Geçtiğimiz Cumartesi günü yağan dolu nedeniyle ilçe merkezinde oldukça ciddi hasarlar meydana geldiğini, yaraları sarmak için hemşerilerimizin topyekun, elbirliği ile gayret sarfettiklerini görüyoruz. Can kaybı olmaması tesellimiz, Allah bu ve bunun gibi doğal afetlerden ülkemizi ve milletimizi korusun. Geçmiş olsun Tosya, geçmiş olsun değerli hemşerilerim.
Bu yazımda sadece afet sebebiyle değil, ilçenin özellikle ekonomisine ve içe kapanmışlığına çare olacak en önemli projelerden birisi olarak gördüğüm MYO konusunda da geçmiş olsun dileklerimi üzülerek sunmak istedim.
3 Mayıs 2009 tarihinde yazmış olduğum yazıdan sonraki gelişmeleri de biliyoruz. İlçede akil adam denilecek zevatların halen "cek, cak" muhabbetinden öteye geçmediklerini görmekte düşündürücü, yine boy boy fotoğraflarıyla arzı endam geleneğinin devam ettiğini, ama asıl acısı Tosyalı olan ancak Tosya’nın çok acil ihtiyacı varken BOYNER gurubunun Kastamonu merkeze bir MYO için protokol imzalayarak Tosya’yı pas geçmeleridir. Kastamonu merkeze veya başka bir ilçeye Boynerlerin MYO yaptırmasına itirazım yok elbette, ama evinizin çatısı akarken komşunun çatısını onarmak gibi bir şey bu. Umarım bu konuda ben yanılıyorumdur.
Bunu Tosyalı iyi düşünmelidir, Bolu'nun İzzet BAYSAL'ı neyse Tosya’nın BOYNER’i de o olmalıydı. Ama Boynerlerin Tosya’ya küsmelerine, yatırım yapmamalarına vesile olan Tosya’nın baronlarını da bu burada kutlamak gerekir! Yıllardır kendi kişisel siyasi hırslarına Tosya’yı kurban etme başarısını gösterdikleri için…
MYO konusunda Tosya cephesinde yeni bir şey yok demek üzücü ama, yok işte! Maalesef bütün ısrarlarımıza rağmen ne o kapıyı açma girişiminde bulunuldu ne de MYO konusunda kampanya başlatma girişiminde bulunuldu. MYO henüz gündemde değilken tarafımdan hazırlanmış TOSYA-DER olarak ilçeye yatırım yapılması konusunda bu kırgınlığa son verilmesini içeren bir mektubu Boynerlere göndermiştik. Ancak bu daveti destekleyici adımlar atılması için yaptığımız girişimlerde sonuçsuz kaldı.
Yazık hem de çok yazık, işin garibi bu meal de çaba gösteren fikir üreten de zamanında göçü yaşamış, gördükleriyle ilçesini kıyaslamış ve “bizde de neden olmasın” düşüncesiyle kendini bu sevdaya kaptırmış gurbettekiler, gurbeti yaşamışlar, ilçeden ise bazılarını tenzih ederek söylüyorum adeta tıs yok. Kaldı ki bu çabayı sarfedenlerin tamamına yakını ise orta yaşın üstünde çocukları üniversite tahsili görmüş, emeklilikleri gelmiş, yani Tosya’dan alacağı bir şey olmayanlar, eleği eleyip duvara asanlar. Karşılıksız sevdalananlar. Diğer türlüsü çıkar ilişkisidir, çıkar bittimi sözde sevdanızda biter.
Ama ilçede yıllardır gerek medya gerekse siyasiler tarafından empoze edilen "bizden büyük yok, bizden iyi yok, biz şöyleyiz, biz böyleyiz" havalarının sonucu bu işte. Hemşerilerimize feodal sistemde olduğu gibi birilerince dayatılan zorunlu cahilliğin, okumamanın, düşünmemenin sonucu böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Her şeyi birilerine havale etmişiz, onlar; "biz sizin yerinize okuruz, düşünürüz ve de yaparız" demişler. Böyle gelmiş böylede gidiyor. Ya kendilerini okutuyorlar Tosyalıya, ya da iplerini ellerinde tutabileceklerini. Başarıyorlar da.
Göç sürmüş, ekonomi çökmüş, esnaf kan ağlamış hiç birinin umurunda değil, düzenlerine dokunulmasın, ağalıkları bitmesin, doğrudan veya dolaylı mesajları kuklaları tarafından iyi algılanarak gereği yapılsın yeter. Gerisi hava cıva, tabii ki birazda cilâ!
Yaklaşık 5 yıldır terminalin neden aslına uygun çalıştırılmadığını yazdık çizdik. İlk seçildikleri tarihlerde Ankara ziyaretlerinde KASYÖ-DER çatısı altında, o zamanki dernek başkanı şimdiki belediye başkanının yanında eski belediye başkanına ve o zamanki iktidar partisi ilçe başkanına söyledik, makul ve mantıklı bir açıklama bekledik, olmadı, açamadılar günde yaklaşık 10 bin aracın geçtiği E-80 kıyısındaki terminali. Bu konuda seçim öncesi Davut ZAT kardeşim tarafından köşelerden yazılan “Tosya Terminali Neden Depo?” başlıklı yazısını birlikte okuduk.
Siz kapınızı kilitlemişsiniz, kimse sizin ne ürettiğinizi, ne yetiştirdiğinizi görmüyor, bilmiyor malınızı sergileyemiyorsunuz sonra da şunu satamıyorum, bunu satamıyorum diye feryadı figan ediyorsunuz. Yeni belediye başkanının döneminde bu terminal asli görevine döner mi dönmez mi bunu ben bilmiyorum, bilenler vardır elbet.
Bütün bunlar Tosyalının gözünün önünde cereyan ediyor, görüyorlar, biliyorlar, konuşamıyorlar. Bu kötülüğü kim bize neden yapıyor diye düşünemiyorlar.
Bunları gördükleri halde bu konularda azıcık düşünen, yazan, konuşan, soruşturanların da baronlar tarafından “onları dinlemeyin, o bizden değil, o şucu, o bucu, bu işler göl-göbele mi kaldı” diyerek dışlanmasına bilerek ya da bilmeyerek destek verdiler, veriyorlar da.
2000 yılından bu yana Kastamonulular olarak Tosyalılar olarak yapmış olduğumuz bütün toplantılara katılan, şahsımı yakından tanıyan, memleketimle ilgili düşüncelerimi çok iyi bilen ve böylesi bir yapıda seçilmesi doğru düşünen her Tosyalı tarafından devrim olarak nitelendirilen yeni belediye başkanının; ilçedeki bu olumsuz havayı değiştireceğine, İlçenin üzerinden bu ölü toprağını kaldıracağına, açıkladığı mal varlığı, yaptığı ihalelere ilişkin belediyenin web sayfasında daha detaya inerek, bizleri sağlıklı bilgilendireceğine ilişkin olan ümidimi şimdilik koruyorum, katkılarıyla korumak istiyorum.
Geçmiş olsun Tosya…
Esen kalın.
Görüntüleme sayısı: 3605
Yorumlar (3)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.