Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu kadar ağır bilançosu olan bir yazıya nasıl başlanır bilmiyorum! Ancak aldığı görev gereği toplumu yönetme, yönlendirme misyonunun üstlenen sorumluluk sahibi herkesin, Çankırılı, Çerkeşli, Ilgazlı, Kastamonulu, Tosyalı olsun olmasın, can sahibi herkesin kulağına kar suyu kaçırmak için yazmak istedim.
Bir yol var, öyle bir yol ki Türkiye’yi içinde dünyanın en önemli metropollerinden birisi olan İstanbul’da dahil Edirne’den Iğdır’a 1745 km, yine Edirne’den Artvin’e 1534 km kateden bir yol. Türkiye’nin doğusundaki ülkeler ile batısındaki ülkelerin karayolu ile yapmış olduğu ticarette başka alternatifi olmayan bir yol.
Özetle Yunanistan İran ile ticaretini buradan yapıyor, Rusya AB ülkeleri ile olan karayolu taşımacılığında bu yolu kullanıyor. Gurbetçi yaz tatilinde, bayramlarda memleketine Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’e bu yoldan gidip geliyor.
Yolun adı D-100/14 diğer uluslararası adıyla E-80, ama bizi asıl ilgilendiren yolun kendi bölgemizden yani Çerkeş, Ilgaz ve Tosya’dan geçen kısmı, moda deyimle kara noktalı kısmı.
Bu kısım yolun ilk yapıldığı yani 1970'li yılların sonlarından bu güne kadar mevcut durumunun bakımı yapılmış, o zamanlar için yeterli olan kapasitesi aradan geçen 30 yıla yakın zamandır yaşanan değişime ve gelişime ayak uyduramayarak yetersizleşmiş, bu gün yoğun trafik kazaları ile özellikle bölge gündemindeki yerini almıştır.
Aşağıda son 30 ayda yani iki buçuk yılda meydana gelen kazaları, yaralı ve ölü sayısını Devletin resmi rakamları ile veriyorum. Tabloyu incelediğimizde aylık ortalama kaza sayısının % 38,54 olduğunu görüyoruz. Kısaca günde bir kazadan fazlası var, eksiği yok.
E–80 YOLU 30 AYLIK KAZA BİLANÇOSU
Yılı Kaza Sayısı Yaralı Sayısı Ölü Sayısı 2006 416 681 31 2007 478 953 36 2008* 260 367 25 Toplam 1154 2001 92
Not: 2008 Yılı 31.07.2008 Tarihi itibarıyladır.*
Şimdi buradan bu yolun 9 metre olan genişliğinin AB standartlarına çıkartılması görev alanı içerisine giren ve proje çalışmaları bir yıldan fazla süren Karayolları Kastamonu Bölge Müdürlüğü’nü, bu projenin hayata geçirilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü başta olmak üzere Devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarını da tez elden bu trajik durumun sona erdirilmesine katkı vermelerini bekliyorum.
Bu yazıdan hareketle sivil toplum kuruluşları da gerekli başvuruları yaparken, yeterli sinerjiyi de ortaya koyarak başta Kastamonu ve Çankırı olmak üzere iktidarıyla muhalefetiyle bütün milletvekillerimizin, il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın da bu sorunu sahiplenerek çözümünü takip etmelerine aracılık edeceklerini umuyorum. İnşallah kısa zamanda bu yol kendi kapasitesinin çok çok üstündeki artık taşıyamadığı, canlara mal olan mevcut yükünü taşıyacak duruma getirilir.
Şimdi sizlere günde ortalama bir kazadan fazlası yaşanan yol üzerindeki Tosya ilçemizde insan hayatını hiçe sayan trajikomik sağlık sevki ile ilgili yazdığım yazıdan bir bölümü tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Sorunumuz; Tosya’da meydana gelen acil tıbbi vakaların, 80 km mesafedeki Tosya Ilgazlarının ötesindeki Kastamonu’ya sevk edilmesi ve orası da yetersiz kalırsa Ilgaz Dağlarını aşarak 245 km mesafedeki Ankara’ya sevk edilmesidir. Bu da acil vakaya maruz kalan vatandaşın 325 km yolu yaklaşık 5 saat gitmesidir. Bu yolculuk sırasında yol şartlarını ve durumun aciliyetini ele alırsak birçok hastamız Ankara’ya varamadan yolda hayatını kaybetmekte veya özellikle sayısı 700 lerde olan doğrama atölyelerinde kopan parmakların yeniden kazanılması bu gecikmeden dolayı imkânsızlaşmaktadır. Bu duruma bizzat şahit de oldum, kazadan sonra fazla zaman kaybından dolayı dokuları ölmüş olan parmakları kestiler. Halbuki Tosya-Ankara arası 220 km ve 2 saat 30 dakikalık mesafe olup, arada Çankırı ili vardır. Bizim hastamız 105 km yolu fazladan katederek, 2 saat 30 dakika zaman kaybına uğrayarak Ankara’ya ulaşmaktadır. Bu sevk zincirinin Tosya-Çankırı-Ankara olarak yapılması hasta veya yaralımızın hayatta kalması, organının kurtulması açısından çok önemlidir.”
Bu yazının yayınlanma tarihi 20 Şubat 2007’dir. Tam bir buçuk yıl önce... Maalesef bu konuda en küçük olumlu bir gelişme olmamıştır. Tosya İlçesi’nde meydana gelen trafik kazalarında yaralananlar, acil hastalar bürokrasinin kıskacında çile çekmeye devam ediyorlar. Yine doğrama atölyelerinde parmakları kopan işçiler, ağaç sanayi konusunda ülkenin hatırı sayılır İllerinden birisi olan Kastamonu’nun plastik cerrahi uzmanı olmayan Devlet Hastanesi’ne sevk edilmeye, oradan da Ankara’ya gönderilerek canlarından bir parçayı bırakıp gelmeye devam ediyorlar. Tosya biçare, Tosya sessiz…
İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan aynın bütün İslam âlemi için, bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Esen kalın…
Görüntüleme sayısı: 1937
Yorumlar (4)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.