Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

evmek

( acele etmek )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Hüseyin EKEN arrow Engel Olanlar...
Engel Olanlar... Yazdır E-posta
Friday, 09 May 2008

Active Image

 

 

Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Ankara’da ana cadde kenarlarında bulunan büyük ilan panolarında (bilboard) bu hafta sonundan önümüzdeki hafta sonuna kadar Engelliler Haftası  olduğunu ilan eden yazılar var. Ülkemizde engelli birey sayısı oldukça yüksek olup hiçte azımsanacak düzeyde değildir. Kentlerden kırsalın en ücra yerine kadar engelliler birer birey olarak nüfus içerisinde yerini almış bulunmaktadır.  

Önümüzdeki haftanın  ülke nüfusunun neredeyse yüzde onuna tekabül eden engelli vatandaşlarımızın sorunlarının ve çözümlerinin konuşulacağı bir hafta olacağı aşikar...

Geçtiğimiz ocak ayında bir kamu kuruluşundan temin edilen tekerlekli sandalyelerin dağıtıldığı mütevazi törende, Tosya Bedensel Engelliler Derneği Yönetim Kurulu üyelerinden bir hanım kardeşimiz yaptığı sunuş konuşmasında “unutmayınız ki hepimiz birer engelli adayıyız” demişti. Oldukça manidar bulduğum bu sözü yaşadığımız hayatta karşılaştıklarımıza uyarlarsak ne kadar haklı olduğunu görürüz.

Trafik kazaları, iş kazaları, belediye çukurları vb. örnekleri çoğaltırsak bu sözün teyidi gibi gelmiyor mu size de?

Toplum olarak, adayı olduğumuz kesimin sorunlarını dinlediğinizde ne kadar duyarsız ve ilgisiz kalarak onlar için,  onlar adına  hiç bir şey yapmadığımızı görerek mahcubiyetin en ağırını yaşıyoruz.

Konuştuğumuzda cümleye “lütfen bize acımayın” diyerek başlar ve “bize acıma yerine bize kendi ekmeğimizi kazanabileceğimiz ve yardım almadan yaşabileceğimiz ortamlar temin edin” diyerek devam ederler.

Bu serzenişin içeriği özet olarak, en büyük sorunları olan işsizliğin çözülmesi ve engelleri nedeniyle yaşam kalitelerinin yeterince iyi olacağı fiziki ortamların hazırlanmasıdır. Herhangi bir nedenle engelli grubuna dahil olan bireyi; kendisine yeterli, topluma yararlı bir birey haline getirmek, onların hakkı, sosyal devletin görevi ve insan hakları anlayışının bir gereğidir.

İstihdamla ilgili yasalarda; “Genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri ve belediyeler ,kefalet sandıkları, döner sermayeli kuruluşlar, sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan bankalar, hususi kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküller yasalar gereği % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. Engelli açık kontenjanının doldurulmaması halinde engelli istihdam etmeyen kamu kurum ve kuruluşları için yükümlülüğün dolduğu tarihten yükümlülüklerini yerine getirecekleri tarihe kadar her engelli açık kontenjanı her ay itibarı ile 1475 Sayılı İş Kanununun 98/c maddesinde belirtildiği üzere  çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için beşyüzbin lira para cezası verilir.” hükmü vardır.

Ancak yeterli özenin gösterilmemesi ve kontrol mekanizmasının sağlıklı çalışmaması sonucu bu oran ne kadar uygulanıyor bu da başka bir soru işareti... Bu konuda özellikle Devletimize ve onun bünyesindeki kamu kurum ve kuruluşlarına, yine yaşam kalitesini yakalayabilmek ve yükseltebilmek için özellikle yerel yönetimlere çok büyük görevlere düşmektedir. Bu gün engelsiz insanlarımızın dahi yürümekte zorlandığı kaldırımları, toplu taşıma araçlarına biniş ve inişlerde yaşanmakta olan sıkıntıları, kaldırımların tam ortasına rant uğruna konulan reklam tabelalarını birlikte görüyoruz. Şehir imar planları yapılırken, altyapılar  düzenlenirken bu vatandaşlarımızın görüşlerini almak, bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını projelere katkı sunmaya davet etmek sorunların çözümüne çok olumlu katkılar sunacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Eğitim İlköğretim Okulları ve Özel Eğitim Kursları ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ise Zihinsel, Spastik ve İşitme-Konuşma Özürlüler Rehabilitasyon Merkezleri açılmasına  katkı sağlıyor ve denetim işlevini yürütüyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının nihai amacı engelli bireyi toplum içerisinde kendi kendine yeterli hale getirmek ve böylece onların topluma kazandırılmasını sağlamaktır.

Bu hizmetler verilirken özel eğitim için gerekli olan maddi  destek Devlet tarafından karşılanarak ailelerin engelli çocuklarını özel okullara göndermeleri teşvik edilmektedir.

Yine SHÇEK mevzuatında; evde özel bakıma muhtaç engelli vatandaşlarımıza hizmet sunumunda, engellinin biyolojik, fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçları da dikkate alınarak, öncelikle yaşadığı sosyal ve fiziksel çevreden ayrılmaksızın, aile ortamında hizmet verilmesi esas alınmaktadır. Belirtilen esaslar doğrultusunda bakıma muhtaç engellinin akrabası tarafından evde bakım hizmeti sunumunda bir aylık net asgari ücret tutarında ödeme engelliye bakan kişiye yapılmaktadır. Bakıma muhtaç engellinin akrabaları tarafından bakımının mümkün olmaması halinde ise bakım hizmeti kurum bakımı (özel ve resmi kurum ve kuruluşlara ait merkezler) aracılığıyla da verilebilmesi öngörülmüştür.

Son olarak özellikle yürüme engellisi vatandaşlarımızın ihtiyacı olan akülü arabaların temini oldukça güç ve pahalı bir hizmet olarak algılanıyor. Oysa AB ülkeleri bu arabaları ücretsiz verirken yine 5 yılda bir de değiştirmektedir.

Değişen 2. el arabalar ne oluyor derseniz bu değişik bir hikaye. Değişen ikinci el arabalar kiliseye devrediliyor. Kilise bunları oralarda örgütlenmiş olan diğer Müslüman ülke vatandaşlarının dernek ve vakıflarına bağışlıyor. Bağışı kabul edenler bunu hemen kendi ülkelerine gönderiyorlar ve buralarda hizmete sunuluyor. Bu arada AB ülkeleri çok pahalı olan hurda tasfiyesini ücretsiz yapıyor, kilise bakın biz ne kadar iyilikseveriz diyerek misyonerlik faaliyetine katkı sağlıyor, bu arabaların verildiği ihtiyaç sahipleri ülkelerinde bunlara uygun yedek parça ve akü üretimi olmadığından bunların temini için tekrar AB ülkelerine dönüyor elbette bu sefer ellerinde döviz ile, ilginç değil mi?

Ülkemizde akülü araba üreten yerli sanayicilerimiz var. Geçtiğimiz yıl bu fabrikalardan birisini Konya’da gezme fırsatı buldum, oldukça kaliteli, bakım ve yedek parça garantili bir üretim  yapıyorlar, hatta bir araba da satın aldık oradan.

Noktayı koymadan önce engelli vatandaşlarımızla ilgili olarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarının yeni bir mevzuat düzenlemesi ile bakanlık veya müsteşarlık seviyesine yapılanması elzemdir. Ayrıca bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının da çok başlılıktan uzak daha organize olmuş bir şekilde tek çatı altında birleşerek, sorunlarının çözümü için daha etkin mücadele etmelerinin de bir ihtiyaç haline geldiğini belirtmek isterim.

Engelsiz bir dünya mümkün olmuyorsa engelleri aşılmış bir hayat dileyerek bu anlamlı haftanın verimli geçmesini temenni ediyorum.

Esen kalın...


Görüntüleme sayısı: 2781

  Yorumlar (1)
Yazan coumadin, 11-05-2008 15:13
hüseyin abi ilk önce önemli bir konuyu kalema aldığınız için teşekkür ederim. ne yazıkki engellilerin en büyük şikayeti kendilerine acınmasıdır. ve neyazıkki art niyetli kişiler bu acıma duygusunu farklı yönlerde kullanmaktadır. 
kastamonuda son 1-2 yıl içersinde 500 taneden fazla tekerlekli sandalye dağıtıldı alan vatandaşların içinde ne yazıkki farklı amaçlar için alanlar olduğu tespit edildi. 
engellilere BALIK YEMEYİ DEĞİL BALIK TUTMAYI ÖĞRETİN

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım