Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

fışırdama

( şımarma )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Hüseyin BENEK arrow Oruç İbadeti ve Bizlere Kazandırdıkları
Oruç İbadeti ve Bizlere Kazandırdıkları Yazdır E-posta
Saturday, 21 August 2010

 

   Hüseyin BENEK

   Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Oruç; İbadet maksadıyla yeme, içme, haz veren şeylerden, cinsi münasebetten ve Allah’ın oruç için yasakladıklarından belli bir süreliğine ( gün ağarmaya başlamadan önce başlayıp,  gün batımına kadar ) uzak durmak şeklinde yapılan bir ibadettir. Bu ibadetin birçok hikmeti olduğunu insanlar bilmektedir. Ben de bunları tekrar bir hatırlayalım dedim böylelikle bu önemli konuyu yazmaya karar verdim.

Bunlar, irade güçlendirici olarak, sabırlı olmaya katkısı açısından, paylaşmaya katkısı açısından, kanıksamalara karşı orucun katkısı, vücudun organlarına direnç kazandırması açısından ve Allah’ın emri olması açısından oruç ele alınmıştır.

İrade güçlendirici olarak oruç; İnsanların yapması gerekenler ve yapmaması gerekenler diye davranışları ikiye ayrılır. Yapmamamız gerekenleri de yapmamız gerekenleri de yapmak için irade, akıl, bilgi ve güç gerektirir. İrade bunların içinde nefse karşı durarak, bilgiyi ve aklı, iyi ve doğruya yönlendirir. Peygamberimiz önerilerinden birin de oruçluların şöyle davranmasını ister; “oruçlu olduğunuz günlerde çirkin söz söylemeyin ve kimseyle çekişmeyin. Şayet biri size sataşırsa oruçlu olduğunu söylesin” diyerek, kötülüklerden uzak durmamız konusunda irade sergilememizi istemiştir. Akıl ve bilgi olmasına rağmen hata yapanlar iradesizliklerinden dolayı hataya düşmektedirler, oruç iyi bir irade güçlendiricidir. Bu irade güçlendiriciden oruç tutarak yararlanabiliriz.

Sabırlı olmaya katkısı açısından oruç; Hayat birçok alan da sabır gerektirir!  Öyle durumlarla karşılaşırız ki, sabır bizi beladan uzak tutar, başka bir durumda ise sabır bizi yoksunluk karşısında güçlü kılar, yoksunluğun sabırla geçmesini bekleriz. Başka bir durum ise hastalık ve acı karşısında sabır bizi güçlü kılar, kısacası zor işler karşısında, beladan uzak durma karşısında, hastalık ve savaş gibi elimizde olmayan olaylara karşı sabır en güçlü ilaç ve insanların direnç noktasıdır. Bu ilaca da oruç gibi ibadetle ulaşmak mümkündür. Şöyle bir düşünün, 2010 ramazanında oruçlu olduğumuz saat 16 saattir, üstelik bu zaman Ağustos ayındadır. Bundan daha iyi bir sabır jimnastiği düşünemiyorum. Bu jimnastiği oruç gibi bir ibadetle yaparak hem Allah’ın emrini yerine getirmiş olur,  hem de sabır yeteneğimizi geliştirmiş oluruz….

Paylaşmaya katkısı açısından oruç; Yoksulların yoksunluğunu anlamak için oruç ibadeti aynı zaman da 16 saat aç ve susuz kalarak bize yoksulların nasıl bir sıkıntı çektiğini gösterir. Böylece bizi paylaşmaya sevk eder, etmelidir. Kuranı-Kerim’in emrettiği diğer bir ibadet de zekâttır, bu da varsılların, yoksulların yoksunluklarını paylaşarak ilaç olması için emredilmiştir, bu emri yerine getirerek açlığı ortadan kaldırabilir insanlık. Gelişmiş zengin ülkelerin % 2 yoksul açlıkla mücadele eden ülkelere yardım ettiğini düşünün, zekât da % 25 olarak belirlenmiştir. Bu % 2; ister sermaye dengesine olsun, ister şirketlerin ve kişilerin ekonomik dengesine olsun hiçbir zarar vermez. Ama açlığı ve yoksulluğu ortadan kaldırır. Dünya daha yaşanılır hale gelir...

Kanıksamalara karşısında orucun katkısı; Orucun diğer bir anlatısı ise, nimetler karşısında kanıksamanın ve alışkanlıkların verdiği kıymet bilmezliği, kıymet bilir hale getirmektir. Her öğün acıkıp, acıkmamıza bakmadan yemek veya su içmek şeklinde devam eden hayatımıza oruç; zamanı, acıkmayı bekleyerek ve acıkıp, susayarak nimetlerin kıymetini bize çok iyi bir şekilde anlatır.  Oruç tutanlar bunu bizzat bilir ve öğrenir. Böylece çok kolay çöpe atılan gıda maddelerinin gereksiz israfının önüne geçilmesi de sağlanır. Ülkemiz de ekmeğin % 10 yakının çöpe atıldığını söylüyor araştırmacılar. Bu rakam 120 milyon ekmeğin %10’u 12 milyon eder. Nedeni bayat olmasıymış..!

 Bir önceki gün ki ekmek, bayat sayılıyor, anlaşılır bir şey değildir. Doğal afetlerin yaşandığı şu sıcak gündemde örnek; Pakistan halkının sel sonrasında açlıkla pençeleşmesi, Etopya’lıların içler acısı durumu, Irak ve Filistin insanının uğradığı açlık, sefalet ve 18 Ağustos depreminin ardından ülkemizde yaşanan acı dramlar hala bize bir ışık olmayacak mı?Bu kıymet bilmezlikten başka bir şey değildir, bunu da ancak eğitim ve oruçla yenebiliriz diye düşünüyorum.

Vücudun organlarına direnç kazandırması açısından oruç; Oruç aynı zamanda vücut organlarının rutine alışmasını engelleyerek onlara da yoksunluk karşısında direnme yeteneği kazandırır. Aç kaldığımız da elimiz ayağımız dolaşır, bu muhtemelen aç kalan vücudun halsizliği ile tansiyonumuzun düşmesinden kaynaklanır. Hayatın bizi nereye yönlendireceği belli değildir. Bir bakarsınız dağ başında askersiniz, güvenlik gerekçesi ile size gıda ulaştırılamamıştır, yolculuk halindesiniz aracınız arızalanmıştır, su ve yemek ihtiyacınız karşısında direnç göstermek zorundasınız… Oruç vücut organlarının bu duruma alışmasını ve dirençli olmanızı sağlar.

Allah'ın emri olması açısından oruç; Bütün bunların yanı sıra bizce en önemlisi, orucun tutulmasının olsun, diğer ibadetlerin yapılmasının olsun temel nedeni, ALLAH’IN emretmiş olmasıdır. Biz biliriz ki; emirler bizim iyiliğimiz, insanlığın huzuru içindir.

O nedenle de yerine getirmeye çalışır ve getiririz de...

ALLAH HEPİMİZE DOĞRU YAŞAYAN AHLAKLI KULLARINDAN OLMAYI NASİP ETSİN...

Herkese selam ve sevgiler. 


Görüntüleme sayısı: 3420

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım