Bu güne kadar yapılmayanlar, hep beraber yapılması gerekenler!
Ne kadar iç karartan bir başlık değilmi sevgili hemşerilerim, eee sıktın artık değiştir şu konuyu diyenleri duyar gibi oluyorum, bunu söylemek kolay, bunları yeniden yaşamak, bunca senenin birikmiş derdini, üst üste dağlar gibi yığılmış sıkıntıların yazmak kolaymı, birini yazıyoruz bir daha çıkıyor.
Nereden başlayacağımı şaşırdım, isterseniz terminalden başlayalım, evet yazın bir dostumuzun çocuğunun sünnet düğününü izledik orada, ülkemizde başka yerde var mı bilemiyorum, daha 2000 yılına kadar Kastamonu merkezinde olmayan (yapanlardan Allah razı olsun) örnek bir terminali, tekstil atölyesi ve düğün salonu olarak kullanıyoruz. Şimdilerde ne durumda görmedim. Burası amacına uygun bir biçimde Tosya?dan geçen yolcu firmalarına açılabilir müşteri potansiyeli var mı, var nasıl? Kastamonu merkezde bulunan yılın her mevsimi zorunlu ve sürekli insan sirkülasyonu olan üniversite, polis okulu, eğitim taburuna afişlerle, Tosya terminalinin açık olduğu Doğu Anadolu, Doğu Karadenizden yolcuların hem mesafe bakımından hemde zaman bakımından daha avantajlı olduğu duyurulur ve Tosya?dan Kastamonu?ya saatte bir değil çeyrek saatte bir vasıta olduğu iletilince o bölgelerden gelenlerde Ankara-Kastamonu hattını değil, Tosya-Kastamonu hattını kullanmaya başlar. Terminalin etrafı her türlü mağaza, büfe ve çarşı yapmaya müsait, buraları da yap-işlet-devret modeliyle verirsek, esnafımız orada ürettiğini pazarlar ve satar. Çok uzağa gitmeye gerek yok, Samsun yolu üzerindeki Çorum?un ilçeleri en ideal örnek.
Birde OSB sıkıntımız var, önce şuna karar verelim bunu Tosya?ya yaptıracaklar mı, yaptırmayacaklar mı? Bu gün OSB?nin Tosya?ya kurulması konusunda samimi olarak çaba sarfedenlere sözüm yok ama TSO tarafından yapılan ve bu sayfalardan yayınlanan açıklamada, Tosya?da OSB kuracak yer olmadığı ve bu yüzden bunun gerçekleşmesinin çok zor olduğu, TSO tarafından gösterilen yere ise baraj yapılacağı belirtilmiştir. Özellikle Tosya?nın; 5084 sayılı Teşvik Kanunu kapsamında olduğu bir dönemde ve söz konusu kanunun ?Bedelsiz Yatırım Yeri Tahsisi? başlıklı 5. maddesinde yapılan değişiklikle ve OSB Yer Alan Parsellerin Gerçek veya Tüzel Kişilere Bedelsiz Tahsisine İlişkin Yönetmelik ile yatırımcıya bedelsiz yer tahsisinin düzenlendiği ve çeşitli avantajların sağlandığı bir dönemde bu sorunu çözemezsek ne zaman çözeceğiz.
Bırakın OSB kuracak yeri İstanbul?dan 650 kişi istihdam edecek çorap fabrikasını ısrarla Tosya?ya taşımak isteyen bir hemşerimize bir yıldır 30 dönüm yer gösteremedik. Hemşerimiz 40''a yakın il ve ilçeden gelen bütün teklifleri reddederek, Belediye Başkanımızın şahsi gayreti ile biraz da kamuoyu baskısı sonucu Milli Eğitim Bakanlığının arazisi tahsis edildi de, ilkbaharda temeli atılarak, Eylülde üretime başlayacak...
Tosya?da OSB yeri konusunda bu sıkıntılar yaşanırken, orman işletmesi nerdeyse çeltik gölünde biten arducun etrafını dikenli telle çevirip orayı da orman arazisi ilan edecek. Bu kadar sıkboğaz uygulama Türkiye''nin, Kastamonu''nun başka bir ilçesinde yok. İşin garibi bunlara dur diyen de yok. Her yer orman, çalı, çırpı, arduç, sarmaşık karaçalı, kızılcık hatta çakırdikeni biten yerler bile orman el insaf. Zamanında Tosya''da avukatlık yapmış bir büyüğümden duyduğuma göre Avşar Deposunun bulunduğu yerin mahkemelik olması sonucu burası mahkeme tarafından hazine adına tescillenmiş. Burası yaklaşık 400 dönüme yakın bir yer, Ilgaz?dan Tosya?ya giderken 20. km?de. Lütfen buraya yolun sağında çaydan öbür tarafa bir bakın, o zaman neden el insaf dediğimi size daha iyi anlatabileceğim, yolun soluna da bakın yılda bir veya iki kez kesim verecekler köylüde kestiğini o depoya taşıyacak, yıllık toplam istihsal edilen tomruk 100 ben bilemedim 200 metreküpü geçmez buda köprüden sonra yolun solundaki orman kulübesinin olduğu yere haydi haydi depolanır.
Ama Tosya?da orman işletmesine ?madem burası hazinenin OSB yeri olarak yatırımcıya tahsis edeceğiz, boşaltın? diyecek birileri var mı? Arazi konusunda zaten sıkıntılı olan Tosya?da ?verimsiz, orman vasfını kaybetmiş arazileri boşaltın oraları fabrika yeri, MYO veya fakülte yeri olarak tahsis edeceğiz? diyen birileri var mı, ya da olacak mı? Takdir her zamanki gibi sizin sevgili hemşerilerim.
Devres-Kızlaryolu barajının son durumu nedir? Bunu, DSİ Genel Müdürlüğü 19.01.2007 tarih ve 390 sayılı yazıları ekinde gönderdiği 28.12.2006 tarih ve 11988 sayılı yazılarında özetle; ?1995 yılında yatırım programına alınan proje 2001 yılında 1 Milyar TL ödenekle ve DPT?nin uygun görüşü alınarak ihale edileceği dip notuyla yer almakta iken 2002 yılı yatırım programının daha rasyonel bir yapıya kavuşturulması amacıyla 2001 yılı yatırım kararnamenin 7/a maddesine göre Yüksek Planlama Kurulunun 11.12.2001 tarih ve 2001/126 sayılı, Bakanlar Kurulunun 12.12.2001 tarih ve 2001/3458 sayılı kararları ile DSİ?nin yatırım programından çıkarıldığı, 20.07.2006 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan DPT Müsteşarlığının 2007-2009 Dönemi yatırım hazırlıkları Genelgesinde ?kuruluşlar geçmiş yıllarda rasyonelliştirme faaliyeti kapsamında yatırım programından çıkarılan projelerin yatırım programına alınmasına yönelik taleplerde bulunmuyacaklardır? denildiğinden Devres-Kızlaryolu projesi Genel Müdürlüğümüzün 2007-2009 dönemi yatırım programında yer almamıştır? şeklinde açıklamıştır. Neden böyle oldu ? Kime soracağız bunu? Geçmiş olsun ekmeğini sulu tarımdan sağlayan Tosyalı çiftçiler!!!
Evet gelelim şu yerlere göklere sığdırılamayan üniversite konusuna, bu konuda çok bir şey yazmayacağım, gelenin gidenin ?size üniversite kuruverdik? böbürlenmelerine karşı diyecek bir şey yok, onları size havale ediyorum. Sizden istirhamım bilgisayarınızın başına geçin sırasıyla ?tbmm.gov.tr? sayfasını açın, o sayfada ?genel kurul tutanakları, tutanak sorgu? kısmına gelin ve oraya ?Kastamonu Üniversitesi?yazın sonrada ?getir? butonuna tıklayın ne geldi oraya, Genel Kurul Tutanağı 22. Dönem 4. Yasama Yılı 46. Birleşim 29/Aralık /2005 Perşembe geldi. Hah işte orayı başından sonuna kadar bıkmadan okuyun çok değil sayfa 31den 35e kadarı yeterli. Okuyun ve çıktısını alarak evinizin işyerinizin en müstesna köşesine asın, hatıra olarak değil tabii. önümüzdeki aylarda kapınızı çalacaklar o zaman gerekebilir. Birileri gözünüzün içine baka baka size doğruları söylesinler ve onlara sorun ?üniversitenin Tosya?ya ne katkısı var??
BAĞ-KUR meselesine gelince, resmi verilere göre Tosya?da üye sayısı 5300, Taşköprü 3200, İnebolu 1700 Merkez 10200 civarında Tosya BAĞ-KUR bürosu haftada beş gün iki personelle çalışırken, önce kapatıldı ve bir yıla yakın kapalı kaldı, sonra haftada iki gün bir personelle hizmet vermeye başladı, yani Tosyalıya önce ölümü gösterip,sonra sıtmaya razı ettiler. Sabah 20km mesafedeki köyünden ilçeye geleceksin, sonra Kastamonu?ya gideceksin, işini bitirebilirsen Tosya?ya oradan da köyüne döneceksin, bu zulüm değil de ne, burada insanımızın zaman kaybını, para kaybını, ruhsal çöküntüsünü kim tazmin edecek? 5300 üye ailesi ile birlikte çarpı üç deyin 16000''e yakın kişi eder. Prim ödeyen, işçi çalıştıran ülke ekonomisine katkıda bulunan esnafa, çiftçiye bu zulüm neden? Neden mi, Tosya''da ve Ankara?da herkes ama herkes bunu çok iyi biliyor, hem de makamlara girip çıkıp caka satanlarda biliyor, ama vicdanı kendisine hükmedemediği için sesini çıkarmıyor. cısssss ayıp, bir daha başka yerde duymayalım! Sanki Türkiye?de yolsuzluk yapılan tek Devlet dairesi Tosya BAĞ-KUR Bürosu.
Sağlık, insanımızın çok canının yandığı konulardan birisi, daha önce birkaç defa yerel web sayfalarında bu konuya değinmiş, hatta kişisel olarak Sağlık Bakanına ve müsteşarına birer mektup da yollamıştım. Bu mektuplarda hastanemizin teknik ekip ve ekipman eksiklerinin giderilmesi ve hemen hemen her branşta uzman doktor gönderilmesini, özellikle ortopedi ve plastik cerrahi uzmanının görevlendirilmesini talep etmiştim. Ama?
Ayrıca, bu konuda başka bir sorunumuzda Tosya?da meydana gelen acil tıbbi vakaların, 80 km mesafedeki Tosya Ilgazlarının ötesindeki Kastamonu?ya sevk edilmesi ve orası da yetersiz kalırsa Ilgaz Dağlarını aşarak 245 km mesafedeki Ankara?ya sevk edilmesidir. Bu da acil vakaya maruz kalan vatandaşın 325 km yolu yaklaşık 5 saat gitmesidir. Bu yolculuk sırasında yol şartlarını ve durumun aciliyetini ele alırsak birçok hastamız Ankara?ya varamadan yolda hayatını kaybetmekte veya özellikle sayısı 700 lerde olan doğrama atölyelerinde kopan parmakların yeniden kazanılması bu gecikmeden dolayı imkansızlaşmaktadır. Bu duruma bizzat şahit de oldum, kazadan sonra fazla zaman kaybından dolayı dokuları ölmüş olan parmakları kestiler. Halbuki Tosya-Ankara arası 220 km ve 2 saat 30 dakikalık mesafe olup arada Çankırı ili vardır. Bizim hastamız 105 km yolu fazladan katederek, 2 saat 30 dakika zaman kaybına uğrayarak Ankara?ya ulaşmaktadır. Bu sevk zincirinin Tosya-Çankırı-Ankara olarak yapılması hasta veya yaralımızın hayatta kalması, organının kurtulması açısından çok önemlidir. Ama her zamanki gibi bizimkileri Tosya Hastanesinin sadece ihale servisi ilgilendirdiği için bundan da sonuç alamıyoruz.
Gelelim bürokrasiye, bu konuda Tosya kendi içerisinde oldukça özel bir yöntem bulmuş, herkes birbirini tanıyor ve gittiğiniz her dairede mer-i mevzuat dahilinde işleriniz çabucak görülüyor, kaymakamlık, belediye, emniyet, maliye, özel idare ve diğer daireler ciddi bir uyum ve işbirliği içerisinde, çok sıkıntı yok gibi duruyor, yada dışarıya öyle yansıyor. Görüştüğümüz, konuştuğumuz hemşerilerimizin öyle çok ciddiye alınabilecek bir şikayetleri yok. Bu yüzden Tosya da görev yapan kamu görevlilerini kutluyor ve teşekkür ediyorum.
Ama Ankara?da bürokrat sıkıntımız devam ediyor, bir elin parmakları kadar yok desem yok, eline yetki geçen Kastamonulu veya Tosyalı siyasetçi bu sorunu çözmek, yeni atamalar, görevde yükseltmeler yapmak yerine bunları sorgulamayı, şundan bundan, şucu bucu diye ayırmayı, daha kolaycı buluyor. Halbuki Devlet durmadan çeşitli vesilelerle kaynak aktarımı yapıyor, para gönderecek yerler, projeler arıyor, SPK, BDDK, İMKB, bankalar dahil kurum ve kuruluşlar yatırımlar yapıyor, sponsor oluyor, Milli Piyango İdaresi okullar açıyor, AB Gençlik Eğitim Merkezi Başkanlığı eğitim projeleri konusunda teşvikler dağıtıyor. Yine İŞKUR sivil toplum kuruluşlarına eğitim projeleri için karşılıksız hibeler veriyor, Vakıflar Genel Müdürlüğü cami onarımları için para veriyor, örneğin Ordu ili Korgan ilçesine geçen yıl verdiği rakam 60 bin YTL, başka illere hızlı tren projeleri, havaalanları yapılıyor, Başbakanlık Tanıtma Fonu uluslararası festival giderlerinin büyük kısmını karşılıyor, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü SRAP adı altında işsizliği önleyici küçük projelere uzun vadeli ucuz krediler veriyor. Bunlardan nasıl haberdar olacaksınız, nasıl sonuçlandıracaksınız, makamına gittiğinizde Yozgatlının, Kayserilinin, Trabzonlunun size nasıl soğuk ve tepeden baktığını, baştan bu iş olmaz dediğini gördüğünüz zaman ne hissediyorsunuz, işin özü bürokrat Ankara?dan Tosya?ya uzanan petrol boru hattı misali. Bizimkiler ne yapıyorlar bu hattı büyütecek çoğaltacak yerde işin kolayına kaçıp ?ben memur tayini yapmam, yükseltme yapmam benim daha büyük projelerim var? diyerek hayal alemlerinde yaşıyorlar.Ne olurdu memurları şef, şefleri müdür, müdürleri daire başkanı yapsaydınız. Ama olmaz illaki fikrine zikrine boyuna bosuna bakmanız ve beğenmeniz lazım, bunlar sizlerin olmazsa olmazları, ya Tosya?nın olmazsa olmazları ne olacak, adam sende boş ver, Tosya kimin umurunda.
Eh az kaldı unutuyordum, kimlerimi, odalarımızı, cemiyetlerimizi, dernek ve vakıflarımızı geçen yazıda yazmıştın diyenler var ama kusura kalmasınlar. Evet, pirince, bıçkıya, keseye, kuşağa, telaya ve gıstıya patent almayıp bunları Tosya adına tescil ettirmeyenler , üyelerinin parmakları koparken bu hastanenin ortopedisti, plastik cerrahi uzmanı niye yok demeyenler, yolda olan kazalarda kesici olmadığı için Hızır Acil 112 yeterli olmadığı için üyelerini kaybedip sesini çok az çıkaranlar, ayaklarına kadar gelmiş bakana bu bizim BAĞ-KUR bürosu neden açılmıyor diye sormayanlar, ?size üniversite kuruverdik? diyenlere biz TBMM tutanaklarını gördük Tosya?ya neden MYO veya fakülte kurmadınız sorusunu sormayanlar , köyümün suyu yolu yok diye yakalara yapışmayanlar sizleri unutmak Tosya?ya haksızlıktır.
Peki bütün bunlar için çok mu geç hayır hiçte değil, bunları tek başınıza söylerken sıkılabilir, çekinebilir ve kendinizi oldukça yalnız hissedebilirsiniz. Ama bunu aşmanın yolu birlik ve beraberlikten geçer, merkezdeki, köydeki ve gurbetteki oda, dernek, cemiyet ve vakıf olarak bir araya toplanmalı ve Tosya?daki STK larını; ne dediği anlaşılan, konuşan, tartışan, sadece üyelerinin yada sektörünün sorunlarını çözen değil proje üreten ve gerçekleştiren, sırası geldiğinde tepki gösteren, dinamiklerini ve gücünü bilen bir duruma taşımalıyız. Yani TSTKB (Tosya Sivil Toplum Kuruluşları Birliği)?ni oluşturmalıyız, bunu düşünelim, olgunlaşmasına ve gerçekleşmesine katkı sağlayalım.
Eğitim konusunu unuttum sanmayın, sitenin yazar kadrosuna bakarsanız neden yazmadığımı anlarsınız.
Bu yazılanlar benim tespitlerim olup araştırmalarımın sonucudur, eksiği veya fazlası olabilir, başka başka sorunlar ve çözüm önerileri de olabilir, katılmadığınız, beğenmediğiniz yerlerde olabilir ama bunları yazmazsanız, tartışmazsak ben de bilemem başkaları da bilemez., çözüme de katkı sunamayız.
Evet bu kadar çok uzamasının sebebini bana sormayın, daha şunu da yazmadın, bunu da yazmadın diyenler olacak ama genel hatlarıyla sorunlarımız aşağı yukarı bunlar, gelişmeleri hep beraber göreceğiz, takip edeceğiz. Ama hataların tekrarını önlemekte hafızalarımızı taze tutmanın, çözümleri için de bazılarının kulağına kar suyu kaçırmanın faydasını inkar edemeyiz. Böyle gelmiş böylemi gitsin? Yoksa bütün bunları bir daha gözden geçirerek yolumuzu ona göre çizecek, geleceğimizi ona göre mi şekillendireceğiz.
DOST HER ZAMAN DOĞRUYU ACI SÖYLER!
Sabrınıza gerçekten çok teşekkür ediyor, saygı sevgi sunuyor esenlikler diliyorum...
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.