korkuyorum. Yalan söylemeni tercih ederim. Seni hala seviyorum, senden vazgeçemem demeni isterim. Ama yapmazsın biliyorum. Doğrucu sen daha ilk sorumda tüm gerçeği avaz avaz haykırırsın, yıkılışımı düşünmeden.... Yıkılmaya hazır değilim, soramam sana. Ama böylede günden güne eriyorum. Hergün o gün bugün mü diye korkuyla açıyorum gözlerimi. Hani korkuyla nefes alıyorum desem abartmış olmam.
Yabancı artık karşımdaki, yabancıyım artık ben ona. Ne umutlarla, heyecanla, hayallerle kanatlanıp uçtuğum bu evde, kanatları kırık olarak çıkıp gitmek zorundayım. İstemeyerek, ayaklarımı sürüyerek. Neresinden tutunacağım bu hayata? Nerden başlayacağım? Yeni bir çizgi nasıl çizeceğim? Başkalarının acı hayat hikayelerini dinlerken içim acırdı. Ama bir gün benim başıma da geleceğini hiç düşünmemiştim. İnsana uzak geliyor mutluyken acı sonlar. Boşanmanın ağırlığı... Omuzlarıma yüklenecek eninde sonunda... Taşımaya gücüm var mı yok mu kimse sormayacak. Bana bir zamanlar en yakınım olan sevdiğim bile.
Değişiyor herşey zamanla. Eskiyor. Yaşadıkça, eskidikçe bana güven veren şeyler, karşımdakini bıktırımış.. Herkes aynı hissedemiyor ne yazık ki. Suçlamıyorum onu. Belki hatalı olan bendim bu ilişkide. Kavga bile etmezdik biz. Belkide etmeliydik...
Şimdi gecenin bu saatinde gözlerim yolda, kulaklarım ayak seslerinde, ağlayamamanın verdiği boğazımdaki yumruyla bekliyorum. Tek soru bile sormadan biten evliliğimize son noktayı ben koyacağım. Hadi gel artık, can yoldaşım, hayat arkadaşım. Son kez gel....
Kurduğunuz yuvanın daim olması dileğiyle...
Görüntüleme sayısı: 1775
Yorumlar (3)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.