Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Oldukça sıcak ve yoğun bir seçim gündeminden sonra önümüzdeki günlerde meclis başkanı, kabine ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini de içine alan daha da yoğun ve sıcak bir gündemle karşı karşıyayız. Ancak biz her ne yaparsak yapalım oyumuzu kullandıktan sonra bunları sadece seyirci olarak izleyeceğiz, daha ötesi yok...
Bundan sonraki günler Ağustos sıcağıyla beraber özellikle Tosya için oldukça yoğun ve hareketli geçecek. 10–12 Ağustos 2007 tarihlerinde İstanbul, Ankara ve Aşağı Kayı Köyü İhtiyar Heyetinin organizasyonu da 10. Geleneksel Aşağı Kayı Köyü Festivali var. Aşağı Kayı Köyü, E–80 yolundan 9 km uzaklıkta olup, bu mesafeyi sürekli tırmanarak kat etmeniz gerekiyor. Ancak bu yokuşu çıktıktan sonra iyiki gelmişiz diyeceksiniz. Bulunduğu coğrafi konum olarak tam bir yayla görüntüsü veren köyde yapılan şenliklere ve güreşlere geçmiş yılların tecrübesinden kaynaklanan bir organizasyon ustalığı yansıyor. Ev sahibi olmanın verdiği heyecanla köyün gençleri oldukça sıcak bir karşılama ile sizde iyi bir intiba bırakıyor. Okuryazar oranı yüzde yüz olan köyün ihtiyar heyeti ve derneği bir eksiklik olmasın diye oldukça hassas davranıyorlar. Allah var yurt içi ve yurt dışında yaşayan Aşağı Kayı Köylüleri de iki elleri kanda olsa onları yalnız bırakmamak için festival zamanı köye koşuyorlar. Köyün içine park eden araçlara baktığınızda kendinizi tarihi ve turistik özellikleri olan bir yerin örneğin Sultan Ahmet Meydanı’nın otoparkında sanabilirsiniz. Söyledik ya dünyanın her tarafındaki Aşağı Kayılılar geliyor diye, bu tutumlarından dolayı bir kez daha onları kutluyorum.
16–19 Ağustos 2007 tarihlerinde yapılacak olan Tosya Belediye Başkanlığının organizasyonunda çok seçkin hemşerilerimizin de komitelerinde yer aldığı, katkı sağladığı 10. Kültür ve Pirinç Festivali yapılacak. Geçtiğimiz yıllarda yapılan bu güzel etkinlikleri seçildiğinden bu yana devam ettiren Belediye Başkanımız Sait GÜLABACI’yı şimdiden müthiş bir heyecan sarmış ve her zamanki iş bitiriciliği ile etrafındakilere talimatlar yağdırmaya başlamıştır bile. Eh kolay bir iş değil, içinde bakanların, milletvekillerinin, bürokratlarında bulunduğu on binleri ağırlayacak hele hele bu tam dört gün süren, içerisinde eğlencelerin, güreşlerin, sünnetlerin olduğu bir süreç. Aynı zamanda ulusal ve yerel medyanın gözü üzerinizde her şeyin eksiksiz olması lazım. Öncelikle protokolün oturacağı yerde kimlerin hangi düzene göre oturması gerektiğinin iyi organize edilmesi, Devlet erkanının ve misafirlerin dışarıda kalmaması çok önemli.
Geçtiğimiz yıl yapılan festivalde katılımcı sayısının yoğunluğu ile organizasyondaki mükemmelliği gördükten sonra, Sayın Başkana gönderdiğim kutlama mesajında zaten yarı uluslararası durumunda olan festivalin önümüzdeki yıllarda uluslararası yapılmasına işaret etmiş ve bunun ilçemize yakışacağını söylemiştim. Sanıyorum bu konuda bazı çalışmaları var.
25–26 Ağustos 2007 tarihlerinde ise Akbük Köyü Derneği, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve İhtiyar Heyetinin organizasyonunda 2. Akbük Köyü Festivali var. Burada köylerinde ilkleri yapmanın heyecanlarıyla, sıcak ama sımsıcak özlediğiniz Anadolu insanlarıyla karşılaşacaksınız. E–80 yolunun hemen kenarında olan Akbük Köyü son yıllarda iyi bir ekibin etrafında güç birliği yaparak çok büyük aşamalar kaydetti. Köyü bilmeyenler bu yazımı okuyunca abarttığımı sanacaklar ama öyle değil. Köyde diğer köylerden değişik olarak bir internet cafe ve bir bilardo salonu var. Yine kooperatif diğer köylerimizde olduğu gibi gözünü ormana dikmemiş, kepçe almış, akaryakıt istasyonu kurmuş, TEMA Vakfı’nın çevre ile ilgili konferanslarına katılıyor, görüş açılarını genişletmek için konularıyla ilgili yurtdışı toplantı ve seminerlere katılıyor, üyelerine tam manasıyla tarım ve hayvancılıkla ilgili projeler üreterek alternatif geçim kaynakları sunuyor. Geçen yıl yapılan festival ilk olmasına rağmen organizasyon işini meslek olarak yapanları kıskandıracak kadar mükemmeldi. Başlıkta var ya, “Kaçmak göçmek yok, doğru memlekete!”, evet Allah kısmet ederse yıllık iznimi alıp bu festivallere ailemle birlikte katılacağım. Geçen yıl Tosyalı olmayan bir aileyi de misafir getirmiştim; bu yılda yine bir aileyi getirmeye çalışacağım. Bu sadece benim değil anası babası o topraklarda yaşayan, aile büyüklerinin kabirleri o topraklarda olan herkesin yapması gereken bir davranış olmalıdır. Bütün bunlar olmasa bile çocukluk arkadaşlarınızı görmek, yakın ve uzak akrabaları ziyaret etmek, çocukluğunuzu tekrardan yaşamak, hayatınızın bir bölümünün geçtiği yerleri tekrardan hatırlamak, sularında serinlediğiniz Devrez Çayının son halini görmek, sılayı rahim yapmak istemez misiniz? Artık tatil alışkanlıklarımızı değiştirip veya memleket adına ilaveler yaparak sadece bayramlar da değil yılda bir defa bu amaçla buralara gitmeliyiz, komşularımızı, mesai arkadaşlarımızı buralara getirmeliyiz. Yıllar önce aslen Beypazarlı olan ama Ankara’da yaşayan bir aileyi getirdiğim de küçük kızları Büşra’nın annesinin kulağına eğilerek “Anne biz cennete mi geldik?” sorusunu hatırlarken halen duygulanırım.
Değerli hemşerilerim, yoksa korkularınız mı var? Memleketinizin şimdiki durumunu görünce yüreğinizdeki sızlamanın galip gelerek “Sen de şuradasın ve şu konumdasın, şu işi çözebilirsin!” demesinden mi korkuyorsunuz? Bırakıp gelirken “Şu hemşehrimin sorunu için şöyle bir çözüm üretebilirdim.”“BURASI BENİM MEMLEKETİM, BU İNSANLAR BENİM HEMŞERİLERİM” demelisiniz izlenimlerini aktardıkların da haklı olduğunuzu göreceksiniz.
Önce biz sahip çıkacağız o topraklara, o insanlara... Önce biz saygı duyacağız bu festivalleri düzenleyenlere emeği geçenlere... Sonra da alacağız elimize davetiyeleri kapı kapı gezerek dağıtacağız; oturacağız msn başına ajandamız da kim varsa davet edeceğiz. İşgal görmediği için Tosya’mızda kurtuluş günleri kutlamıyoruz, ama gelin bu festivaller de bizim kurtuluş günlerimiz olsun.
Ben buradan Tosya dışında yaşayıp ta beni tanıyan bütün hemşerilerimi, dostlarımı ve arkadaşlarımı bu festivallere katılmaya davet ediyorum.
İnsanımız ve ilçemiz için bu festivalleri gerçekleştirebilmek amacıyla emek harcayan, zaman harcayan Belediye Başkanı başta olmak üzere belediye çalışanlarına, komite üyelerine, STK yönetici ve üyelerine, ihtiyar heyetlerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor başarılı ve verimli geçmesini temenni ediyorum.
Görüntüleme sayısı: 3291
Yorumlar (3)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.