Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

çantal

( tualet kadın elbisesi )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Hüseyin EKEN arrow Oh be!
Oh be! Yazdır E-posta
Monday, 25 August 2008

Active Image

 

 

Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Yok, yok başlığa bakarak sakın yanlış düşüncelere kapılmayın, şimdiye kadar yazdığım yazılarda ortaya dökmeye çalıştığım konuların herhangi birisinin hallolmuş olmasından falan değil bu “oh be” sadece birilerinin çekmiş olduğu “of be”ye karşı, bizim çektiğimiz “oh be”lerden birisi bu.

2007 yılının Nisan ayında kuruluş gerekçesini defalarca deklare ettiğimiz Tosya Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (TSTKB) kurulmasına ilişkin çalışmalara başlamış ve nihayet aynı yılın Haziran ayında bunu hep birlikte başarmış, sonrasında bir genel seçim ve bir de festival heyecanı yaşamıştık.

Ancak özellikle genel seçim arifesinde Birliğin kurulması çeşitli siyasi çevrelerde rahatsızlıklara neden olmuş ve Tosya İlçesinin köşe başlarını tutanlar tarafından “Bunlarda nereden çıktı?” soruları dilden dile dolaşmaya başlamıştı. Hatta bizce ilçenin en önemli konularından birisi olan MYO’nun tartışıldığı bir toplantıda şahsıma yöneltilen bir ön yargıda, açıktan dillendirilmişti. İlçenin siyaset bakımından en önemli koltuğunda oturan bir hemşerimiz bulunduğu makamı temsilen çağrıldığı toplantıda “Önce STK başkanı, arkasından da belediye başkanı veya milletvekili adayı olarak ortaya çıkarlar” demişti. Belki haklıydı, daha önce yaşanan örneklere göre konuşmuştu, ancak önyargı yine kaybetmiş, doğruluk ve samimiyet kazanmıştı. Oh be! 

Genel seçimler sırasında TSTKB olarak siyasi bir tavır koymamız beklenirken biz alışılmışın dışında siyaset üstü sağduyulu bir düşünceyle sadece ilçenin sorunlarını gündeme getiren pankart, yazı vb. dokümanlar ile hemşerilerimizi düşünmeye, konuşmaya, zorlayarak yine birilerini oldukça şaşırtmıştık. Oh be!

Festivale gelince, geçen sene bir aylık iznimde Tosya Ticaret ve Sanayi Odası’na kapanmış, oradaki arkadaşların da desteği ile belki ilçe tarihinde bir ilki gerçekleştirerek “Tosya İlçesinin Sorunları ve Çözümlerine İlişkin Brifing Dosyası”nı hazırlamıştık. Bu dosyayı Festivale katılan yetkililere meydan da,  hemşerilerimizin huzurunda takdim etmiş, kürsüden yapılan konuşmada da bu dosyada yazılı olanların takipçisi olacağımızı deklare etmiştik. Ancak bu dosya ve beraberindeki konuşmanın içeriğinin birilerini yine oldukça rahatsız ettiğini gördüğümüzde demiştik yürekten bir Oh be!

Yine ilçe çiftçisinin en önemli sorunlarından birisi olan susuzluğa ve çözümü “Devrez-Kızlaryolu Barajı”na yetkililerin dikkatlerini çekmek için ülkenin en önemli haber ajanslarından birisini getirerek çekimler ve röportajlar yaptırmıştık. Bunlar ana haber bültenlerinde yayınlandığı saatlerde kendi deyimlerince “rantabıl” bulmadıkları barajı ve onun haberini Tosyalıya izletmek yerine yine kendi deyimlerince “Olmayan pirincin bayramı”nda dev ekranlarda hemşerilerimize “rock” müziğini dayatmışlardı. Ama biz amacımıza ulaşmış ülke televizyonları ana haber bültenlerine “Türkiye’nin pirinç ambarı Tosya’nın çeltik ovalarında, susuzluktan kuruyan mahsulün içerisinde hayvanlar otluyor.” cümlesiyle başlamışlardı bile. Oh be!

“Oh be”lerin devamı gelecek… Ancak bu kısımdan sonra her hemşerimizin mutlaka ama mutlaka bu yazıda beni de şu cümle, şu paragrafta yazmış diyebileceği bir yazı dizisinden,   Kastamonu Postası Köşe Yazarlarından Sayın Murat KARASALİHOĞLU’nun “Kastamonu sessizliğine dair dörtleme…” adındaki yazılarından bahsediyorum. Bu ibretlik yazıları okuduktan sonra Tosyalıları açık yüreklilikle vicdan muhasebesine davet ediyorum. Lütfen bu vicdan muhasebesini, partinizi, ideolojinizi, adınızı ve adımızı, sizden olanı, bizden olanı, ötekini berikini velhasıl her türlü ayrımcılığımızı unutarak yapınız! Benim sorum şu “Tosya İlçesinin bu hale gelmesinde benim olumsuz katkım var mı?” Elbette başka sorularda çıkacaktır; onların tespiti ve cevabını size bırakmak daha uygun...

Şimdi Tosya’yı alı alına, moru moruna allayarak, pullayarak yazanlara çizenlere, “Olmayan pirincin bayramını” yapacağız diyerek, milyarları dökenlere, kendi ekseni etrafında dönenlere, bunların uydularına bir çift söz var! Benim değil 27 yaşında bir hemşerimin diyecekleri var. Kardeşim beni bağışlasın burada kimliğini deşifre etmeyerek özel bilgilerini çıkardıktan sonra, bu sabah bana gelen mailinin, Tosya için en önemli bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum.

“Selam Hüseyin abi ben ……………………, abi senden bir ricam var.Yaparsan beni çok memnun etmiş olursun. Abi …/…/ 1981 Tosya doğumluyum.Tosya Eml mobilya bölümü mezunuyum.İyi derece bilgisayar biliyorum. Abi bu güne kadar ……………..yaptım. Maddi yönden zor durumdayım. Sosyal Yardımlaşma Vakfı SRAP kapsamında iş yeri açmak için başvurdum. Ankara tarafından kabul edilmedi. Şu an…………………satıyorum. Babam ve ortağının yanında fakat kış sezonu geliyor ne yapacağımı bilemediğimden sana bu mail yazıyorum. Abi sizin tanıdığınız çoktur. Bana Ankara’da veya Tosya’da bir iş bulabilir misiniz? Daimi bir iş arıyorum…………………….. de 2 yıl çalıştım. Yönetim değiştiği için ben de dâhil eski çalışanların çoğunu işten çıkardılar. Ankara’yı iyi biliyorum. Beni idare edecek bir iş arıyorum. Bu arada ssk hic önemli degil. Ankara olursa kalacak yer önemli olan, ama olsun. Maaş uygun olursa Ankara’da veya Tosya’da asgari ücretle iyi kötü bir is bulabilirseniz  sevinirim. …………………….Bunlar benim iletişim bilgilerim. Olumlu veya olumsuz cevaplarınızı bekliyorum.”

Ben bu delikanlıyı tanıyorum, taştan ekmeğini çıkarmaya yemin etmiş birisi ama artık “GÖÇ”e zorunlu olarak karar vermiş bir kardeşim! Altı çizili cümleyi bir daha okuyarak ne şartlarda bu maili gönderdiğini anlayabiliriz sanırım. Bunu Ankara’daki Tosyalılarla elbirliği içerisinde çözeriz, çözdük diyelim, ya bundan sonra göçecekler ne olacak?

Bu maili okuduktan sonra birilerinin de yürekten bir “oh be” çektiğini duyar gibiyim. Yok, yok asla haksızlık etmiyorum, tuzu kurulardan “iyi ki göçmüşsünüz” cümlesini bizzat işiten birisi olarak asla haksızlık etmiyorum.

STK çözüm mercileri değildir! Sorunu tespit eder, gündeme taşır ve çözecek olanlara toplumsal baskı yaparak çözümü hızlandırır. Hiçbir siyasi oluşumun da alternatifi veya rakibi de değillerdir. Bizden rahatsız olanlar yıllardır görevini layıkıyla yapmayanlardır. Bunları irdeleyerek karanlıkta, gölgede ne varsa yazmaya devam edeceğiz. Ama biz ne yazarsak yazalım “Bedelli ve Ayarlı Kalemler” de Tosya için elinden geleni yaparak, sanal alemde de olsa gerçekleri bilmeyen hemşerilerimize dedirteceklerdir, sanal bir. Oh be!

Esen kalın.
 


Görüntüleme sayısı: 2725

  Yorumlar (3)
Yazan Cengiz_37, 26-08-2008 10:33
Hüseyin bey...Ne kadar doğru varsa yazmışsınız hepsini...Siz ve sizin gibiler maddi menfaat beklemeden bu işleri yaparken yolunuza çıkan engellerden bıkmayınız usanmayınız.Her daim destekçiniz olacağız.Bunu unutmayınız...
Yazan kurt_2023, 26-08-2008 10:59
Ben de diyorum ki Hüseyin abi; 
Doğruları söyleyenlere kızanlara YUH BE! 
 
Tosya'nın kötülüğünü isteyenlere YUH BE!
Yazan kurt_2023, 26-08-2008 11:02
Birileri yaparken diğer taraftan yıkanlara YUH BE! 
 
Bu memleketi 5 yıl geriye götürenlere YUH BE! 
 
Sadece lafla yetinenlere YUH BE! 
 
Velhasıl bizi anlamayanlara, anlamak istemeyenlere, boş konuşanlara, çıkarcılara yani anlayan anladılara KOCAMAN YUH BE!!

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım