Hülya Çemçem
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Kadın anlamıyor… Kazanırsa mutlu olmayacak… Kadın anlamıyor… Bu savaş sadece düşmanlarını güçlendiriyor. Kadın anlamıyor… Kazanırsa elinde bir tutam kin ve nefretten başka bir şey olmayacak.
Kadın sevilmiyor, istenmiyor, ufacık bir değer bile görmüyor. Bunları gördükçe daha da diretiyor. Bu savaş onun için ölüm kalım meselesi olmuş. Kazanmazsa ölür ya da öldürür. Öyle düşünüyor. Ama bilmiyor. Kazanırsa mutlu olmayacak. Kadın bundan sonra asla mutlu olmayacak…
Seviyor. Hapsediyor. Bu benim diyor, elinde sımsıkı tutuyor. Öyle bir tutuş ki bu, ellerindeki nefessiz kalıyor. Kaçmak istiyor. Kadın bırakmıyor. Bırakırsa ya ölür ya da öldürür. Seviyor. Ölümüne seviyor. Ölümüne sevmek nasıl oluyor? Sonunda ölüm varsa, seviyorum dediğini nefessiz bırakmak varsa sevgi bunun neresinde? Hayır, kadın sevmiyor. Sevmeyi bilmiyor. Yorgun akşamlar umurunda değil. Yorgun ve uykusuz sabahlar umurunda değil. O güçlü bir kadın. Ayakta durmayı biliyor. Seviyorum dediği ellerinde yok oluyor, umurunda değil. O çok güçlü bir kadın, savaşıyor. Kazanırsa mutlu olmayacak anlamıyor.
Zaman zaman zafer ışıkları yanıyor gözlerinde. Yüreğinde zalimce bir haz yerini alıyor. Hastalıklı beyni mutluyum sinyalleri yolluyor. Kadın asla mutlu olmayacak anlamıyor. Kadın ara sıra ağlıyor. Ağladıkça güçleniyor. Ağladıkça bitmek bilmeyen senaryolara imza atıyor. Hıncını bileyliyor. Zamanla kaybettiklerinin sorumlusunu arıyor. Buluyor. Nefreti dağ gibi büyüyüp gücüne güç katıyor. Gizli silahlarını kuşanıyor, savaşıyor. Uğruna savaştığı boğuluyor. O boğuldukça kazanıyorum sanıyor. Kazanırsa asla mutlu olmayacak, anlamıyor.
Görüntüleme sayısı: 1250
Yorumlar (7)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.