Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

buzoo

( buzağı inek yavrusu )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa
Referandum Değerlendirmesi Yazdır E-posta
Saturday, 18 September 2010

 

   Hüseyin BENEK

   Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Türkiye siyaseti acısından referandumu beş acıdan değerlendirmeye çalışacağız. Bunlar; 1-iktidar açısından, 2- CHP açısından, 3- MHP acısından, 4) BDP acısından, 5) aydınlar açısından erle alınarak açıklanmaya çalışılmıştır.

a)      İktidar acısından (AKP)

Bu acıdan bakınca iktidarlar kendi lehlerine yasal düzenlemeler yaparlar. Bu normaldir, önemli olan bu düzenlemelerin yargıya müdahale boyutuna vardırılmamasıdır. İktidar partisi elindeki imkanları iyi kullandı ve beklenenin üzerinde bir oy aldı. Bundan sonrası iktidar partisinin ve yöneticilerinin olgunluğunun test edilmesi aşamasıdır. Aldıkları oy oranından  her şeyi yaparım anlamı çıkarmamalıdır. Usulsüzlüklerde yargılamaların önü açılmalı ve hayırcıların kaygılarının boş bir kaygı olduğunu ortaya koymalıdırlar. Böylece iktidar partisinin amacının yargıya müdahale olmadığı 12 eylül ürünü anayasanın değişikliğinin asıl amaç olduğu kamuoyuna davranışlarla anlatılmalıdır. Nitekim başbakanın ilk sonuçlar geldiğinde yaptığı konuşma bu yöndedir. 

b)      CHP acısından:

Bu partimiz oy kaybına uğramamış partililerine, seçmen kitlesine ulaşmış ve beklediği şekilde oy almıştır. Bunu daha önceki seçimlerde oy aldığı bölgelerde bu referandumda taraf olduğu hayır oylarının yine aynı bölgede ağırlıklı oluşundan anlıyoruz. Ana muhalefet partisi iktidar olmaya aday bir partidir. Onun içindir ki kendi tabanının dışında da oy alabilmelidir. Bunun için parti yapısı acilen demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Adaylar önseçimlerle belirlenecek düzenlemeler bu bönümüzdeki seçime yetiştirilmeli  partinin üzerindeki genel merkez etkisi azaltılmalıdır. Halkın inanç ve kültürel değerleriyle çatışan bir parti izleniminden parti kurtarılmalıdır. Bunun için izlenecek yol bu zamana kadar izlenen yolun tersi değil ortası olmalıdır. Örnek: Türban tartışmasında  türbanı yüzünden eğitim hakkından mahrum kalanlardan yana tavır koymak gerekirken son zamanlara kadar karşı bir tavır takınılmıştır. Bu konuda nacizhane önerim kamu hizmeti verenlerin inanç simgesi takmaması, ama kamu hizmetinden yararlananlara gelince takabilmesi doğrultusunda bir çözüm olabilir, türban takanlara ise söyle takabilirsiniz böyle takamazsınız tavrı yasak kadar komik bir tavırdır. Diğer bir toplumsal gerilime neden olan  konusu ise Kürtlerin kültürel haklarının  önündeki engellerin kaldırılması konusunda ki tavırdır. Bu sorun dada CHP bir sosyal demokrat partiye ağır gelecek kadar devletçi tavır takınmıştır. Tabi ki terör örgütü ile arasına mesafe koyacak ama bu mesafe Kürt halkı ile arsını açmayacak ve halkın sorununa çözüm önerileri olduğunu yüksek sesle gündeme taşıyarak bu sorunun çözümüne aday olacak ki bölge halkının güvenini kazanarak bu bölgede ki oylarını artıracaktır. Önümüzde ki ister genel seçimler isterseniz Anayasa değişiklik konusu gündeme geldiğinde ülkemizin ve toplumumuzun sorunlarına akıllıca çözüm önerileri sunan bir parti olarak halkın karşısına çıkılmalıdır. Bu sorunların yanı sıra üniversitelere özerklik, çalışma ve sosyal güvenlik yasalarındaki çalışanların aleyhine durumları lehine çevrilmesi için yapılacak çalışmalar ve bu çalışmaları yüksek sesle gündeme taşıma ve çözümleri için samimi çabalarla iktidara çalışanlar ve halk adına talip olduğunu ortaya koymalıdır.  

c)      MHP acısından bakınca;

 Bir çok kişinin tersine olaya sağın sağla diyalogu dersek sağlıklı yaklaşmış oluruz.  Kabul edilse de edilmese de Sağ partiler arasında kayan %10-15 lik bir oy potansiyeli var, bu oylar sağın genel karakterine uygun güçlü sağ partiye kaymaktadır. AKP de muhafazakar bir sağ partidir, söylemleri bu doğrultudadır ve halkı ikna etmiştir. Bu şu demek değildir, verilen oylar AKP de kalacaktır.  MHP nin oyları ödünç gitmiştir, bu ödünç gidişi eski ülkücüleri  ve oy verenleri dışlayıcı söylemlerle verilen bu oyların kalıcı hale getirmenin önü açılır ki o zaman bu ödünç oylar orada kalıcı hale gelecektir. MHP lideri Devlet Bahçeli Ülkücülere bir seviye getirmiş ve bu seviyede taban bulmuştur. Bu aşamada bu partimizin ortaya koyacağı politikalar da mevcut iktidar partisine sağ bir alternatif olmalıdır. Ulusal güvenlik sorununa neden olacak kadar starejik kurumları özelleştiren iktidara  bu furyada dur diyerek farklı bir duruş sergileyebilir. Milliyetçilere yakışan anti emperyalist söylemleri daha da ön plana çıkararak bu konuda kaygı duyan kesimlerin oylarını alabilir. Milliyetçilerin dine mesafeli duruyor izlenimi şu andaki iktidar partimize yaramış ve milliyetçi ve muhafazakar kesimleri MHP ye değil AKP ye oy veriri duruma getirmiştir. Şu anda yönetimde olduğu belediyeler aracılığıyla Türk kültünü öne çıkaran, bu kültürün ortaya çıkardığı sanatsal etkinlikleri göz önüne seren bir anlayış sergileyerek, ithal tüketim mallarına karşı yerli üretim malları destekleyen kampanyalar düzenleyerek milli benliğe hizmet eden bir parti olarak güçlenmesi önünde engel kalmaz.

d)      DBP partisi:

İlk yapacağı iş terörü özendirenler olmaktan çıkmak ve terör örgütü ile ayrı örgütler olduğunu deklare ederek sadece bir bölgeye sıkışıp kalmaktan kurtulması lazımdır.  Artık şunu da kabul etmelidirler kültürel baskılar nispeten kalmıştır, kalkmayanlar ise terör örgütünün talebi gibi algılanmasındandır, bu algılanış güçlü bir karşı duruşu ortaya çıkarmakta ve çözülecek sorunu çözümsüzlüğe itmektedir. Kürt halkının yerleşmişliği göz önüne alınınca serbest yerleşim hakkının olduğu ülkemiz de Kürtlerin yarısından çoğunun bölgenin dışında yaşadığı anlaşılmaktadır. O zaman Türkiye partisi olmaktan geçmektedir çözüm, Türkiye partisi olmanın yolu da şiddeti siyaset usulü yapmaktan vazgeçmekle başlar. Siyaset yöntemlerini demokratik kurallara çekmedikçe bu sorun çözülmez ve iki halkı da rahatsız etmeye devam eder. Irak ortada sorun çözümsüzlüğe bırakılmıştır. Irakta ki Kürtlerle arasına mesafe koymalıdır bu parti yetilileri çünkü orada emperyalistlere taşeronluk yapan bir gruba yakınlık, kendi sol tabanında da rahatsızlığa neden olmaktadır. Ama sanki cephede ki bir savaş çığırtkanlığı arasında ne eleştiri nede sağlıklı düşünce ortaya koyulamamaktadır. Bu parti legal bir parti olduğunu zaman zaman unutmakta ve sanki illegal bir partinin davranışlarını sergilemektedir mensupları. Bu davranışlar Türk halkı hoş karşılanmamaktadır, bu iki halkın arasına düşmanlığa neden olacak davranışlar sergileyen herkes dönülmeyecek hatalara kapı açtığının farkına varmalıdır. Düşmanlığa neden olacak hareketlerden ve silahı siyasetin bir aracı yapmak  tan vazgeçerek çözüme katkı sunabilirler.

e)      Aydınlar ve seçim:

 Türkiye halkı yine aydınlardan farlı düşünmüştür. Aydınlar Yargının üzerinde siyasi baskı var demiştir, ama halk verdiği oylarla tersini söylemiştir. Aydınlar halkına öncülük edecekken o kadar uzaklaşmıştır ki halka mesaj veremeyecek kadar yabancılaşmışlardır. Bu yabancılaşmanın verdiği yönsüzlük Türkiye siyasi ortamını  gerilimlerden beslenen siyasi partilere bırakmıştır. CHP laiklik geriliminden AKP türban geriliminden DBP Kürt geriliminden beslenmiştir.  Bu yanlış beslenişler fanatik söylemleri siyasete taşımış ve en geniş tabana dayanan AKP yi iktidara ilk girdiği seçimde taşımıştır. Aydınlarımız bu gruplaşmaların sağlıklı olmadığını halka anlatmalıdır. İletişimin en basit kuralını çiğneyen aydınlar, halkımız üzerinde etkisizleşmiştir. Siyasetçilerden ve tahrikatlardan etkilenen halk aydınlardan etkilenmedikçe normal bir siyasi tercih yapılamayacaktır. Gerilimlerden beslenen, etkilenenler normal düşünemezler fanatiklik,  panik hali düşünsel sığlığa neden olur. Aydınlara düşen çok basit mesaj verdiğiniz kitlenin kültürel değerlerini yok saymadan mesaj vermeliler ki mesajları alıcı kaynağa(halka) ulaşsın ki, siyasetçiler den çok aydınlardan ve düşüncelerden etkilenen halkın tercihleri de gerilimsiz ve sağlıklı tercihlere ve siyasi ortamlara neden olsun.

Her şeye rağmen büyük bir olgunlukla bir referandumu gerçekleştirmenin güzelliğini yaşadık teşekkürler Türkiye, daha nice seçimleri demokratça yaşamak dileğiyle... 

Sevgi ve selamlar.      


Görüntüleme sayısı: 1775

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım