Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
1943 TOSYA DEPREMİ "BÜYÜK ZELZELE"
İlimizde ve ilçemizde görev yapan yetkililerin olası bir depremde can ve mal kaybını önleme amaçlı çalışmalar yaptıklarını zaman zaman haberlerden okuyorum. Bu yazıya nasıl başlayacağımı uzun süre düşündüm. Okuyucularımın dikkatini nasıl bu noktaya toplayabilirim diye düşündüm. Bu önüne geçilmez; önlenemez doğal felakette... Kuzey Anadolu fay hattında olan ve geçmişte bu felakette bir çok vatandaşını kaybetmiş ilçemizde can kaybını, mal kaybını en aza indirme konusunda yapılan çalışmalara hız verilmesi, yine toplumunda bilinçlendirilerek katkısını sağlamak amacıyla Tosya depremini yazmaya karar verdim.
Deprem, Tosya?da oldukça sık hissedilmektedir. Zira Tosya bulunduğu coğrafi konum nedeniyle tam anlamıyla Türkiye Deprem Haritasında koyu kırmızı renkle gösterilen Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde 1. derece deprem bölgesi içerisindedir. Zaman zaman çok güçlü olmasa da depremler olduğu hepimizin malumlarıdır.
Bu depremlerin en büyüğü ile ilgili olarak benim de yaşım itibarıyla görmediğim ama çeşitli kaynaklardan edindiğim Tosya depremi ile ilgili sizinle paylaşacaklarım, size aktarmak istediklerim var. Bu gün yaşı yetmişin üzerinde olan büyüklerimizin ?büyük zelzele? diyerek bahsettikleri ve tarihleri gücü ve can kaybı konusunda çok çeşitli ve çelişkili bilgilerin aktarıldığını, konuşulduğunu gördüm ve birazcık araştırma ile devletimizin arşivlerindeki doğru ve resmi bilgilere ulaştım, bunları sizlerle paylaşmak istedim.
Devletimizin resmi kayıtlarına göre; Tosya?yı ve çevresini etkileyen 1940-1946 yılları arasında büyüklüğü dört ve dörtten fazla olan on yedi deprem olmuştur. Bunlardan en can yakıcı olan ve insanımızca ?büyük zelzele? diye anılan deprem 26 Kasım 1943 tarihinde saat 22:20''de meydana gelmiş, bu deprem 41.050 enlem-33.720 boylam arasında gerçekleşmiş, 10.00 km derinlikte, ivme değeri 200-400 hesaplanmıştır.
Merkezi Tosya-Ladik olarak gösterilen depremin kuvveti, 17 Ağustos 1999 yılında Marmara Bölgemizi yerle bir eden depremin kuvvetine eşit olarak 7.2 olarak gerçekleşmiştir. Kuvvetini Ankara?dan bile hissettiğimiz kuvvetteki depreme benzer olan 26 Kasım 1943''te saat 22.20''de meydana gelen depremde ne yazık ki 2824 insanımız hayatını kaybetmiştir. Allah rahmet eylesin. Yine yukarıda belirtilen yıllar arasında ilçemizi etkileyen depremleri bir tablo halinde aşağıda sizlere takdim ediyorum.
O günlerde yapılan yardımların mahiyetine ve diğer çalışmalara ilişkin elimizde sadece kulaktan dolma bilgiler olduğu için buraya koymamaya karar verirken ileride bu tür bilgilere ulaştığımda bunu da sizlerle paylaşacağımı belirtmek isterim.
TARİH
ZAMAN
(GMT)
ENLEM
(N)
BOYLAM
(E)
DERİNLİK
(KM)
HESAPLANMIŞ
İVME DEĞERİ
(GAL)
BÜYÜKLÜĞÜ
(MS)
CAN KAYBI
DEPREMİN
YERİ
01.02.1940
05:12
41.000
33.000
00.0
12-15
4,9
-
Ovacık
11.10.1940
01:37
40.810
33.300
10.0
12-15
4,9
-
Kurşunlu
21.11.1942
14:01
40.820
34.440
80.0
25-50
5,5
7
Osmancık
01.12.1942
19:04
41.040
34.880
20.0
50-100
5,9
26
Çorum
11.12.1942
02:39
40.760
34.830
40.0
50-100
5,9
25
Çorum
26.11.1943
22:20
41.050
33.720
10.0
200-400
7,2
2824
Tosya-Ladik
27.11.1943
06:06
40.500
34.000
00.0
12-15
4,7
-
Çankırı
27.11.1943
08:09
40.500
34.000
00.0
12-15
4,8
-
Çankırı
27.11.1943
23:29
40.780
33.930
40.0
12-15
4,9
-
Tosya
02.01.1944
10:59
41.000
33.700
00.0
12-15
5,0
-
Ilgaz
30.09.1944
04:13
41.110
37.870
10.0
25-50
5,5
-
Osmancık
18.10.1944
12:54
40.890
33.470
10.0
25-50
5,2
-
Ilgaz
02.03.1945
10:39
41.200
33.400
10.0
25-50
5,6
-
Araç
07.06.1945
01:20
41.170
33.250
10.0
12-15
4,9
-
Araç
26.10.1945
13:56
41.540
33.290
50.0
50-100
6,0
-
Araç
21.01.1946
11:25
41.050
33.480
60.0
12-15
5,0
-
Ilgaz
25.08.1946
11:23
41.520
33.750
10.0
12-15
4,8
-
Kastamonu
17 Ağustos 1999 Marmara depreminden hemen sonra felaket bölgesine gitmiş, çok zor şartlara rağmen bölgede bir aya yakın kalmış ve orada yaşananları yakından görmüş bir hemşehriniz olarak dehşete kapıldığımı söylemek ve özellikle insanlığın ölmediğini, aziz milletimizin bu yaraları ne kadar büyük bir hızla sarmaya çalıştığını gördüm. Buna ilişkin anılarımı inşallah Ağustos ayında yazacağım ayrı bir deprem konulu yazımda bahsedeceğim.
Ama sonuç olarak şunu söyleyebilirim; Sakarya?dan Ankara?ya dönüp terminalde indiğimde ve evimin bulunduğu semte giderken gördüklerimle kendimi bir tuhaf hissettim, sanki o felaket hiç olmamıştı, sanki yirmibine yakın insanımız ölmemişti bundan oldukça kötü etkilenmiş olduğumdan evimin yanındaki boş arsada bir taşın üzerine oturarak hıçkıra hıçkıra doyasıya ağladım. Çünkü Sakarya?da beraber çalıştığımız oranın yerlisi gönüllü arkadaşların motivasyonu bozmamak için kendi kendime ağlama yasağı koymuştum.
Bu önüne geçilemez felakete karşı uyanık olmalıyız, hazırlıklı olmalıyız, binalarımızın gerekli kontrolünü ve gerekiyorsa güçlendirmesini yaptırmalı, yine çevremizde olan bitene duyarsız kalmamalı, binalarımızın alt katlarını kullanan kişilerin burada taşıyıcı kolonları salonları genişletme uğruna kesmelerini engellemeli, yine sorumluluğumuz altındaki binaların inşaatı sırasında malzemeyi kontrol etmeli kaliteli ve eksiksiz malzeme kullanılmasını sağlamalıyız. Yine bu işle görevli kaymakamlık, belediye, sivil savunma kuruluşlarının çalışmalarına destek vererek ve bizatihi mesleğimiz veya becerilerimiz doğrultusunda gönüllü olarak görev talebinde bulunmalıyız. Alınan tedbirlerin, yapılan çalışmaların olası bir deprem durumunda can ve mal kaybını en aza indirmeyi amaçladığının bilincinde olmalıyız.
Ayrıca meraklıları için, ülkemizde olan depremleri günü birlik öğrenmek isteyenler Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi?nin http://www.koeri.boun.edu.tr adresindeki web sayfasına girerek bu bilgilere ulaşabilirler.
26 Kasım 1943 depreminde ve diğer depremlerde hayatını kaybeden insanlarımıza Allah?tan rahmet diliyor, Rabbimin en başta milletimiz olmak üzere bütün insanlık alemini bu tür felaketlerden korumasını temenni ediyorum.
Önümüzdeki günlerde kutlanacak olan ; anneler gününü kutlar başta, annem olmak üzere bütün annelerin ellerinden öperim! Yine ülkemizin ve milletimizin kurtuluş meşalesinin yakıldığı, geleceğimiz olan gençlerimize hediye edilen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutlar, esenlikler dilerim.
Görüntüleme sayısı: 8110
Yorumlar (7)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.