Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

çalımçalmak

( büüüyüklenmek caka satmak )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow YAZARLAR arrow Hüseyin BENEK arrow Seçim ve Demokrasi
Seçim ve Demokrasi Yazdır E-posta
Sunday, 25 January 2009

 

 

 Hüseyin Benek


Yine bir seçim daha! Demokrasilerde aynı yönde düşünen vatandaşlar aynı partide örgütlenerek yönetme işine, iktidara talip olurlar. Yönetime talip olan partiler halktan yönetim yetkisini almak için seçmenlerin karşısına çıkar, düşüncelerini ortaya koyar vatandaşların en çok oy verdiği parti yönetim yetkisini alır. Çoğunluğa dayalı bu partinin halk adına iktidarın gücünü kullanırken, iktidarın baskısından azınlıkta kalanın korunması esastır. Ülkemizde demokratik bu işleyiş, zaman, zaman genel kaidelere uymamaktadır. Bu uymayış şu şekillerde ortaya çıkmaktadır, etnik, dinsel, kişinin kutsalı siyaset dışı olması gerekenler siyasetin içine sokulmaktadır. Bunun en önemli nedeni demokrasi kültürünün gelişip yerleşememesinden kaynaklanmaktadır.  

Diğer bir nedeni ise geleneksel aile yapımızda olsun, gerekse kurumsal yapımızda olsun, itaat kültürünün en uç öneklerini görüyoruz ve gördük. Bu durum bizde, otoriteden ve güçlüden gelen düşünceler yanlış bile olsa onaylamamıza veya sessiz kalmamıza neden olduğunu izlemekteyim. Bu kültürde haklıya değil güçlüye kapı açıyor. Otoriter toplumsal yapının siyasetimize de yansımaları oluyor. Nasıl ki daha önce parti liderleri vekillerinin seçilmeleri için vatandaşların önüne konulduysa şimdi de belediye başkanları ve yerel meclis üyeleri liderler ve partinin üst kurulları tarafından vatandaşa bunları seçebilirsininiz diye lütfettiler. Bu seçme yöntemini halkımıza önerenler açıkça halkımıza siz seçim yapamazsınız, bu bilinç sizde yok demektir. Biz vatandaşlar önerilenler arasında seçim yapmak zorundayız. Bu demokrasinin üstünde demokrasiye gölge düşüren bir karabuluttur.  

Yerel meclislerde belediye başkanını denetlemek gibi önemli bir görevi olan belediye meclisinin işlevini yerine getirmesi için bağısız olması gerekmez mi?  Demokrasinin iyi işleyebilmesi için milletvekilleri ve yerel meclis üyeleri lider ve partiden nispeten bağımsız olmalılar. Kendi iradeleriyle alınan kararlara onay veya ret diyebilmeliler düşünüyorum. Bu demokrasi ruhuna daha uygun değilmi? Yoksa güçlü lider yapılarıyla parlamenter ve meclis üyelerin denetimi saf dışı kalır. Denetimsiz bir demokrasi yozlaşmaya müsait hale gelir.  

Bir daha seçilmesi parti liderinin veyahut da belediye başkanının kontrolünde olan milletvekili veya yerel meclis üyeleri kendilerini vatandaşa önerenlere vefa borçlarından dolayı bağımsızca ülke ve kent yararına olan kararları nasıl onaylarlar. O zaman ülke ve kent yararına olan kararların yerel veya genel meclislerden geçmesi için halkın buralara seçilen üyeleri seçmedeki önseçimlerde daha etkin olması demokratik bir gerekliliktir. Yeniden seçilmek isteyen politikacılar tabi ki seçeni değil seçtireni dikkate alırlar.  

O zaman belediye başkanları ve milletvekilleri seçmenlerin istemlerini değil seçtirenlerin isteklerini dikkate alacaklardır.  

Bunların dışında daha vahim bir durum daha var ki oda siyaset yapmanın artık çok pahalı bir iş haline getirilmesidir. Bundan böyle siyaset yapmak için finansörler gerekmektedir. Finansörler siyaseti, bir yönetim, sorun çözme, proje üretme sanatı değil bir rant sağlama aracı olarak görmektedirler. Para yatırdım para kazanmalıyım mantığı siyaseti kirletmekte siyasi kurumlara olan güveni erozyona uğratmaktadır. Kendi kurumları, örgütleri, vekilleri tarafından vatandaşın duygularının önemsemediği bir ortamın demokrasi ruhuna ne kadar uygun olduğu tartışılır.  

Kendi bencilliklerimiz yüzünden toplumsal meseleleri yozlaştırmayalım. Toplumsal meseleler söz konusu olduğunda ister kariyer olsun ister kar hepsinden vazgeçebilmeliyiz. Böylece ülkemizin her alanda gelişmesine katkı sunabilelim. Biz geliştik hem sermaye hem de kariyer yaptık toplumsal standartlar düşükse bizim gelişmemizin öneminin olmadığını görürüz. Niyetimiz bu ülkeyi geliştirmekse kendimizi toplumdan ve ülkemizden ayrı düşünemeyiz. Ülke bir gemi bizde o geminin yolcularıyız, gemiyi rotasından hedefe götürmek hepimizin görevi, bu şekilde bir duyarlılık gemideki yolcuların (bizim) yararına değilmidir? 

Önemli eksiklerimizden biride partilerin (kurumların) kendileri ile çelişmeleridir, parti sosyal demokrat bu doğrultuda da bir programı var. Ne yazık ki uygulamalar kendi düşüncelerine ters. Parti muhafazakâr bir parti gibi görünür ama daha çok liberal uygulamalarla ön plana çıkar. Başka biride milliyetçi bir propaganda yapar ama toplumsal sorumlukları önemsemez. Bu uygulamalar yüzünden partiler düşünsel olarak kendilerini ifade edememektedirler. Bu eksikliklerini popülist söylemlerle kapatmaya çalışırlar. 

Kısacası her kesime mavi boncuk dağıtarak siyasetteki güveni sarsmaya devam ederler. Siyasetimizdeki bu eksiklikleri partilerin demokratik kültüre uymayan siyaset izlemelerine neden olmaktadır. Bunu da çeşitli yöntemlerle yaparlar, ülkemizin bazı bölgelerinde aşiret bağları çözülmemiştir, burada aşiret bağlarını kullanırlar. İnsanlarımızdan bazıları tarikat sempatisi içindedir. Demokratik partilerimiz amaçları dini yaşayışa yardım ve öncülük etmek olan bu örgütlenmelerle de pazarlık yaptıkları olur. Başka bir parti tutar mezhepsel özellikleri siyasi rant sağlamada kullanır. Daha başkası da hızını alamayarak etnik bölücülük yaparak ayakta durmaya çalışırlar. Bütün bunların ne demokrasiyle nede siyasetle ilgileri vardır. Bir bölümü bu coğrafyanın kültürel değerleridir, bir bölümü de doğuştan gelen tercihi kişiden değil kişinin doğduğu ortamdan kaynaklanan özellikleridir.  

Demokrasilerde bunlar üzerinden siyaset yapmak demokrasiyi erozyona uğratır, yozlaştırır. Ayrıca kişilerin kutsallarını siyasetin içine sokmak, siyasi malzeme yapmak hem siyasal hem de toplumsal gerilimlere neden olur. Sert iktidarlarla sert muhalefetlerle karşılaşılır. İşin içinde kutsal olunca insanlar ister istemez sert tavırlar sergilerler. Gayet tabi ki referansı kutsal olan iktidarın keyfi davranışları da artar. Kutsalını siyasete katan muhalefet ise ülke yararına olan nitelikli projeleri bile şiddetle eleştirerek ret eder. Kendi kutsalını savunma derdine düşen iktidarı ve muhalefeti ülke sorunlarını unutur, laik - anti laik gerilimi de işte bu siyasi yapılanmaların ürünüdür. 

Ne yapmalıyız ki yöneten bir siyasi yapı ortaya çıkaralım. Öncelikle etnik, bölgesel ve mezhepsel bağlarla politika yapmamanın gereği bütün partiler tarafından anlaşılmalı, bu anlayış genel bir ilke haline getirilip siyasi kültürümüzde özümsenmelidir. Şu andaki mevcut siyasal yapılar ülkeye ve topluma hizmete göre yapılanmamışlar, bu nedenle sivil toplum örgütlerimiz demokratik ilkeler ve kültür geliştirememişlerdir. Yapılarında lider öncelikli bir yapı benimsenmiş başarısız bile olsa liderler liderlikleri korumuşlardır. Çünkü liderler milletvekillerini belirlerken, kendilerini seçecek delegeleri de belirlerler ki bir daha seçilmeleri garanti altına alınmış olsun. 

Benim izleyebildiğim kadarıyla ne bir sivil toplum örgütümüzde nede siyasi partimizde liderlerinin seçimle değiştikleri nadiren görünmektedir. Bazı liderler ölümle, bazıları cumhurbaşkanlığına seçilerek, sendika ve oda başkanları da milletvekilliğine seçilerek koltuklarını bırakmayı lütfetmişlerdir.       

Demokrasinin işlemesini sağlayacak olan kurumlar demokrasinin işlemesine engel olmuşlardır. İşlemeyen bir demokrasiden yöneten bir demokrasi çıkmaz, bizde beklemeyelim kangren olmuş bu durumu tedavi edelim. Nasıl mı ülkesini seven dürüst, namuslu, ahlaklı, adaletli ve aynı zamanda bilgili vatandaşlarımızın siyasete katılmalarıyla bu sorunun çözüleceğini düşünüyorum. NAMUSLULAR NAMUSSUZLAR KADAR CESARETLİ OLMALIDIR ARTIK.  

Evimizin önünü süpürmeliyiz ki, herkes evinin önünü süpürünce tüm sokaklarımız temiz olacaktır. Yerel seçimler evimizin önünü süpürüp, süpürmeme kararıdır. Ona göre bize evimizin önünü süpüreni seçme fırsatı vermeyen sayın liderler seçeceğiniz kişilerin çok nitelikli adamlar olmasına özen gösterin. Evimizin önünü süpürecek, kaldırımımızı, asfaltımızı yapacak ve bizlerin adına bu kararları alacak olanları bizlerin seçeceği günlerde buluşmak üzere sağlıkla kalın.  


Görüntüleme sayısı: 6281

  Yorumlar (1)
Yazan demokrasi, 11-06-2009 16:13
demokrasi ançak kaybedildiğinde analaşılaçak bir rejimdir. sizin konuşma, fikir beyan etme, örgütlenme haklarınız elinizden alınınca hukuk düzeni iktidarın kontrolüne girince hukukun adalet dagıtamadıgında anlarız.. o günler gelmeden kıymetini anlayıp sahip cıkalım demokratca bir yazı olmuş

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım