Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Anasayfa Haber Arsivi Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Forum anasayfasında, sayfanın en altında en son gönderilen mesajlar linki olduğunu gördünüz mü?
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 7
1  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
HAYIRLI AKŞAMLAR

TOSYA GÖKCEÖZ KÖYÜ SAKİNLERİ
NASIL SIZ
2  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :

           ''mezardakilerin pişman oldukları şeyler için
           dünyadakiler birbirlerini yiyorlar!..''




 Bir
anda uykudan kalktim

çok ilginç bir ışık
gördüm
ama
odanın ışığı kapalıydı

bir baktım saat 3:30 gece  facir vakti

peki
gördüğüm bu kadar ışık nerden


birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde

hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum

tekrar elimi duvara dogru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu!!!!!!!!

bir gülümseme sesi duydum

Yüzümü kardeşime dogru çevirdim, yatıyordu

korku içinde yatağımdan kalkıp kardeşimi uyandırmaya gittim

ama cevap vermedi

annemin odasına doğru gittim

babamı uyandırmaya çalıştım



birilerinin bana cevap vermesini istiyorum ama kimse cevap vermiyordu

annemi uyandırmak üzereyken, baktım ki annem
uykudan uyandı

uykudan uyandı ama benimle konşmuyordu

---

bismillahirrahmanirrahim diyordu ve tekrarlıyordu

babamı uyandırdı, kalk kalk bir bakalım çocoklara
dedi annem

şimdi zamanımı bırak uyuyayim yarın ola hayrola
dedi babam

ama annemin ısrarı üzerine babam kalkıverdi
şaşkınlık içerisinde beraber odamıza doğru geldiler



---

başladım bağırmaya, anne, baba ama hiç birisi cevap vermiyordu!!!

annemin elbisesini çekiyor beni dinlemesini
istiyordum ama annem beni hissetmiyordu!!!

başladım annemin arkasından yürümeye ta bizim
odaya kadar



odamıza girdi ve ışıkları açıverdi

ama
benim için fark etmiyordu çünkü benim için her taraf ışıktı



tam o
sırada çok ilginç bir şeyle karşılaştım

---

kendi
vücüdumu  gördim!!!



evet kendi vücüdumu

 

oturup kendi kendimi seyredıyordum, iki taneydim

kendi kendime soruyordum kimdir bu acaba?
Nasılda bana benziyor!!!

başladım kendi kendimi uyandırmaya, bu kabustan
kurtulayım diye

ama uyanamadım

---

babam dedi ki bak yatıyorlar işte hadi yerimize gidelim

 

ama annem sakin olamadı ve benim uyuduğum yatağa
doğru gelerek

beni uyandırmaya başladı kalk muhammed kalk bana
cevap ver

ama cevap veremiyordu!!!

 

bir kaç defa uğraştı ama yok. Birden baktım ki
babamın gözlerinden yaşlar dökülüyor

o babam ki şimdiye kadar onun göz yaşlarını
görememiştim

bağırışmalar başladı oracık yerden .. kardeşim
uyandı ve sordu ne oldu?

annem ona bağırarak, abin muhammed olmüş çok acıklı bir
şekilde ağlıyordu



---

bağırmalar
fazlalaştı

anneme giderek, anne ağlama ben burdayım bak
bana!!

ama kimse bana cevap vermiyordu, neden?

oturup bağırmaya başladım, burdayım bakın işte



ama
kimse cevap vermiyordu

başladım bağırmaya ya rabbi, ya rabbi ne olur
beni bu rüyadan ve olduğum durumdan kurtar



---

uzaktan bir ses duydum ve geldikçede yükseliyordu

bu ses allah'u taalenin bir ayeti idi

((andolsun
sen bundan gaflette idin, derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün
keskindir))

birden iki kişi beni tuttular, ama insan
değillerdi



çok
korktum
!!



başladim bağırmaya, bırakın beni, siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz?

kabire kadar senin gardiyanlarınız dediler

----

ben ölmedim, daha yaşıyorum dedim

neden beni kabire götürüyorsunuz? bırakın beni!!
Ben hissediyorum, konuşuyorum ve görüyorum, ben ölmedim



bana
gülümseyerek cevap verdiler



dediler ki, ey insanlar sizzler çok ilginç yaratıksınız, sanıyorsunuz ki ölüm
hayatın sonudur ama bilmiyorsunuz ki asıl olan sizin yaşadığınız hayat bir
rüyadan ibaret olup öldüğünüz zaman uyanıyorsunuz.

beni kabire doğru çekiyorlardı hala

 

yoldayken baktım ki benim gibi insanlar ve yanlarında da aynı
o iki yaratıktan var, kimi ağlayor kimi gülüyor ve kimi ise bağırıyordu



onlara
sordum neden böyle yapıyorlar?



dediler ki, bu insanlar şaşkınlık içerisindeler, nereye gittiklerini
biliyorlar, kimisi dalalettedir.. korku içinde sözlerini keserek sordum:

ateşe gidiyorlar mi yani?

evet
dediler
'

konuşmalarına devam ederek, o gülenler ise
cennete gidiyorlar

hemen sordum onlara, peki ben nereye gidecem??

dediler ki, sen bazen iyi gidiyordun, bazende
kötü



bazen tövbe edip ertesi gün günah işliyordun ve izlediğin yol tam olarak belli
değildi

ve hep öyle yitik kalacaksın

sözlerini korku içerisinde keserek sordum:

yani ben ateşemi gidiyorum yoksa?

 

Onlarda, Allahın rahmeti geniştir ve yolculukta
uzundur dediler



---

yüzümü çevirdim korku içerisinde baktım ailem, babam, amcam, kardeşlerim ve
akrabalarım hepsi

Bir sandık içinde beni taşıyorlardı

Onlara kosarak gittim ve onlara dedim ki benim
için dua edin lütfen

Ama kimse bana cevap vermiyordu

kimi
ağlıyordu kimi ise hüzünlüydü

 

Kardeşime giderek, dikkatli ol dünyanın fitnesi
seni kandırmasın

Beni duymasını çok isterdim

O iki melek beni kabirdeki cesedimin üzerine
bağladılar



baktım ki babam toprak atıyor üzerime

Kardeşlerim topak atıyor

Ordaki insanlar hepsi üzerime toprak atıyordu



----

dedim ki, ahh keşke onların yerinde olsaydım Allaha tevbe etseydim



dün sabah namazımı kılsaydım

 

Keşke her gün rabbime dua etseydim

Keşke her gün tevbemi yenileseydim

Keşke kötülüklerden uzak dursaydım

Başladım bağırmaya, ey insanlar dikkatli olun
dünya hayatı sizleri kandırmasın

en
azından birisinin beni duymasını çok isterdim

Peki sen beni duyuyormusun Huh?



----

lütfen herkese gönder

---

eğer göndermesi sana zor geliyorsa, daha iyi
olacak çünkü sevabını hakketmiyorsun, ama kabirde olduğun zaman o zaman, ahh
keşke gönderseydim diyeceksin

***

süphanallah ve bihamdihi.. süphanallahul azim

 

 

 HİÇ OLMASSA ALLAH RIZASI İÇİN GÖNDERİN...
3  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :


                             
4  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
                                             BUDA BENİM OGLUM ( MUSTAFA OKUYUCU )

                                                   


5  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
                              BUNLARDA BENİM YEGENLERİM



6  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
7  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
NERDE BU MİLLET
8  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
SöyLedikLerimDeN ÇoK SakLaDıkLarımDa SakLıYıM..

Ve GözLerinDe GizLiYiM..

ßeni anLamak İçiN

KonuştukLarımDan ÇoK

SustukLarıma CevaP VeriN..

akLıM Sukutu SeveR ßenim..

Çünkü ÇoK aĞıR ÖdeştiK HayatLa..

ßen Sonu öLüm oLan YerLerden

Geçtim Uç NokTaLar Koymaz ßana..

ALışma baNa;

Ne yapacaqım beLLi oLmas,

buqun varım yarın ßirden yoq oLurum..

DokuNma ßaNa;Kapanmamış yaraLarLa doLuyuM,

Canımı acıtma bir Yarada sen Açma..

Sevme ßeNi;

Yoqun duyqularımda kayboLursuN..

Tutuştururum... İsteme ßeNi;

YasakLarLa ßoquşursun,,Enqellerle doLuyuM...

ÇözMeye çaLışma saKın;

SeninLe karışır iyice Kördüqüm oLuruM...

AnLama ßeNi;ßeN kendimi

anLarım böYLe mutLuyuM..

Aşkı yaşatmamı İsteme AsLa.....;

ßeN askA yıLLardır inanmıyorum..

>>> Güveniyorsan Kendine...<<<

İnandır ßni a$kIn varLıqına,,

soNuNda öYLe ßir a$k yaşatırım ki,,VazGeÇemeZSiN...

TuTKuN oLuruM...

Ya bir dizeyi ararsınız

ya da bir melodiyi bazen.

İşte o bazenlerle

doldurduğum anların toplamı.

Neyi aradığımı bilmediğim

anların toplamı...

Aradıklarımı bulduğumda

"buldum mu cidden" dediğim şaşkınlıklarımın.

Yalpalayan zihnimin...

yorgun yüreğimin susarak

ağladığı zamanlar..

söylesem tesirinin olmadığı,

sussam gönümün razı gelmediği anlar..

işte bu anlar sizlerle dostlar..
9  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
                  ALİ HOCA YENİ GÖREV YERİNDE BAŞARILAR
10  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
            DOGUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

11  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
                  BUDA BENİM OGLUM ( MUSTAFA OKUYUCU )

12  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
nerdesiniz
13  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
ŞABAN ABİMİZE ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN
KEDERLİ AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI  DİLİYORUM.
14  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
Konu: BEN SANA MECBURUM.... Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum  Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun  Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu  Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun  Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor  Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin..
15  Tosya / Köyler / Ynt: Gökçeöz Köyü :
BUNU MUTLAKA OKUYUN:
Bir Cuma günü Kuran
okurken
S.A.
uykuya dalar
ve
rüyasinda
Peygamber Efendimiz
onun
karşısındadır ve ona
şunları
söyler:
Bir
hafta Içinde 7000 insanın öleceğini, ama hiç birinin de gerçek bir Müslüman
olmayacağını, Son zamanlarda pek çok kimsenin
Allah'ın (cc) istedigi düzgün ve dürüst isler yapmadigini, bu zamanlarin kötü
zamanlar oldugunu, Bu zamanda
evli kadin ve erkeklerin
eslerine sadik kalmadiklarini,
genç kizlarin
erkekler gibi
her yere
girip-çikip
gezer
olduklarini,
edepli
giyinmediklerini,
Tüm gençlerin velilerine ve diger insanlara
saygi
göstermediklerini,
Zenginlerin
fakirlerle
ilgilenmediklerini,
artik
sadaka ve
zekât
vermez olduklarini,
İnsanlarin namaz kilmadiklarini ve
oruç
tutmadıklarını,
oysa
Mahşer
Gününün
yaklaştığını,
Kısa bir
zaman
sonra
gökte sadece bir yildiz
kalacagini
ve
dua
kapilarinin
kapanacagini,
Kur'an'daki
yazıların
silinerek
okunamaz
olacagini,
Güneş'in Dünya'ya çok yaklaşarak
tersten
doğup
batacağını...
Peygamber efendimiz (sav)
ayrıca şunları da
ekler:
'Her
kim bunu okurken yaninda baskalari varsa onlarin da
duyacagi
şekilde
açiktan okusun.
Bunu yapan kişiye
Cennet de bir
yer
ayrilir
ve
her
kim
bu mesaji
inanmayacak olursa, ona da Cehennemden bir
yer
ayrılır. Bir dilek sahibi bu mesaji kopyalayip baska insanlara dagittiginda
dileği yerine gelir.'
 Rüyayi anlatan S.A. bunlarin dogru olduguna inandirmak için
 şu yemini etmiş:
'Bunlar doğru değilse,
gerçek bir Müslüman
gibi ölmeyeyim!'
Peygamber Efendimiz (sav)
yukarıdaki durum tespitinden
sonra aşağıdaki tavsiyelerde
bulunur:
Günde 5 defa namaz kılın,
Oruç tutun,
Hirsizlik yapmayın,
Fakirlere yardım edin.
Her kim bu mesaji 25 kisiye dagitacak olursa,
3 gün içerisinde
mükâfatlandirilacaktir.
Biri bunu yapmış ve çalıştığı firmadan
zam
almış.
biri inanmamış,
sevdiği zarar
görmüş,
bir baskasi
yarın yaparim
demiş,
fakat
yapamayacak
duruma düşmüş.
Lütfen bunun yalan oldugunu sanmayin! Bu mesaji silip geçmeyin ve
25 kişiye yollayın!!!
Çok zor değil ilet tusuna basman yeterli...
Sayfa: [1] 2 3 ... 7



', $txt['smf52'], '
'; } // Don't show a login box, just a break. else echo '
'; // Show the "Powered by" and "Valid" logos, as well as the copyright. Remember, the copyright must be somewhere! ?>
Pagerank
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com