Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
İlçemizde son iki yıldır özellikle STK öncülüğünde gerçekleşen ilkler ve bunun getirdiği rekabet ortamıyla oldukça olumlu gelişmeler yaşanırken, bunların hemşerilerimize yansıması sırasında yaşadıklarımızı sizlerle paylaşma arzusu ile bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.
Geçtiğimiz günlerde ilimiz haberlerini yayınlayan ve bana göre bu konuda oldukça ciddi web sayfalarından birisi olan Kastamonu Postası’nda; PKK terör örgütü tarafından kaçırılan 8 Mehmetçiğin kurtulduğuna dair haber yayınlandı, aynı haberi bir takım televizyon kanalları da verdi. Bu sayfada haber verilirken “Ya gerçekten çok önemli bir haberi vermede atlattık veya aynı derecede yanıldık” başlığı atılmıştı. Ancak sonraki gelişmeler habercilik konusunda ülkemizin önde gelen yazarlarından birisi başta olmak üzere herkesin yanıldığını gördük.
Burada asıl söylemek istediğim, bu sitemiz haberi verirken yanılabileceklerini öngörmüş ve başlığını da ona göre atmıştı. Sonradan yaşanan gelişmeler doğrultusunda bu siteye en küçük bir eleştiri bile yöneltilmediğini gördüm. Neden öncelikle yanılmış olabileceklerini deklare ettikleri için, daha önemlisi bu sitemizin şimdiye kadar ki sicilinin çok temiz olmasından. Şimdiye kadarki çizgisi oldukça seviyeli, dürüst, ahlaklı ve habercilik namusuna düşkün, abartıdan uzak, kaynak seçiminde oldukça seçici davranan, her şeyden önemlisi hemşerilerinin ve memleketinin en ağır yükünün omuzlarında olduğunu, vebal altında olduğunu bilmelerinden kaynaklanan sorumluluk sahibi yöneticilerinin olmasıydı.
Bize bu arkadaşlara saygı duymak, takdir etmek ve bulundukları konumda işlerinin hakkını verdikleri için teşekkür etmekten başka bir şey düşmez.
Bu konuda benim çok yakından takip ettiklerimin arasında olan Nasrullah Gazetesi’de yukarıda saydıklarıma dahildir, yine çizgi olarak onlarla aynı paralellikte olan Tosya Gen Tr -öyle olmasa burada yazmazdım- ve her ne kadar haber kovalamaya çok fırsatı olmasa da objektiflik konusunda oldukça çaba gösteren Tosya Gündem’de yavaş yavaş bu çizgideki yerini almaya başladı. Önce kutlayalım, sonra hiç alakasız bir yerden devam edelim.
Evet, şimdi gelelim vatandaşın vergisiyle beslenen, devletten maaş alan insanların yönettiği meşhur web sayfamıza ve onun en kıdemli sözde haber muhabirine, sözde diyorum çünkü sansasyon konusunda uzman ama habercilik dediğimizde yukarıda yazdıklarımıza rahmet okutan bir uslübü var. Eh memur arkadaşta oturduğu yerden kalkıp haber yapacak değil ya, nefsine en uygun olanı yani hazır geleni tercih ediyor, hatta zaman zaman okuma zahmetine bile girmeden mal bulmuş mağrip misali sözde habere saldırıyor. Sonrası derin hem de çok derin bir mahcubiyet.
Sonra sonrası malum, “uzaktan türkü çığıranlar”dan bazıları hiç işleri yokmuş gibi bunları okuyor, inceliyor gördüğü çarpıklıkları, yanlışları, abartıları hatta ikişer ikişer fakülteleri, Yeşil ve Kızıl Irmakların aktığı Devrez Çayını ve bende oldukça kalın bir klasör oluşturan bu sözde haberleri, (varsa meraklısı malum siteyi iyice incelediğinizde ulaşmanız çok basit, veya yazının altına yorum kısmına mail adresinizi yazarsanız ben size de gönderirim) haberin üstünde resmi bulunan zevata sorup sorunca da kızılca kıyamet kopuyor, resim var ama altında yazılanlardan adamın haberi yok. Sonra çoktan seçmeli acil önlemler paketi devreye giriyor. a) haberin doğrusunu yayınlamak, b) haberin yalan olduğu söylenen kısmını çıkarmak, c) resim sahibine kıyak olsun, öfkesi yatışsın diye başka yerlerde doğru haberi yayınlamak. d)“uzaktan türkü çığıranlar” a sövüp saymak ve onları birilerine hedef göstermek e)“uzaktan türkü çığıranlar”ın arasına fitne sokmak için fitne haberi yapmak, (örneğin: birisinin yaptığını öbürü yapmış gibi haber yapmak) son ve en etkili yöntem ise f)“uzaktan türkü çığıranlar”a yorum yazma, haber okuma, memleketi düşünme vb. yasaklar koymak dahası aldığın maaşı hak etmek yerine en son çare olarak devletten aldığın ödenekle yapılan sayfada “doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık ve objektiflik açıklamaları yayınlayarak izleyicilerin kafasını karıştırmak. En küçük bir tahammül örneği sergilemekten aciz bir tavırla da kendinize göre site aleyhine yorum yazanların yorumlarını silerek, açıklamalarınızla çelişmek, eh yakışır sizin gibi fikir fakirlerine doğrusu. Zaten bu sözde muhabirlik sistemi oldukça sağlıklı olarak işlemeye devam ediyor, sözde muhabir arkadaşı ara sıra görmek yeterli, alıştıktan sonra zaten siz onu görmeseniz bile onun sizi göreceği geliyor .
Söz yoruma gelmişken, editör arkadaşlarımdan ilk yazımda benim yazılarıma yazılan yorumları silmeyin ricamı bu yazım için özellikle istirham ediyorum. Okuyucularımda gerek malum site için gerekse malum sözde muhabir için lütfen objektif ve seviyeli yorumlarını bu yazımın altına yazsınlar.
Eh bu vesileyle de arada bir ilin, ilçenin mülki ve idari amirleriyle de muhatap olunduğu, bu yüzden dün yazılanın alınan ayara göre bu gün tam tersinin yazıldığı da görmezden gelmek haksızlıktır, aslında böyle üste resim olunca, altına ne yazıldığını fazla umursayan da yok zaten, birileri birilerine soracak ta yazılanın resim sahibine ait olmadığı ortaya çıkacak, sormayın kardeşim sizde, size mi kaldı haberin doğruluğunu sorgulamak, okuyun gitsin. Doğrusu önceleri bende öyle yapıyordum, çok ciddiye de almıyordum, ama ilçemizin hedefleri ve sorunlarına ilişkin olarak bir yerlere gidip, birileriyle görüşünceye kadar, oralarda bize bu haberleri ciddiye almadıklarını hatta güldüklerini söylediklerinde doğrusu ilçemiz adına mahcubiyetle beraber üzüntü de yaşadım, o sebeple bu haberleri iyice okuyup ayrıntılı olarak inceliyoruz.
İlçemizin malum sorunları, bunların çözümüne ilişkin çalışmalar, görüşmeler, hazırlanan dosyalar, davet edilen haber ajansları, tertiplenen toplantılar, milletvekillerinin katıldığı sorunların masaya yatırıldığı, çözüme ilişkin adımların atıldığı toplantılar, yatırımcı davetleri ve BGK Çorap Fabrikasının Tosya’da kurulacak fabrika inşaat alanında hafriyat çalışması yaptığı bütün bunlar bu arkadaşların umurunda bile değil. Çünkü onlar ilçeye değil, hemşerilerine değil kendilerine çalışıyorlar. Aksine bütün bu STK faaliyetleri ile ilgili haberleri de çarpıtarak, bir yerlere yamamaya çalışarak, sulandırarak verdikleri için ilçemizin gerçek sorunları ve hedefleri de ciddiyetini kaybediyor.
Örneğin TOSYA-DER tarafından 29 Eylül 2007 tarihinde Ankara’da verilen iftar yemeği haberlerini ve sonrasında derneğin web sayfasında yayınlanan “teşekkür ve tebrik” mesajını karşılaştırmanızı, yine derneğin web sayfasında yayınlanan “terörü kınama” mesajını ve sözde muhabirin yayınladığını karşılaştırmanızı, yine malum sayfalarda yayınlanan “su şıkırtısı” haberini, diğer sayfalardaki orijinalleriyle karşılaştırmanızı, “Kuzyaka Mahallesine parke ve kanalizasyon” haberinin altındaki yorumları incelemenizi, yine Rahmetli Şehidimizin “şehidin ailesine olan ilgisizlik” haberini verilen ayar sonrasında yayınlanan “şehidin kardeşine iş” haberiyle karşılaştırmanızı, yine ilçede TSTKB tarafından temin edilen araba haberinde insanların nasıl rencide edildiğini ve sonrasında dilenen özürleri ve yalaklıkları görmenizi istiyorum.
En çok ta nedense ilçede hiçbir yetkilinin sahiplenmediği ama resimlerinin altına onların ağzından yazılan, ilçe dışındaki bazı hemşerilerimizi mahcup eden, bazı yetkilileri de güldüren “iki fakülte” serisine dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Eminim bu yazımdan sonra memur arkadaş çeşitli düzeltmeleri yapmaya çalışacaktır, ama bütün yazdıklarımın birer örneği bende var ve asıl işin başındaki yetkiliye de sunulmuştur. Hoş arkadaş bize “değil başımdaki yetkiliye sunmak, hangi taş sert ise oraya başını vurabilirsin” diye efelendi bile. Siteye girmiyorum, taaki ilçeye, Tosya’ya yakışır ciddiyette bir ilke yakalanana kadar da protesto ediyorum, bu ekiple imkansız gibi, ancak mahkeme kadıya mülk değil demiş nur içinde yatası atalarımız. Ancak, yüklü bir iş gününün ardından stres atmak isteyenlere de tavsiye ediyorum.
Şimdilik bu kadar, objektif, doğru dürüst, ciddi, ilkeli, namuslu, masrafsız, ahlaklı ve tutarlı haberlerde buluşmak istediğimde site yöneticileri beni zaten görüyorlar. Bütün bunları gözeterek haber yapanlara, emek verenlere her zamanki gibi; şükran, minnet ve teşekkürlerimi yineliyor, başarılar diliyorum.
“Kör cehalet, çirkefleştirir insanları, Suskunluğum asaletimdendir, Her lafa verilecek bir cevabım var, Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye”
Gecikme için özürlerimi sunarken esenlikler dilerim.
Görüntüleme sayısı: 3368
Yorumlar (5)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.