Anasayfa Köşe Yazarları Hüseyin EKEN Devlette Bu Gün Git, Yarın da Gelme Bitiyor mu?
Devlette Bu Gün Git, Yarın da Gelme Bitiyor mu?
Perşembe, 28 Aralık 2006
Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Yıllardır tek patronun Devleti temsil eden memur olduğu, keyfi uygulamalar nedeniyle vatandaşın mağdur edildiği, ?ben yaparım olur? mantığıyla vergisinden maaşını aldığı vatandaşını ezim ezim ezen kötü geleneksel yönetim tarzından, kısacası ?bu gün git yarın gel? zihniyetinden yavaş yavaşda olsa kurtuluyormuyuz bu yazımızda buna değineceğiz. Zaman zaman ülkemizde kamu kurum ve kuruluşlarında yaşanan yolsuzlukların ayyuka çıktığını, verdiğimiz vergilerden harcanan paralarımızın nasıl çarçur edildiğini görür ve neden diye hayıflanırız. Neden? Bu sorunun cevabını alabilmek için yaptığımız başvurular sonuçsuz kalır, çaresizlikle seyre devam ederiz. Şahsımızla yada yöremizle ilgili yaşadığımız bir sıkıntının giderilmesi veya talep ettiğimiz bir ihtiyacın karşılanması noktasında çaldığımız kapılar yüzümüze kapanmaya ve sorgulamak istediğimiz şeyler sanki hiç açılmayacakmış bir kutu misali bizi rahatsız etmeye devam eder.
Oysa kamudan bilgi almanın yolları, yapılan başvuruları sonuçlandırma şekilleri kanun yapıcı tarafından yasalaştırılmış ve uygulamaya konulmuştur. Bunlardan birisi hepimizin bildiği 10.11.1984 tarih ve 18571sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına dair kanundur. Burada kısaca önbilgi olarak bu kanundan bahsedersek, öncelikle dilekçede, dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilir. 2 Ocak 2003 tarihinde yapılan yasal düzenleme ile ?Türk vatandaşlarının ve Türkiye?de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir şeklinde bir düzenleme yapılmış olup ayrıca bu düzenlemede, TBMM Başkanlığına gönderilen dilekçelerin, Dilekçe Komisyonunda incelenmesi ve karara bağlanması altmış gün içinde sonuçlandırılması, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarının, TBMM Dilekçe Komisyonunca gönderilen dilekçeleri otuz gün içinde cevaplandırılacağı belirtilmiştir.
Ayrıca diğer talep ve şikayetlerin doğrudan ilgili birime iletilmesinde vatandaşa kolaylık sağlama amacıyla Başbakanlık İletişim Merkezi BİMER tarafından Alo 150 hattı ülke genelinde faaliyete geçirilmiş ve insanımızın bir telefonla Devlete ulaşmasına imkan verilmiştir. Bu uygulama ile ilgili olarak BİMER Kamudan Kamuya eHizmetler Kategorisi''nde birinci olarak eTR ödülünü de almıştır.
Ayrıca 24.10.2003 tarih ve 25269 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu daha geniş bir düzenlemeyle vatandaşa, kamunun elindeki bilgi ve belgeye ilgililik şartı olmadan ulaşabilme imkanını cevaplandırmada zaman sınırı da koyarak vermiştir.
Kanun istenebilecek bilgiyi kurum ve kuruluşların kayıtlarında yer alan 4982 sayılı Kanun kapsamındaki her türlü veri olarak, belgeyi ise; kurum ve kuruluşların sahip oldukları 4982 sayılı Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plan, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcıları olarak tarif etmiştir.
Burada vatandaş yapacağı başvuru şekline göre yazılı, faks ile ve elektronik postayla kamu kurum ve kuruluşlarına, meslek odalarına bilgi edinme başvurusunu yapmakta, faks veya elektronik postayla yapılan başvurular Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yazılması şartıyla kabul edilmektedir. Yine yasa gereği bütün kamu kurum ve kuruluşlarının internet sayfalarında Bilgi Edinme sayfaları açılmış ve bunların takibi ve organizasyonu için birimler oluşturulmuştur. Buna en yakın örnek Tosya Kaymakamlığı ve Tosya Belediyesinin internet sayfalarıdır.
Kanunda, bilgi edinme başvurusunun yapıldığı kamu kuruluşu tavsiye ve mütaala talepleri dışında yapılan başvuruları onbeş iş günü içerisinde olumlu veya olumsuz sonuçlandırarak, bilgi veya belge başka kurumda ise başvuru sahibine yine onbeş işgünü içerisinde bilgi vermek suretiyle en geç otuz işgünü içerisinde sonuçlandırmaya mecbur bırakılmıştır. Başvuru sahibine verilecek cevaplarda bilgi edinme başvurusunun reddi halinde verilen cevap gerekçeli olarak yazılacak ve itiraz yolu bu cevapta belirtilecektir.
Olumsuz cevaplandırılan başvurulara; tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde, cevap verilmeyen başvuruların zımni red süresi olan 60 gün içerisinde Başbakanlık Merkez Bina B-04 Bakanlıklar-Ankara adresinde bulunan ve sekreteryası Başbakanlık tarafından yürütülen Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yazılı olarak itiraz edilir. Kurul yapılan itirazı 30 işgününde karara bağlayarak kararı başvuru sahibine ve bilgi veya belge talebinde bulunulan kuruluşa gönderir. Kuruldan, talep edilen bilgi veya belge verilsin kararı çıkarsa bu aşamadan sonra başvuru sahibi kurul kararını uygulamayan ilgililer hakkında adli veya idari yargıya gidebilir veya bir üst makama şikayet edebilir. Kurulun ilk aldığı kararlardan birisi 2004/12 sayılı kararı Devlet Memurlarının Gizli Sicil Raporlarının tasdikli, gizli ve kişiye özel olarak memurun kendisine verilebileceğine ilişkindir.
Bilgi edinme başvurusuna yasada belirtilen sürede ve usulüne uygun cevap vermeyen memurlar hakkında kanunun 29.maddesi ve 27.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 42. maddesi gereğince ?kanunun ve bu yönetmeliğin uygulanmasında ihmali, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tabi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları verilmesi? öngörülmüştür.
Bütün bunlardan sonra asıl sorumluluk yine insanımıza düşmektedir, bize sadece bir tık ötede olan ve ciddi hak zayiatlarını engelleyen bu kanun ve yönetmelikleri mutlaka okumalıyız. Herhangi bir haklı talebimizin takibi sırasında bize ?despot, keyfi, ben yaptım oldu? anlayışı karşısında en büyük yardımı sağlayacak yine bu kanunlardır. Kanun koyucu bizim yaşantımızla ilgili her türlü düzenlemeyi yapsa da biz bunları bilmedikten sonra uygulanmasına yardımcı olmadıktan sonra bizim hayatımızın kolaylaştırılmasını beklemek boşuna olacaktır.
Haksızlığı, yolsuzluğu, hırsızlığı gördüğümüz zaman, şahsımızla ilgili, yöremizle ilgili, taleplerimizin keyfi uygulamalara takıldığı zaman bu başvuruları yaparak hakkımızı sonuna kadar aramalıyız.
Önümüzdeki Kurban Bayramınızı kutluyor, 2007 yılının insanlık alemine huzur, barış, sağlık getirmesini diliyor, Tosyamız için bereketi bol bir yıl olmasını temenni ediyorum.
Görüntüleme sayısı: 2768
Yorumlar (4)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.