Hülya Çemçem
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Sitemler biriktiği an yaşamda hep böyle başlayan cümleler söyler insan. "Hani söz vermiştin?" İşte bende böyle başlıyorum sözlerime. Hani söz vermiştin herşey değişecekti? Hani söz vermiştin yine eskisi gibi olacaktı? Yalan söylemek neden?
Bazen düşünürsün, mutluluğa rağmen hata mı diye. Böyle sevmeye değer misin sen? Önceleri buna cevap, elinde balonlarıyla bir bulutun üzerinde oturan çocuğun tebessümü gibi dünyalarca "evet" olur. Ya şimdi? Tehlike sezinleyince başını kabuğuna gizleyen bir kaplumbağa misali boynunu büküp ''hayır'' dersin. Vefasızlığı affedemezsin.
Bir söz vardır. Önemli olan sevgi bulmak değil, elinde olan sevgiye sahip çıkabilmektir. Anlıyorum ki sence öyle değil. Sevgiler bitince geriye ne kalır? Sevgi olmayınca ilişki neden devam eder? Alışkanlık mı? Peki sorarım sana, alışmak mı daha zor sevmek mi? Sen alışkanlığı bense sevgiyi yaşıyoruz. İkisinin ortasını bulamaz mıyız bilmiyorum.
Sitemler sadece kırgınlık yada kızgınlıktan gelmez. Sevgiden gelir. Sevgi nedir sence? Sevgiye değer verirsindi sen. Ya sevgiden gelen siteme? Kızar mısın bana? Kırılır mısın bana? Yoksa umrunda olmaz mı? Yine bilmiyorum. Bana söz vermiştin, sözünde durmadın. Söz aldın benden ölene kadar sevmek için. Nereye kadar?
Karşılık olur mu? Sence olsun mu? Sevgi bu, emek ister yürek ister. Seni seviyorum dedim ya bana güven. Ölene kadar sevmek mi? Artık söz veremem...
Görüntüleme sayısı: 1678
Yorumlar (7)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.