Tosya.Gen.TR

Diğer Konular => Köşe Yazıları => Konuyu başlatan: Fahri üzerinde



Konu Başlığı: Patrona fırsat,işciye kabus..
Gönderen: Fahri üzerinde
Patrona fırsat, işçiye kabus
 
               Kapitalizm uzunca bir süredir, krizi de bahane ederek, kendi koyduğu kuralları bile hiçe sayan bir yönelime girdi. Bunun en acı sonuçlarını sigortasız ve güvencesiz çalıştırmanın yaygınlaşmasında, taşeronlaştırma uygulamalarında, çalışma sürelerinin fiilen uzatılmasında, sendikasızlaştırma girişimlerinde ve daha birçok şekilde görebiliyoruz.
                  Kayıt dışı çalışmanın artmasıyla birlikte ucuz işgücünün ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması tersanelerde, madenlerde ve diğer pek çok alanda yaşanan “iş cinayetleri”nin birdenbire fırlamasına neden oldu.
 
                 Günlük ve haftalık çalışma süreleri yasalarla sınırlandırılmış olmasına rağmen, resmi verilere göre Türkiye’de bir işçi haftada ortalama 45 saat çalışması gerekirken en az 53 saat çalıştırılıyor. Krizle birlikte ortalama çalışma süresi bu rakamın da üzerine çıkmış durumda.
              Patronlar bir taraftan “kriz var” yaygarası koparırken, diğer taraftan peş peşe gelen siparişleri yetiştirebilmek için işçilere fazla mesai yaptırıp, işgücünden tasarruf edebiliyorlar.
                 İstanbul Sanayi Odası (İSO) geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşunu açıkladı. Kriz nedeniyle yüz binlerce işçiyi işten atan, “krizdeyiz” feryatları arasında devletten kredi, vergi kolaylığı, teşvik vb şekillerde doğrudan destek gören firmaların büyük bölümü bu listede dereceye girdiler.                     
                Geçtiğimiz iki yıl içinde krizi gerekçe göstererek yüz binlerce işçiyi işten çıkaran, emekçi ailelerinin sadece ekonomik olarak değil, sosyal ve psikolojik olarak da ciddi anlamda çöküntü yaşamasına neden olan patronlar, toplamda çalıştırdıkları işçi sayısı ve satışları düşmesine rağmen, normal koşullarda asla göremeyecekleri yüzde 62 gibi yüksek kâr oranları elde ettiler.
                  Patronlar her kriz döneminde olduğu gibi, bu dönemde de emek sömürüsünü yoğunlaştırdı ve sömürü oranını ciddi ölçüde arttırdılar.
                 İşçileri daha hızlı ve daha yoğun çalıştırarak, bir kriz sürecini daha kendileri için “fırsata”, işçi sınıfı için ise “kâbusa” çevirmeyi başardılar.