Online Sayaci 1







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 1 misafir bağlı

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

hüşür

( artık sebze-meyva kabuğu )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Hüseyin BENEK arrow Anayasa Değişikliğine Evet mi Hayır mı?
Anayasa Değişikliğine Evet mi Hayır mı? Yazdır E-posta
Wednesday, 28 July 2010

 

   Hüseyin BENEK

   Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Anayasa değişikliği konusunda herkes hem fikir; değişmeli, ne oluyor da hayırcılar var! Bu konu üzerinde derinine düşünülüp öyle karar verilmesi gereken bir konu. Toplumsal uzlaşmaya dayalı bir değişim olmalı, çünkü anayasal metinler toplumsal mutabakatla yapılmalıdır. 

Hemen aklımıza evetçiler AKP,  SP, BBP’ yi birlikte değerlendirince %40-45 AKP, % 5-7 SP, % 3- 5 BBP’ nin oyları toplandığında % 50’ye yakın bir oy potansiyeli görülmektedir. Bu oy oranı da değişikliği yapacak bir orandır. Sözkonusu oranın sandığa olduğu gibi yansıma ihtimali olmamasına rağmen,  yapılacak referandumdan yine de evet çıkacağı öngörüsündeyim. Buna rağmen hayır diyerek iktidarın hırçınlaşmasını, engelleyelim derim.  Anayasa yapılırken toplumsal mutabakat olmalıdır anlayışını ne yapacağız, es mi gececeğiz?

 Geçersek bu otoriter bir tavır olmaz mı? Sorun çoğunluğa dayalı iktidarın uzlaşmaz tavrındandır. Sadece bu bile hayır demek için yeterli bir gerekçedir. Başka ger Anayasa Değişikliğine Evet mi Hayır mı?ekçelerde vardır elbette…   

Örneğin;  ülkemizin siyaseti lider odaklı siyasetten kurtulamadıkça, milletvekilleri milletten çok lider vekili oldukça, liderlerin yasama üzerindeki olması gerekenden fazla etkinliği devam ettikçe, -liderleri demokratik yöntemlerle değiştiremiyoruz- anayasaya madde ekleyerek liderleri 3-5 genel kurulla adaylıklarını sınırlamadıkları için hayır diyoruz.  Birçok ülkede olduğu gibi anayasal sınır, tekrar tekrar aday olamama koşulu ile sınırlandırılmalıdır. Bu hem parti liderlerine, hem Cumhurbaşkanına, hem Başbakan gibi yürütmenin başkanlarına da uygulanmalıdır.

Ayrıca başka sivil toplum örgütlerinin yöneticilerine de dönem sınırlaması getirilmelidir. Kaç tane sendika ve meslek odasının başkanı 20 yıldır yönetimde bir araştırma yapsak, bizim tahminimiz %40 civarında yöneticilerin 20 yıldır yönetimde olduğu sonucunu bize verecektir. Bu sınırlamaların ayrıca otoriter yöntem ve yönetimlere kaymanın önünü kapatacağını da düşünüyorum. İktidarların otoriter yöntemlere kayma ihtimalleri oldukça yüksek.

 Anayasa mahkemesinin bu tip yasal müdahaleleri sistemin kendini koruması için gereklidir düşüncesindeyim. Yargı kurumlarının verdiği kararların siyasi malzeme yapılmasının bu kurumlara zarar vereceği görebiliyoruz. Adalet sistemini zaafa uğratacak davranışlardan uzak durulması gerektiği içinde hayır diyoruz.  Bu ilaveten demokratik bir iç işleyiş sivil toplum örgütlerimize ve partilerimize hâkim olmadıkça yapılan değişiklikler değişiklik olmaktan çok, değiştiriyormuş gibi yaparak güçler ayrılığı ilkesine zarar verecek kadar yürütmenin lehine alan açmak için yapıldığını düşündüğümüz içinde hayır diyoruz.  Kürt vatandaşların bazı istekleri var. Bu görüşlerini mecliste sürekli söylüyorlar, Bu talepler yapılacak anayasa değişikliğe metinlerine yansıdı mı? İnançlı dindar kesimimin inanç özgürlüğü açısından bazı istekleri var. Bunlar dikkate alındı mı? Benim gibi demokrasi kaygısı taşıyanların demokratik gelişim talepleri var; Anayasa metninde hangi demokratik gelişimin önü açıldı? Yargı kurumlarının görüşleri neden alınmadı veya alındı ise değişiklik maddelerine ne kadar yansıtıldı veya yansıtılmadı? Bu değişim yargı ile çatışarak değil, uzlaşarak yapılsaydı daha güzel olmaz mıydı?

İşte bu nedenlerle de hayır diyoruz.  

Yapılacak değişikler ve oylanacak anayasa çalışma ve sosyal güvenliğe ne gibi katkılar sağlayacaktır. Buyurun bir hayır gerekçemiz daha.  Milletvekillerinin özgür iradesi ele ortaya koyabileceği bir yaklaşım ortamı oluşturuldu mu? Bir daha aday gösterilme korkusu taşımadan düşüncesini ifade edebilecek şekilde görüşleri alındı mı? Elbette ki, hayır! Öyleyse; bu değişiklikler sadece hükümetin görüşü müdür?

Öyle anlaşıldığına göre o zaman bir kez daha hayır diyoruz.

 Bunlar üzerinde ne derece duruldu, ne derece görüşleri alındı asıl mesele buradadır. İktidarlar hükümet etmekte muhalefeti dinlemeyebilirler, siyasi sorumluluğu da böylelikle üzerlerine alırlar. Anayasa değişikliğine gelince; dinleyip uzlaşma aramak zorundadırlar. Çünkü anayasal değişiklikler tüm ülke insanını ilgilendirmektedir. Sadece İktidara oy vermiş vatandaşlarımız değil!  Muhalefet ise; bu uzlaşma çabalarına düşünsel destekler vererek kendi değişiklik önerilerini hem iktidara, hem de kamuoyuna sunarak toplumun bu değişimle ne kazanacağı ne kaybedeceği konusunda yeterli bilgilendirmeyi sağlamaları gerekirdi.  Onlar da iktidarın yürüttüğü kampanyaya benzer bir yöntem benimsediler. İktidar neye evet denileceğinin yeterli izahını yapmadığı gibi, muhalefet de neye hayır diyeceğinin gerekçelerini kamuoyuna izah edemedi. Bildik şekilde yine tarih tekrarlanmış oluyor. Bu da bir eksikliktir referandum öncesinde…

İktidar uzlaşmaya açık gibi durup, kendini uzlaşmadan uzak tutmuştur. Sonuçta siyaseti tıkayanlar, çözümü Anayasa Mahkemesine ve vatandaşa bırakmıştır. Biz vatandaş olarak değişimi referandumda onaylayacak mıyız, onaylamayacak mıyız? Değişimden yanayız evet de! Değişiklik yeni gelişmelere de neden olacak… 

Şayet değişiklikler yukarıda bahsettiğimiz toplulukların beklentisini karşılayacaksa evet diyoruz.  Ancak, karşılamayacağını düşündüğümüz için de, değişim yönteminin otoriter tavırlar içermesinden dolayı da tepkiliyiz ve bu nedenle de hayır diyoruz.

 Kullandığımız yöntemler niyetlerimizi ortaya koyar. Hükümetin bugüne kadar sergilediği tavır otoriterdir. İşte bu yeterince demokratik olmayan otoriter tavırlara dur demek için hayır diyoruz. 

Kısacası, anlaşma ve uzlaşma aramak için yeterli çaba gösterilmediğini düşünüyoruz. İktidarda otoriter eğilimler görüldüğü için, ilgili kurumlardan görüş alışverişinde bulunulmadığı için hayır diyeceğimizi belirtiyoruz. 

Her şeye rağmen yapılacak seçimin demokratça yapılmasını, muhalefetin düşüncelerini serbestçe vatandaşa ulaştırmasını, vatandaşın da domates, fındık, makarna, yağ, ekmek, soğan ve deterjanın etkisinde kalmadan tercihini hür iradesiyle kullanmasını temenni ediyoruz.

 SELAM VE SEVGİLER.                                                             


Görüntüleme sayısı: 2595

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım