Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Eylül 07, 2010, 02:26:41 ÖS
Anasayfa Haber Arsivi Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Forum anasayfasında, sayfanın en altında en son gönderilen mesajlar linki olduğunu gördünüz mü?
+  Tosya.Gen.TR
|-+  Diğer Konular
| |-+  Paylaşılası Yazılar
| | |-+  Muhbirin oyunu...................
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Muhbirin oyunu...................  (Okunma Sayısı 1163 defa)
Fahri
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 130



Üyelik Bilgileri
« : Şubat 09, 2010, 02:38:12 ÖS »

Duruşma salonunda Muhbir Tuncel’den ortaoyunu
                  Hrant Dink davasının dünkü duruşması, son dönemlerdeki en yoğun katılımlı duruşmalardan biri oldu. Duruşma salonu tıklım tıklım doluydu. Ayakta olanların sayısının oturanlardan daha fazla olduğunu söylemek abartı olmaz.
                     Yakınlarını faili meçhul bırakılmış siyasi cinayetlerden kaybetmiş olanlar da dünkü duruşma öncesi Beşiktaş Meydanı’ndaydılar ve oradan da toplu olarak duruşma salonuna geldiler. Bu anlamlı dayanışma içinde bir yandan da sanki herkes Hrant Dink davası üzerinden yitirdiği kendi davalarının da izini sürüyor gibiydi.
                      Duruşmanın sabahki bölümünde mahkeme başkanı, önceki duruşmada çeşitli kurumlardan istenen bilgi ve belgelerle ilgili bilgi verdi. Bu bölümdeki en çarpıcı nokta ise Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi’nin cinayet sürecinde istihbarat elemanlarının gerçekleşen cep telefonu görüşmelerine dair verdiği bilgi ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nın kendilerinden istenenlerle ilgili gönderdiği yanıttı.
                  Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi, istenen telefonun görüşmelerini, ‘telafisi mümkün olmayan istihbarat zaafları yaratabileceği’ gerekçesiyle göndermemişti.
                  Aynı şekilde eski başkanının Ramazan Akyürek olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi de, kendisinden istenin bilgileri benzer gerekçelerle mahkemeye sunmadı.
                 Hrant Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen, 5272 sayılı Usul Yasası’nın, suça ilişkin hallerde istenin bilgilerin ‘devlet sırrı’ kapsamında görülemeyeceğini düzenlediğini hatırlattı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nın bu yöndeki yanıtlarının ‘kaale alınmaması’ gerektiğini söyledi.
                  Ortaya çıkan manzara akıllara ister istemez şu soruları getiriyordu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a ilişkin ‘suikast hazırlığı’ iddiası karşısında ‘kozmik oda’ bile aranabilirken ve Ergenekon iddianamesi dosyasında üst düzey askerlere ait telefon görüşmelerinin dökümleri önemli bir yer tutarken, ortada gerçekleşmiş bir cinayetin söz konusu olduğu Dink davasında, polisler söz konusu olduğunda neden ‘devlet sırrı’ ya da ‘telafisi mümkün olmayan durumlar’ öne sürülebiliyordu?
                    Bunlar, bugüne kadar Dink davasında polislerin neden yargılanma dışı tutulduğunu da açıklayan soru işaretleri durumunda. Hrant Dink davasında, polis yetkililerinin sorumluluklarının bir türlü masaya yatırılamaması gerçeği, dünkü duruşmada da kendini hissettirdi.
                    Duruşmanın çarpıcı diğer bir yanı da, ilk bölümde sanık Erhan Tuncel’in yaptığı savunma idi. Ayrıntılı bir savunma hazırladığı görülen Tuncel, duruşma salonunda mahkeme başkanından izin isteyerek, BBP’nin iki üst düzey yöneticisine de ‘BBP böyle bir cinayeti onaylar mı’ diye sordu.
                       Onlar da, ‘Sünme haşa, biz yaradanı, yaradılandan ötürü severiz’ anlamına gelen yanıtlar verdi. Erhan Tuncel de, BBP ve ülkücülük bağlantılarından ötürü kendisinin sanık durumuna düşürüldüğünü, ama ‘görüldüğü gibi BBP’nin bu cinayeti onaylamadığını’, dolayısıyla kendisinin de suçsuz olduğunu öne sürdü.
               Yani tam bir ortaoyunu. Sanki onlar da çıkıp, ‘Erhan hatırlamıyor musun, bu konuda emri sana biz vermedik mi?’ filan diyecekler.
                         Bu evlere şenlik görüntünün hukuksal bir mizansen olarak davada yer bulabilmesi bile, başlı başına davanın seyrine dair endişe yaratan bir gelişmeydi.
Logged

İnsan hayal ettigi müddetce yaşar.
bozkurt_87
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 509



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Şubat 10, 2010, 12:55:02 ÖS »

hrant dink e de sorsan türkiyenin menfaati için çalışıyoruz demezmiydi....  Wink
Logged

BİR GECE ANSIZIN DÜZCE 81,MUSUL 82,KERKÜK 83...

Allahtır tek hakim be(2)
Kurandır tek hüküm be
Bey kimmiş paşa kim be
Ülkücü derler bize....

Yalcın
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 410



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Şubat 11, 2010, 02:53:02 ÖS »

  Burada bahsedilen cinayet şebekelerinin tanrı belasını versin...Tanrının verdiği canı yine ancak  tanrı alır.
  Bu kaatil sürüleri ve efendileri birilerinin adına durumdan vazife çıkarmışlar.
  TC sınırları içinde yaşayan herkes aynı hakka ve hürriyete sahiptirler.
Logged

Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.
bozkurt_87
Profesyonel Forumcu
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 509



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Şubat 12, 2010, 10:54:54 ÖÖ »

iyi ya belki daha fazlasını istemişlerdir hürriyet ve hakkın....

bu vatanı bölmek isteyenlerinde allah belasını veriyor zaten beddua etmeye bile gerek kalmıyor....  Wink
Logged

BİR GECE ANSIZIN DÜZCE 81,MUSUL 82,KERKÜK 83...

Allahtır tek hakim be(2)
Kurandır tek hüküm be
Bey kimmiş paşa kim be
Ülkücü derler bize....

Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  



Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Pagerank
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com