Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

yağırsıtmak

( özendirmek imrendirmek kiıskandırmak )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa
MHP ve Seçim Başarısı Üzerine Yazdır E-posta
Tuesday, 16 June 2009

 

 

 Hüseyin BENEK


Ülkemiz siyasetinin temel sorunlarından biri de muhalefetin öneminin yeterince kavranamamış olmasıdır. Bunu iktidarlar muhalefetin öneri ve tepkilerine kulak tıkayarak yapmakta, muhalefet partileri ise aralarında toplumsal sorunların gündeme taşınması için ortak ve güçlü tepkiler verememeleriyle, yapmaktadırlar. Demokratik bir hak olan muhalefet, böylece cılız bırakılarak önemsiz hale getirilmiştir. Ortak tepkiler veremediğimiz zaman tepkilerimizin yaptırımı da az olmakta veya hiç olmamaktadır. O zaman muhalefete düşen ortak sorunlarda, ortak tepkiler geliştirmektir. Bu nedenle kendi aralarında tartışmaları en aza indirerek iktidarın yönetme ve yürütme işindeki yanlış uygulamaları üzerinde yoğunlaşmaları gerekmektedir. Siyasette genel bir deyim vardır, “iktidar yozlaşır, mutlak iktidarsa mutlaka yozlaşır” yozlaşmamak için de, iktidarı denetlemek yasal sınırlar içinde tutabilmek için görevini iyi yapan muhalefete ihtiyaç vardır. Bu muhalefet denetimi ise demokratik işleyişe ciddi katkılar sunar.

Muhalefet partilerinin toplumsal olaylarda etkili olabilmeleri için muhalefet koalisyonlarına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Örnek: Antiemperyalist cephe olabilir, demokratik işleyiş cephesi olabilir, çevreci cephe olabilir, gölge kabine bakanlar olur ve diğer muhalefet partilerinin de yardımları ile denetim, istenilen seviyede yapılabilir. 

Bu çerçevede muhalefet partilerimizden MHP’yi ve yazı hacminin uzamaması için bundan sonraki yazımızda da konun bütünleyiciliği açısından milliyetçiliği değerlendireceğiz.

Bu partimiz MHP 2002 genel seçimlerinde %8.35 – 2004 yerel seçiminde % 10.50 -  2007 genel seçiminde %14.27 – 2009 yerel seçiminde ise % 16.07 alarak yükselme eğilimini sürdürmüştür. Son seçimlerde Ankara da Mansur Yavaş, Adana da Aytaç Durak’ın da partiye katkılarıyla oylarını artırmıştır. Bu partimizin ülkücü gençleri kavgacı ortamlardan uzak tutarak çatışmasız siyasete yönelmiş olmaları, milliyetçi çizgide, kendi kalarak değişimi becerebilmeleri ve bu değişim sonucunda merkez sağda birleştirici parti olmaya aday hale geldi. Etnik köken milliyetçiliği ile anılmaktan sıyrılıp (Parti yetkilileri etnik köken milliyetçiliğini kabul etmemekte bunu medyanın ve solun yakıştırması diye ifade etmektedirler) vatandaş ve vatan öncelikli emperyalizm karşıtı bir milliyetçiliği ön plana çıkartan ve aynı zamanda kültürel milliyetçi bir çizgi MHP’yi daha geniş bir tabana yayılmasını sağlayarak sağda merkez partisi konumuna getireceğini düşünüyorum.

MHP gençlik hareketi izlenimi vermekten sıyrılarak ülke sorunlarını çözecek merkez sağ parti izlenimi vermeye başlamıştır. Parti gençlik hareketi olma vasfını biraz, biraz ülkücü gençlere bırakmalıdır artık. Ama bu bırakış kopuş olmamalıdır, aynı zamanda amaç birliği çerçevesinde gönül bağı devam etmelidir. Milli duyarlılığı olup da MHP’li olmayan gençlere de ülkücü olabilmenin önü böylece açılmış olacaktır. Ülkemiz gençleri arasında böyle düşünüp de kendine yer bulamayan on binlerce milli duyarlılığı yüksek gençler olduğunu görüyorum. Bu yapı Türk Ocağı gibi olmalı ama gençliğe ve halka da yakın durmalıdır.

Nitekim, halkımız son seçimlerde Kemal Kılıçdaroğlu nu ve Mansur Yavaş gibi çatışmadan uzak duran, yerel düşünen, antiemperyalist, siyaseten diyaloga ve uzlaşıya dayalı siyaset yapan iki siyasetçimize partilerinin üzerinde oy vererek siyasetin kavgasız, gürültüsüz yapılmasını onayladıklarını ortaya koymuşlardır. Siyasetle uğraşanlar da artık toplumsal gerilimlere neden olacak söylem ve eylemlerden uzak durmalıdır. Farklı düşünmenin demokrasinin bir gereği yaratanın bize bir hediyesi olduğunu bilerek siyaset yapmamız ülkemiz siyasetine nitelik kazandıracaktır. Siyaset yaparken tabiki önceliklerimiz olacaktır. Sosyal demokratsan çalışanlardan yana tavrınla ve demokrasi talebinle öne çıkacaksın. Milliyetçi isen milli duruşun gereklerini siyasete taşıyacaksın, liberalsen sermayenin alanını genişletecek düşünsel özgürlükleri öne alacasın, muhafazakârsan gelenekseli tercih edeceksin sosyalistsen işlerin, işleyişin devlet tarafından yapılmasının gerektiğini savunacaksın…

Fakat bunları yaparken, bütün bunların vatanının, vatandaşın önüne geçmeyecek şekilde yapacaksın ki farklı düşünceleri de hain ilan etmeyeceksin.

Milli ruhu muhafaza ederek merkez sağ parti görünümüne MHP kendini kavuşturmalıdır. Hayatın getirdikleri karşısında zaman, zaman değişim de gerekmektedir. Bunun için hem kişisel hem de kurumsal değişimler yapma becerilerimiz olmalıdır. Ancak tavrımız hayatın getirdiklerine karşı durma olabileceği gibi kabullenme de olabilir. Hangi olay bizim lehimize, hangi olay bizim ve milletimizin aleyhine? Biz, hangisine karşı değişir, hangisine karşı değişmez tavırlar sergileyeceğiz, bunu karşılaştığımız olaylar ve biz belirleriz. Ülkemizin aleyhine olan olaylar karşısında değişmeyeceğiz tabii ki şartları ülkemizin lehine çevirme çabalarımız devam edecek. Ama hayat değişimi bazen dayatır ve kabullenmek zorunda kalırız...

O zaman kontrollü bir değişim modelimiz olmalı ki ne yönde değişeceğimizi ne yönde değişmeyeceğimizi ne yönde değişimin gerekli olduğunu bilerek değişelim.

Değişimden bahsetmişken Mehmet Akif’in ifadesi değişim düşüncemize ışık tutacak, sınırlarımızı daha iyi anlamamıza kaynaklık edecek niteliktedir;  

“Ne odunmuş babanız olmadı bir baltaya sap! 

Ona siz benzemeyin, sonra ateştir yolunuz.

Meşe halinde yaşanmaz o zamanlar geçti; 

Gelen incelmiş adam devri, hemen yontulunuz.

Ama dikkatli olunuz: Bir kafanız yontulacak;

Sakın aldanmayın; incelmeye gelmez kolunuz” (*)

Konumuza devam edecek olursak, MHP’nin demokratik çizgi ve çatışmasız siyasete yönelmiş olması bu patimizin oylarını daha da artırır düşüncesindeyim. Bu partimizin ulusal meselelerde ki duyarlılığı, karakteristik özelliğidir. Keşke ülkemizin kurumları satılırken de vatandaşın önüne düşüp CHP ile birlikte hareket ederek güçlü bir muhalefet geliştirselerdi bu gün belki de kurumlarımız satılmamış olacaktı.

Bu partimiz mevcut karakteristik özelliklerinden uzaklaşmamalıdır. Her zaman milli ruhu yüksek bir seviyede tutarak iç işleyişini demokratik hale getirmesi belki de merkez partisi olma özelliğini verirken, kendisi kalmayı sağlayarak değişimi de gerçekleştirmiş olacaktır. Milliyetçiliğini daha çok vatanseverliğe ve antiemperyalist çizgiye oturtmaları halinde toplumsal tabanının genişleyeceğini ve oylarını daha da artıracağını düşünerek bu partimize başarılar dilerim.

Ayrıca, Ülküdaşlığımızı ülkedaşlıkla harmanlayarak başarılı bir toplumsal yapıya kavuşmak dileklerimle; selam ve sevgilerimi sunarım...  

(*) Bizlere rehber bir kitap (safahat) bırakan M.Akif Ersoy’u saygı ve rahmetle analım, bu kitabı fırsat buldukça okuyalım ve çocuklarımıza da okutalım! 


Görüntüleme sayısı: 2138

  Yorumlar (5)
Yazan neminarin, 16-06-2009 16:38
MHP'nin en büyük eksikliğinin büyük şehirlerde olduğunu düşünüyorum. Bir sebeb var ki, büyük şehirde MHP oy alamıyor. Lakin bu seçimde bunu kırmak için çaba sarf etti. Söylediğiniz gibi Anakara Mansur Bey bunun için bir örnekti ve çokta iyi bir belediye başka adayıydı. Bence bu örnekleri çoğlatarak; büyük şehirlerde izlemini değiştirmesi gerekiyor.
Yazan turgut, 19-06-2009 11:28
MHP ye büyük iş düşmektedir. Emperyalist tehliye ilk tepki MHP den gelmelidir. MHP Türkiyede sosyal demokratların yapamadığını yapabilir. Emek sermaye çelişkisini sistemin iyi işleyebilmesi için en aza indirmek gerekir. Ayrıça din birligi içinde oldugumuz Kürtlerle de sorunlarımızı çözdüğümüzde bu ülke refah seviyesi yüksek, bir ülke olaçaktır. Çünkü gelişmiş ülkelerin zenginlik kaynaklarına bakınca bizim zenginlik kaynaklarımızın hatırı sayılır bir potansiyelinin oldugunu görüyoruz. Antiemperyalist milliyetçi duruşunla bizlere örnek oluyorsun. Yazılarınızın devamını bekliyoruz. Teşekkürler
Yazan yeni kavram, 28-06-2009 09:10
ülküdaşlık ın yanına ülkedaşlık eklemişsiniz bu yeni bir kavram mı ben ilk kez karşolaşıyorum.. ülküdaş olamayanlar ülkedaş olsun teşekkürler...
Yazan ANTİEMPERYALİST, 08-07-2009 11:15
Milliyetciler tehlikeyi hep kominizmden bekledi, bizi dinsiz edecek, bizim milli kültürümüzü ve kimligimizi yok ederek millet olma bilincimizi kaybettirecekler korkusu ile mülkiyetlerimizi kaybetme korkusu birleşince hep berabaer kominizm karşıtı olduk. Şimdilerde ise emperyalist tehlike hem milli kültürü, yanında kendi tüketim kültürü ile birlikte ekonomik kurallarını da bize dayatarak sinsi bir işgal gercekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu sinsi işgale ançak milli kültürle ve milliyetci duruşla karşı konulabilir. Bu nedenle antiemperyalist cephe oluşturulmalıdır. Bu cephede lokomotif MHP olmalıdır. Yoksa ne milli kültür, nede milli ekonomi kalacaktır. Kültürünü ve ekonomisini kaybetdenler bağımsız olarak kalamazlar. Çok iç karartıcı bir yorum oldu yazılarınızızın aksine yazılarınızda sorunların ortaya pozitif bir şekilde konuluşu umut veriyor....Saygıyla yazılarınızın devamını bekliyoruz..
Yazan mertcan_19, 08-07-2009 11:42
(genç emekli)A.yılmaz ve mertcan yazılarınızdan dolayı tebrik ederiz.başarılarınızın devamını dileriz.sizi içtenlikle daha yüksek mevkilerde görmek isteriz....

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım