Hüseyin Eken
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Evet soru okullarımızda yaz tatili bitişinde öğretmenlerimizin ilk günlerde verdiği kompozisyon konusunun cevabı gibi duruyor. Buna uzun yıllar önce verdiğimiz cevap kısaca “annemle köye gittim, dedemle beraber hayvan otlatmaya gittik, odun getirdik ve Devrez Çayında yüzdük” türünden idi. Bu cevap işsizlikten büyükşehire göçmüş, dar gelirli ailelerin çocuklarının ezile büzüle yazdığı şeylerdi.
Ama şimdiler de aynı durumun çevremizde devam ettiğini görüyorum! Durmayan göçün ezdiği hemşerilerimizin çocukları yine bizim yıllar önce yaşadıklarımızı yaşıyorlar, yine köydeler, yine hayvan otlatıyorlar, yine oduna gidiyorlar, Devrez bu sene yok seneye Allah bilir, velhasıl Tosya cephesinde değişen bir şey yok.
Bende, bir ay yıllık iznimi aldıktan sonra ailemle birlikte Didim, Marmaris, Bodrum, Ayvalık başta olmak üzere sonrasında Alanya, Fethiye ve bilumum güney Akdeniz sahillerini dolaşarak bir ayın sonunda Ankara’ya döndüm. Şimdi okuyucularım soracaklar “beyefendi siz bir önceki yazınızda "Kaçmak Göçmek Yok, Doğru Memlekete” demiştiniz, bu yaptığınız hiç olmuş mu?” diye. Evet zaten olmamış, aslında böyle bir tatil de hiç olmadı. Peki ben bir ay boyunca neredeydim dersiniz. Memleketteydim nerde olacağım başka. Gitmeyenleri suçlayacak değilim, ama yüreğimin beni götürdüğü yer Tosya idi.
Peki, ben tatilde neler yaptım?
Ağustos ayı başında TSTKB üyeleri ile birlikte yeni atanan kaymakam vekilimize hayırlı olsun ziyaretine gittik, kendisi genç dinamik ve oldukça heyecanlı birisi. Sohbet esnasında söz Kösen Çayırı Göletinin rusubat ve mil birikmesi sonucu su tutma kapasitesinin azaldığına gelince bize “orayı görmek isterim, nasıl bir çözüm üretebiliriz birlikte bakalım” dedi ve hep beraber gölete çıktık. Durum gerçekten çok vahim, kaynak tamamen kesilmiş ve göletin ortasında mil adacıkları oluşmuş, uzun yıllar Tosya bağlarının su ihtiyacını karşılayan göletin mutlaka temizlenmesi gerekli. Yanımızda bulunan Tosya TSO Başkanı Hasan bey”Sayın Kaymakamım bu göletin temizlenmesi için bizim Tosyalılar olarak sunabileceğimiz ne katkı varsa biz hazırız, buraya bu rusubatı çekmek üzere on adet kamyonu on gün boyunca yakıtı bizden olmak üzere temin ederiz, ancak işin teknik kısmını ve sorumluluğunu Devletimizin görevlendireceği görevlilerin takibi gerekir” dedi. Kaymakam bey “Başkan konuyu DSİ Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile görüşerek sizin de vereceğiniz desteği kendilerine aktaracağım ve buranın temizlenmesine çalışacağım” dedi. Ziyaret Perşembe gün yapılmıştı, Kaymakam beyin Pazartesi günü konuyu DSİ bölge müdürüne ilettiğini işittim. Sorunun orası tarafından çözüleceğini umuyorum. Buradan kendisine teşekkür ediyorum.
Aşağı Kayı Köyünde yapılan etkinliklere katıldım, bu sene geçmiş yılların tecrübesinin verdiği bir düzeni bir tertibi gördüm, bunu uzun yıllardır büyük bir çoşku içerisinde yapıyorlar ve gurbettekiyle köydekiyle bu işi yürekten sahiplenmişler.
Bu arada Tosya’da bir ilkin de çalışmasını yapmaya devam ediyordum. Bu ilk, 10. Kültür ve Pirinç Festivaline katılan siyasilere ve devlet adamlarına ilçemizin sorunlarıyla ilgili bir brifing dosyası sunmaktı. TSTKB olarak yaptığımız toplantıda bu dosyaya neler koyacağımızın kararını ve Birliği temsilen festival açılışında yapacağım konuşmanın içeriğinin neler olacağının kararını birlikte verdik.
Burada yaptığımız konuşmada değindiğimiz konulara, bizden sonra konuşanlar da atıfda bulunarak çözümüne ilişkin sözler verdiler. Dosyanın içeriğinde ise; ilçemizin gerçek gündeminde olan Devrez-Kızlaryolu Barajı, Kösen Çayırı Göleti, Deringöz Çayı ıslahı, Kayseri Deresine gölet yapılması, OSB konusunda yapılması gerekenler, yüksek okul kurulması noktasında yapılacaklar, hastanemizde eksikliği hissedilen kbb uzmanı ve plastik cerrahi uzmanı görevlendirilmesi ve acil sevk sisteminin Tosya-Çankırı-Ankara olarak yapılması, ilçenin doğu ve batı yönlerinde bulunan iki merkeze Hızır 112 Acil Servisi konulması vardı. Ayrıca 2007 yılı KÖYDES programında ilçemize ayrılan paranın diğer ilçelerle kıyaslandığı ve bu konuda ilçemize haksızlık yapıldığını gösteren bir tabloda dosyada vardı, özellikle bu bölüme yetkililer tarafından yapılan “kriterler” konusundaki açıklamaları da çok tatmin edici bulmadım doğrusu, dosya yayınlanırsa incelediğinizde bunları sizlerde göreceksiniz. Yine E–80 yolunun yetersizliği ve Gerede-Samsun arasında kalan kısmın mutlaka genişletilerek, projede ilçe ve köy giriş çıkışlarına can ve mal güvenliği açısından yeteri kadar hemzemin geçit konulmasını da önerdik. Biz STK olarak yetkili kulaklara kar suyunu kaçırdık, tabii görevimiz bununla bitmiyor, konuların takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Festivalin açılış günü özellikle Kastamonu Üniversitesi Rektörünün yaptığı konuşma da Tosya’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasında en önemli kilometre taşlarından birisi olan yüksek okul kurulması konusunda verdiği söz idi. Sayın Rektör daha önce kendisini ziyaret ettiğimizde bizlere belirttiği gibi konuşmasında “Tosya’ya bir yüksek okul kurulması gerekli, bu okulun kurulması için yeni kurulan üniversite olarak benim bütçem yok, konuyu üniversite senatosunda görüşüp YÖK’e gönderirim, orada da gereği için elimden geleni yaparım ancak Tosyalılar olarak sizde elinizi taşın altına sokarak gerekli olan fiziki şartları sağlamalısınız” dedi ve en çok ilgiyi ve alkışı da aldı.
Ankara’dan bir haber ajansıyla yaptığımız görüşme sonucu ilçemizde; susuzluktan ekilememiş, ekildiği halde kurumaya heba olmaya yüz tutmuş çeltik ovalarını ve Ortalıca’da bulunan fabrikayı da içine alan bir haber yapılarak 17 Ağustos 2007 tarihinde çeşitli ulusal kanalların ana haber bültenlerinde de yayınlanmasını sağladık. Gerçekten çok çarpıcı ve sadece Tosyalıların değil izleyen herkesin yüreğini kanatan görüntüler yayınlandı. Arşivlerimize koymak üzere bir kopyasını da temin ettik.
Daha sonra Akbük Köyü’ndeki festivale katıldık, orada bir konuşmacı beni gerçekten etkileyen ve düşündüren cümlelerle şunları ”özellikle STK konusunda Tosya artık çok şanslı, bakın aramızda kimler var, KASDER-FED Kurucu Başkanı, KASDER-FED ve KASYÖ-DER Başkanı, KASYÖ-DER Genel Sekreteri, KASDER-FED Genel Sekreteri ve TOSYA-DER Başkanı, TOSYA-DER Başkan Yardımcısı ve TSTKB Yürütme Kurulu Başkanı, bu arkadaşlarımın hepsi Tosyalı, yine İstanbul KASDER Başkanı da Tosyalı bu bizim için çok büyük bir şans, rekabet halinde değiliz, işbirliği halindeyiz” söyledi, öylede olmalıyız!
Yine Akbük’te toplumsal bir rahatsızlığın giderilmesi için bir kampanya başlatıldı “silah atmaya hayır” evet, son günlerde iki hemşerimizin hayatını kaybetmesine sebep olan üzücü olayın bir daha tekrar etmemesi için hayırlı ve isabetli bir kampanya olduğunu düşünerek bende “buralarda atılacak mermilere ayırdığınız parayı gelin, evlenen çiftlerimize destek amacıyla onlara verelim” dedim. Alkışı aldık ama uygulamayı birlikte göreceğiz.
Değerli okuyucularım benim tatilim böyle geçti, ya sizinki?
Yaklaşan Ramazan ayının ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, sağlıklı, mutlu ve başarılı günler temenni ediyorum.
Görüntüleme sayısı: 5657
Yorumlar (5)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.