Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Anasayfa Haber Arsivi Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Forum anasayfasında, sayfanın en altında en son gönderilen mesajlar linki olduğunu gördünüz mü?
+  Tosya.Gen.TR
|-+  Tosya
| |-+  Köyler
| | |-+  GÜZEL KÖYÜMÜZ {{{ÇİFTER}}} Ali_
« önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 13 14 [15] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: GÜZEL KÖYÜMÜZ {{{ÇİFTER}}} Ali_  (Okunma Sayısı 79999 defa)
kiya
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #210 : »

kapanmayan tek kapı,rahmetin aktığı pınar.....mana ve önemi çok güzelifade edilmiş teşekkürler...
Logged
m guler
Yeni Forumcu
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #211 : »

yukarı kayının muhtarı  çiftere hoş geldin kaç devredir yukarı kayının muhtarısın yukarı kayıdan kaç kişi tanırsın Kiss
Logged
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #212 : »





kiya kardeş' bizde Teşekkür ederiz ilginize'











HESAP GÜNÜNÜN İLK SORULARI


RESULULLAH ( S.A.V ) EFENDİMİZ BUYURDULAR Kİ :


ADEM OĞLU KIYAMET GÜNÜNDE
BEŞ ŞEYDEN SUAL OLUNMADIK ÇA YERİNDEN AYRILMAZ....



1 - NEREDE HARCADI, DİYE ÖMRÜNDEN SUAL OLUNUR.

2 - ( ALLAHÜ TEALA'NIN EMEİRLERİNE İTAATE
GÜCÜ YETER OLDURUĞU VAKİTTE O ) KUVVETİNİ
NEREDE ZAYİ' ETTİ. KULLANDI DİYE GENÇLİĞİNDEN SUAL OLUNUR.

3 - NEREDEN ( HELALİNDEN Mİ HARAM YOLDAN MI ) KAZANDI.

4 - NEREYE ( HAYRA MI ŞERRE Mİ) HARCADI, DİYE MALINDAN SUAL OLUNUR.

5 - VE NE AMEL İŞLEDİ DİYE  İLMİNDEN SUAL OLUNUR..















http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,2208.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/


http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=5718.0


Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #213 : »



















 VELADET (MEVLİD) KANDİLİ .
.                                                                             

Bu akşam. Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) alemleri şereflendirdiği Veladet Kandili'dir.


Resulullah Efendimiz (s.a.v.),Rebıulevvel ayının 12'nci gecesinde kainatı teşrif etmişlerdir.

 Bu itibarla bu ayın 12'nci gecesi hicri senenin ilk kandilidir.

Peygamberimiz (s.a.v.)'in dünyayı teşriflerinin kameri 1482, şemsi yılla 1438. yılını idrak edeceğiz. İki cihan güneşi Efendimiz bu ayın 12'nci Pazartesi gecesi dünyayı teşrif etmişlerdir.


Bu ay içersinde mümkün olduğu kadar salat ü selam getirmeli;

 Salat-ı Nariye, Salat-ı Münciye veya Salat-ı Fethiye okumaya çalışmalıdır.

Bu gecenin manevi zenginliğinden istifade etmek için bir tesbih namazı kılmalı, bir de Hatm-i Enbiya yapmalıdır.






Tesbih namazına şu şekilde niyet edilir:

'Ya Rabbi,niyet eyledim rıza-i şerifin için tesbih namazına. Ya Rabbi, bu gece teşrifleriyle alemleri nura gark ettiğin Habibin,başımızın tacı Resul-i Zişan Efendimiz'in hürmetine ve bu gecede ki esrarın hürmetine ben aciz kulunu da afv-ı ilahine, feyz-i ilahine mazhar eyle.'

Allahü Ekber,diyerek namaza başlanır.

















DUA





Ey her şeye hayat bahşeden Allah’ım!

Bütün insanlık, hatta bütün bir varlık âleminin bayramı sayılan
mübarek günleri vardır. bir gün daha vardır ki, o da Allah Rasûlü’nün dünyayı teşrif buyurarak tenezzülen aramıza girip bizi şereflendirdiği gündür.
Bizler şimdi o anı yaşıyoruz.
Rahmet-i Rahman’ın galeyana geldiğine inandığımız
bu zaman diliminde,
Mevlid Kandili’nin bizim için hakiki bayram olması ümidiyle,
ümmet-i Muhammed’in hal-i pürmelali açısından
bayram hediyesine en muhtaç birer yetim olduğumuz mülahazasıyla, Şefkat Peygamberi’nin ruhaniyetine sığınarak,
sen den yeniden bir kere daha yardım istiyoruz ya rabbi

Ya ilahel alemin!

İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
baharın da kıştan farkı yoktu.
İyilikler, kötülüklerle iç içe;
akıl nefse yenik,
ruh da bedenin esiri idi.
O güzeller güzeli
Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
düşünceye kapılar açıp
insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!

Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allâh’ım!
Mahlûkatın adedince,
Zatının rızası,
Arşının ağırlığı ve kelimelerinin toplamınca
Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ve O’nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selam la bir kere daha yâdederek huzûr-u İlahi’de el açıp yakarıyoruz

Ey her şeye gücü yeten Allah’ım!

Efendimizi düşünmekle
hayatın hiç kimseye nasip olmayan tadını
ve varlığın bitmeyen zevkli maceralarını duyarız.
Duyarız imanın yenilmez gücünü,
Duyarız Müslümanlığın kahramanlık olduğunu,
Duyarız doğruluğun paha biçilmez kıymetler ihtiva ettiğini,
Duyarız iffet ve ismetin, meleklerinkine denk insan tabiatının bir buudu haline geldiğini.
N’olur bu ve benzeri nice güzellikleri daha derince ve engince
Bütün insanların ruhlarına duyur ya Rabbi!

Ya Rabbel alemin!

Onun terbiyesi, onun üslûbu ve onun sistemiyle yetişmiş olan nesillerin
imanları iz’ân ufkuna erişiyor,
muhabbetleri çağlayanlara dönüşüyor.
efendimizi bu ölçüde duyup sevmeleri münasebetiyle
her an daha da şahlanıyor
ve onun arkasında bulunma sevinciyle adeta yeni bir asr-ı saadet yaşanıyor.
Sen dünyamıza yeniden bir huzur çağı
ve gül devri yaşat ya Rabbi!

Ey yüceler yücesi Allah’ım!

Yüzümüz yok, hicap içindeyiz;
Efendimizin senin katındaki nazının geçerliliğine de ümitlerimiz tam.
Keşke ne seviyede olursa olsun
efendimizden hiç uzaklaşmasaydık;
ondan gelen ışıklardan ve ruhlarımıza boşalan mânâlardan hiç mahrum kalmasaydık..
ve onu o inandırıcı çehresiyle içlerimizde hep taptaze ve dipdiri duyabilseydik!..
sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle ya rabbi!

Ya ilahel alemin!

O güzeller güzeli Sevgiliyi, bir kere daha misafirimiz eyle..
tahtını sinelerimize kur
gönüllerimizdeki karanlıkları kov,
bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur
ve bize yeniden uyanma yollarını göster ya rabbi

İnananları karanlıklardan aydınlığa çıkaran Allah’ım
her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri onun ışığıyla dağıtıver
herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver.
her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çözüver
sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver
ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluşturuver
ve bizi kendi içimizdeki hicran ve hasretlerimizden kurtarıver ya Rabbi!

Ey merhameti bol olan Allah’ım!

Şefkati, adaletini aşkın gönüller sultanını unuttuğumuzun ve saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız.
Biliyoruz ki o rahmet nebisi incinse de küsmedi
Vefasızlık görsede alakayı kesmedi
Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardı. Katiyen lanette bulunmadı. Lanet ve bedduaya “âmin” de demedi.
Sinesini, Ebû Cehil’leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiği kadar açtı
ve her sözünü, her davranışını senin rahmetinin enginliğine bağladı.
Sen bizleri onun o engin merhametinden istifade eden
ve şefaatine de nâil olanlardan eyle ey Rabbi!

Ey ihsanları sonsuz olan Allah’ım!

Düşe-kalka olsa da hep Efendimizin izinde yürüme gayretindeyiz.
N’olur bizi bir kere daha sevindir.
Sevindir ki; bağının taptaze fidanlarıyla adını âleme tam duyuracak demdeyiz.
Bu dünya ışığa hasret gidiyor.
Bizler o kırık azimlerimiz ve o çatlamış ümitlerimizle,
yolların hakkını veremesek de hep yollardayız.
Sadece hislerimizle de olsa, aradığımız hep senin habibin;
N’olur gönüllerimiz bir kere daha onunla dolsun,
ufuklarımızı saran şu upuzun geceler yerlerini gündüzlere bıraksın
ve veladeti bizim hakiki bayramımız olsun..

Ey yapılan dualara cevap veren Allâh’ım!

Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
Darda kalanlara icabet edersin,
Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

Allâh’ım!

Acizlikten, Üzüntüden, Tasadan, Kederden,Korkaklıktan, Kabir azâbından, cehennem ateşinden sana sığınırız.
Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle ya Rabbi!

Ey Yüceler Yücesi!

Bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan,
bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat
ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur! Ya Rabbi!

Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı!

Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir! Ya Rabbi!

Allahım!

Sen bizlere bizi aşan istidat ve kabiliyetler ver ve lutfedeceğin bu kabiliyetleri senin rızan yolunda kullanmayı bizlere nasip eyle ya Rabbi!

Allahım!

Sen bizlere peygamberleri donattığın sıfatları lutfet lakin biz lutfedeceğin bu sıfatları tefahur vesilesi yapmayalım  Rabbi!

Allahım!

Cümlemize vicdan genişliği lutfet
Kalplerimize inşirah bahşet
Bizleri kollektif şuura sahip kullarından kıl
Ve bizleri müttakilere rehber eyle ya Rabbi!

Ey yüceler yücesi olan Allahım!

Biz ümmeti Muhammedin dağınıklığını gider
Bize ve ülkemize birlik ve dirlik ver
Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle..
Kalplerimizi birbirene ısındır ve
Bizleri birbirimize sevdir
Dünyanın dört bir tarafında hizmet eden kardeşlerimizi
Bizlerle beraber  muvaffak kıl ya Rabbi!

Allâh’ım!

Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Sen’den istediği
her türlü hayrı Sen’den istiyor,
yine Peygamber Efendimizin sana sığındığı
her türlü şerden de sana sığınıyoruz.

Yâ Erhamerrâhimîn ve Yâ Ekremelekremîn!

Bizim, anne-baba ve ecdadımızın
Bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin,
Bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın,
Sevdiklerimizin, sevenlerimizin,
Içinde neş’et ettiğimiz beldedeki insanların,
Milletimiz fertlerinin,
Kadın-erkek inanan bütün arkadaşlarımızın,
Dostlarımızın, kardeşlerimizin..
Bize karşı hep civanmertçe davrananların..
Hayır dualarında unutmayıp
Her zaman bizi de yâd edenlerin..
Üzerimizde hakkı bulunan kimselerin..
Kıymetli nasihatleriyle
Bize bekâ desenli sâlihatın yollarını gösterenlerin…
Ve bütün ümmet-i Muhammed’in
Günahlarını bağışla! Ya Rabbi!

Allahım!

Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi
Bir kere daha tekrarlıyor,
Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını
Bir kez daha salavâtlarla anıyor
Ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz.
Ne olur, bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

Amin ve selamün alel murselin
vel hamdü lillahi Rabbi’l-alemin…
















http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,2208.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/


http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=5718.0


Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #214 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #215 : »











                                                           
                                                                                      .       




TEVBE




Tevbe edenin günahları affolur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur.) [İbni Mace]

Tekrar günah işlerim korkusu ile tevbeden vazgeçmemelidir! Günahkâr bir kul, tevbe edince, Cenab-ı Hak, hem o kulunun günahlarını affeder, hem de kulu tevbe ettiği için sevinir.



 Hadis-i şerif meali:

(Çölde devesini kaybedip sonra bulan kimsenin sevinmesinden çok, Allahü teâlâ, kulunun tevbe etmesine sevinir.) [Buhari]

(Allahü teâlâ, tevbe edenin tevbesinden dolayı, susamış kimsenin, suya kavuşmasından, çocuğu olmayanın çocuk sahibi olmasından ve bir şey kaybedenin o yitiğini bulmasından daha çok sevinir. Her kim içten ve bir daha günaha dönmemek üzere Allah’a tevbe ederse, Allah da onun günahlarını yazan iki meleğe, kendi organlarına ve günah işlediği yere, bütün bunlara günahlarını unutturur.) [Ebu-l-Abbas] (Allahü teâlâ, herkese unutturunca günah işlediğine şahit kalmaz.)

Ne büyük lütuf ve ihsan. Biz günahımıza pişman olunca, Cenab-ı Hak seviniyor. Bir âyet meali de şöyledir:
(Ey müminler, Allah’a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz.) [Nur 31]


 Cenab-ı Hak, tevbe edilen her günahı affeder. Bir kâfir, küfrüne tevbe ederse, mümin olur, bütün günahları affolur. Bir mümin de Allah’a şirk koşsa, sonra pişman olup tevbe etse Allahü teâlâ affeder.



Bir âyet-i kerime meali:
(Ey günahta haddi aşanlar, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Zira Allah, bütün günahları affeder. O, gafururrahimdir, affı, merhameti çoktur.) [Zümer 53]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allah’ın rahmetinden ümit kestirip [dinden] nefret ettirenlere Allah lanet etsin! Kolaylaştırın, güçleştirmeyin!) [Nesai]

(Allah’ı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin!) [Taberani]

(İnsanlara Rablerinden bahsederken, korku ve sıkıntı veren şeylerden söz etmeyin!) [Beyheki]

(Hak teâlâ buyurdu ki, kulumun, günahı göklere kadar yükselse, benden ümit kesmeyip, af dilerse affederim.) [Tirmizi]

(İhlasla "La ilahe illallah" diyen Cennete girer.) [Beyheki]

(Bir kimse, yakînen Allah’ın Rab, benim de Peygamber olduğuma inansa, Cehennem ona haram olur.) [Hakim]

(Allahü teâlâ, günahını affından büyük görene şiddetli gazap eder.) [Deylemi]

(Kâfir, Allahü teâlânın rahmetinin çokluğunu bilse, Cennetten ümit kesmezdi.) [Müslim]

(İyilik ve ibadet edene büyük ecir verileceğini müjdeleyin, nefret ettirmeyin!) [Şir’a]

(Ömründe bir defa Allah’ı anan veya Ondan korkan Cehennemden çıkar.) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ buyurdu ki, "Ey kulum, af dilediğin müddetçe, günahlarının çokluğuna bakmadan affederim. Günahların bulutlara kadar yükselse de yine affederim. Yer dolusu günahla gelsen, yer dolusu mağfiretle karşılarım. Yeter ki iman ile gel!") [Tirmizi]




Allahü teâlâ, Davud aleyhisselama vahyetti ki:

- Ya Davud beni sev, beni seveni sev! Beni de kullarıma sevdir!
- Ya Rabbi bunu nasıl yapayım?
- Nimet ve ihsanlarımı onlara hatırlat, onlar benden ancak iyilik beklesinler.




Allahü teâlâya hüsn-i zan

Müslüman ömrünün sonlarına doğru, öleceği zaman Allahü teâlâya daha çok hüsn-i zan etmelidir! Yani (Ben her ne kadar günahkâr isem de, Allahü teâlâ beni affeder) diye ümit etmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ölürken mutlaka Allahü teâlâya hüsn-i zan etmelisiniz.) [Müslim]
(Allahü teâlâ, "Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl zannederse öyle bulur" buyurdu.) [İbni Hibban] (Yani "Allah, beni affeder" diye ümit ediyorsa onu affeder. Allah’tan ümidini keserek, "Ben mutlaka Cehennemliğim" diyorsa Cehenneme gider.)

Ölüm döşeğindeki birisi, Peygamber efendimize (Cehenneme gitmekten korkuyorum; fakat Allah’ın rahmetinden de ümidimi kesmiyorum) dedi. Resul-i ekrem, (Müminin kalbinde korku ile ümit varsa, Allahü teâlâ da ona umduğunu verir, korktuğundan da emin eder) buyurdu. (Tirmizi)

 Tevbe eden hiç günah işlememiş gibi olur.

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Allahü teâlâ, tevbe edenin günahlarını, yazıcı meleklerine unutturduğu gibi, kulun kendi organlarına ve dünyada bunu bilenlere de, unutturur. O kimse, Allahü teâlâya kavuşunca, artık günahı sebebiyle aleyhine şahitlik edecek kimse kalmaz.) [İ.Asakir]


Allahü teâlâ, tevbe edilen her günahı affeder. Affetmediği tek günah yoktur. Müşrikleri, kâfirleri bile tevbe edince affediyor.

(Hak teâlâ buyurdu ki: Ey Âdemoğlu, dua edip, benden af dilersen, günahların ne kadar çok, ne kadar büyük olursa olsun, hiç birine bakmadan seni affederim. Göklere ulaşacak kadar günah işlesen; ama rahmetimden ümidini kesmeyip, benden mağfiret dilersen, seni affederim.) [Tirmizi]

(Tevbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibi olur.) [İbni Mace]

Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Ey günahı çok olan kullarım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Allah bütün günahları affeder. O sonsuz mağfiret ve nihayetsiz merhamet sahibidir.) [Zümer 53]


 Mesela namaz borcu olan bir kimse, (Yâ Rabbi, kılmadığım namazlar için tevbe ettim, bunları affet) derse, kaza etmedikçe affedilmez, yani bu tevbesi kabul olmaz. Bunun gibi, üzerinde kul hakkı olan bir kimse, (Yâ Rabbi, kul haklarımı affet) derse, hak sahiplerinin hakkını ödemedikçe, helalleşmedikçe, yine kul hakları affedilmez, yani bu tevbesi kabul olmaz.

Burada affedilmez, demek (Hiç affa uğramaz, doğruca cehenneme gider) demek de değildir. Ahirette de, helalleşme olacaktır. Hak sahibi, ahirette hakkını helal ederse, mesele kalmaz. Helal etmezse, hakkı kadar sevablar alınıp, hak sahibine verilir. Böylece, kul borcu olanın, sevabları azalmış olur.
Sevabları yoksa, hak sahibinin günahlarını, yüklenmek zorunda kalır. Namaz borcu olan da, affa veya şefaate kavuşarak cennete gider. Affa veya şefaate kavuşmazsa, kabirde, mahşerde çektiği sıkıntılar günahlarına kefaret olur.





Tevbe ederken, şu üç şartı gözetmeli:

1- İşlediği günaha pişman olup üzülmeli,
2- Günahtan hemen vazgeçmeli,
3- Bir daha yapmamaya karar vermelidir.

Bu üç şartı yapmadan, yalnız dil ile tevbe etmek, yalancılık olur. Günahtan sonra, hemen tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek, bu günahı işlemekten daha büyük günahtır. Bu günah, her gün bir misli artar. Bunun için de, ayrıca tevbe etmek gerekir. (Berika




















http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,2208.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/


http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=5718.0

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #216 : »

































ELHAMDÜLİLLAH














إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللَّهِ مَنْ ءَامَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَأَقَامَ الصَّلَاةَ وَءَاتَى الزَّكَاةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلَّا اللَّهَ فَعَسَى أُولَئِكَ أَنْ يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَدِينَ


. Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır.





 "mescid" kelimesi, "içinde Allah'a secde edilen yer" demek olduğundan, Allah'a iman etmeyenlerin, Allah'a ibadet ve secde için bir yer bina etmeleri veya böyle bir yerin Allah rızası için imarı ile yakından ilgilenmeleri aklen mümkün olabilecek bir şey değildir.

Sonra Allah'a ibadet ile meşgul olmanın asıl faydasının ahirette görüleceği için ahirete iman etmeyenlerin ibadet için mescid yapmaları da söz konusu olamaz.

 Şu halde "Allah'ın mescidi" tabirinden de açıkça anlaşılacağı üzere bunu imar için her şeyden önce Allah'a ve ahirete iman etmiş olmak şarttır. Fakat bu yeterli bir şart değildir. Bununla beraber namazı kılan, yani namaz kılmak da şartttır: Zira mescidlerin yapılmasındaki asıl maksat, içinde namaz kılınmasıdır. Namazın lüzumuna inanmayanlar mescid yapmak ihtiyacını da duymayacaklardır. Namaz kılmayanlar da mescidlerin boş kalıp manen harap olmasına sebep olurlar. Bununla beraber namaz kılmak da tek başına yeterli değildir .







إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْقُرْءَانِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ







- Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.




- Muhakkak ki, Allah müminlerden canlarını ve mallarını satın aldı, şununla ki, cennet münhasıran onların ola.

Rivayet olunduğuna göre; Resul-i Ekreme, Akabe Gecesi, Mekke'de Ensar'dan yetmiş kişi olarak biat ettikleri zaman, yani ikinci Akabe biatında, Abdullah b. Revaha "Rabb'in ve kendin için bizden dilediğini şart koş." demişti. Peygamber (s.a.v.) de: "Rabbım için O'na ibadet etmenizi ve hiç bir şeyi O'na şirk koşmamanızı, kendim için de beni, kendinizi ve mallarınızı nasıl koruyup savunuyorsanız öyle koruyup savunmanızı şart ederim." buyurdu. Onlar da "Bunu yaptığımız takdirde bizim için ne var?" dediler. Hz. Peygamber "cennet" buyurdu. Bunun üzerine "Bu alış-veriş kârlıdır, bu sözleşmeyi ne bozarız, ne de bozulmasını kabul ederiz." dediler. Sonra işte bu âyet nazil oldu. Bir gün Hz. Peygamber,(s.a.v) bu âyeti okurkan bir a'râbi geldi "bu kimin sözü?" dedi, Resulullah, "Allah kelâmıdır." diye cevap verdi. O a'râbi "Vallahi bu çok kârlı bir alış-veriş, biz bunu ne bozarız, ne de bozulmasını isteriz" dedi ve gazaya çıktı, nihayet şehid oldu...






إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ



 Fatiha Sûresi'nde "Ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz." (Fatiha, 1/5)'in tefsirinde de beyan olunduğu üzere burada Allah Teâlâ'nın büyük bir lütuf gösterisi ile kullarını cihada ve ibadete daveti ve teklifi vardır.

 Bunun hakikatı şudur ki, Allah insanlara can ve mal vermiş ve onlarda muvakkat bir tasarruf ve faydalanmaya da izin vermiştir. Böylece kullar kendi şahıslarında ve mallarında geçici bir hürriyet ve mülkiyet hakkı ile yine muvakkat bir tasarruf ve faydalanmaya maliktirler. Fakat kullar bunları sırf kendileri ve kendi rıza ve ihtiyarları adına sarf edecek olurlarsa, Allah'ın ihsanı olan nimetleri, kendileri gibi fani olan maksatlar uğruna tüketmiş olacaklar ve ondan hiç bir kâr ve menfaat elde edemeyecekler.

Ecelleri geldiğinde her şeyden mahrum olarak büsbütün hüsran azabı ile karşı karşıya kalacaklardır. Halbuki Allah'ın ihsanı olan can ve malı, kendileri için ve kendi mülkleri olarak değil de, hüriyetlerini ve tasarruf haklarını çok iyi kullanarak gönül rızasıyla Allah'a teslim ve Allah için ve Allah'ın emrine, Allah'ın yoluna sarfederlerse Allah onları heder etmeyecek ve kendilerini cennet ile sevaplandırarak ebedi nimetlere erdirecektir. Yani fani olan lezzetlerin Allah için feda edilmesine karşılık ebedi olan hayır ve menfaatler elde edilecek.

 Fani hayat yerine baki hayat kaim olacaktır. Bir mümin Allah yolunda savaşa katılır, can verir ve o yolda malını infak ederse, bu yaptığı iş boşa gitmeyecek, ahirette ona karşılık Allah'dan cennet alacak ve başkalarının sıkıntısından uzak olarak sırf nimetlerle dolu olan ebedi mutluluk içinde yaşayacaktır. İşte böyle düzenlenmiş olan bu dünya ile ahiret, bu fani ile o ebedi ve baki aynı anda bir yerde bir araya gelemiyeceğinden, bu fani hayatı o baki hayatla değiştirme işini Allah, kulunun ihtiyarına terk etmiştir. Bu işlem, bu yer değiştirme kulun seçim ve rızası ile Allah'ın kabulüne bağlı bulunduğundan bu ilâhî muamele sanki bir değişme, bir alış-veriş imiş gibi temsilî bir üslup ile ifade buyurulmuştur. Yoksa gerçekte kulun malı da, canı da, ona karşılık olarak verilen cennet de hepsi Allah'ın mülküdür. Aslında Allah Teâlâ, kendi mülkünü, yine kendi mülkü ile değiştirecektir.

Ancak bu değiştirme işlemi, cebri olmayıp yine de kulun rıza ve ihtiyarına bağlanmış olduğundan Allah Teâlâ bu sözleşmenin şerefini kullarına bağışlamıştır. Sanki zengin bir velinin kendi velayeti altındaki fakir bir çocuğa sermaye vererek onu ticarete teşvik etmek için dükkan açtırması ve başka müşteri aramayıp satacağı malı yalnızca kendisine satmak üzere şart koşup, her aldığına da kat kat kâr vermesi gibi bir alış-veriş şeklinde temsilî ifade kullanılmıştır.

 Benzersiz bir lütuf ve ihsanın hukuk diliyle ifade buyurulması demek olan bu temsilî anlatımla ayrıca hukukî muamele ve sözleşmelerin temel özelliklerini belirlemeye yönelik bir sözleşme örneği ortaya konmuştur. Ayrıca hukukî muamelelerin din ve dünya işlerinde esas olduğu gösterilmiştir. Yine burada gösterilmek istenmiştir ki; hukukî sözleşmelere dayanan alış-veriş akitleri ve bu yolla elde edilecek kâr ve kazançlar, teberru ve bağış yoluyla elde edilecek gelirlerden daha hayırlı ve daha şereflidir. Beşerin hayatının ve mutluluğun hukuki sözleşmelere riayet ve sözünde durmak gibi insanî ve ahlâkî özelliklere bağlı olduğuna da işaret vardır.

Şu halde fiili, herşeyden önce bu sözleşmenin taraflarını belirliyerek işe başlıyor. Bu sözleşmenin Allah katında bir icabı ve kulun imanı da bu icabın kabulü demektir. Nitekim Hz. Hasan demiştir ki, "İşitiniz, vallahi, Allah Teâlâ'nın her mümine sattığı öyle kârlı bir biat ve öyle ağır basan bir kefedir ki, yer yüzünde bu biate katılmayan hiçbir mümin yoktur...ilh". Yani âyetin hükmü ve kapsamı, nüzul sebebi olarak bildirilen Akabe biatını haber vermekten ibaret değildir, bütün müminlere şamildir.

Ca'feri Sadık Hz.lerinden de "bedenlerinizin Cennet'ten başka fiyatı yoktur, onları ondan başkasına satmayınız." diye de nakledilmiştir. Türk Şairi Fuzûlî'nin

"Cânı cânân dilemiş vermemek olmaz ey dil!"

" Ne nizâ eyleyelim ol ne senindir, ne benim." demesi de bu âyetin muhtevasına işarettir.



ELHAMDÜLİLLAH CAMİMİZİN HALISI 28 EYLÜL 2008 TARİHİNDE SERİLDİ ÖDEMESİDE MEVLAMIZIN YARDIMI İLE PEŞİN OLARAK ÖDEMEK NASİP OLDU.

 BEDENEN (ÇALIŞARAK) VE MÂLEN  EMEĞİ GEÇENLERDEN MEVLAM RAZI VE MEMNUN OLSUN. BU MÂBEDLER ALLAH'IN EVLERİ OLDUĞU İÇİN DÜNYADA HİÇ BİR KARŞILIK BEKLEMEDEN TALİP OLANLAR MEVCUT ALLAH'IM ADEDLERİNİ ÇOGALTSIN.

FANİ DÜNYA, ŞİMDİ NE EKERSEK MAHŞERDE  MİZANDA SIRATTA HEP KARŞIMIZA ÇIKACAK BUNU DÜŞÜNEN, İNANAN İMAN SAHİBLERİ SAYESİNDE ÖDEMESİ HALLOLDU VE AŞŞAĞIDA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ PIRIL PIRIL MÜSLÜMANA YAKIŞIR BİR GÜZELLİK VE TEMİZLİKDE CAMİMİMİZ HAZIRLANDI. TEKRAR EMEĞİ GEÇENLERDEN ALLAH RAZI OLSUN DERİZ.






GÜZEL KÖYÜMÜZÜN GÜZEL CAMİİ








ELHAMDÜLİLLAH














Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #217 : »


















                           







DAHA ÖNCEDEN AÇMIŞ OLDUĞUM : Eylül 10, 2006, 12:31:26   BENİM GÜZEL KÖYÜM (ÇİFTER) BAŞLIĞI ALTINDAKİ YAZILARIM . BİR DEFA admin OLARAK DEĞİŞMİŞTİ DÜZELTİLMESİNİ İSTİRHAM ETTİM DÜZELMEDİ O ŞEKİLDE BİRKISMI admin BİRK ISMI ali_ OLARAK. DEVAM ETTİK.

ŞİMDİDE YUKARI KAYI MUHTARI İSMİ (NE ALAKASI VARSA?ÇİFTERLE YUKARI KAYININ) ALTINDA   çifterliler barnak kaldırsın )  BAŞLIĞI İLE BENİM GÜZEL KÖYÜM (ÇİFTER) BİRLEŞTİRİLMİŞ NEDEN BİRLEŞTİRDİNİZ DİYE SORMAM NETİCESİNDE TEKRAR BİR BAŞLIK AÇILIP BİRLEŞTİRELİM DENİLDİ HİÇ GÖNLÜM RAZI OLMAMAKLA BİRLİKTE BİR SÜRÜ EMEĞİMİN ZAYİ OLMAMASI İÇİN TEKRAR GÜZEL KÖYÜMÜZ ÇİFTER BAŞLIĞI ALTINDA DEVAM ETMEK İSTEDİM TÜM OKUYAN İLĞİLENEN KARDEŞLERİMİZE ARZ OLUNUR.

BENİM GÜZEL KÖYÜM (ÇİFTER) BAŞLIĞI ALTINDA YAZMIIŞ OLDUGUM YAZI 20 000 DEFA OKUNMUŞTUR ŞİMDİ çifterliler barnak kaldırsın :)BAŞLIĞI İLE YAZILAN YAZI İLE BİRLEŞMEDE  32 200 OLMUŞ .İLĞİ VE ALAKANANLARA BİLĞİ AMAÇLI BELİRTMİŞ OLDUM.












http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,926.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,1709.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,436.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,487.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,2208.0/


http://www.tosya.gen.tr/component/option,com_smf/Itemid,27/topic,3565.0/


http://www.tosya.gen.tr/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=5718.0

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
AsİrÜzGaR
Ziyaretçi
« Yanıtla #218 : »

Sn ali_;

Sana özel bir durum değil bu köyler kısmına bi bak aynı köye ait aynı başlıklarda bulunan konular birleştiriliyor.Yanlız KURALLAR kesminde dikkatli olursanız aynı başlık adı içeren konuların tarafımızca silineceği belirtilmiş.Bende sana köyün ile ilgi ve alakanı takip ettiğim ve bilidğim için silmedim yer sadece birleştirdim.Senin yazdıklarının birtanesi bile silinmemiştir.Burda emeğine saygızılık yok.
Ayrıca konuyu birleştirdiğimiz YUKARI KAYI KÖYÜ üyemizin nickidir.Vesilesinde onun ki ile birleştirilmiştir.
Bunlara rağmen yazılarının senin açmış olduğun konuya toparlayacağımızı tarafına iletirim.

sayg.
« Son Düzenleme: Gönderen: AsİrÜzGaR » Logged
üeken
Çalışkan Forumcu
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 58



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #219 : »

ben bu yazıdan bir şey anlamadım nasıl oluyor ali bey fakat bizler sizin yazılarınızı büyük bir beğeniyle okuyoruz ve de devamını bekliyoruz sizin gibi bilgili ve ilim sahibi bir  kardeşimizin bilgilerinden faydalanmak ne güzel umuyorum ki tosya gen.tr deki çalışan  kerdeşlerimizde bu konuda duyarsız kalmayacaklardır.syglr
Logged

Dün öldü ,bugün can veriyor
Yarın acep var mı?
Gençliğe de inanmam
Ölen hep ihtiyar mı?

(Bişr-i HAFİ)
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #220 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #221 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
ali_
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 125



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #222 : »

Logged

YİGİT,GÜREŞTE RAKİBİNİ YENEN DEGİLDİR. GERÇEK YİGİT.ÖFKELENDİĞİ ZAMAN KENDİNE  SAHİP OLANDIR.
KİŞİ DOSTUNUN (ARKADAŞININ) DİNİ ÜZEREDİR. O HALDE HER BİRİNİZ DOST EDİNDİĞİ KİŞİYE DİKKAT ETSİN!.
MERHAMET ETMEYEN MERHAMET OLUNMAZ
Sayfa: 1 ... 13 14 [15] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  



', $txt['smf52'], '
'; } // Don't show a login box, just a break. else echo '
'; // Show the "Powered by" and "Valid" logos, as well as the copyright. Remember, the copyright must be somewhere! ?>
Pagerank
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com