( delikli kap. hedefi vurunca söylenir. hedef tahtası ilistir gibi oldu )
RSS - Güncel Haber
Anasayfa
Bizim Bukalemunlar!
Cuma, 14 Kasım 2008
Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bukalemun, gözden saklanma ve sık renk değiştirme yeteneğiyle bilinen kuyruklu sürüngenler takımından olup, en önemli özellikleri, ayakların, dilin ve gözlerin alışılmadık biçimleri ve renk değiştirmesidir. Kolaylıkla renk değiştirirler. Derilerini sarı, yeşil tonları, kırmızı tonları, kestane rengi ve siyaha çevirebilirler.
Bukalemungillerin Afrika, Madagaskar, Hindistan, Akdeniz kıyıları ve İspanya'nın güneyinde yaşayan 80' den fazla türleri vardır.
Bahsedildiği üzere bu sürüngenlerin yaşam alanları yukarıda belirtilmiş olsa da, son zamanlarda bölgemizde de aynı özelliklere sahip değişik iki ayaklı türlerine rastlamak mümkündür.
Özellikle Tosya ilçemizdeki siyasi havanın durumuna göre sadece renk değiştirdiklerini değil, hatta ağız değiştirdiklerini de yaşayarak görüyor ve takip ediyoruz.
Aslında “zübük” tipi siyasetçinin çok yabancısı sayılmasak da, nüfusu kırk bin olan, herkesin herkesi tanıdığı, analiz ettiği, geçmişini bildiği bir ilçede zübüklük yapmak hiçte kolay iş değildir. Asıl önemlisi cesaret ister, bu cesareti olanların da bırakın rakiplerine durumu açıklayabilmeyi, normal, sıradan siyasetle ilişkisi sadece oy vermek ve hizmet istemekle sınırlı olan insanımızın karşısına çıkacak yüzü kendisinde bulabilmesi için yukarıdaki sürüngenin özelliklerinden daha fazlasına sahip olması gerekir.
Siyaset kendi başına bir bilim dalıdır. Asıl amacı hizmet etmek ve hizmet edebilmenin yollarını aramaktır. Bunu dün hakkıyla yapanlara vatandaşımız “helal olsun” demektedir. Bu türden siyasetçi misyonunu tamamladığını düşünerek edebince kenara çekilir ve ihtiyaç duyulduğunda, istek yapıldığında göreve talip olur. Ama bu davet ve istek genelde topluma kendini kabul ettirmiş, hizmet noktasında kendisini ispat etmiş kişilere yapılır. Örnekleri de vardır.
Ancak yazıya adını verdiğimiz türden sözde siyasetçiler ise; dün bulunduğu her ortamda, hakarete varan, dozunu ayarlamakta eneliklerinden dolayı güçlük çektikleri eleştirileri yaparken bu günleri asla düşünmezler. Asli görevlerini yapmayı beceremeyen, hatta akıllarının ucundan bile geçirmeyen tipler, bulanık havadan alabileceklerini alabilmek için kapılarda yatmaya, adam markajlamaya hatta burası asıl bana münasipmiş türünden fotoğraf karelerine girmeye çalışırlar. Tek özellikleri her dönemin adamı, her dönemin şakşakçısı olan bu zavallılar bir şeyi unuturlar.
Unuttukları, dün aşağıladıkları vatandaştır; vatandaşın şaşmaz terazisi durumundaki hafızasıdır. Vatandaş asla unutmaz, kibirlenen adamı, böbürlenen adamı, kendisine tepeden bakanları, ben bildimcileri, fikirsizleri, plan ve projeden yoksun olanları asla unutmaz.
Şahsi çıkarı uğruna ilçenin geleceğini yok sayanları, çıkar birlikteliği yaptığı adamları bile günü gelince, satanları asla unutmaz. Vatandaş siyaset zübüklerini, siyaset bukalemunlarını asla unutmaz. İstediğiniz kadar renginizi değiştirin, vatandaş turnusol kağıdı gibidir, önüne gittiğinizde sizin asıl renginizi, asıl yüzünüzü görür ve ona göre muamele eder.
Vazgeçin artık, bu huyunuzdan vazgeçin! Tosya’yı karıştırmaktan, Devrez’i bulandırmaktan vazgeçin. Çekilin kenara varsa hizmetiniz size teşekkür edilecektir elbette, yoksa bırakın Tosya’nın yakasını, bırakın Tosyalının yakasını artık. Gördük sözde var olan tecrübelerinizde yıllardır bir işe yaramamış(!) Sizlerde olduğunu iddia ettiğiniz kerameti Tosyalı görememiş demek ki.
Yıkın kurduğunuz barikatları, yıkın koyduğunuz engelleri, boşaltın doldurmakta güçlük çektiğiniz makamları mevkileri. Dün ağırlığı 1 ton olan ilk bilgisayar bile bu gün müzede, yerini cebinize sığan laptopa bırakmış durumda. Değişime direnmenizin ne size ne de hemşerilerinize bir faydası yok. Hiç olmazsa saygıyı hak edin, böyle giderse Tosyalı onu da size çok görecektir.
Açın kapıları, açın gençlerin önünü, açın gelişmenin yolunu, açın değişimin, çağa ayak uydurmanın yollarını. Bırakın dünyayı tanıyanlar, bürokrasiyi tanıyanlar, işinin ehli olanlar, hizmet aşkıyla yanıp tutuşanlar alsın bayrağı. Onlar taşısınlar daha ileriye, daha yükseğe.
Bunu yaparsanız ne olur; ilçede ve gurbette yaşayan on binlerin küskünlüğü biter, herkes ben ne yapabilirim noktasında birleşir ve hemen her konuda siyasetten, ekonomiye, ticaretten eğitime, sağlıktan tarıma Tosya daha bir başka olur. Dünya çapında projeler üretilir, planlar yapılır. Beş, on, elli yıllık planlar, gerçekleştirmek için mühendisler, mimarlar, doktorlar, avukatlar, iş adamları, öğretmenler, esnaflar el ele vererek, kafa kafaya vererek çalışırlar.
Bu çağrımız sadece siyasetçiye değil, bu çağrımız kendine olan öz güveniyle “ben misyonumu tamamladım” diyecek cesareti gösterebilecek herkese.
Yoksa mevcut durumu zaten hepimiz biliyoruz, “biz dokuz kişiyiz, sırayla dördümüz çalar beşimiz oynarız, birimiz de bunu dünya aleme duyururuz” yani malumu yeniden ilana gerek yok. Bu yazıyı okuduktan sonra da yerel web sayfalarımızda sizlerle ilgili yorumları, yazıları okuyunca bu yazımının ne kadar hafif kaldığını göreceksiniz, Tosyalıların eteğinde ne kadar taş birikmiş onları göreceksiniz. Boş verin etrafınızdaki sizden beslenen bedellileri, ayarlıları, pişkinleri, fırsatçıları artık. Aşın kendinizi, açın gözünüzü, açın yüreğinizi artık, sizde kurtulun Tosya’da.
Yaklaşmakta olan yerel seçimlerle ilgili Temmuz ayında nasıl bir belediye başkanı görmek istediğimize dair bir yazı yazmıştım. Ancak Tosya İlçemizdeki son gelişmeleri analiz ettiğimde gördüğüm manzarayı sizlerle paylaşmak istedim. Yapılan anketlere adımın koyulması yönündeki teveccühleri ise teşekkür ederek geri çevirdim. Kısaca yazının benimle bir ilgisinin veya bağlantısının kurulmasını önlemek adına bu açıklamaya ihtiyaç duydum.
Kurban Bayramınızı kutluyor, sağlık ve esenlik dolu günler diliyorum.
Görüntüleme sayısı: 3150
Yorumlar (9)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.