Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Anasayfa Haber Arsivi Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Forum anasayfasında, sayfanın en altında en son gönderilen mesajlar linki olduğunu gördünüz mü?
+  Tosya.Gen.TR
|-+  Diğer Konular
| |-+  Tarih
| | |-+  Hayırlı olacak mı??
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Hayırlı olacak mı??  (Okunma Sayısı 3214 defa)
ILGAZ
Uzman Forumcu
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 80



Üyelik Bilgileri
« : »

VEDAT İLBEYOĞLU-vedatilbey@yahoo.com
Savaş AKP’ye hayırlı olsun!
“Aktif dış politika…Model ülke…İsrail’i dize getiren, ABD’ye kafa tutan güç…” hoş sadalarıyla tüketilen gündemlerden sonra, geldik yine o kaskatı gerçeğin karşısına…
Aç tavuk kendisini darı ambarında görebilir ama Türkiye’yi yönetenlerin bu özdeyişdeki tavuk kadar bile ‘gerçekçi’ olmadığı bir kez daha ortaya çıkmış durumda.
Gerçek, Kürt sorunudur ve Türkiye kendi gerçeğiyle yüzyüze, burun buruna yine…
Şu son ‘eksen kayması’ tartışmaları sırasında AKP’li Meclis Başkanı şöyle demişti: “Türkiye 780 bin kilometrekare üzerine kurulu bir ülkedir. Öyle kayma falan olmaz, yerli yerinde duruyor…”
Bu ironik sözlerin işaret ettiği yaklaşımın, başta sıraladığımız o aç tavuk hayallerinden daha ‘tatminkar’, daha ‘nesnel’ olmadığı söylenemez herhalde.
Peki, ABD ve Batı eksenini kasteden bu ‘yerli yerinde duruyor’ ifadesinin, Kürt meselesindeki devlet pozisyonunu da içerdiği açık değil mi?
Evet, bu meselede de eksen meksen kaydığı yok, çivi gibi saplanılıp kalınmış ‘savaş konsepti’ yeniden memleketin üzerine boca edilmekte.
‘Açılım’ süreciyle Kürt sorunundaki geleneksel devlet eksenini kaydıracağını düşünen AKP Hükümeti, şimdi savaş kostümleriyle sahnede artık…
Sıra AKP’de yani!
‘Açılım’ dediğini KCK operasyonuna dönüştürerek Kürtlere siyaset alanını daraltıp boşluğu dolduracağını zanneden AKP, bu mantığın doğal sonucu olarak şimdi ‘savaş hükümeti’ pozisyonunda...
Yeniden başlayan savaşın siyasi sorumluluğu AKP’dedir.
AKP, ‘Kürt meselesini çözeceğim’ söyleminden bin pişman, ‘açılım’ söylemiyle birilerine verdiği ‘geçici rahatsızlıkları’ telafi etmek için canla başla savaşa adapte olmuştur.
Habur’dan girerken sorgulandıkları ve serbest bırakıldıkları aynı mahkemeye bu kez Diyarbakır’da çıkarılarak tutuklanan Barış grubu üyelerine sorulan “Pişman mısınız?” sorusu aslında AKP Hükümeti’ne sorulmuştur!
Barış mücadelesinden pişman olunmazdı elbette ama onlara bu soruyu sorduranların içine girdikleri “ne halt ettik de bu açılım işine bulaştık” pişmanlığı o kadar açıktan sırıtıyor ki…
Ne diyelim; devletin derinliklerinde AKP’nin yararlanabileceği bir “pişmanlık yasası” vardır herhalde!
Başbakan’ın son konuşmalarını dinleyin, tam pişman olmuş bir ‘itirafçı’ pervasızlığı ve keskinliği içermektedir zaten.
Açılımcı oyalamacılık, “Terörle mücadele” ezberine bırakmıştır yerini:
“Terörle mücadele eden asker ve polisimiz adeta şahadete koşar gibi koşmaktadırlar…” !
Bu ölüm güzellemesiyle Başbakan, ‘haydi savaşa’ demekten başka neyi önermiş oluyor ki?
Artık, ‘açılım’ın derininde saklı ‘tasfiyeci savaş’ çırılçıplak ortaya çıkmış, diplomatik bir barışçı söyleme bile yüz verilmemektedir.
Habur girişleri sonrası sevinen Kürtlere dönüp, “sil baştan ederiz ha” diye tehdit eden AKP, dediğini yapmış, sözünü tutmuş ve “sil baştan” başlamıştır.
Kaç yıl daha savaş sürsün?
Kaç bin kişi daha ölsün?
Cepheye sürülen yüzbinlerin dramı yetmedi mi?
Binlerce Kürt gencinin dağlara çıkması az mı geldi?
Bu soruların muhatabı artık ‘sil baştan’cı AKP’dir.
Şu uyumlu tabloya bakar mısınız:
Barış grubu içeri, Ahmet Türk’e yumruk atan faşist, ilk celsede, dışarı!
Tek başına, bu ‘uyum’dan bile okuyabilirsiniz savaş konseptini…
Ve AKP, bu tabloya bakıp huzur bulabilir…
Ama görülecektir ki, Kürtlerin hiçbir talebini karşılamadan onları kandırmaya çalışan, bunu başaramayınca da ‘sil baştan’ yaparak savaşın dümenine geçen AKP, bu gidişatın altında kalacak ilk adres olacaktır…
Ve bizim üzerinde düşünmemiz gereken bir başka önemli soru:
Bütün bu fütursuzluk, bu gözünü kan bürümüş haller, bu barışa geçit vermez zırhlar, nasıl bir toplumsal zeminden dayanak buluyor?
Egemeninin kepazeliğini yansıtan bu kan tablosunu tölare edebilen, ‘rıza’ gösterebilen Türk toplumunun, kirli savaşla yaralanmış bilinci ayakları üzerine oturtulmadıkça daha kaç savaş hükümeti gelip geçecek acaba?
Kimbilir!..
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
  Meclis Başkanı demişki,
- Genelkurmay doyurucu acıklama aypmalıdır...
  Sayın Meclis Başkanı Şahin efendi;
     Ordu Hükümetin emrinde degilmi?
 İşinize gelince Biz hükümetiz diye böbürleniyorsunuz ,işinize gelmeyince milletin karşısına orduyu dikiyorsunuz..Bırakın bu yalpalamaları artık.Gercek yüzünüzü gösterin artık.Millet zaten görüyor..
Logged

şu hayatta her lafa vardır bir cevabım ama bır lafa bakarım laf mı dıye bırde söyleyene bakarım adammı  diye!!
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  



', $txt['smf52'], '
'; } // Don't show a login box, just a break. else echo '
'; // Show the "Powered by" and "Valid" logos, as well as the copyright. Remember, the copyright must be somewhere! ?>
Pagerank
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com