Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

ganım gurugduyo

( acıktım )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Hüseyin EKEN arrow Gölgedekiler
Gölgedekiler Yazdır E-posta
Thursday, 11 September 2008

Active Image

 

 

Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Türk Dil Kurumu, “başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşmaları“ olarak tanımlamış dedikoduyu.

Ağzında bakla ıslanmayan insan güruhunun eylemidir bu. Bazıları baldan tatlı olduğunu söyler, bazen cidden de ilginizi çeker, meraklıysanız en azından dinleyici olmuş bulursunuz kendinizi, kadınların işi olduğu söylense de iftiradır, biz erkekler bu işin kralını yaparız.

Bunu o kadar hafife almayın. Laf olsun diye söylenmiyor o laflar. Sadece bir kıskançlık değil, çamur at izi kalsın diye yapılıyor. Sonra gelsin paralar. Dostlar biri birine düşürülüyor yalanlarla, hatta kardeşler bile, aileler parçalanıyor. Hafifsemeyin, o dedikoducular laftan da korkmuyor Allah’tan da, korkacak kadar kafaları çalışmıyor çünkü. Cehaletin verdiği cesaretle, çamur atıyorlar, masum yalanlar değil bunlar aldanmayın. Asla hoş görmeyin.

Küçük köylerde ve ilçelerde çok fazla benlik ve dedikodu vardır. Köyler büyüyüp şehir oldukça dedikoduyu ve benliği hazmeder. Bu da toplum yapısını temelden bozar.

Peygamberimiz dedikoduyu şöyle açıklamaktadır; “Gıybet, mümin kardeşleri hakkında hoşlanmadığı bir şeyi söylemektir, 'Kim bir Müslüman erkeğin ve kadının gıybetini ederse, kırk gün ve gece Allah onun namaz ve orucunu kabul etmez. Gıybet ettiği kişi affederse o başka.”
 
Kuran-Kerim Hucurat suresinin 12. Ayetinde şöyle buyuruyor, “Ey İman edenler bazınız bazınızın arkasından çekiştirmesin, gıybet etmesin; sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun...”

Bu ayeti kerimede Allah-u Teala bir müminin arkasından gıybet etmeyi onun ölü olduğu halde etini yemesine benzetmektedir.
 
İftiraya gelince; iftira, toplumda adaletin tam olarak etkisini kaybettiği zamanlarda yaygınlaşabilen bir sosyal ve ahlâkı hastalıktır. Çünkü adaletsizlik ve takipsizlik, kötü fiillerin yaygınlaşmasına ve artmasına yol açan bir başıboşluğa sebep olmaktadır.
 
Namus, iffet, haysiyet ve zimmet üzerindeki bir iftira ne kadar çok yayılırsa, iftiracının sorumluluğunun da o nisbette artması tabiidir. İftira sonucunda insanlar arasındaki sevgi ve dostluk bağları zayıflar; dayanışma gücü ortadan kalkar. insanlar birbirine güven duymaz olurlar. Bu güvensizlik, bir toplumun sosyal hayatını tamamen felce uğratan yıkıcı bir etki yapar. İftira, toplumdaki güzellikleri yakıp bitiren bir ateş gibidir.
 
İftira; özellikle namuslu, şerefli, doğru sözlü, çalışkan, dürüst, iyiliksever ve emeğini alnının teriyle kazanan, fakirin fukaranın ekmeğine, namusuna el uzatmayan adam gibi adamlara atılır. Bunu atanlar kendi korkularıyla yaşayıp, özelliklerini saydığımız adam gibi adamların; kendi şahsi menfaatlerine, haksız kazançlarına “zarar”  verebileceği düşüncesiyle yıpratmak, toplum önünde kötülemek için iftirayı atarlar. Kaldı ki o yoldan kazanılan kazanç ta bereketsiz olur, yani “hay’dan gelen huy’a” gider.
 
Hz. Âîşe’ye atılan bir iftira dan sonra Nûr sûresindeki şu ayet gönderildi.
 
"O uydurma haberi getirip iftira (ifk) atanlar, içinizden bir topluluktur. Onu kendiniz için bir şer sanmayın, bilakis o, sizin için hayırdır. İftirada bulunanlardan her birinin kazandığı günaha göre cezası vardır. Onlardan günahın en büyüğünü yüklenene de büyük bir azap vardır."
 
"İftirayı işittiğiniz zaman, mümin erkeklerin ve mümin kadınların, kendiliklerinden hüsn-ü zanda bulunup da: "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?"
 
"Bir de dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki, bu şahitleri getiremediler, o halde onlar, Allah nezdinde, yalancıların da kendileridir"
 
"Eğer Allah'ın lütuf ve merhameti, dünyada ve ahirette üzerinizde olmasaydı, yaydığınız fitne yüzünden, size mutlaka büyük bir azap dokunurdu."
 
"Siz o iftirayı dilinize dolamıştınız. Hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığınız şeyi ağzınızla söylüyor ve onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah nezdinde büyük bir günahtır "
 
"O asılsız sözü duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmak bize yakışmaz. Haşa! Bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?" (en-Nûr, 24/1116).
 
İftira konusunda da söylenebilecek her şey bu ayeti kerime de var.
 
Namus, iffet, haysiyet ve zimmet üzerindeki bir iftira ne kadar çok yayılırsa, iftiracının sorumluluğunun da o nispette artması tabiidir.
 
Bir insan düşünün ki susuyor, etrafındakiler yüreksizlikten gölgelere sığınıp, onun hakkında arkasından konuşurlar, dedikodusunu yaparlar, iftira atarlar,  hak hukuk nedir, kim arar kim sorar diye düşünmezler. Ancak ayet-i kerimeye baktığınızda bu kadar iğrenç tarif edilen dedikodu ve iftiranın da cezasını verecek, arayıp soracak birisi var. Hikmetinden sual edilemeyecek birisi var.

O insan susmalı, susmaya da devam etmeli, hesap gününü sabırla beklemeye devam etmeli. Aksi durumda vereceği tepkinin dozajını kontrol edemeyerek o dedikoduculardan, o iftiracılardan daha seviyesiz, daha aşağılık duruma düşebilir.
 
Aman dikkat…

Oruçlarımızın kabul olmasını dilerken yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı tebrik ediyor, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpüyorum.

Tatil uzayacak gibi, aman trafikte dikkatli olalım, özellikle kara noktalarda aşırı süratten uzak duralım. Bekleyenlerimizi üzmeyelim.

Esen kalın...

Görüntüleme sayısı: 2744

  Yorumlar (1)
kalemini iyi kullanan hüseyen eken'e te
Yazan ufuk acar, 06-10-2008 17:47
sevgili hüseyin abimin yazılarını takip etmeye çalışıyorum elimden geldiğince,bu anlamda başarılı bulduğum sevgili abime yüreğinin güzelliğini mürekkepe yansıttığı için teşekkür ediyorum........ 
 
ufuk acar 
93.3 karadenizin sesi radyosu 
hafta içi her sabah 9-12 arası  
gönül köşkü program yapımcısı ve sunucusu 
www.ufukacar.com

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım