Geçmiş yıllarda medya patronları bazı siyasetçileri kafa kola alır, onların bağladığı hortumlardan şirketlerine tüyü bitmemiş yetimin hakkının akıtılmasını sağlar, devalüasyonlar öncesi gerekli tüyoları alarak kamu bankalarından dövizleri çeker, servetine servet katar ve keyfine bakardı.
İşine gelmeyenler için akla hayale gelmedik kumpaslar düzer, peşine adamlar takar, yargı, yürütme veya yasama olmuş onlar için fark etmezdi. Çarkına çomak sokmak isteyen namuslu ve dürüst insanların çanına ot tıkarlardı.
Medya ülkemizde dördüncü kuvvet sayılırdı, yaptıklarını görenler yapacaklarından dolayı korkarlar, tırsarlardı.
Gelelim bu günün Tosya medyasına, konuyla ilgili Kasım 2007 ‘de “Bedelli ve Ayarlı Kalemler” diye bir yazım yayınlanmıştı. Ancak bir yıldır alması gerekenlerin mesajlarını alamadıklarını birlikte gördük. O günden bu güne yazılıp çizilenlerden birkaç örnek vermek istiyorum. Lütfen bu verdiğim örneklerle ilgili haberlerin öncesini ve sonrasını inceleyin, silmedilerse, bulabilirseniz tabii!
TOSYA-DER’in son iftar yemeği için rezerve edilen salon 200 kişilikti, katılımcı sayısı 110 kişiydi. Habere bakın, 650 kişi katılmış. 540 kişi nerede?
Tosya’dan köy muhtarları ile birlikte aralarında üst düzey bir siyasetçinin de bulunduğu Ankara’da bir hemşeri ziyaretinde, siyasetçinin cep telefonu çalar, diyalog şöyledir; karşıdakini dinler sonra, “sen merak etme ben dönünce muhtarla ve dernek başkanı ile görüşürüm, yok, yok sakın yazma, çözerim dedim ya” sonra yanındakilere dönerek, “şu güreş yapılan ….. Köyü var ya, gazetecinin parasını vermemişler, yeni bir haber yapacağım diyor” der. Köy neresi, heyette kimler var ve hangi gazeteci ne parasını alamamış?
Haber “Devrez Vadisi’nde su ihtiyacı yok” diyerek belde belediye başkanının ağzından yayınlandı, özellikle Baraj projesi için yaptığımız çalışmalar devam ederken TOSYA-DER Yönetim Kurulundan birkaç arkadaşla yapıldığı iddia edilen bu açıklamaya sinirlenerek belediye başkanını aradık. Cevabı; “benim böyle bir açıklamam olmadı” oldu. Peki bu açıklamayı kim neden yaptı?
Tosya Belediyesi’nin resmi web sayfasında yazılan bir yazıda “sözü sözünü tutmayan milletvekili…” diye başlayarak daha önce olmadık yalaklık yapılan siyasetçiye hakaret eden yazı neden kaldırıldı? Bu o sayfadan kaldırılan kaçıncı yazı?
Tosya Belediyesi’nin resmi web sayfasının 2008 Ocak ayından önce yayınlanan bölümleri neden kaldırıldı? Ne oldu belediyenin sanal hafızasına?
Yine benimle ilgili köyümde atılan bir iftirayı, benim atanları açıkça “şerefsiz” olarak nitelediğim bir iftirayı Tosya Belediyesi’nin resmi web sayfalarına taşıdılar, sorduğum da “o bu konuşuyor” türünden bir de her zamanki gibi iyi pişmiş halleriyle cevap verdiler. Ne zamandan beri dedikodularla yazı yazılıyor, bunu yazmak, yayınlamak ne kadar ahlaki ve namuslu bir durum sizce?
Ne oldu Çukurhan programına, üç beş haberde katılacakları belirtilen üst düzey kişiler neden gelmedi?
Hacet Tepesi’ne önce 1000 kişi, sonra 300 kişi çıkacak yazıldı, kaç kişi çıktı fotoğraflarına baktınız mı?
Çamuroluk Yaylası’na katılan 5500 kişiye bakalım, köyün nüfusu gurbettekilerle birlikte yaklaşık 400, mahallesi katılmadı, Komşu köyler Akbük, Aşağı Kayı, Yukarı Kayı, Çifter ve Suluca dahil toplam nüfusları 5100 var mı?
Bu sorulardan daha çok var elimizde, ancak bütün bunlar yetmezmiş gibi son günlerde sanal alemin hemen her konuda, ilçede siyasetçi, belediye başkanı, STK, bürokrat, muhtar velhasıl ne kadar etkili ve yetkili varsa hemen hepsinin adına açıklamalarını görür olduk, düğünlerde olduğu gibi ”gelin hanım siz kalkın, damat bey şimdi siz oturun, kayınpeder bey siz sağa geçin, “ türünden resimler, arka planda nalbur dükkanı fonlu, sahibi değişmiş makam fonlu resimler görmeye başladık.
Sonra dün övdüklerine bu günlerde sövmeye başladır, iktidar partisi ilçe başkanı gibi açıklama yapmaya başladılar. Yazdıklarına ve yaptıklarına olumsuz yorum yazanları da azarlamaya, hatta tehdit etmeye bile başladılar. Diş geçiremediklerine de alttan alttan pişkinlikle “bize ışık tutuyorsun, bize ilham oluyorsun” türünden cevaplar vermeye başladılar.
Tabii bütün bunların tek başına sorumlusu medya veya gazeteciler değildir, buna çanak tutanlar ve o çanağa kemik atanlardır. Bütün Tosya’nın bildiği gibi bir kısım sanal alemciye para verip haber yaptıranlardır.
Tehditlere başlamadan önce tenkitlere bakacaksınız, yayından kaldırdığınız veya değiştirdiğiniz haber ve yazılarınızı görenlere bunların makul ve mantıklı açıklamalarını yapacaksınız. Gideceğiniz yargının vereceği karara done olacak bilgi ve belgeleri de göz ardı etmeyeceksiniz.
Yolsuzluk yapmakla suçladığınız, hakaret ettiğiniz, iftira attığınız kişilerin de kişilik haklarına saygılı olarak karşı fikirleri de soracaksınız, açıklamaları yayınlayacaksınız. Sordunuz mu muhtara 43000 YTL nerelere harcandı diye?
Ne diyor tabii olduğunuz 5187 Basın Kanunu hep birlikte bakalım,
Basın özgürlüğü başlıklı 3'üncü Madde; Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.
Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.
Düzeltme ve cevap başlıklı 14 üncü madde; Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.
Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması başlıklı 18 inci madde; Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hâkim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili onmilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Ağır para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmimilyar liradan, yaygın süreli yayınlarda ellimilyar liradan az olamaz.
Kanun böyle diyor, biz Tosyalılar da bundan böyle bu kanuna göre haklarımızı arayacağız artık, bildiğiniz gibi kanun önünde herkes eşit. Sizin bilmedikleriniz kadar Tosyalıların unuttukları var, arşivleri var, dahası sanal alemde artık ben sildim demekle her şeyde silinmiyor. Yani size karşı savunmalarını yine sizin sildiğinizi sandığınız arşivlerden yapacaklar. Kuru gürültüye pabuç bırakacak göz var mı benim hemşerilerimde.
Buyurun bakalım “Halep oradaysa, arşın burada”. Geleneksel terbiyeden dolayı, yaşınıza ve şimdiye kadar verdiğiniz emeklerinize gösterilen hoş görüyü istismar etmeyin. Yakışmıyor. Sözümüz mesleğinin şanını, şerefini, haysiyetini koruyanların, çizgisinden sapmayanların ve haddini bilenlerin meclisinin dışına.
Esen kalın. Görüntüleme sayısı: 2028
Yorumlar (6)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.