Hülya Çemçem
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Neden diye sorarsan bana, susarım. Cevabım yok. Bıraksan yıllarca susarım. Cevabım olsaydı da konuşmaya mecalim yok. Hem konuşmak ne işe yarar? Dönüp dolaşıp aynı yere varıyoruz. Tedirginim, anlatmak istemiyorum. Uzun zamandır böyleyim. Kaldığım yerden devam etmek istemiyorum. Yeniden başlamaksa çok güç. Yardımcı olma bana. İstemiyorum. Sesini duymak bile çok yoruyor beni.
Yavaş yavaş harcadın bozuk para gibi sevgimi. Kalmadı diyebilsem keşke. Ama uzak dur artık benden. Şöyle yalnız kalıp, sessizliğin verdiği huzurda boğulmayı o kadar özledim ki... Yanımdaysan nefes alamıyorum artık. Seni kırmamak için susuşlarım, içimde dağ gibi büyüttü yorgunluğumu. Yeter diye avaz avaz bağıracağım yerde sessizce sırtımı döndüm sana. Denemek boşuna. Ne seni değiştirmeye kalktım ben, ne de kendim değişebilirim. Hem değişmek neden? Böyle sevmemiş miydik biz birbirirmizi? Sevme beni artık. İstemiyorum. Gerçekten.
Fırtınadan önceki sessizlik değil bu susuşum. Anla. Bir fırtına daha kopmayacak. Bir öfke ya da kırgınlık bombardımanına daha yakalanmayacaksın. Kapıyı çarpmadan, çıkıp gidiyorum. Neden diye sorma bana… Yorgunum çok.
Gidiyorum… Ne başka baharlar yaşamaya ne de sensizliğe günceler tutmaya.. Sadece gidiyorum… Nedensiz değil ama umarsız. Kendini yorma. Bahanelerin arkasına sığınmıyorum bak. Yorma kendini. Gidiyorum ve geri dönmeyeceğim. Hoşçakal demek ister misin? İnan dokunmaz bana, sitemlerin yada yakarışların.
Gidiyorum... Anlamını çoktan yitirmiş şarkılarımı sana bırakıyorum. Dinledikçe nasıl bu hale geldik farkına varırsın. Dinledikçe özlemlerin kavurur içini. Dinledikçe belki sence dahada nedensiz olur gidişim. Artık resimlerde kalan gülüşlerimi de sana bırakıyorum. Dopdolu gözlerle, ürkek adımlarla gidiyorum..
Kaç kere bu kapıdan geri döndüm? Kaç kere cesaretimi kırıp yığılıp kaldım? Hatırlamıyorum. Her defasında avucuma sıkıştırdığım resmini öpüp, bir kere daha dedim. Şimdi bunları söylerken ‘ çok mu acı çekti benim sevdiğim?’ diyorsun biliyorum. Acı çekmiyorum da içimdeki mutsuzluğa ve bıkkınlığa engel olamıyorum.
Veda sahnelerini kimse sevmez ama son bir defa hep son bir defa daha sarılmak için uzatılır da uzatılır bu sahneler. Bırakılsa o son defalar hiç bitmez. Benim her seferinde bu son deyip, kapıdan geri dönüşlerim gibi. Yine aynı cümle… Bu son inan ki…Ne avucuma resmini sıkıştırıyorum bu kez ne de arkamı dönüp bakıyorum. Gidiyorum seni sana bırakarak… Anlamını yitirmiş şarkılar, mutluluk yansıtan yalancı resimler, sessiz duvarlar ve sen… Baş başasınız artık.
Görüntüleme sayısı: 1113
Yorumlar (3)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.