Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Anasayfa Haber Arsivi Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Forum anasayfasında, sayfanın en altında en son gönderilen mesajlar linki olduğunu gördünüz mü?
+  Tosya.Gen.TR
|-+  Diğer Konular
| |-+  Güncel Gelişmeler
| | |-+  Asgari üçret sorunu......
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Asgari üçret sorunu......  (Okunma Sayısı 2336 defa)
Taylan
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 222


Emek en yüce degerdir.


Üyelik Bilgileri
« : »

               2010 yılında uygulanacak asgari ücret, bu ayın sonuna kadar belirlenecek. Asgari ücreti belirlemek için toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçi, patron ve hükümet adına temsilciler yer alıyor.
           Ve her yıl sonunda toplanan komisyonda işçi tarafı (işçi tarafını en büyük konfederasyon olarak Türk-İş temsil ediyor), belirlenen asgari ücretin “sefalet ücreti” olduğunu öne sürerek, toplantıyı terk ediyor ya da “muhalefet şerhi” koyuyor. Ama hükümet ve patron tarafı, el altından ya da açıkça anlaşarak, ikiye birlik oy çokluğu ile asgari ücreti istedikleri gibi belirliyorlar.
         Bu yıl ise terk olayı daha başlangıçta gündeme geldi. Toplantıya girerken üyelerin basına açıklama yapmasının bakanlık tarafından yasaklandığının söylenmesi üzerine, Türk-İş heyeti (Nihat Yurdakul başkanlık ediyordu) toplantıyı terk etti.
             Aslına bakılırsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplantıları tamamen göstermelik ve sadece yasa böyle gerektirdiği için yapılıyor. Çünkü kim ne konuşursa konuşsun, kim hangi gerekçeleri öne sürerse sürsün; sonunda patronların ve hükümetin, üstünde önceden anlaştığı bir miktar olarak tespit ediliyor asgari ücret!
            Görüşmelerin, tartışmaların sürdüğü 15-20 gün boyunca hükümet ve patronların da farklı görüşte olduğu imajı veren tartışmalar yapılıyor. Örneğin patron tarafı, “asgari ücretten vergi alınması” gibi, işçilerin hoşuna giderecek öneriler ortaya atıyor ama sonuçta her seferinde patronlar, hükümetle, “sefalet ücreti” demeye bile insanın dilinin varmayacağı asgari ücretin altına imza atıyorlar.
           Bu arada, asgari ücretin her bölge için ayrı belirlenmesi ve asgari ücretin aslında tümden kaldırılmasının işsizliği azaltacağı üstüne pek bilimsel açıklamalar da gündeme alınıp tartışılıyor; nabızlar yoklanıyor. Eğer fırsat bulurlarsa, hükümet ve patronların asgari ücret derdinden tümden kurtulmak istedikleri belli ediliyor.
            Öyle anlaşılmaktadır ki; patronlar ve hükümet, bu yıl da mevcut 546 TL’lik net asgari ücretin üstüne yüzde birkaç puanlık bir miktar ekleyip, “Keşke olsa da daha fazla belirleyebilseydik, dünyanın ekonomik koşulları buna izin vermiyor” dilekleri eşliğinde yeni asgari ücreti belirleyecekler.
            Çünkü asgari ücretin belirlenmesine en fazla iki hafta kalmış olmasına karşın, milyonlarca asgari ücretliden bir tepki gelmediği gibi, sendika merkezlerinden de hükümeti tehdit eden, kayda değer bir tepki yok!
            Önceki gün bizim gazetenin manşetinde Ford işçileri, “Biz 900 TL alıyoruz ve bu rakamın altında geçinmek mümkün değil. Öyleyse asgari ücret 900 TL’den az olmamalıdır” diyorlardı.
             Ford işçilerinin rakamı, herhangi bir sendikanın ya da TÜİK’in “açlık sınırı” hesaplarından çok daha gerçekçi olmalı. Çünkü onlar, kendi yaşamlarından öğrenerek çıkarıyorlar bu rakamı!
Peki, 900 TL ile insanca geçinmek mümkün mü?
Elbette hayır!
           TÜİK’in yoksulluk sınırı; yani 4 kişilik bir ailenin asgari olarak geçinmesi için ayda gerekli para miktarı, 2 bin 343 TL!
          Ama devlet ve AKP Hükümeti, 546 TL’lik asgari ücretten (brütü 693 TL) 146.5 TL vergi kesmeye devam ediyor. Aynı hükümet, faizle devlete borç verenlerden, bankada milyonları olup bunun faiziyle “geçinenlerden” aldığı yüzde 10’luk stopaj vergisini bile kaldırmış buluyor. Yani ayda milyonlarca liralık faiz geliri elde eden haramzade rantçı sıfır TL vergi öderken, asgari ücretliden ayda 146.5 TL vergi alınmaya devam edilmektedir.
          Aslına bakılırsa sendikaların pek de önem vermediği, bir iki açıklama ötesinde bir değer biçilmeyen asgari ücret, bu ülkedeki en büyük toplusözleşmedir.
       Çünkü bu ülkedeki 10 milyon işçi, 2 milyon 600 bin kamu emekçisi, milyonlarca çiftçi ve ailelerinin gelirlerini belirleyen, ya doğrudan asgari ücrettir; ya da gelirleri, asgari ücrete bağlı hesaplamalarla belirlenmektedir. Bu yüzden de asgari ücretin hem miktarı hem de varlığı emekçiler için çok önemlidir.
             Kısacası; asgari ücret vergiden muaf olmalı, tüm ülkede tek bir asgari ücret uygulanmalı, asgari ücretin miktarı da insanca yaşanacak bir seviyeye çıkarılmalıdır.Ötesi laf kalabalığıdır, emekçilerin kafasını karıştırmaya yönelik sis perdeleridir!
Logged

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya ...
Kalp durur ...
Akıl unutur ..
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...

MEVLANA
     Taşcı.......
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  



', $txt['smf52'], '
'; } // Don't show a login box, just a break. else echo '
'; // Show the "Powered by" and "Valid" logos, as well as the copyright. Remember, the copyright must be somewhere! ?>
Pagerank
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com