Online Sayaci 1







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 1 misafir bağlı

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

veyra

( sürekli )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Hüseyin BENEK arrow Kültürel Devamlılık Açısından Ahilik
Kültürel Devamlılık Açısından Ahilik Yazdır E-posta
Wednesday, 13 October 2010

 

   Hüseyin BENEK

   Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Kültürel Devamlılık Açısından Ahilik  Kültürel devamlılığın ne kadar önemli olduğunu ahilik teşkilatının yerine koyduğumuz meslek odalarında anlıyoruz. 

Bir şeyin ruhu yoksa o şey makinedir, insanın ruhu yoksa bu makineleşmiştir. Makinenin amacı ve ruhu yoktur, insanın makineleşmesi insani standartların düşmesi demektir. İnsani standartların düşmesi hepimizi rahatsız ve mutsuz eder.

Bunların temel nedeni; bizim olan değerlere dayalı kültürün yok sayılıp, kültürlüsüzlüğün önü açılarak toplumsal dengenin bir ayağı olan esnaf tarafının kendilerini iş ve hizmet yapan, işsizlere işveren, yaşadığı topluma faydalı olan toplum kurumu ve ferdi gibi değil, para kazanma makinesi olarak algılamasıdır. Neden bu hale gelinmiştir?  Bunun cevabını, kültürel devamlılığın kesilmesinde ve ahilik ruhunun yeni meslek örgütlerimize aktarılamamasında aramalıyız.  

Ahilik ruhu, bizim esnafımızın meslek ve insani standartlarının yükselmesi için gerekli ilkelerle doludur. Bunlara bir göz atalım isterseniz.

Önce bu teşkilata niye ihtiyaç duyulmuş buna bir bakalım. Orta Asya da hüküm süren Oğuz yabguluğu yıkılınca Oğuz Türkleri, yavaş yavaş Selçuklu egemenliği altına girerek Anadolu'ya göç etmeye başladı. Ekseriyeti göçebe olan Oğuzlar, kopup geldikleri Orta Asya steplerine benzediği için daha çok Orta Anadolu kırsalını meskûn olarak tercih ediyorlardı. Dolayısıyla Orta Anadolu'nun Türkleşip İslamlaşması hızlı olurken, şehirlerde bu dönüşüm yavaştı. İslam dini de, yerleşik hayatı gerekli kılıyordu.  İşte bu sebeple, göçebe Türkmenlerin İslamlaşma sürecini hızlandırmak, Anadolu'yu Türk yurdu haline getirmek, şehirlerde yaşayan Rum ve Ermeni tacirleriyle rekabet edebilmek amacıyla ve Hacı Bektaşı Veli Hazretleri'nin tavsiyesiyle Ahi teşkilatı Anadolu'da kuruldu.

Kısacası Anadolu'da Ahiliğin şekillenmesi ve köylere kadar teşkilatlanması politik ve sosyo ekonomik bir mecburiyetin ürünüydü. Ahiliğe giriş aşamasına bakarak ahiliği incelemeye devam edelim isterseniz. Ahi olmak için bir Ahi tarafından önerilmesi zorunludur.

Üye olmak isteyenlerden yedi fena hareketi bağlaması ve yedi güzel hareketi açması beklenmektedir: Bunu da peştamal sembolü ile yerine getirilir, peştamal bağlayarak şunları algılanması beklenir;  Cimrilik kapısını bağlamak, lütuf kapısını açmak Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, hilim ve mülâyemet(yumuşaklık) kapısını açmak Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet(nefsin isteklerini kırmak) kapısını açmak Halktan yana kapısını bağlamak, Hak'tan yana kapısını açmak Herze (saçma söz, zevzeklik) hezeyan kapısını bağlamak, marifet kapısını açmak Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak

 Çevresinde iyi tanınmayanlar, kötü söz getirebileceği düşünülenler, zina ettiği ispatlananlar, katiller, hayvan öldürenler (kasaplar), hırsızlar, dellallar, cerrahlar, vergi memurları, avcılar, vurguncular örgüte katılamazlar. 

Kadınlar ahiliğin "kadınlar kolu" olarak adlandırabileceğimiz Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) teşkilatına üye olmuşlardır. Bütün bunlar kültürel devamlılığın toplumsal düzen için önemli yapı taşlarından olduğunun göstergesidir.   

Günümüzde ise kültürel damarlarımız yabancı kültür sevdalıları tarafın kesilmiş ve bu kesilişin akabinde yerine ikame kurallar ve kurumlar yaratılamamıştır. Bu toplumun kültürel zenginliği ve birikimi İslam öncesi ve İslam sonrası kültürün, daha sonra Anadolu’ya gelişle Anadolu kültürünün de katkısıyla ortaya çıkan kültürel kaynaklar değerlendirilerek yaşam tarzı haline dönüştürülmelidir.

Neyi mi?

Milli hafıza için gereklidir de ondan!

 Ahiliğin mesleklere verdiği ruhunun unutturulması ve bu mesleki kurallardan vazgeçiş sonucundaki yozlaşmalar, bize her alanda kültürel devamlılığın önemini bir kez daha anlatmaktadır.  Milli Eğitim Bakanlığına, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına, Meslek odalarına, Yerel yönetimlere bu konu ile ilgili büyük görevler düşmektedir.

 Bu görevin en önemlilerinden biri de ahilik kültürünün yeniden yaşanılır hale getirilmesidir.

 Kültürel değerler yaşatıldıkça, toplumlarda yaşar! (Fikri Adil)

 Her alanda kültürümüzü yaşanılır hale getirmek dileğiyle selam ve sevgiler..  


Görüntüleme sayısı: 2173

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım